171120_SEO_World-of-Veggies_Infographic_701x6282_RGB

Vegetarianism has become a growing sensation in the West, particularly among North Americans, Europeans, and Australians. Meanwhile in other parts of the world, like India and China, meat consumption is on the rise.

But what if, in some parallel universe, the entirety of the human race turned vegetarian overnight? In this world, the days of sizzling bacon, hearty steaks and succulent fried chicken would be over. The days of the vegetable will have just begun. Our infographic dives into this new, meat-free world, exploring the relationship between meat-eaters, the planet, and our health.

All sources that helped us imagine this new era of vegetarianism can be found at the bottom of the infographic.

https://www.medigo.com/blog/infographics/vegetarian-world-look-like/

24991154_531671570524138_7371769232050220460_n

The hardest part of my job is being nice to people who think they know how to do my job

Kütüphaneciyim… Mesleğimin en zor kısmı mesleğimin nasıl yapılacağını bildiklerini düşünen insanlara karşı kibar olmaktır…

26757906_315140945642004_6799618757009469433_o

Re-imagining discovery and access to research:

grants, publications, citations, clinical trials and patents in one place

Dimensions is a next-generation linked research information system that makes it easier to find and access the most relevant information, analyze the academic and broader outcomes of research, and gather insights to inform future strategy.

Developed in collaboration with over 100 leading research organizations around the world, it brings together over 128 million publications, grants, policy, data and metrics for the first time, enabling users to explore over 4 billion connections between them.

Data and expertise that span the research lifecycle from Digital Science’s companies ReadCube, Altmetric, Figshare, Symplectic, Digital Science Consultancy and ÜberResearch make up Dimensions.

https://www.dimensions.ai/

https://www.facebook.com/DSDimensions

https://www.linkedin.com/company/digitalscience-dimensions/

https://scholarlykitchen.sspnet.org/2018/01/15/new-citation-database-dimensions/

Posted by: bluesyemre | January 16, 2018

Why university students still need #PublicLibraries

blog-kate-august18-1080x630

When you make the transition to university, one of the best resources that becomes available to you is the campus library system. Most universities have multiple libraries with extensive collections and generous hours of operation; the libraries at my school, the University of Waterloo, routinely stay open until midnight. Because campus libraries offer such a wealth of resources, many students aren’t motivated to explore the public libraries in their areas and may earn their entire degrees without ever setting foot in a community library. However, by not bothering to apply for a public library card, students are missing out on more than they realize. Here are just some of the reasons why you should make your local library a part of your university experience:

  1. Public libraries have extensive resources for recreational reading.

Since their focus is on academic resources, many university libraries have relatively small collections of popular fiction and other recreational reading material. However, the vast majority of public libraries have enormous collections of fiction and employ dedicated ‘book buyers’ who determine what new titles to purchase based on factors like popularity, local input, and reviews. As a result, if an upcoming book release has generated a fair amount of buzz, odds are good that your local library will have it available the day it’s released. Conversely, if you stumble on an intriguing title that came out a few years ago, a search through your local library’s catalogue will rarely leave you disappointed. If you’re hoping to cultivate a recreational reading habit or just fuel an existing one, public libraries are the perfect resource to use.

  1. An off-campus study space can provide a refreshing change of pace.

significant proportion of students report that they regularly study at campus libraries. Many express that working in a quiet space outside of their home allows them to be more focused and productive. I also find campus libraries a great study environment, particularly when I need to refer to academic resources as I work. However, sometimes the campus library doesn’t perfectly fit my needs, such as when I have an urge to get off campus entirely or when exam period makes it seemingly impossible to find an open study space. In these cases, a public library provides a great alternative. All the libraries I’ve visited have plenty of quiet spaces tailored towards the needs of students, and they tend to be much less crowded than those available on campus. Additionally, many public libraries are located in community spaces surrounded by businesses like shops, restaurants, and theatres, so study breaks can involve fun recreational activities.

  1. Public libraries have so much more than just books to offer.

Most public libraries offer a range of recreational programs which are available to any member of the community. For example, a quick glance at the August schedule of the Kitchener Public Library shows book discussions, adult-oriented crafting sessions, knitting lessons, board game nights, live music performances, and much more. These kinds of activities are a great way to unwind from academic stress, become involved in your community, and make social connections with people from outside your school. Additionally, since library programs are usually free for patrons, they’re definitely compatible with a student budget.

If you’re starting university in a new city this September, take some time during Orientation Week to find your local library and apply for membership. You may find that your library card becomes one of your most valuable possessions over the years of education to come.

https://www.minuteschool.com/2017/08/why-university-students-still-need-public-libraries/

Posted by: bluesyemre | January 15, 2018

Oslo Public Library (Deichmanske bibliotek, Stovner)

https://www.deichman.no/in-english

https://www.deichman.no/stovner

Posted by: bluesyemre | January 15, 2018

Siz Ankaralısınız…Cihat Kaldırım

ankara

Eğer…

Arı Sineması’nın açılışını hatırlıyorsanız
Kuğulu Park’ın bölünmeden önceki halini biliyorsanız..
Sheraton Oteli’nin yerinde Kavaklıdere Şarapları’nın üzüm bağları olduğunu hatırlıyorsanız..
Köşk Pastanesi, Kafe ve Mini Golf’ü biliyorsanız..
Modern Disko, Gazanfer , MET, Apple adları sizde bir şeyler çağrıştırıyorsa,
Tunalı Hilmi’deki Bimbo’ya gidip hamburger yemişseniz,
Şimdilerde Gazi Hastanesi’nin olduğu yerde futbol oynamış, kızakla kaymışsanız,
Amerikan Pazarı’ndan ve Hergele Meydanı’ndan alışveriş yapmışsanız..
Airport Disko’nun açıldığını hatırlıyorsanız….
A Bar’da canlı müzik dinlediyseniz…
Eskişehir Yolu’nda Söğütözü’ndeki köprünün sadece bir ufak kavşak olduğunu hatırlıyorsanız…
Bilkent’siz bir Ankara düşünebiliyorsanız…
Oran’a giderken,”Buralar da amma şehir dışı” demişseniz….
Hava kirliliğinden dolayı okullarınız tatil edildiyse…
Skoda ve Chevrolet steyşın dolmuşlara binmişseniz,
Metropol Sineması açılınca “vay be iki salonu var” demişseniz….
Gölbaşı, Ankara, Büyük, Ulus sinemaları size bir şey ifade ediyorsa…
Kocabeyoğlu Çarşısı’nın alt katından elden düşme kitap, dergi almışsanız…
Kurtuluş Parkı’nda bir buz pateni sahası olduğunu biliyorsanız ve oraya
kaymaya gitmişseniz….
Kızılay’da, ağzındaki ufacık pul gibi bir şeyle kuş gibi öten adamı biliyorsanız….
Köprülü kavşağı, metro durağı olmayan bir Ankara size normal geliyorsa….
Bahçeli 7. Cadde’ye sadece o civarda oturan bir arkadaşı ziyaret etmek için
gitmişseniz…
İlk kumpiri Tunalı’daki Kıtır Piliç’te yemişseniz….
Döneri, Sakarya’da Hosta’da yemeyi seviyorsanız…
İstanbul’da yaşadığınız halde hafta sonu Ankara’ya gidiyorsanız…
İstanbul’da yaşadığınız halde Ankaralılarla görüşüyorsanız…
Margharita Pizza’yı, Körfez Pastanesi’ni biliyorsanız…
F 34’ü biliyorsanız..
Eskişehir Yolu’nun 2 şeritli ve boş halini biliyorsanız…
Arkadaşlarınızı en az 10 yıldır tanıyorsanız…
Kızılay trafiğe kapalıyken oradaki masalarda oturup, bisiklete binip, paten
kaymışsanız..
Kuğulu Park’daki salıncaklarda sallanıp, balon ve kâğıt helva almışsanız..
Kızılay’da, GİMA’nın ya da PTT’nin önünde birileri ile buluşmak için randevulaştıysanız..
Dikimevi’nden başlayan ve EGO otobüsleri için hazırlanmış tahsisli yolu biliyorsanız..
Gölbaşı’na pikniğe gitmişseniz..
Turizm Bakanlığı binasının yerinde tarla olduğunu hatırlıyorsanız
Otobüse Ulus’taki gardan binmişliğiniz varsa..
Gençlik Parkı’nda birilerinin nikâhına gidip, havuzunda bisiklete, akşamları da lunaparkta uçan sandalyelere binmişseniz..
Atatürk Orman Çiftliği’nden dondurma yiyip ayran içmişseniz
Atakule’nin inşaat halini görüp, açıldığında koşa koşa her hafta sonu oraya gitmiş ve Dreamland jetonları biriktirip hediye almaya çalışmışsanız…
Milka’da peşmelba yemişseniz
Kolej-Atatürk Lisesi-Yükseliş çekişmesini hep yaşamışsanız…
Eski Kızılay binasını görmüşseniz, büfesinden maden suyu alıp içmişseniz…
Güven Park’ın çocuk bahçesinde salıncağa binip kaydıraktan kaymışsanız,
Marmara Oteli’nde çay içmişseniz,
Gar’dan motorlu trene binip İstanbul’a giderken lokantasında yemek yemişseniz,
İstanbul’dan her dönüşünüzde yüreğinizde heyecan hissetmişseniz,
ODTÜ’ye çocukken çam fidanı dikmişseniz,
Tatil dönüşlerinde Eskişehir Yolu’nda Ümitköy’ün kenarındaki (şimdi artık yok) askeri radarı görünce “Oh be, Ankara’ya geldik sayılır” diye düşünmüşseniz,
Hayvanat Bahçesi’nde maymunlara fıstık vermişseniz, Mohini ve Azade isimli filleri tanımışsanız,
Kuğulu Park’ta oturup Ankara simidi yemişseniz,
Çocukken “şans, talih, kader, kısmet, beş kuruşa” satmışsanız,
İncesu’dan doğru gelip, Kolej’den devam edip, Sıhhiye’den Zafer Çarşısı’nın yanından geçip Ankara Çayı’na karışan ama yüzeyden akan (üstü sonradan kapatıldı) dereyi biliyorsanız…
Ve bu boklu dereye taş attıysanız,
İki köstek misketin bir gıcır ettiğini biliyorsanız,
Mimar Kemal’in bahçesinde top oynamışsanız,
Evin bahçesinde kaplumbağa ve kirpiye rastlamışsanız,
Ağaç silkeleyip ya da ağaca çıkıp dut yemişseniz,
Kocatepe Camii’nin şimdi olduğu yerdeki boş tepeden Kızılırmak Caddesi’ne kışın kızakla kaymışsanız,
Kızılay’da Akba Kitabevi’nden, Meşrutiyet’te Hür Kitabevi’nden kitap almışsanız,
Goralı’da, tonton Şefik Goralı’nın hazırladığı meşhur goralı sandviç yemişseniz,
Piknik’te bira içip, sosis türlü ve patates yemişseniz,
Ulus’ta Akman Bozacısı’nda boza içmişseniz,
Kızılay’da ulusal bayramlarda, Harp Okulu öğrencilerinin geçişini seyretmişseniz,
Milli Bayramlarımızda Ziya Gökalp Caddesi boyunca geçen Fener Alaylarını
geceleri anne babalarınızla izlediyseniz,
Babanızla annenizin ve kendinizin Gençlik Parkı Evlendirme Dairesi’nde evlendiğini biliyorsanız,
Gençlik Parkı’nda sonraları trene, uçağa binip; çay bahçesinde semaverden çay içmiş ve ahşap silindirik odada motosikletle dönerek düz duvara tırmanan adamı tepeden
seyretmişseniz,
Apple’da yılbaşı geçirmişseniz,
Stop’daki müzik kutusuna para atıp, müzik dinlemişseniz,
Mini Golf’ta golf oynamışsanız,
Köşk Pastanesi’nde “koko” yemişseniz,
Sergen’de dans etmişseniz,
Pizza Pino’da “Genç Kız Rüyası” yemişseniz,
Botanik Bahçesi’nde kaçamak yapmışsanız,
Gösteri veya maç için babanızın sizi 19 Mayıs Stadyumu’na götürdüğünü anımsıyorsanız,
Cebeci Stadının yapılışını biliyorsanız,
Anıtkabir, Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne gitmişseniz,
Komşunun bahçesindeki çağla ya da kiraza dalmışsanız,
Kukalı saklambacı, yakan topu biliyorsanız,
Meşrutiyet Caddesi’nde yakan top oynamışsanız,
Mahallede gece kartopu savaşı yapmışsanız,
Bahçelievler ve Gaziosmanpaşa’daki tek ve iki katlı evleri hatırlıyorsanız,
Radyoda Uğurlugiller’i, Çocuk Saati’ni, Karagöz Hacivat’ı, Orhan Boran ve Yuki’yi Mikrofon’da Tiyatro’yu dinlemişseniz,
Bahçelievler sokaklarında bisiklete binip, paten kaymışsanız,
Mahallenizi, sokağınızı emniyet içinde dolaştığınız, şimdiki korumalı sitelerin müşterek alanları gibi görmüşseniz,
Bahar akşamları sokağınızın köşesinde arkadaşlarınızla buluşup saatlerce sohbet etmişseniz,
Renkli Sinema’yı hatırlıyorsanız,
Karın adam gibi yağdığı Ankara kışlarında, Emek Mahallesi 4. Caddenin tepesinden kızaklara veya kızakmış gibi davrandığınız tahtalara binip, 1. durağa, yani İsrail Evleri’ne kadar kaymışsanız,
Pilatin’de bilardo oynamışsanız, Begul’de sevgilinizle buluştuysanız,,
Şişman Pastanesi’nde dondurma ve sabahları poğaça yemişseniz,
Sokak aralarında futbol-basket oynayacak yerler, tırmanılacak ağaçlar, aşılacak çitler olduğu aklınızda kalmışsa,
Kayarken karşınıza arabalar değil sadece kar delisi çocuklar ve gençler çıkmışsa,
Foto Hakkı’da vesikalık ve aile fotoğrafı çektirmişseniz,
Okula yürüyerek giderken hava kirliliğinden zor nefes almışsanız,
Ferah Açıkhava Sineması’nda sevgilinizle film seyrettiyseniz, Seyranbağları Kızıltoprak’ ta maç yaptıysanız.
Siz Ankaralısınız…

Posted by: bluesyemre | January 15, 2018

#Libraries as #co-working spaces

libraries-as-co-working-spaces-hero

In the recent past, there has been a tremendous rise in the number of people living the digital nomad lifestyle. As a result, co-working has become a draw for many budding entrepreneurs, freelancers, and remote employees. This new style of workspace gives individuals, startups, small businesses, and the like the opportunity to have an office environment without high overhead or a long-term lease. Often these spaces are filled with like-minded individuals who can capitalize on the networking and collaboration opportunities that can be had as a “resident” of such a space.

To take advantage of the trend, the co-working market has expanded remarkably, with new spaces popping up every day and established spaces expanding. Most of the big players in the co-working venture, such as ServCorpRegusWeWorkWorkBarDavinciThe Yard, and Cross Campus, are reaping huge profits.

That being said, most burgeoning entrepreneurs and startups are cash-strapped and may not be able to afford the fees for co-working spaces. Nor do they want to spend eight hours sitting in a cafe ordering drinks they cannot afford, just to be polite.

Meanwhile, innovative and enterprising librarians, such as those in the Miami-Dade Public Library System or Spokane, Washington, have identified the gap in the market and are redesigning their libraries to create their own versions of co-working spaces. Coincidentally, this has come at a time when libraries are struggling to remain competitive and relevant in the age of technology.

http://techsoupforlibraries.org/blog/libraries-as-co-working-spaces

Günlerdir süren Çocuk Kütüphanesi Yıkılmasın! İmza Kampanyası ve basında çıkan haberler sonrasında daha önce bir çok kez talep edilmesine karşın Faik Tonguç’un torunu yazar Şafak Okdemir’e randevu bile vermeyen Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’den açıklama geldi. Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, son günlerde kamuoyuna tartışılan Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi ile ilgili açıklama yaptı.

10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle kentte görev yapan gazetecilerle yemekte bir araya gelen Başkan Külcü, bir gazetecinin kütüphane ile ilgili sorusunu da cevaplandırdı.

Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi il ilgili konunun iki farklı boyutunun olduğunu dile getiren Başkan Külcü, ‘Birincisi, orada bir imar planlaması yapılmış. 2007 yılında başlayan çevre düzeni planı çalışmasında orası konut bölgesi olarak işaretlenmiş. Sonrasında ise parselasyon çalışması yapılırken konut parselinin içerisinde kalmış. İşin bu kısmı doğru. Ama biz bunu fark ettikten sonra oranın planını değiştirmek ve kütüphanenin bulunduğu alanı sosyal kültürel tesis alanı olarak işaretlemek üzere yeni bir çalışma başlattık. Bu çalışmamız devam ediyor. Onu nihayete erdireceğiz ve kütüphaneyi yıkılmaktan kurtaracağız.’ dedi.

Binlerce insanın olduğu gibi kendisinin de Faik Tonguç Kütüphanesinde hatırasının bulunduğuna dikkat çeken Başkan Külcü, ‘Burada şunun altını çizmek lazım. Bina tarihi bir bina değil ama binlerce insanın orada hatırası var. Biz o hatıraya saygı duyarak aslında kendi hatıralarımıza da saygı duyarak oradaki yıkımın önüne geçmek üzere hazırlıklar yapıyoruz. Bizim de ortaokul yıllarımızın kütüphane çalışmaları Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi’nin içerisinde geçmiştir. Cumartesilerimiz, Pazarlarımız ve akşamlarımız oralara ders çalışmak için gidip geldiğimiz yerlerimizdi.
O bölgede bulunan binlerce insanın hatırasına sahip çıkmak için düzenleme çalışması yapıyoruz’ ifadelerini kullandı.

Külcü, göreve geldikleri 2009 yılından beri eğitim alanında önemli yatırımlar yaptıklarını vurguladı.
9 yıllık süre içerisinde yaptıkları çalışmaların Çorum halkı tarafından bilindiğini ve takdir gördüğünü ifade eden Başkan Külcü, ‘Yaptırdığımız okullar, çevre düzenlemeleri, son iki yıldır yürüttüğümüz Z kütüphane çalışmamız. 40 Z kütüphanenin yapımı ve bu kütüphanelerimizin içerisine konulmak üzere aldığımız 88 bin kitap bizim eğitim-öğretim ve kültür dünyamızla ilgili bakışımızın ne olduğunu açık ve net olarak ortaya koyuyor. Bu kadar kütüphane yapan, bu kadar kitap alan ve hatta okuma grupları oluşturmak suretiyle lokomotif vazifesi gören belediyenin kütüphane yıkmayı planlıyor olması akıllara ziyan bir durumdur. Asla böyle bir düşüncemiz olmadı. Sadece planlama noktasında gözden kaçmış bir husus böyle bir spekülasyonun oluşmasına sebebiyet verdi. Herkesin gönlü ferah olsun. Biz yıkmak için, yok etmek için değil, yapmak için inşa etmek için buralarda bulunuyoruz. En güzellerini yapmak ve var olanlarını da yaşatmak için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz’ şeklinde konuştu.

http://www.okumaajansi.com/faik-tonguc-cocuk-kutuphanesi-yikilmayacak/

Posted by: bluesyemre | January 11, 2018

Çorum #FaikTonguç #ÇocukKütüphanesi Yıkılmasın!

OUTngfjeKGIkIxO-800x450-noPad

Çorum’da bir kütüphane var. Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi. 1889 Çorum doğumlu Faik Tonguç ülkesi için çeşitli cephelerde ölümle burun buruna savaşmış, Rusya’da dört yıl kaldığı esir kampından kaçarak kurtulmuş ve binlerce kilometreyi katedip ülkesine döndüğünde aklına gelen ilk şey, kendisi de bir kitap tutkunu olduğu için, çocuklar için bir kütüphane kurmak olmuş. Nihayet ölümünden dört yıl önce 1964 yılında hayalini gerçekleştirmiş ve 1971 yılında Çorum belediyesinin meclis kararıyla 95 yıllığına bağışladığı Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi bugünlere kadar yaşamış. İşte bu kütüphane yıkılıyor! Çorum Belediyesi yerine dokuz katlı bir bina yapmak gerekçesiyle 54 yıldır Çorumlu çocuklara hizmet veren ve bölge insanlarının hatıralarında önemli yer tutan çiçekli bir bahçe içinde ve yoğun olarak kullanılmakta olan bu kütüphaneyi yerine hiçbir seçenek bile göstermeksizin yıkmak istiyor. Biz çocuklar, çocuk yazar/çizerleri, kitap ve kütüphane dostları, çocuklarımızın okumasının, kitapla buluşmasının, hepsinden öte, köklü ve çevresine bunca yıl ışık saçmakta olan bir kültür kurumunun böylesi bir rant hesaplarıyla yıkılmasını kabul etmiyoruz. Bunu yapanlar ve yaptıranları çocuklar ve hepimiz adına asla affetmeyiz. Bunu yapmayın!

https://www.change.org/p/%C3%A7orum-faik-tongu%C3%A7-%C3%A7ocuk-k%C3%BCt%C3%BCphanesi-y%C4%B1k%C4%B1lmas%C4%B1n

faik 1

http://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/soner-yalcin/yeter-artik-6-2168724/

https://www.change.org/p/%C3%A7orum-faik-tongu%C3%A7-%C3%A7ocuk-k%C3%BCt%C3%BCphanesi-y%C4%B1k%C4%B1lmas%C4%B1n

Herkes İçin Kütüphane Projesi kapsamında Türk Kütüphaneciler Derneği tarafından düzenlenen webinarlar serisinin dördüncüsü “Kütüphane Binalarının Tasarım Kriterleri” başlıklı webinar (Konuşmacı Esra Aydoğan Moza) , 10 Ocak 2018 Çarşamba günü gerçekleştirilmiştir. Webinar’ın kaydına  https://www.youtube.com/watch?v=OOMJEdjkaTY&t=128s adresinden ulaşabilirsiniz.

http://kutuphaneci.org.tr/yeni-kutuphane-binalarinin-tasarim-kriterleri/

https://www.youtube.com/channel/UCBSLW7azSSt5QzL02NsI4Iw

https://www.instagram.com/okuyan_penguen/

Posted by: bluesyemre | January 10, 2018

Canada Water Library, London, UK

IMG_6452

Date: Completed November 2011
Value: £14.1 million

The idea of a free standing object in space is quite appropriate for a library, since it is a portal to the discovery of other worlds.  As a piece of sculpture it binds together a tube station, a stretch of open water and a plaza and makes the precursor landmark of a substantial new development on London’s Canada Water.

The inverted pyramid form contains a readily accessible café, performance space, internet points and popular books within a small footprint at ground level, whilst the expanding shape above enables the containment of the main library within a single, galleried, skylit double volume.  The whole is clad in aluminium sheets, anodised a light bronze with sequined perforations.

https://www.southwark.gov.uk/libraries/find-a-library?chapter=5

https://www.theguardian.com/artanddesign/2011/dec/04/canada-water-library-review

http://www.czwg.com/works/canada-water-library

Posted by: bluesyemre | January 9, 2018

10 Reasons #Libraries are still better than the #Internet

web-feat-internet-vs-libraries

  1. Libraries are safer spaces. The internet brings people together, often in enjoyable and productive ways, such as over shared interests (pop culture blogs, fanfic sites) or common challenges (online support groups). But cyberbullying and trolling can leave people reluctant to engage with folks they disagree with or to share their ideas in the first place. Libraries are places where people can gather constructively and all are welcome.
  2. Libraries respect history. Web pages are ephemeral, and link rot is a real problem. The content of library collections is much more stable. Printed materials are generally published on acid-free paper, which will not disintegrate. And librarians are leading the way to bring similar stability to the web through services like the Internet Archive and perma.cc.
  3. Librarians digitize influential primary sources. While looking at historical artifacts is valuable, repeated physical handling can damage them. Making digital versions of important works available online—as in the National Library of Medicine’s Turning the Pages project—is one solution. Library digitization projects also provide information to people who do not have the resources to travel to a particular library. Librarians are using the emerging technology of the internet to further the timeless mission of providing better access to information. The internet is the platform that enables this progress, but librarians are doing the work.
  4. Librarians are leaders in increasing online access to scholarly information. The open accessmovement makes scholarly articles available to all readers online, and librarians have been strong advocates of the movement for more than a decade. This access is especially critical when reporting the results of medical research, which is often funded by taxpayer dollars.
  5. Librarians are publishers. Scholarly publishers still provide the journals and books that researchers develop. But librarians have joined these efforts by becoming publishers themselves. New librarian-led publishing initiatives take full advantage of the web and generally make new work available on an open access basis. One example of library publishing, which is common in academic libraries, is the institutional repository. These repositories collect and preserve the broad range of a college or university’s intellectual output, such as datasets gathered in research studies, computer code used in software development, and conference proceedings.
  6. Libraries host makerspaces. Given that makerspaces provide venues for creativity, learning, and community, it only makes sense that libraries champion them. The maker movement has grown rapidly—in 2016 there were 14 times as many makerspaces as in 2006. Both public and academic libraries host makerspaces. You can learn about makerspaces online, of course. But to visit one you have to venture into the physical world.
  7. Librarians can help you sort the real news from the fake. While a plethora of useful, accurate, and engaging content is available online, the web is filled with inaccurate and misleading information. “Click bait” headlines get you to click on the content even if the underlying information is superficial or inaccurate. Misinformation is the spread of deliberate falsehoods or inflammatory content online, such as the Russian-backed ads placed on social media during the 2016 US presidential election. Librarianship has always been about providing objective, accurate, and engaging information that meets the needs of a particular person. This has not changed, and it is why librarians are experts in information literacy.
  8. Librarians guide you to exactly what you need. Google is an impressive search engine, but its results can be overwhelming, and many people do not know to filter them by content type (such as .pdf) or website source (such as .gov). Google offers many search tips, which are useful but generic. A conversation with a librarian can clarify exactly what you are looking for and figure out the best way to use Google—or many other resources—to find it.
  9. Librarians do not track your reading or search history to sell you things. Amazon’s book purchase recommendation feature is useful for learning about new books. But this usefulness comes at the expense of your privacy because your reading data is valuable business intelligence for Amazon. The same is true for your web searching history, which is why you often see ads for a product for weeks after searching for it just once. Librarians value and protect your privacy.
  10. Librarians do not censor. One core value of librarianship, as exemplified by the work of ALA’s Freedom to Read Foundation, is thwarting censorship and allowing the free and full exchange of ideas. The internet is a powerful tool for information sharing, but it takes human advocates to stand for information freedom.

https://americanlibrariesmagazine.org/2017/12/19/ten-reasons-libraries-still-better-than-internet/

2000px-Logo_MLU_Halle-Wittenberg.svg

mart

In 2003, the University and State Library Saxony-Anhalt (ULB Halle) purchased parts of the private library of Prof. Jacob M. Landau (Jerusalem). The collection comprises 3.000 volumes of original source materials and secondary literature on the history of the late Ottoman Empire and modern Turkey. The collection was catalogued with support from the German Research Foundation (DFG). Also with support of the DFG, parts of the collection, comprising 52,000 pages (345 volumes) have been digitized.

List of digitized titles

Title records for the Turkish studies Library of Prof. Landau in the Electronic Catalogue (OPAC) of ULB Halle

The University and State Library Saxony-Anhalt (ULB Halle) maintains the electronic fulltext materials of Turkish studies library as a module of its Specialised Information Service for Middle East, North African and Islamic Studies and its fulltext repository MENAdoc. Technical concept and support for the project are provided by semantics GmbH in collaboration with Walter Nagel GmbH & Co KG and Mikro Univers GmbH.

http://menadoc.bibliothek.uni-halle.de/landau/nav/index/all

http://menadoc.bibliothek.uni-halle.de/landau

venezia2.jpg

venezia

Venedik Devlet Arşivlerinde bulunan toplam 2.022 adet Osmanlı belgesinin tamamına erişim mümkün…

http://www.archiviodistatovenezia.it/divenire/collezione.htm?idColl=24121

Posted by: bluesyemre | January 9, 2018

#Libraries: Learning to Do, Doing to Learn by Jane Cowell

1__El-c052eRG3TjyYuujfsA

I just read Learning to Do, Doing to Learn: why training isn’t enough by Tyler Koch, a) because I am always looking for ways to enhance my leadership tools and b) because I am fascinated with why library staff appear to have such difficulty with change. Library Managers and Library staff tend to think training (or lack of training depending on which of those you are) is the key to why change is so difficult. ‘I cannot do it until I have been trained to do it’ is a mantra I have often heard. But I have always had the view that the reason learning something new is difficult is all about the person’s confidence to learn and the confidence to admit that you do not know — it is emotional as much as it is intellectual. And it is also about being given the time to learn — managers knowing that learning takes time and that they have confidence in their staff through the learning phase. It is so not about sending staff to one training session and then expecting exponential change in behaviour.

Koch’s article also argues that learning is about behaviour and true learning engages a level of critical thinking — it is not by rote training. Learning is also driven by creative application. There needs to be ‘doing’ involved. So how can we use this thinking in library land to build an innovative, creative, digital first culture? We need to involve staff in the problem solving, the solutions and equip them with the pilot projects to practice on to learn and to build confidence.

I saw this in action at Dokk1 in Aarhus with the Library team always in beta, using design thinking and putting humans at the center of their solutions. The Library staff would work with groups of people to test new ways of doing library business and test these in pilot situations in the branch libraries. Then take the time to reflect on the outcomes and then go on to redesign based on what they learnt. And the key to building this culture in the staff was to give the time to do it. It is not an overnight change. It takes time. But like all journeys it starts with the first step. Allowing staff in to the critical thinking aspect of designing new solutions and acting as a guide to the solutions — not starting with a manager led idea or solution.

So using Koch’s article I have adapted his 4 steps for encouraging a learning culture for libraries.

http://bit.ly/2qIMIyH

Posted by: bluesyemre | January 9, 2018

2018 Trends in #ScholarlyPublishing

TRENDS IN SCHOLARLY PUBLISHING FOR 2018: This short video by John Bond of Riverwinds Consulting some of the trends in publishing in 2018.

26198176_10159840027440565_3204268127043959841_o

Koç University Libraries (https://library.ku.edu.tr/) happily invite you to their first International Library Staff Week, which will be held in Istanbul from 26 – 30 March 2018.

Koç University Libraries, with its main library and its branches in 3 different cities in Turkey are motivated to provide a dynamic and engaging program for library colleagues from all around the world. Through this week library staff and visitors will have the chance to engage into fruitful discussions and exchange of professional and personal experiences, which will broaden their perspective on issues related to Information Science, strengthen their skills and hopefully plant the roots for future collaboration on joint projects.

Istanbul is a unique place to visit at any time of the year, even more during spring! Register now: https://goo.gl/tmA7hg

https://www.facebook.com/events/160796694560855/

Posted by: bluesyemre | January 8, 2018

Gertrude Bell Archive by Newcastle University Library

bell_photos

http://gertrudebell.ncl.ac.uk/photos.php

Posted by: bluesyemre | January 8, 2018

Tree cover density of Europe by Jakub Marian

europe-tree-cover

The map above shows the surface percentage covered by tree canopy (based on data by the USGS from 2010). Simply put, green areas represent forests, and white areas represent other types of land cover, such as crops, grass, buildings, bare rocks, etc.

There are a few important features to notice. Virtually all mountain ranges are forested (except the mountaintops at high altitudes), whereas lowlands tend to be covered with erratically distributed small patches of forest. This is the result of several thousand years of deforestation, which peaked in the 19th century, followed by rapid reforestation in the 20th century, especially in France, Spain and North European countries.

https://jakubmarian.com/tree-cover-of-europe/

ottoman

This website offers access to the diplomatic reports of Ottoman envoys in Belgium (1849–1914). They are made available here for the first time in high-quality photographic reproduction, together with key information on every dispatch (author, recipient, date, summary). The project has two objectives: to stimulate new research into Ottoman diplomacy, and to encourage revisionist histories of Belgium that engage with Ottoman sources.

Ottoman Diplomats is a digitization project initiated by Power in History: Centre for Political History at the University of Antwerp (UA). This project grew out of a research seminar entitled A Glance at the ’West’? Ottoman Diplomats to Belgium (1849–1914), and builds on the students’ collective work. Financial aid was provided by the University of Antwerp and the FWO Research Foundation – Flanders.

http://dighum.uantwerpen.be/ottomandiplomats/

Posted by: bluesyemre | January 8, 2018

Turuz (Dil ve Etimoloji Kütüphanesi)

Logo-h-tr

Tebriz’li Hasan Bey Hadi’nin Turuz sitesinde özellikle dil ve etimoloji alanında çok zengin bir koleksiyon yer almaktadır. Ayrıca İran’da basılmış Türkçe kitaplar da yer alıyor. Dil ve etimoloji meraklıları için özellikle tavsiye olunur.

https://turuz.com/

Posted by: bluesyemre | January 8, 2018

The David Rumsey Historical #Map Collection Database

dr

The Map Database has many viewers and the Blog has numerous categories. The physical map collection is housed in the David Rumsey Map Center at the Stanford University Library. The historical map collection has over 82,000 maps and images online. The collection includes rare 16th through 21st century maps of AmericaNorth AmericaSouth AmericaEurope,Asia, AfricaPacificArcticAntarctic, and the World.

https://www.davidrumsey.com/

https://library.stanford.edu/rumsey

file-20171204-22962-16lpmyk

There are 6,000 tweets sent a second. In the time you have read this sentence, 42,000 tweets will have been sent. At an average of 34 characters per tweet that’s 1,428,000 characters.

Worldwidewebsize daily estimates the size of the internet. On the day of writing, it amounted to 4.59 billion pages and a billion websites. This is the “indexed” internet, and doesn’t include the “dark web” or private databases.

The size of the web is measured in two ways. The first is “content” – storage capacity was estimated in 2014 as 1024 bytes, or a million exabytes. The second is “traffic”, measured in zettabytes. Global traffic recently passed one zettabyte, the content of 250 billion DVDs.

More conventionally, the UK published 184,000 books in 2013 – globally, the largest number per inhabitant. Add the increasing ways of measuring a human being in terms of data – DNA sequencing, online family trees, genetic coding, bank accounts, online information of all kinds – or the amount of scientific data being produced and read around the world and the amount of information in the world is staggering. Even the amount of storage most people need for photos and documents has grown hugely in the past few years.

As a species, we are producing information at a massive rate. The “reading” of the mass of data has led to new predictive models for social interaction. Businesses and governments are scrambling to make use of this data as human beings seem ever more readable, manageable and – possibly – controllable through the comprehension and manipulation of information.

http://theconversation.com/the-libraries-of-the-future-will-be-made-of-dna-86274

nit

Hollandalı tarihçi ve mimari uzmanı Machiel Kiel Balkanları dolaşıp Osmanlı eserlerini tek tek fotoğraflamış (50-60’lar). Bu eserlerin bir kısmı bugün ya yok olmuş; ya da yok olmak üzere…

About this website and the project behind it In September 2011 the Netherlands Institute in Turkey (NIT) has launched a project for the digitization and publication of the photographic archive of Machiel Kiel. A former director of the NIT, Prof. Kiel is a renowned Dutch scholar intrinsically connected with the study of Ottoman architectural monuments in the Balkan countries, which he pioneered. His archive represents an invaluable source for researchers of this heritage. Created for the most part between the 1960s and 90s, it also contains visual documentation of many monuments that have not survived, or have been significantly altered in, the second half of the twentieth century. The publication of Kiel’s archive by the NIT is hoped to significantly advance international research on this heritage.

In May, 2012, the NIT made available online almost 1300 images digitized and processed within phase 1 of the project, pertaining to Ottoman-Islamic architectural monuments in the Southeast-European countries (outside Turkey). Completing phase 2 of the project in March 2013 the NIT made available online close to 500 images of Ottoman monuments located in Turkish Thrace. In November 2013 phase 1 of the project was supplemented by 500 additional images of Ottoman architectural monuments in the Balkans thus the total number of images of the reagion, made available by the NIT almost reached 1800. During phase 3 more than 2500 images of Christian monuments and mural painting from the Ottoman period will be classified and displayed. The NIT will successively make available this material to the public. For further information, please contact the curators of the project – Grigor Boykov (griboykov@yahoo.com) & Maximilian Hartmuth (kielarchive@nit-istanbul.org)

http://www.nit-istanbul.org/kielarchive/index.php

Posted by: bluesyemre | January 8, 2018

Almanya’da #kütüphaneler “sahte haber peşinde”

Students studying in university library

İnternetteki sahte haberler insanların siyasi görüşünü giderek daha fazla etkiliyor ve demokrasiye zarar veriyor. Sahte haberlerle mücadelede özellikle de kütüphaneler önemli görevler üstlenebilir.

2016 ilkbaharında Facebook’ta paylaşılan bir gönderi büyük bir hızla yayılmıştı. Küçük bir kızın fotoğrafının yer aldığı gönderide, “Kızım Marie H. (6 yaş) 27.03.2016’dan beri kayıptır, şimdiye kadarki arama çabaları sonuç vermemiştir,” yazıyor, şöyle devam ediliyordu: “Görgü tanıklarından öğrendiğime göre, kızım en son iki mülteci çocukla birlikte görülmüş.” Olayla ilgili herhangi bir bilginin doğrudan “anne Bertha Hofmann”a iletilmesi isteniyordu; Facebook’taki bu gönderiyi de belli ki kadın yazmıştı.

İÇERİKLERİN DOĞRULUĞU ÇOĞU ZAMAN SORGULANMIYOR

Fakat kısa süre sonra bu kayıp ilanının bilinçli bir biçimde kurgulanmış bir sahte haber olduğu ortaya çıktı. Haberin ardında bir abonelik tuzağı vardı: Linki tıklayan kendini porno ya da bahis sitelerinde buluyordu. Bu sahte haberin haince olmasının bir nedeni de, mültecilere karşı nefret duyguları uyandırmasıydı. Avusturya’daki sahte haberlerin peşine düşen mimikama.at portalı yalanı çok geçmeden ortaya çıkardı gerçi, ama pek çok Facebook kullanıcısı gönderiyi hiç sorgulamadan paylaşmıştı.

Bu tür sahte haberler son yıllarda hızla arttı. Sosyal medya kanalları üzerinden anında paylaşılabilen bilgilerle beslenen insanlar giderek çoğalıyor; bu bilgilerin doğru olup olmadığı çoğu zaman sorgulanmıyor. Sahte haberler internet kullanıcılarının görüşlerini ve seçim davranışlarını etkilediği zaman demokrasi için bir tehdit oluşturuyor. ABD’deki başkanlık seçimleri gibi, Almanya’daki mültecilerle ilgili tartışmalara da sahte haberler damga vurmuştu. 2017 sonbaharındaki Alman Parlamentosu seçimlerinden önce de bu tür sahte haberler aracılığıyla manipülasyonlar olabilir.

KÜTÜPHANELER SAHTE HABERLERE KARŞI

Kütüphaneler insanları bu konularda bilinçlendirerek sahte haberlere karşı mücadelede önemli bir görev üstlenebilir. Bunun bir yolu, çeşitli haber ve iddiaların doğruluğunun kontrol edilebildiği güvenilir kaynaklar sunmak; diğer yolu da, çocuklar, gençler ve yetişkinlerin medya becerisini teşvik etmek.

Bu konudaki en başarılı örneklerden biri Münih Şehir Kütüphanesi: Kütüphane 2012’den bu yana öğrencilere 5. sınıftan itibaren Sosyal Komünite kursları veriyor. Kurslarda, özel alan, veri koruması ve telif hakları, 2016’dan beri de internette sahte haberler gibi konular işleniyor. Temmuz 2017’de, Alman Parlamentosu seçimleriyle ilgili olarak “Kamuoyu oluşturma kursu” da açan kütüphane, bu girişimi “Kultur- & Spielraum e.V.” derneğiyle işbirliği içinde gerçekleştiriyor. Öğrenciler bu kursta internetteki sahte haberler gibi konularla tanışıyor. “Kütüphaneler enformasyon ve demokratik kamuoyu oluşturma yerleridir. O nedenle, bu tür konuları ele almamız kaçınılmazdı,” diyen Astrid Meckl, bu etkinlikleri meslektaşı Raphaela Müller ile birlikte yürütüyor.

SOMUT ÖRNEKLERLE ARAŞTIRMA

Astrid Meckl konuyu internetteki vakalarla anlatmanın önemini vurguluyor: “Ancak, meseleyi sadece konuşarak ele almak yetmez. Kütüphanenin atölyeler düzenlemesi de gerekir.” Nitekim Sosyal Komünite kurslarında son derece somut örnekler ele alınıyor. “Çocuklarla gerçek vakaları inceliyor, örneğin Bertha Hofmann’la ilgili kayıp ilanından yola çıkıyoruz,” diyor Meckl. “Çocuklara bu gönderinin doğru mu, yoksa sahte mi olduğunu düşündüklerini soruyor, en başta bunu tartışıyoruz.”

Daha sonra öğrencilere teorik donanım sağlanıyor ve haberin doğruluğunu araştırmak için çalışma grupları kuruluyor. Öğrenciler örneğin Facebook’a girip “Bertha Hofmann” diye birinin gerçekte var olup olmadığına bakıyor ya da benzer bir sahte haberle ilgili bilgileri araştırıyorlar. Bu tür haberlerin sahte olduğunu gösteren ipuçlarına rastlanabiliyor çoğu zaman; metinde imla hataları oluyor, herhangi bir kaynak ya da yazar adı belirtilmiyor, şaibeli internet sayfalarının linkleri ya da ciddi kaynaklardan ancak çok dikkatli bir gözle ayırt edilebilen ciddiyetsiz siteler ya da isimler yer alıyor. Astrid Meckl, Google’da resim taramasının da çok faydalı olduğunu söylüyor. Bu sayede fotoğrafların internette hangi kaynaklardan alındığı, manipüle edilip edilmediği kontrol edilebiliyor.

İÇERİĞİN DOĞRULUĞUNUN OYUNLA KONTROL EDİLMESİ

İnternetteki içerikleri gençlerin elbette bizzat sorguladıklarını da söylüyor Meckl. Fakat en çok da siyasi olmayan içeriklere, örneğin Youtube’daki eğlenceli videolara ya da Whatsapp’la ilgili virüs uyarılarına kuşkuyla yaklaştıklarını belirtiyor. Siyasi konularda “tam bir teslimiyetçi tutum söz konusu. Gençler, ‘neden doğru olmasın ki? İnternette öyle yazıyor’ diyorlar”. Siyasi manipülasyonlarla ilgili olası nedenleri gençlerle tartışmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Meckl, sosyal botların, yani sosyal medya üzerinden otomatik olarak gönderilen ve siyasi görüşleri etkileyen programlar hakkında bilgi vermenin önemine dikkat çekiyor.

Şu sıralarda Schleswig-Holstein Kütüphane Merkezi (BZSH) de heyecan verici bir proje geliştirmekle meşgul: Sahte Haber Avcıları adlı bu strateji oyununun Schleswig-Holstein’daki kütüphanelerde 2018’den itibaren oynanması planlanıyor. 7. sınıf ve üstü öğrencilerine yönelik oyunun amacı, internet kaynaklarının güvenilirliğinin incelenerek haberlerin sahte olup olmadığının anlaşılması. Oyuna göre, öğrenciler bir dedektiflik bürosunun çalışanlarıdır. Titiz araştırmalar yaparak güvenilir haberler yayınlayan bir gazete, sansasyonel haberler yayınlayan yeni bir internet portalı yüzünden ayakta durmakta zorlanmaktadır. Gazete tarafından bu şaibeli portalı araştırmakla görevlendirilen dedektiflerin amacı, portalı işletenlerin zararlı faaliyetlerine son verebilmek için haberlerin sahte olup olmadığını ortaya çıkarmaktır.

İNTERNETTEKİ BİLGİLERE ELEŞTİREL YAKLAŞIM

Projeyi yöneten Kathrin Reckling-Freitag, “Bunun için öğrencilere çeşitli araçlar sunuyoruz,” diyor. “Örneğin kaynakları kontrol etmeyi ya da satır aralarını okumayı öğretiyoruz.” Gençlerden kütüphanede araştırma yapmaları ve kitapların hangi koşullar altında internet kaynaklarından daha güvenilir olduğunu ortaya koymaları da isteniyor. Reckling-Freitag, benzer projelerin yaşça daha büyük hedef gruplar için de geliştirilebileceğini düşünüyor: “Şu anda en önemli meselelerden biri, gençlerin ve yetişkinlerin internetteki bilgilere daha eleştirel bir biçimde yaklaşma becerisini edinmeleri.”

Astrid Meckl de benzer görüşte: “Genelde yetişkinler teknoloji hakkında gençlerden daha az bilgiye sahip.” Bu nedenle Münih Şehir Kütüphanesi anne babalara yönelik atölyeleri artık daha sık aralıklarla düzenliyor. Sahte haberlere karşı bilinçlendirme çalışmalarında daha geniş kesimlere ulaşabilmek için Meckl ve Müller şimdilerde Münih Şehir Kütüphanelerinin şubelerindeki çalışanlara da eğitim veriyor. 2017 sonbaharından itibaren bu şubelerde de Sosyal Komünite atölyeleri düzenlenecek.

https://www.goethe.de/ins/tr/tr/kul/mag/21001176.html

https://www.wikiwand.com/tr/M%C3%BCnir_%C3%96zkul

Wordpress-vs-Joomla-vs-Drupal-Infographic

It is the best way to generate more leads for your business, fastest way to get moreweb development traffic and one of the easiest ways to improve your SEO & site’s search engine ranking. However, the question is, how do you get your content out there in a way that’s fast, secure and reliable – while making your articles, images, explainer videos and animated gifs look great?

Well, the answer to this question is simple.

By using 1 of the 3 Content Management Systems used by 32% of all online websites: WordPress, Joomla or Drupal.`

https://capsicummediaworks.com/wordpress-vs-joomla-vs-drupal/

0001739361001-1

Kulağımıza hep bir yerlerden çalınır: Derler ki, İstanbul sadece bir şehir değildir. İstanbul’un uzağında olan için bu sözün pek bir anlamı olmayabilir. Fakat şehrin içinde yaşayan, bir ara konaklayan veya şöyle kıyısından geçip gidenler için bile İstanbul artık başka bir anlam kazanmaya başlar.

Ancak bu şehri İstanbul yapan asıl unsurlardan biri de sinesinde barındırdığı martılar, güvercinler, köpekler, kediler ve cümle sokak hayvanları değil midir? İstanbul asıl rengini, sesini, kokusunu ve güzelliğini bu canlılarla birlikte kazanmıyor mu? Ve hal böyleyken, şehrin esas “sakinleri” de bizler değil aslında onlar olmuyor mu?

Bu kitapta, İstanbul’da yaşayan, bir zamanlar buraya yolu düşmüş olan, bu şehri özleyen herkesin kendi hayatından bir şeyler bulacağı metinler yer alıyor. 18 yazarın, kitabın temasını odağa alarak yazdıkları öykü ve anlatılar ilk kez okurun beğenisine sunuluyor. Üstelik sadece İstanbul değil, bu sefer odakta şehri onlarla paylaştığımız, şehirle adeta özdeşleşmiş martılar, güvercinler, kediler ve köpekler de yazarların anlatılarına eşlik ediyor, onları derinleştiriyor ve daha da anlamlı hale getiriyor. Ve böylece, Şehr-i İstanbul hepimizi bir kez daha yamacına topluyor.

  • Mehmet Güreli,
  • Sevin Okyay,
  • Şükrü Erbaş,
  • Haydar Ergülen,
  • Mario Levi,
  • Ethem Baran,
  • Vecdi Çıracıoğlu,
  • Irmak Zileli,
  • Gökhan Akçura,
  • Ali Ayçil,
  • Pelin Buzluk,
  • Emrah Polat,
  • Mehmet Said Aydın,
  • Ömür İklim Demir,
  • Mevsim Yenice,
  • Melike İlgün,
  • Ömer İzgeç

http://www.dr.com.tr/Kitap/Istanbulun-Sakinleri/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0001739361001

Older Posts »

Categories

%d bloggers like this: