Posted by: bluesyemre | September 20, 2017

Five Laws of #LibraryScience by Dr. S. R. #Ranganathan

The Five laws of library science is a theory proposed by S. R. Ranganathan in 1931, detailing the principles of operating a library system. Five laws of library science are called the set of norms, percepts, and guides to good practice in librarianship. Many librarians worldwide accept them as the foundations of their philosophy. Dr. S.R. Ranganathan conceived the Five Laws of Library Science in 1924. The statements embodying these laws were formulated in 1928. These laws were first published in Ranganathan’s classic book entitled Five Laws of Library Science in 1931.

These laws are:

  1. Books are for use.
  2. Every reader his / her book.
  3. Every book its reader.
  4. Save the time of the reader.
  5. The library is a growing organism.
These laws of Library Science are the “fundamental laws” of Library Science. These are applicable to any problem in the areas of library science, library service, and library practice. These laws are like pot containing oceans. Prior to their enunciation, the subject of Library Science had no philosophy. These laws gave a philosophical base, guaranteeing an everlasting future to the subject of library science, the profession of librarianship, and the use of libraries. These laws have provided a scientific approach to the subject of library science.

https://librarianshipstudies.blogspot.com.tr/2017/09/five-laws-of-library-science.html

 

The University Library was founded in 1561 by the Jesuit order; it is the oldest library in the country, which was opened to the public in 1876. Until 1949 the Library specialized in the history of religion, theology, philosophy and the universal history of the middle Ages and the Modern Age. The historical collection – including 185 codices, 1150 incunabula and 2600 old Hungarian printed books published before 1711, 7000 volumes from the 16th century, and the oldest manuscript, an 8th century Beda fragment – is part of the Hungarian cultural heritage.

Today the holdings of the University Library amount to 2 million titles, over 200. 000 journals, 600 online periodicals and 100 databases on the Internet.
The Library’s database contains 230. 000 item records, 175. 000 bibliographic records, and 225. 000 authority records. There is also a direct link to the online catalogues of the Central Library of the University of Miskolc and the Central Library of Semmelweis University.
The registration in the University Library is free for every student of ELTE and the student card can be used as the library card.
Besides the traditional library services, the Library provides access to e-text archives, online copies of printed documents, electronic-only materials and CD-ROMs. The Library is member of the “Hungarian Online Librarian”, an online reference service of librarians.

https://www.elte.hu/en/library

Posted by: bluesyemre | September 19, 2017

“THE” Sıralamalarında Üniversitelerimiz – #ErhanErkut

Screen-Shot-2017-09-10-at-23.32.33

Times Higher Education’ın (THE) dünya üniversiteleri sıralamalarında ilk 200’e, 2015’te Türkiye’den 4 üniversite girmişti.  Son sıralamada ise, bırakın ilk 200’ü, ilk 300’e giren üniversitemiz bile yok. Bu 3 yıl içinde ne oldu?  5 sayfalık pdf dosyası the-siralamasinda-universitelerimiz

Times Higher Education’ın (THE) dünya üniversiteleri sıralamalarında ilk 200’e, 2015’te Türkiye’den 4 üniversite girmişti.  Son sıralamada ise, bırakın ilk 200’ü, ilk 300’e giren üniversitemiz bile yok. Bu 3 yıl içinde ne oldu?

http://erhanerkut.com/analiz/the-siralamalarinda-universitelerimiz/

Dijital-doganlar

Modern şehir yaşamında hayatta kalmaya çalışan sıradan bir aile düşünelim. Bu ailede anne baba birlikte çalışıyor. Çocuk okula gidiyor, akşam kursa, sonra ders yapıyor, uyuyor. Anne baba işten yorgun argın geliyor, çocuk bir şey istese de onunla konuşmak yerine anne ya da baba “Çok yorgunum, biraz dinleneyim” diyor ve ellerinde telefonları kendi dünyalarına çekiliyorlar. Çocukların eline bir tablet tutuşturuluyor, çocuklar kendi yalnız dünyasında yaşarken, anne baba ise beyinlerini sanal dünyaya hapsediyor. Durumu biraz dramatize etmiş olsam da çoğumuz bir teknolojik yalnızlaşmanın içindeyiz ve hayatlarımız aşağı yukarı böyle. Bununla birlikte bu noktaya gelişimizde tüm suçun hikâyenin baş aktörleri olan anne babanın olmadığını da söylemeliyiz.. Çünkü her şey o kadar hızlı olup bitti ki, kimsenin dijitalin baş döndürücü hızına ya da sosyal medyanın eğlenceli dünyasına teslim olmaktan başka bir çaresi yoktu. Açıkçası, ebeveynler daha doğrusu yetişkinler için bir nevi iş işten geçmiş olsa da ortada teknolojinin içine doğan bir nesil ve bu neslin geleceği var ki, üzerinde kafa yormamız gereken konuda tam olarak bu aslında. Suçlu olmasa bile gerekli farkındalığa sahip olmadığı için çok da masum olmayan ebeveynlerin her geçen gün teknolojiye daha fazla bağımlı olan çocukları dijital çağda sizce nasıl hayatta kalacaklar? Henüz çocuklarını teknolojiyi ideal dozda kullanarak yetiştirme şansı ve zamanına sahip olanlar anne babalar için bu ay dijital dünyada ebeveyn olmanın detaylarını araştırdık ve sektörden değerli isimlerin katkılarıyla anne babalara bir dijital rehber ortaya koymaya çalıştık.

http://digitalage.com.tr/anne-babalar-icin-dijital-doganlari-hayata-hazirlama-kilavuzu/amp/

smell-of-heritage-1

Sampling of VOCs from an early 20th century Ethiopian codex in the Heritage Science Lab at UCL

We don’t know much about the smells of the past. Yet, odours play an important role in our daily lives: they affect us emotionally, psychologically and physically, and influence the way we engage with history. Can this lead us to consider certain smells as cultural heritage? And if so, what would be the processes for the identification, protection and conservation of those heritage smells? In order to answer these questions, the connection between olfaction and heritage was approached in three ways: (1) through theoretical analysis of the concept and role of olfaction in heritage guidelines, leading to identification of places and practices where smell is fundamental to their identity, (2) through exploration of the evidence for use of smells in heritage as a tool to communicate with audiences; and (3) through experimental evaluation of the techniques and methods for analysing and archiving the smells, therefore enabling their documentation and preservation. We present this through the framework of Significance Assessment—Chemical Analysis—Sensory Analysis—Archiving. The smell of historic paper was chosen as the case study, based on its well-recognized cultural significance and available research. Odour characterization was achieved by collecting visitor descriptions of a historic book extract through a survey, and by conducting a sensory evaluation at a historic library. These were combined with the chemical information on the VOCs sampled from both a historic book and a historic library, to create the Historic Book Odour Wheel, a novel documentation tool representing the first step towards documenting and archiving historic smells.

https://heritagesciencejournal.springeropen.com/articles/10.1186/s40494-016-0114-1

https://nationalheritagescienceforum.wordpress.com/2016/03/20/this-is-heritage-science-smell-of-heritage/

Posted by: bluesyemre | September 19, 2017

#PalmeYayınevi yaratıcı 2017 reklamları

PALME_2017_KAMPANYA_2

PALME_2017_KAMPANYA_52X82CM_ANKARA_OTOBUS_1

http://www.palmeyayinevi.com/

goose-620x400

Müzik dinlerken, tüylerinizin diken diken olması ya da boğazınıza bir yumru oturmuş gibi hissetmek nadir ve benzersiz bir duygudur. Harvard’dan eski lisans öğrencisi Matthew Sachs, geçen sene bu duygunun nasıl tetiklendiğini öğrenmek için müzikten etkilenen bireyleri inceledi.

Araştırmada 20 öğrenci incelendi. Bunlardan 10’u, müzikle ilgili yukarıda sözü edilen duyguları yaşadı, diğer 10’unda ise herhangi bir etkiye rastlanmadı ve hepsinin beyin taramaları yapıldı. Sachs, müzikle duygusal ve fiziksel bağ kurmayı başaranların, diğerlerinden farklı beyin yapısına sahip olduklarını keşfetti.

Araştırma, işitme korteksi ve duyguları işleme alanları birbirine bağlayan liflerin daha yoğun olduğunu gösterdi; bu da ikisi arasında daha iyi bir iletişim kurulduğu anlamına geliyor. Sachs’ın bulguları Oxford Academic’de yayınlandı ancak Neuroscience tarafından şu sözlerle aktarıldı:

“Fikir, iki bölge arasında daha fazla lifin ve artan verimliliğin olması anlamına gelir ki bu da aralarında daha fazla işlem gerçekleştiğine emin olmanız demektir.” Müzik tüylerinizi diken diken ediyorsa, bu, daha güçlü ve daha yoğun duygulara sahip olma ihtimalinizin yüksek olduğu anlamına gelir.

Artı bu hisler, bir laboratuvar ortamında kontrol edilemez şekilde belli bir şarkıyla bağlantılı anılarla da ilişkilendirilebilir. Çalışma şu an için küçük boyutlu görünüyor olabilir, ama Sachs halen belli reaksiyonların dışa vurumunu sağlayan şarkıları dinlerken beyinde oluşan etkinliklere odaklanan daha ileri araştırmalar yürütüyor.

Bunu yaparken nörolojik olarak bu reaksiyonlara neyin neden olduğunu öğrenmeyi ve aslında psikolojik rahatsızlıklar için tedaviye dönüşmesini umuyor. “Depresyon, günlük hayatın tadını çıkarma yeteneğinden yoksun bırakır. Duyguları keşfetmek için bir terapide müzik kullanabilirsiniz.”

http://www.rotka.org/muzik-tuylerinizi-urpertiyorsa-ozel-bir-beyne-sahip-olabilirsiniz/

http://indie100.com/

https://www.instagram.com/seywan.saedian/

http://www.kutuphaneci.org.tr/her-seye-ragmen-okuyorum/

https://bianet.org/biamag/sanat/184811-iranli-kurt-heykeltiras-seywan-saedian-heykel-yapmak-benim-icin-bir-oyun

 

21641118_10155766005733967_5212437613614610252_o

Kuram (teori) kavramı Yunanca “görmek” anlamına gelmektedir; bilmek, kavramak, anlamak olarak da düşünülebilir. Kuram kavramlarla uğraşır, onları üretir ve onlarla ilerler, konuşur. Evrene, dünyaya, topluma ve insana dair gerçeği bilmemizi/kavramamızı sağlayan, bunun için kavramlar üreten bir alandır kuram. Bilgi ve belge yönetimi alanında nereye doğru gittiğimizi anlamak, geleceği görmek, bu alanın gerçeğini kavramak ancak kuramsal yaklaşımlarla olanaklıdır. Hele bir uygulama alanı olarak teknolojinin alanımızdaki ağırlığı ve deyim yerindeyse, “meydan okumaları” bu denli artmışken kuram bir o kadar gerekli, önemli ve değerli görünmektedir. Evet, kuramın teknolojiyi de içine alarak bilgi ve belge yönetimi alanı için sağlam zeminler ve içerikler, yol gösterici kavramlar üretmesi gerek. Ne yazık ki son dönemlerde, özellikle “teknolojist” ya da “ekonomist” bakış açısı ile gerilere itilen kuram, ciddi meydan okumalarla ve hatta bir ilaç için kullanım bilgileri veren prospektüs konumuna indirgenme ile karşı karşıyadır. Teknolojiyi kuram içinde konumlandırmamız gerek. Ancak şu an kuram teknoloji içinde ya da ona göre konumlandırıyor gibi. “Bu alanın ve mesleğin yok olacağına” dair “rivayetleri” içerecek noktalara ulaşan bu meydan okumaya yanıt yine kuram ile verilmelidir. Bu yayının temel gerekçesi bu meydan okumalara küçük de olsa bir yanıt verme çabasıdır. Kuram bir bilgi alanının/disiplinin içeriği ve temeli anlamına gelir. Kuramı zayıf bir alanın temeli ve içeriği zayıf demektir. Kuramsal zayıflama ve geriye gidiş o alanın ve dolayısıyla uygulamanın da geriye gidişine neden olur. Bu yayın, alanımızda kuramsal geriye gidiş ve zayıflamaya karşı küçük bir çabadır.

21586525_10155766008353967_5300408129328575347_o

21641054_10155766008718967_3669671732056410718_o

http://hiperlink.com.tr/kitaplarimizDetay.asp?KitID=208

Posted by: bluesyemre | September 19, 2017

Tiyatro Mevsimi Başlıyor, Yeni Oyunlar Sahnede Yerini Alıyor!

SDK_2394-1024x683

Artık hasret sona eriyor, tiyatroseverlerin en sevdiği mevsim, perdeyi aralıyor. 2017-2018 tiyatro sezonu yeni oyunlarla sahneleri şenlendiriyor.

Ve gerisayım başladı. Eylül ile birlikte hem tiyatroları hem de bizi şimdiden bir telaş aldı. Onlar yeni oyunlarına hazırlık yapadursun, bizler de listelerimizi oluşturup bilet alma çalışmalarına başladık. Oyunların duyurularını okudukça, bu sezon bereketli olacağa, çoğunlukla Shakespeare’a adanacağa ve yaklaşık dokuz ay boyunca tiyatroya fazlasıyla doyacağımıza benzer.

Sözü fazla uzatmayalım, yeni sezonda (kendi listeme) göre bizi nelerin beklediğine gelin hep birlikte bakalım:

Rahvan Giden Atlılar: Bir Özen Yula hayranı olduğumdan, en iyi oyunum dediği Rahvan Giden Atlılar’ı da listemin en başına koydum. Tatavla Sahne’de 1 Ekim’de perdeyi açacak bu oyun, ödüllü iki oyuncuyu bir araya getiriyor. Eraslan Sağlam yönetiyor, Edip Tepeli ve Erhan Tuna sahnede yerini alıyor.

Othello: Bu sezonu şimdiden Shakespeare sezonu diye ilan etsek yanlış olmaz sanırım. İlk adımı Versus Tiyatro atıyor. Zaten Shakespeare oyunları önceliğimdir, Versus Tiyatro yaparsa, daha çok önceliğimdir. Kayhan Berkin yönetiyor, Othello’yu Öner Erkan ve Iago’yu Eser Eyüboğlucanlandırıyor.

Kürklü Venüs: Geçen sezon Joko’nun Doğum Günü ile ödülleri toplayan Yolcu Tiyatro, bu sezon da iddialı olacağa benziyor. Ersin Umut Güler, hem yönetmenliğini üstleniyor hem de Pervin Bağdat’la aynı sahneyi de paylaşıyor. Kadro güzel, oyun güzel, biz de heyecanlıyız o zaman!

FırtınaModa Sahnesi, geleneği bozmuyor, bu sezon da bir Shakespeare oyununu beğenimize sunuyor. Kemal Aydoğan yönetiminde Hüseyin Avni Danyal, Mehmet Esen, Mürsel Yaylalı, Gürsu Gür, Zeynep Tuğçe Bayat, Selen Şeşen, Münircan Cindoruk, Yaşam Bayram Gül, İnanç Koçak, Kaan Songün, Ertürk Erkek provalara başladı, ekim ayında perdelerini açmak için heyecanlılar.

Çocuk İstiyorumTiyatro Keyfi, yeni sezonda tiyatroseverlere ilk olarak Çocuk İstiyorum’u sahneleyecek. Önce oyunun kadrosu, sonra da hikayesi izlemem için en büyük iki sebep. Çiçek Dilligil, Kemal Başar, Bekir Aksoy ve Defne Bölükbaşıoğlu’nu buluşturan bu oyunu, Galip Erdalyönetiyor.

Gözlerin ArdındaTiyatro Keyfi’ni sadece yeni bir oyuna hayat vereceği için değil, farkındalık yaratacağı ve sosyal sorumluluk projesine imza atacağı için de alkışlayacağız. Down sendromuna dikkat çekeceği ve gelirinin bir bölümünün Down Sendromlular Derneği’ne bağışlanacağı bu oyunda Eda Kandulu oynayacak, Özgün ise canlı performansıyla oyuna renk katacak. Hal böyle olunca, en merakla beklediğim oyun olacak.

III.RichardKumbaracı50 ne sahnelese, en önde izleyeceğimdir. Bu sezon da bir Shakespeare oyunu varsa, yine yerimi hemen alacağım demektir. Yiğit Sertdemir’in yönetmenliğinde bu oyunun kalabalık kadrosunu yani Cemre Gümeli, Ceren Sevinç, Burakhan Yılmaz, Deniz Gürzümar, Eren Demirbaş, Erkan Baylav, Feride Çetin, Tolga Bayraklı, Yeşim Sarı, Yiğit Sertdemir’i de alkışlamayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Filifu’nun İntikamı (Bir Tardieu Şeysi)Altıdan Sonra Tiyatro’nun, Jean Tardieu’nün kısa oyunlarından hareketle sahneleyeceği bu oyunun da yönetmeni yine Yiğit SertdemirBurakhan Yılmaz, Ceyda Akel, Dilan Parlak, Gülhan Kadim, Ladin Avşar, Meriç Rakalar, Mert Asker, Onur Kahraman ve Özge Emeç ile nasıl bir Tardieu şeysi olduğunu öğreneceğiz.

Bir İntiharın Genel ProvasıTiyatro Adam, her sezon tarzdır ve bu sezon da Sırp yazar Duşan Kovaçeviç’ten fantastik bir kara mizah örneğiyle yine tarzını ortaya koyacak bence. Sonuçta, Selen Öztürk, Erdem Akakçe, Fatih Koyunoğlu ve Kadir Çermik var sahnede. Perdeleri açar açmaz, koşarak gideceğimi şimdiden belirtmek isterim.

Kafkas Tebeşir DairesiTiyatro Adam’ın ikinci yenisi bu oyunda. Bertol Brecht’in oyunu için Baransel Gürsoy, Deniz Özmen, Ediz Akşehir, Esra Şengülalp, Gökhan Azlağ, Pelin Bölükbaş, Rana Büyükyılmaz, Serdar Akülker yer alıyor. Yönetmeni ise Ümit Aydoğdu.

Dünyanın En Güzel ArabistanıEKİP Tiyatrosu’nun biz tiyatroseverlere bu sezon armağanı, Turgut Uyar’ın sevilen şiirini tiyatro sahnesine taşımasıyla olacak. Mirza Metin’in yönetmenliğinde Cem Uslu’yu izleyeceğiz ve eminim çok beğeneceğiz.

Tac’ın NöbetçileriB Planı, sezonu Rajiv Joseph’e Obie Ödülü kazandıran bu oyunla açıyor. Çeviren ve yöneten Sami Berat Marçalı ve oyuncuları da Kaya Akkaya ve Murat Eken olacak. Bu arada ikinci yeni oyunları, ilk kez New York LPAC’te sahnelenen Sami Berat Marçalı’nın “Yuva“sı, Kasım’da seyirciyle buluşacak.

WoyzeckOyun Atölyesi yeni sezona Haluk Bilginer’in çevirdiği Woyzeck’le giriş yapacak. Emrah Yetim, Hazal İspirli, Aydın Şentürk, Sefa Tantoğlu,Yiğit Çakır, Sinan Arslan, Dilara Topuklular, Ayça Koptur ve Numan Aydın’ın rol alacağı bu oyunu Muharrem Özcan yönetecek.

Onların Hikayesi: Geçen yıl, Sıraselviler’deki mekanına veda eden Tiyatro Pera, yine ve ‘daima tiyatro’ diyor ve Onların Hikayesi’ni bizlere sunuyor. Kadroda tabi ki Nesrin Kazankaya ve beraberinde Onur Atilla, Mehmet Bilge Aslan, Başak Meşe ve Serin Öztoprak var.

Arzu Travmayı: Tenesse Williams’ın tüm oyunlarını büyük bir zevkle okumuş biri olarak, sahnede de büyük bir zevkle izleyeceğime eminim. Üstelik Zerrin TekindorŞebnem Bozoklu ve Onur Saylakvarsa ve Hira Tekindor yönetiyorsa, çok seveceğimiz kesin.

ÇirkinDas Das Sahne ilk defa bu sezon kendi oyunlarıyla sezona merhaba diyor. Marius Von Bayenburg’un oyunu için İbrahim Selim yönetmen koltuğuna oturuyor, Gizem Erdem, Edip Tepeli ve Volkan Yosunlu oyunculuklarını konuşturuyor. Böyle bir kadro olur da, bu oyuna gidilmez mi?

Bir İntikam Provası (Othello)Emek Sahnesi de Shakespeare oyununa atıfta bulunanlardan. Beliz Güçbilmez‘in Othello’dan esinlenerek yazdığı oyuna, Merve Engin ve Pınar Yıldırım can veriyor. Böyle bir ekiple, eğlenmek garanti demektir! Yalnız paylaşmakta yarar var, oyun ancak ocak ayında sahnede olacak.

http://www.daimatiyatro.com/2017/09/2017-2018-tiyatro-sezonu.html

infographic_never_say_at_work-460x4376

This will only take a minute, so pay attention. A new infographic about work from Headway Capital lists 12 common statements that you should never say at the office. And if you say these phrases a lot, you may be affecting the way colleagues perceive you.

The trouble with workplace conversation is that we just assume that other people understand the nuances of what we mean. If they take offense at our blunt comments, there’s nothing we can do. We did our best, and we don’t have time to think carefully before we speak, so it’s not our problem. We’ve always done it that way.

I’m sorry, but this makes no sense. It’s time to learn how to communicate without casting blame on others—and it’s also time to learn how to apologize without making excuses. (You should have learned how to make that kind of apology in kindergarten.)

https://contently.com/strategist/2017/02/21/infographic-work-stop-saying-12-phrases/

Posted by: bluesyemre | September 18, 2017

The Silence of the Pencils (a Fashion Film)

  • Director: Ozan Sihay
  • Costume Designer: Oben Yılmaz
  • Model: Dilan Polat
  • Set Assistant: Şahin Nizam
  • Musics:
  • Chopin – “E Minor Prelude”
  • Çiğdem Solmaz – “Improvisation Performance”
  • Doug Maxwell/Zac Zinger – “Hon Kyoku”

21227364_231990253992775_7334939397147590656_n

Posted by: bluesyemre | September 18, 2017

RLUK Conference 2018, March 14-16, 2018, British Library, #RLUK18

rluk

The 2018 RLUK Conference will be held at the British Library on 14 – 16 March 2018. The conference is an excellent opportunity for professionals to connect, discuss and debate together in order to help shape the research library of the 21st century. The Conference is open to all in the library and research communities, in the UK, Ireland and beyond.

http://rlukconference.com/

http://rlukconference.com/call-for-papers-2018/

Posted by: bluesyemre | September 18, 2017

Heykel adamlardan metrobüste #KitapOkuma duruşu

İstanbul Avcılar’da amatör ‘Çığlık Sanat Atölyesi’nin genç oyuncuları, toplu ulaşım araçlarında yolculuk edenlerin kitap okuma alışkanlığının bulunmamasına dikkat çekmek amacıyla harekete geçti. Bugüne kadar Kurtuluş Savaşı’ndan, depreme, Seyit Onbaşı’dan Yunus Emre’ye, kadına şiddette kadar birçok konu ve özel günlerde sokakta hareketsiz durarak toplumsal farkındalık yaratmaya çalışan amatör tiyatro grubu kitap okumanın yaygınlaştırılması için çaba harcamaya başladı. Çığlık Sanat Atölyesi Sanat yönetmeni Cemal Uçarman, çalıştırdığı genç oyunculara okumayan toplumların, gelişemeyeceğini ve bağımlı hale geleceğini anlatırken performanslarını sergilerken ellerinde tutacakları dünya klasikleri kitaplarının sayfalarını çevirmemelerini, hareket etmemelerini istedi.

http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/heykel-adamlarin-metrobuste-kitap-okuma-durusu-2012910/

Posted by: bluesyemre | September 18, 2017

#Kitap Bankosu (Okuyan Türkiye için)

kitap bankosu

Kitap Bankosu 2012 yılında Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğrencileri tarafından “Okuyan Türkiye İçin” atılmış bir adımdır. AB Bakanlığı Türk Ulusal Ajansı’na yapılan başvuru hibe almaya değer görülmüştür. Akabinde üniversitemiz tarafında da desteklenen projemiz bugüne değin 120 gönüllüsü ile Ankara’nın 9 ilçesinde, 13 ayrı okulda 3 bini aşkın öğrencinin 6 binden fazla kitap okumasını sağlamıştır. “Rafta Tozlanmasın Gönder Okuyalım” kitap toplama kampanyamız ile yardımseverlerden topladığımız 8 bin civarındaki kitaplarla ihtiyaç sahibi okul ve hastanelerde kütüphaneler oluşturulmuştur. Bunların yanı sıra toplu kitap okuma faaliyetleri, söyleşi ve imza günleri, kitap fuarı ziyaretleri, kütüphaneler haftası etkinlikleri de çocuk ve gençlerin yanı sıra tüm kamuda kitap üzerine farkındalık oluşturmak için gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerdir.

http://www.kitapbankosu.com/

1377580_1648203868779633_1150398852813508589_n

 

EtimolojiTürkçe, güncellenen 13.485 kelime ve 350 ek bulunduran, kullanıcı seçimine göre kendisini geliştiren kelime arama motoru.

İmza kampanyamıza göz atın!

 

https://www.etimolojiturkce.com/

https://www.facebook.com/etimotr

Android Uygulaması

Posted by: bluesyemre | September 13, 2017

Hacettepe – Beytepe Kampüsü 230 Belediye Otobüsü

21743178_10155022099943067_8739542491227237722_n

Posted by: bluesyemre | September 13, 2017

#VaclavHavel Ödülü yazar Burhan Sönmez’in oldu

burhan-sönmez-haber

Yazar Burhan Sönmez, Vaclav Havel Ödülü’nün sahibi oldu. Vaclav Havel Kütüphanesi Vakfı genel müdürü Pavla Niklova, ödülü duyurduğu konuşmasında “Vaclav Havel’in savunduğu demokratik değerler için korkusuzca ayağa kalkan Türkiye’nin en seçkin yazarlarından birine bu ödülü vermekten büyük onur duyuyoruz” dedi.

http://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2017/09/13/vaclav-havel-odulu-yazar-burhan-sonmezin-oldu/

http://www.vaclavhavel.cz/Index.php?&setln=2

http://www.burhansonmez.com/tr/

http://www.vaclavhavel-library.org/en/

Czech National Library of Technology PPT Presentation

https://www.techlib.cz/en/

598c2e326456e

Have you ever been in a situation like this?

You’re having a conversation with your friend or colleague. Once it’s over and couple of minutes pass, thoughts appear in your head. You start thinking something like: “I should’ve said that differently. Using other words would be better.”

And it doesn’t even matter, whether the conversation was friendly, or if it was an argument of some sort. It can happen even after a small talk.

Well, today it’s all about to change.

At Custom-Writing, we care about how you present yourself even in a shortest talk. We also don’t want you to be doubting your conversation skills.

That’s why we’ve gathered 28 the most common words that are just too boring to use. And we’ve selected a number of alternatives you can use instead.

https://custom-writing.org/assignment-writing-services#boring-words

booksmell

You know that feeling when you’re rummaging through a bookstore, scanning titles and covers, and you find the perfect one to crack open? You look at what’s inside. The prose is touching, engaging, and fun. But best of all is the smell. You stuff your face into the pages, and inhale as deep as your lungs allow. Mmmm. Well, science has gotten to the bottom of why the book smell is so irresistible. Researchers at University College London’s Institute for Sustainable Heritage conducted an experiment asking how participants felt about a number of different aromas. Among them, of course, was an old book. Their findings were published in Heritage Science.

Without knowing what they were smelling, participants overwhelmingly described the smell of books as being like chocolate. The second most common scent was coffee. According to the researchers, aging paper has some of the same chemical compounds (A.K.A. VOCs) as chocolate and coffee. In that sense, it’s not so surprising participants were able to identify the familiar aroma, especially since most readers are probably friends of chocolate.

https://www.bookstr.com/we-all-love-smell-books-scientists-now-know-why

tanpinar

Bir yazarın arşivi, o yazarın edebiyat tarihine bıraktığı en kıymetli hafıza hazinesidir. Çünkü eserlerinde ortaya koyduğu dünyanın ötesi söz konusu arşivlerde bulunabilmekte, yaşanabilmektedir. Mektupları, fotoğrafları, notları, el yazmaları, eşyaları, kalemleri ve daha birçok şey, bir yazarın kendisinden sonra yaşamaya devam eden anılarının toplamını oluşturmaktadır. Ahmet Hamdi Tanpınar da edebiyatımız için nitelikli eserler üretmiş, yaşamı boyunca bu eserlerin varlığından hareketle kıymetli bir yaşam sürmüştür. Onun hatıraları ve arşivleri de en az eserleri kadar değerlidir. İncelemek, anlamaya çalışmak ve yakından görmek her zaman için önemlidir.

İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 1974 yılından beri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kişisel koleksiyonunu muhafaza etmekteydi. Yıllardır enstitünün ev sahipliği yaptığı bu değerli koleksiyon, dijital ortama aktarılarak araştırmacıların ve okurların ziyaretine açıldı.

Enstitü müdürü Prof. Dr. Fikret Turan’ın verdiği izin doğrultusunda başlanan çalışma, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünün ortak çalışmaları sonucunda tamamlandı. Oldukça zengin bir içeriğe sahip olan koleksiyonda yazara ait mektuplar, şiirler, karalamalar, fotoğraflar, tefrikalar, makaleler ve çeviriler yer alıyor. Hemen hemen hepsi ilk kez ziyaretçilere açılan koleksiyonda aynı zamanda müsveddeler, kitap taslakları, Yahya Kemal kitabı çalışması, Mösyö Teste çevirileri ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün notları da bulunuyor. Arşivdeki müzikler kısmında ise Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dinlediği 39 adet şarkının listesi yer alıyor.

http://www.tanpinarmerkezi.com/

http://listelist.com/ahmet-hamdi-tanpinar-arsivi/

Posted by: bluesyemre | September 10, 2017

Fotoğraflarla #ODTÜ Yerleşkesi Tarihi

10

ODTÜ Kütüphanesi Arşivi’nde bulunan ve ODTÜ Yerleşkesi’nin kuruluşunu gösteren siyah-beyaz fotoğraflar dijital ortama aktarılmış ve ODTÜ Kütüphanesi Görsel Medya Arşivi’nde erişime sunulmuştur.

http://ww2.lib.metu.edu.tr/gallery/index.php/Fotograflar/FOTOGRAFLARLA-ODTU-YERLESKESI-TARIHI

academic-library-technology

ACADEMIC LIBRARY TECHNOLOGY SKILLS

Depending on whether they work in a university or other institution of higher education or in K through 12 school systems, academic librarians need to know about the following:

  • Bibliographic instruction software
  • Instructional design products
  • Wide range of classroom software applications
  • Apple and Microsoft systems
  • E-reserves management systems
  • Serials management software
  • Integrated search tools
  • Intellectual property/copyright management systems

 

PUBLIC LIBRARY TECHNOLOGY SKILLS

Public librarians might need to be familiar with a diverse range of software and systems, some not relevant to typical library duties but popular with the public:

  • Literacy software
  • Virtual reference technologies
  • Integrated library systems (ILS)
  • Automated patron messaging programs
  • Scheduling and event management software
  • E-book mobile applications
  • Circulation management system
  • Maker space technologies such as 3D printing
  • Web design, development, and management software
  • Gaming platforms

 

TECHNOLOGY USED IN ARCHIVING

Archivists, on the other hand, are expected to know how to use the increasingly sophisticated technologies involved in digitizing, preserving, and providing online access to a variety of print materials. In addition, they are often called on master the technologies necessary to migrate media materials created in now (or soon to be) obsolete formats into new media platforms.

 

SPECIAL LIBRARIES AND NON-LIS EMPLOYER TECHNOLOGY REQUIREMENTS

Individuals working for non-LIS employers such as those in corporate and law firm libraries, embedded librarians in operational departments like marketing or product development, or professionals in specialized roles such as digital asset management or data curation and analysis, need understanding of the specialized tools used in that area, such as:

  • Taxonomy creation
  • Competitive intelligence tracking
  • Content curation and management systems
  • Records preservation and management
  • Digital asset management

https://www.libgig.com/technologies-librarians-need-know/

Posted by: bluesyemre | September 8, 2017

61 songs that say “Everything Will Be OK”

e4743b012b99453b_LEVIS_MODEL_DETAILS_WK_0169

  1. “Float On,” Modest Mouse
  2. “Be OK,” Ingrid Michaelson
  3. “Don’t Stop,” Fleetwood Mac
  4. “The Middle,” Jimmy Eat World
  5. “Let Go,” Frou Frou
  6. “You Can’t Always Get What You Want,” The Rolling Stones
  7. “Trouble,” TV on the Radio
  8. “Here Comes the Sun,” Nina Simone
  9. “Somewhere Over the Rainbow,” The Ukulele Boys
  10. “Everything Is Alright,” Motion City Soundtrack
  11. “Odds Are,” Barenaked Ladies
  12. “Hold On,” Tom Waits
  13. “This Too Shall Pass,” OK Go
  14. “All Will Be Well,” The Gabe Dixon Band
  15. “I Can See Clearly Now,” Johnny Nash
  16. “More Adventurous,” Rilo Kiley
  17. “Better Things,” Passion Pit
  18. “A Better Place, a Better Time,” Streetlight Manifesto
  19. “Safe and Sound,” Capital Cities
  20. “If I Ever Leave This World Alive,” Flogging Molly
  21. “Lullaby,” Shawn Mullins
  22. “It’s Gonna Be (Alright)”, Ween
  23. “Sunshine,” Atmosphere
  24. “Everything’ll Be Alright,” Joshua Radin
  25. “Swim,” Jack’s Mannequin
  26. “Lovely Day,” Bill Withers
  27. “Everything Will Be Alright,” The Killers
  28. “Gravity Rides Everything,” Modest Mouse
  29. “Pompeii,” Bastille
  30. “Dry the Rain,” The Beta Band
  31. “Good Vibrations,” The Beach Boys
  32. “Mr. Blue Sky,” Electric Light Orchestra
  33. “Fresh Feeling,” Eels
  34. “Everything’s Not Lost,” Coldplay
  35. “This Year,” The Mountain Goats
  36. “Rainbows in the Dark,” Tilly and the Wall
  37. “Coney Island Baby,” Lou Reed
  38. “One Day Like This,” Elbow
  39. “Tomorrow Will Be Kinder,” The Secret Sisters
  40. “Don’t Worry Be Happy,” Bobby McFerrin
  41. “No Woman No Cry,” Bob Marley
  42. “Do You Realize??,” The Flaming Lips
  43. “I’ll Be Alright,” Passion Pit
  44. “Let It Be,” Carol Woods, Timothy T. Mitchum
  45. “It Gets Better,” fun.
  46. “Ooh Child (Things Are Gonna Get Easier)”, Life of the Party
  47. “I Shall Be Released,” Bob Dylan
  48. “Happy Days Are Here Again/Get Happy,” Glee Cast
  49. “Island in the Sun,” Weezer
  50. “New Slang,” The Shins
  51. “Perfect Day,” Lou Reed
  52. “Grapevine Fires,” Death Cab For Cutie
  53. “A Change Is Gonna Come,” Sam Cooke
  54. “Sunny Afternoon,” The Kinks
  55. “Why Worry?,” Dire Straits
  56. “Three Little Birds,” Bob Marley
  57. “Tomorrow Is Gonna Be Better,” Josh Radin
  58. “Blue Sky,” The Allman Brothers Band
  59. “L.I.F.E.G.O.E.S.O.N.,” Noah and the Whale
  60. “I Will Survive,” Gloria Gaynor
  61. “What a Wonderful World,” Louis Armstrong

https://www.popsugar.com/smart-living/Everything-OK-Songs-39205379

1210-1242156850ss7a-740x460

Like many others in the scholarly community, we were very disappointed to learn about the recent acquisition by Elsevier of bepress, the provider of the popular Digital Commons repository platform. (1) The acquisition is especially troubling for the hundreds of institutions that use Digital Commons to support their open access repositories. These institutions now find their repository services owned and managed by Elsevier, a company well known for its obstruction of open access and repositories. (2)

While we were disappointed, we were not surprised. Elsevier’s interest in bepress and Digital Commons is reflective of the company’s long term strategy to stake an ownership claim in all the functions vital to the research cycle—from data gathering and annotation, to sharing and publication, to analytics and evaluation. Prior high-profile acquisitions (including SSRN and Mendeley) have made this strategy crystal clear. While this might be a smart business move on the part of a commercial company, it presents significant challenges and risks to the academic and research community.

The dangers inherent in the increasing control of crucial research communication functions in the hands of a small number of commercial players are well-known and well-documented. (3) The dysfunction in the academic journal market serves as a case in point. This consolidated control has led to unaffordable costs, limited utility of research articles, the proliferation of western publishing biases, and a system in which publisher lock-in through big deal licenses is the norm. This situation is damaging for the research enterprise, individual researchers, and for society. Further consolidation of the market across functions and platforms—including key elements like research information systems and open access repositories—will exacerbate this already unhealthy situation.

https://www.bepress.com/

https://www.bepress.com/products/digital-commons/

https://www.elsevier.com/

https://www.elsevier.com/about/press-releases/corporate/elsevier-acquires-bepress,-a-leading-service-provider-used-by-academic-institutions-to-showcase-their-research

https://scholarlykitchen.sspnet.org/2017/08/02/elsevier-acquires-bepress/

Posted by: bluesyemre | September 8, 2017

#OpenAccess: Five Principles for Negotiations with Publishers

social-media-graphic-1024x516

OpenAccess5Principlesposter-724x1024

The principles are based on the experiences of LIBER libraries in the past two years, and aim to guide libraries and consortia as they shift from a reader-pays model (subscription licensing) to an author-pays model based on Article Processing Charges (APC).

With these principles, research libraries are encouraged to make the move from paying for information access to organizing the publishing costs for their researchers. The Five Principles are:

  1. Licensing and Open Access go Hand-in-Hand – The world of subscription deals and APC-deals are closely linked. Nobody should pay for subscriptions and pay APCs at the same time (‘double dipping’). Each new license agreed on should therefore contain conditions about both sides of the coin. Increased spending on APCs should result in proportionately lower spending on subscription fees.
  2. No Open Access, No Price Increase – There is enough money in the system already. Libraries have paid annual price increases of up to 8% for years, supposedly to allow publishers to innovate. A key feature of innovation for the research community is that research outputs are freely available. Therefore if an agreement with publishers on Open Access cannot be reached in our contracts, future price increases should not be accepted.
  3. Transparency for Licensing Deals: No Non-Disclosure – The practices of libraries should fully reflect their commitment to Open Access. Licensing agreements should therefore be openly available. Society will not accept confidential agreements paid for with public money in the form of non-disclosure agreements, as recent developments in Finland and The Netherlands have shown.
  4. Keep Access Sustainable – To avoid putting more money in the system, and to strengthen Open Access, some libraries have given up their rights to perpetual access in license agreement. Perpetual access is, however, critical in a quickly-changing publishing environment. Libraries must secure sustainable access to content.
  5. Usage Reports Should Include Open Access – Although APC-buyouts are becoming more common, reporting about Open Access is still rare. Just as libraries receive reports about downloads and usage in the subscription world, they should also receive reports on Open Access publications. It is normal to receive insight into what we pay for.

These Five Principles are part of LIBER’s ongoing commitment to facilitate knowledge exchange between its libraries, national governments and stakeholders. They are inspired by other statements including the Amsterdam Call for Action on Open Science and the OA2020 Initiative.

Our Principles align with the recently issued Recommendations on Open Science Publishing from the Open Science Policy Platform (OSPP). The OSPP guidelines emphasize sustainability, transparency, incentives, research evaluation and community involvement. They also call for stakeholder communities, EU member states and the European Commission to jointly assess and identify how the Commission’s goal of full Open Access by 2020 should be achieved.

For More Information

Please contact LIBER President Kristiina Hormia-Poutanen or Matthijs van Otegem, co-chair of LIBER’s Open Access Working Group, with any questions about this statement. The full statement and accompanying poster can also be downloaded.

http://libereurope.eu/blog/2017/09/07/open-access-five-principles-negotiations-publishers/

Posted by: bluesyemre | September 8, 2017

#IFLA #GlobalVision voting #iflaGlobalVision

ifla voting

A new chapter opens in the IFLA Global Vision discussion – online voting.

With the Online Voting, we are offering all librarians and library friends the easiest way to contribute to and influence the global conversation about shaping the future of the united library field.

Below you will find a set of 6 questions and 10 choices, out of which you are welcome to select up to 5 that you feel strongly about. The answers are based on outcomes of the Global Vision kick-off meeting and six regional workshops organized by IFLA between April and July 2017. The meetings gathered library leaders from more than 140 countries, who were expressing their views on the issues included in the questions.

Your votes matter. We want the Global Vision discussion to be your discussion and a true bottom-up activity. Along with the outcomes from the meetings organised by IFLA as well as the self-facilitated ones organised by librarians across the world, the results of your voting will inform IFLA’s Global Vision report – a roadmap to help define the agenda to create a more united library field. In the face of increasing globalisation, we need libraries to be connected and stronger than ever before.

Don’t miss out! Voting closes on 30 September 2017.

Together we create the future! Join us!

Gerald Leitner
IFLA Secretary General

https://globalvision.ifla.org/vote/

page 1

page 2

page 3

We represent a large group of European academic, library, education, research and digital rights communities and we are writing to express our alarm at the draft Directive on Copyright in the Digital Single Market, and in particular at the potential impact of Articles 11 and 13. We are concerned that these provisions will create burdensome and harmful restrictions on access to scientific research and data, as well as on the fundamental rights of freedom of information, directly contradicting the EU’s own ambitions in the field of Open Access and Open Science.

We therefore urge the Legal Affairs Committee to remove Articles 11 and 13 from the draft Directive. Furthermore, the Committee should ensure that Articles 3 to 9 support new forms of research and education and not work against them

EU copyright reform threatens Open Access and Open Science Open letter to the members of the Legal Affairs Committee in the European Parliament

Older Posts »

Categories

%d bloggers like this: