https://bit.ly/3gJpX8C

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

Üniversiteye Gitmeden Önce Okunması Gereken Kitaplar

Üniversiteye başlamadan önce mutlaka okumanız gereken kitaplar.

Genç ve zeki beyinlerden oluşan grubun üniversite adı verilen yeni bir yolculuğa çıktığı yılın o zamanı.

Muazzam bir değişim zamanı olan üniversite, sizi istemediğiniz yetişkin sorumluluklarını üstlenmeye, rastgele bir grup insanla birlikte yaşamaya ve yeni sosyal çevrenizi bulmaya zorluyor. Ama bir yandan da kendinizi bulmaya çalışırken tüm bunlara kendinizi nasıl hazırlayacaksınız?

Hayatınızın bu sonraki aşamasına uyum sağlamanıza yardımcı olacak kitapların bir listesini derledik. Nasıl arkadaş kazanılacağına ve stresli durumlarda sakin kalmanın yollarına dair rehberlerden, o ağır ders kitaplarından sizi bir nebze de olsa ayırıp rahatlatacak olan romanlara kadar.

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı- Dale Carnegie (1936)

Üniversite birçok yeni öğrenci için göz korkutucu bir deneyim olabilir. Geçen yüzyılın en ünlü, en iyi bilinen motivasyon kitaplarından birinin işe yarayabileceği yer burasıdır. Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı’nın yazarı Dale Carnegie, hemen hemen herkesle iyi geçinme sanatını araştırıyor ve onu yeni yaşam alanınıza gitmeden önce mükemmel bir ön okuma sunuyor. Aynı zamanda mantıktan ziyade duygusal varlıklar olduğumuzu hatırlatıyor. Hemen hemen her sosyal durumda bulunurken akılda tutulması gereken yararlı bir kitap.

Gizli Tarih- Donna Tartt (1992)

Gizli Tarih , Richard Papen’i New England’daki seçkin bir üniversitede eksantrik bir grup öğrenciyle arkadaş olurken takip ediyor. Klasik tarihe takıntılı ve karizmatik profesörleri tarafından cesaretlendirilen yeni arkadaşlar, yıkıcı sonuçlarla akranlarından uzaklaşmaya başlarlar. 

Antik yunan felsefesinden, kültüründen ve mitolojisinden etkilenen gençlerin başına, gerçekleştirdikleri bir ayin sırasında korkunç bir olay gelir. Etik ve ahlak sınırlarının aşıldığı, masum ile suçlunun birbirine karıştığı ve hatta işlerin cinayete kadar varabileceği bir karmaşanın içinde bulurlar kendilerini.

Güzelliğe Dair- Zadie Smith (2005)

Howard Belsey ve Monty Kipps.. Birbiriyle tamamen zıt görüşlere sahip, “akademik anlamda” bir tür kan davası güden iki akademisyen. Birbirlerine karşı zamanla bilenen nefretleri, ailelerinin yakınlaşması, hatta bir tür birbirine geçen hayatlarıyla değişik bir boyuta taşınır. Beyaz Howard’ın siyahi karısı Kiki’yi yakın bir aile dostlarıyla aldatmasıyla kopma noktasına gelen evlilikleri, ailelerine Kipps’lerin dahil olmaya başlamasıyla iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.

Talebe- Tara Westover (2018)

Tara Westover, hiddetli bir sadakatle bağlandığı ailesinin, eğitim sayesinde yaşadığı değişimin ve ayrılık kederinin hikâyesini –bizzat kendi hayat hikâyesini– büyük yazarlara özgü bir içgörüyle anlatıyor. Yürek burkan ve umut saçan bir hikâye bu.

Bir Gün- David Nicholls (2009)

Londra’da başlayan ve Paris’te son bulan bir aşk, sevgi, dostluk ve ironi roman türü olan bir eserdir. Dexter ve Emma’nın 20 yıl önce üniversitede başlayan tek gecelik ilişkileri, 20 yıl boyunca kesintilerle, arkadaş olarak devam eder. Hayat ikisini de çok değişik yerlere ve insanlara savurur.

Bülbülü Öldürmek- Harper Lee

Bir “siyahi”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor.

İşte Bu Her Şeyi Değiştirir- Naomi Klein

“Şok Doktrini” kitabının yazarı Naomi Klein bu kışkırtıcı eserinde, küresel ısınmanın doğrudan kapitalizmin mantığından kaynaklandığını anlatıyor ve iklim değişikliğinin insanlık için bir uyanma çağrısı olduğuna, dünyanın ısınmasını önleyemezsek mahvolmamızın kaçınılmaz olacağına dikkat çekiyor…

Var Mısın?- Doğan Cüceloğlu

Elinizdeki rehber niteliğindeki kitap, yaşamı boyunca bu meziyetlerin peşine düşmüş ve her ânına onları ilmek ilmek işlemiş Doğan Cüceloğlu’nun, Deniz Bayramoğlu ile sohbetlerinden oluşuyor ve herkese şu soruyu soruyor: “Zorluklarla başa çıkmaya, içindeki gücü keşfetmeye VAR MISIN?

İnsan İnsana- Doğan Cüceloğlu

İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak “yeniden tanımlanan” bir varlıktır. İnsan ilişkilerinin temelini ise iletişim süreçleri oluşturur.

İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. Aynı sosyal ortam içinde yer alan kişilerin söyledikleri sözler ve hareketleri kadar, hareketsizlikleri, susmaları, beden duruşları ve yüz ifadeleri, hepsi anlamlı birer mesaj oluşturur. İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da “duyar.”

Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse “iletişim kazası” ortaya çıkar. İlişkilerimizde, verdiğimiz mesajların sorumluluğunun bilincinde olmamız, iletişim kazalarını önler.

Bu varsayım toplumsal düzeyde de geçerlidir. Kişi farkında olsun ya da olmasın, toplumla da sürekli ilişki içindedir. Bir toplumda “Herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar.

İnsan hayatını mercek altına alıp, insana dair her hikâyeden bir anlam çıkarabilen bilgeliğiyle değerli Doğan Cüceloğlu, kimliklerin ötesinde, canların temas içinde olduğu “insan insana” bir ilişkinin mümkün olduğunu bize hatırlatıyor. Kalıpları tekrarlamaktan kurtulabilmeniz, insan ilişkilerine anlamsal zenginliği ve derinliği getirebilmeniz için iletişim süreçlerini uygun ve etkili bir biçimde uygulamanıza yönelik bilgi ve becerileri sunuyor.

İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmenin olanaksız olduğunun ve insanın isterse kendini değiştirip geliştirebileceğinin altını çiziyor.

https://typelish.com/b/universiteye-gitmeden-once-okunmasi-gereken-kitaplar-105348

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

Examples of paraphrasing, quoting, and summarizing

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

Kitap Okumak İçin Sebepler

Okumaya çok rağbet etmeyen bir ülkeyiz. Peki bizi okumakla hangi sebepler barıştırabilir?

Kitaplarla çocukluğumuzda tanışıyoruz. Öğretmenlerimizin de teşviğiyle devam ettiğimiz bir alışkanlık oluyor veya büyüyünce bu alışkanlığı bırakıveriyoruz.

Benim küçüklüğümde kitap okuyanlara ayrı bir değer verilirdi. Bir kütüphanemiz ve alınan kitapları not eden bir kütüphane kolumuz vardı. Resimli ve maceralı kitaplar alıp neşeyle okul çantama attığımı, sonra sabırsızlıkla eve gelip okuduğumu hatırlıyorum. Tabi ödevlerim bittikten sonra. Öyle çok severdim ki; etrafımdakilere de kitap okuma sevgisini yayardım. Yaşlı bir akrabam beni kitap okurken görmüştü. Ne okuduğumu sorunca kendimi ona kitap okurken buldum. Beni heyecanla dinliyor, televizyon izlerken bile verilmeyecek kadar hararetli tepkiler veriyordu. Haliyle bir ilkokul öğrencisi olarak bu çok hoşuma gidiyordu. Günlerce kitap bitene kadar okudum. Yeni kitaplar alıp ona okuyordum. Onun gösterdiği ilgi ve merak, beni çok önemli bir iş yapıyormuşum gibi hissettiriyordu. Böylece kitaplarla dostluğum başladı.

Lisede birtakım ailesel ve kişisel problemlerim olduğundan kitap okumak hiç aklıma gelmedi ama okusaydım mutlaka beni avuturlardı en azından. Asıl okuma serüvenim, üniversite yıllarında başladı. Öğrenci olunca oldukça boş zamanınız oluyor. Ben de vaktimi ekseriyetle okulumuzun kütüphanesinde geçirmeye başladım. Sosyolojik, dini, hikaye, roman, dergi vs… Vakit nasıl geçiyor anlamazdım. Ayrıca sınavlara çalışmak için de harika bir yerdi. Kimi zaman kütüphaneden aldığım kitabı kampüsün yemyeşil çimenlerine oturarak okurdum. Bu çok büyük bir huzur kaynağıydı. Kuran-ı Kerim mealini de ilk üniversitenin hazırlık senesinde bitirmiştim. Dinimle hiç bu kadar sıkı bir bağ kurmamıştım. Bunun sebebi elbette kitap okumam oldu. Hayatımda hiç bu kadar güçlü ve sabırlı olmamıştım. Kitaplar dinlemeyi, dolayısıyla düşünmeyi öğrettiğinden sorunlara yaklaşım tarzımı da olumlu etkiledi. Derslerdeki başarımı artırdı. Öğretmenlerin gözündeki yerimi iyileştirdi.

Yalnız hissediyorsanız mutlaka kitaplarla haşır neşir olun. Oradaki kahramanlarla özdeşleşin onlarla gerçek hayatta tanışıyormuş gibi arkadaş olun. Yazarlarla hasbihal edin. İnanın yalnızlığınızı unutursunuz. Alışırsınız ve güçlü olursunuz. Etrafınızda sıkı fıkı olabileceğiniz kimse yoksa kendinizle dost olmayı deneyin. İçedönük bir insan olduğum için okumak bende çok işe yaradı. Otobüste, okulda, yurtta, evde her yerde okuyordum. Kendimi dinledikçe huzurum artıyordu. Eğleniyordum da…

Sözümün kıymeti artmıştı. Ne zaman konuşsam herkes pür dikkat beni dinler olmuştu. Sonuçlara ben de şaşırıyordum. Okumanın beni bu kadar değiştirdiğini ben bile fark etmemiştim.

Kendimi kolayca ifade edebilir oldum. Hala da öyleyim. Herkesle pozitif bir diyalog kurabilmek şart değil. Ancak yine de sabırla dinlemeyi ve anlamayı kolaylaştırıyor. Karşınızdaki sinirli olsa bile siz sakin kalmayı başarabiliyorsunuz. Size zararı dokunanları önemsememeyi, onlar için de iyilik dilemeyi şiar ediniyorsunuz. Sizce de bu kitap okumanın en faydalı yanı değil mi? Üzerinize ağırlık yapan kin yükünü atabilmek kadar büyük bir şifa olabilir mi? Hem zaten çoğu insan bu yüzden hasta olmuyor mu?

Sıkıcı gelen veya dili ağır kitapları okumak zorunda hissetmedim. Onları yarıda bırakıp başka kitaplara baktım. Bu beni anlamayan veya benim neden öyle davrandığını bilmediğim insanları kendi haline bırakmamda etkili oldu. Bana ters fikirleri olan kitapları da aynı bu şekilde rafına geri koydum. Yolumu ben seçiyorum. Hayat yaptığımız seçimlerden ibaret. Her şeye “geç” diyemeyiz. Okuduklarımızın da filtresi olacak. Kişiliğimizi de bu seçimler oluşturur. Herkesle arkadaş olunmaz, her insana aşık olunmaz. Yeri geldiğinde eleme yapmayı da öğrenmeliyiz. Bu şekilde kıymetimizi önce kendimiz biliriz. Sonra başkaları da bilir. Seçici ve ilkeli olmak belli bir düzende yaşamayı sağladığından sürekli bir memnuniyet hissini de beraberinde getirir. Bu kısa hayatı değeri kadar sever, elimizden gidenlere de değeri kadar ağlarız.

Olgunlaşırız. Olgunlaştığımızda önceki hatalarımıza tekrar düşmeyiz. Akıl, yaşta değil baştadır. Bazen kendini hiç eğitmemiş olduğundan elli yaşında bir insan ergen gibi davranabilirken, çocuk yaşta biri yaşlı bir insan kadar ihtiyatlı olabiliyor. Demek kendimizi ne kadar eğitebilirsek o kadar az hataya düşeriz. Karşımıza çıkan cahillerle o kadar az uğraşırız. Kendimize hak ettiğimiz değeri verebiliriz.

https://typelish.com/b/kitap-okumak-icin-sebepler-103651

ÖNSÖZ

Budapeşte Açık Erişim Girişimi, 14 Şubat 2022’de 20. yılını kutladı.

Yıldönümünü kutlamak için, BOAI Yönlendirme Komitesi, orijinal bildirgenin ilkelerine,
mevcut duruma ve dünyanın tüm disiplinlerinden ve tüm bölgelerinden işbirlikçilerin
katkılarına dayanan yeni bir dizi tavsiye yayınlamaktadır.

Eylül 2021’de, on iki soruluk bir ankete dayanarak dünyanın dört bir yanındaki çeşitli açık
erişim aktörlerinin görüş ve görüşlerini araştırdık. Sorularımıza verilen e-posta yanıtlarını
toplamanın yanı sıra, paydaş gruplar ve bölgesel topluluklarla bir dizi Zoom görüşmesine ev
sahipliği yaptık. Yorumlar, yeni tavsiyeler hakkındaki tartışmalarımıza anlam kattı. Tüm
katılımcılara teşekkür ediyoruz.

2002’deki orijinal BOAI bildirisinde ve 2012’deki 10. yıl dönümü bildirisinde ifade edilen
ilkelere bağlı kalmaya devam ediyoruz. Ancak AE’nin tarihi; AE literatürünün toplam
hacminin büyümesi, doğumdan itibaren AE olan yeni araştırma yüzdesindeki artış, AE
havuzlarının sayısındaki artış, yeni AE dergilerinin sayısındaki artış ve olmayanların
sayısındaki artış, AE olmayan dergilerinin AE’ye dönüşmesi ve AE ön baskılarının
kullanımında ve kabulünde büyüme gibi konularla gelişmeye devam etmektedir. Ayrıca, fon
sağlayıcılardan ve üniversitelerden gelen yeni AE politikalarının, AE politikalarının
uygulanması için yeni hizmetlerin, yeni araştırma değerlendirme uygulamalarının, yeni
araştırma altyapısının, yeni araçların, yeni dergi iş modellerinin, yeni hakem inceleme
yöntemlerinin, yeni AE seçeneklerinin yazarlar, yeni savunuculuk kuruluşları ile yeni
ortaklıklar ve ittifaklar için çoğaldığı görülmektedir

Geçtiğimiz yirmi yıl, belirli sistemik sorunlara ilişkin anlayışımızı da keskinleştirdi. Bugün,
tescilli altyapının neden olduğu zararlar, araştırma erişiminin ticari kontrolü, araştırma
değerlendirme göstergelerinin ticari kontrolü, dergi tabanlı araştırma ölçütleri, dergi
sıralamaları, yazarları ekonomik gerekçelerle dışlayan dergi iş modelleri (tıpkı abonelik
dergilerinin ekonomik gerekçelerle okuyucuları dışlaması gibi), arşiv açık erişimi üzerindeki
ambargolar, yayıncı münhasır hakları, bir makalenin bir derginin versiyonuna sınırlı bir
şekilde odaklanması ve AE’nin kendisini sağlamak için farklı yöntemler çerçevesinde
vazgeçilmeyen yanlış anlamalar hakkında daha önce bildiğimizden daha fazlasını biliyoruz.

Anlayışımız geliştikçe, açık altyapıyı, araştırma erişimi ve değerlendirme göstergelerinin
akademik veya kâr amacı gütmeyen kontrolünü, ambargo olmadan açık erişimi sağlamaya
yönelik politikaları, olumsuz teşvikler olmadan değerlendirme yöntemlerini, dergilerin
kapsayıcı iş modellerini ve araştırmalardaki temel değişiklikleri; ilgili teknolojik, politik veya
ekonomik değişimlerin ötesinde desteklemeye ihtiyaç olduğunu görüyoruz.
Açık erişimin kendi içinde bir amaç olmadığı, her şeyden önce eşitlik, kalite, kullanılabilirlik
ve araştırma sürdürülebilirliği gibi diğer hedeflere ulaşmak için bir araç olduğu giderek daha
açık hale geldi. Şimdi bu hedeflere karşı açık erişimin gelişimini ve bunları neyin
ilerletebileceğini veya zayıflatabileceğini değerlendirmemiz gerekiyor. Bu hedeflerle tutarlı
ve bunların uygulanmasına katkıda bulunabilecek açık erişim geliştirme stratejilerini
benimsememiz gerekiyor.

Kasıtlı olarak kapsamlı bir tavsiyeler listesi hedeflemiyoruz. 10 yıl önce BOAI’nin 10. yılı
için uzun bir liste oluşturduk ve bugün daha da uzun bir liste yazabiliriz. Ancak tecrübemiz,
kısa listelerin uzun listelerden daha etkili olabileceği yönündedir. Kısa listeler, yüksek
öncelikli tavsiyelerin değerli ancak daha az acil olan tavsiyelerin çığına gömülmesini önlerler.
Ayrıca, 10. yıldönümü açıklamamızdan bu yana, diğer birçok grup, desteklediğimiz ve
birlikte ele alındığında bölgeyi çok iyi kapsayan mükemmel tavsiye listeleri ürettiler. Daha
uzun listeler arasında, Kasım 2021 UNESCO Açık Bilim Tavsiyelerini, genişliği ve 193
ulustan onay almaları nedeniyle ayırabiliriz. Tüm UNESCO üye devletlerini yeni
tavsiyelerdeki ilkeleri uygulamaya davet ediyoruz.

Kendi listemizi daha kısa tutmak için yalnızca dört üst düzey tavsiyede (bazen uzun alt
noktalar ve ayrıntılar içerse de) bulunuyoruz. BOAI’nin her zaman yaptığı gibi, araştırma
makaleleri ve ön baskılar için açık erişime odaklanıyoruz. Açık verileri, açık meta verileri,
açık atıfları, açık kodu, açık protokolleri, açık kitapları, açık tezleri, açık eğitim kaynaklarını,
açık ders yazılımını, açık dijitalleştirme projelerini, açık lisansları, açık standartları, açık
akran incelemesini ve açık bilimi oluşturan uygulamaların çok daha fazlasını güçlü bir şekilde
destekliyoruz. Ayrıca, bu bileşen ve uygulamaların açık araştırma ve eğitim ekosistemindeki
yakınlıklarını görüyoruz. Fakat, tüm bu bileşenler ve uygulamalar için tavsiyelerde bulunmak,
listeyi uzatacak, çığ sorunu riski taşıyacaktır.

Bu tavsiyeleri sosyal ağlarda tartışırken #BOAI20 etiketini kullanacağınızı umuyoruz.

ÖZET

Açık erişim kendi başına bir amaç değil, daha ileri amaçlar için bir araçtır. Her şeyden önce,
araştırmanın eşitliği, kalitesi, kullanılabilirliği ve sürdürülebilirliği için bir araçtır. Dört üst
düzey tavsiyemiz, bu amaçlara doğru ilerlemeyi engelleyen sistemik sorunları ele almaktadır.

1. Açık altyapı üzerinde AE araştırmasına ev sahipliği yapmak. Metin, veri, meta veri,
kod ve diğer dijital araştırma ürünleri ve sonuçlarının barındırılması ve yayınlanması, açık ve
topluluk kontrollü altyapılar üzerinde olmalıdır. Gelecekteki erişim kısıtlamaları veya ticari
kuruluşlar tarafından kontrol edilme riskini en aza indiren altyapıyı kullanın. Açık altyapının
mevcut ihtiyaçlar için henüz yeterli olmadığı durumlarda, onu daha da geliştirin.

2. Teşvikleri iyileştirmek için araştırma değerlendirmesi ve ödüllerinde reform yapmak. Finansman kararları ve üniversite işe alma, terfi ve görev süresi kararları için araştırma
değerlendirme uygulamalarını ayarlayın. AE için caydırıcı unsurları ortadan kaldırın ve AE
için olumlu yeni teşvikler yaratın.

3. Yazarları ekonomik gerekçelerle asla dışlamayan kapsayıcı yayın ve dağıtım
kanallarını tercih etmek. AE havuzlarından ve APC olmayan dergilerden (“yeşil” ve
“elmas” AE) tam olarak yararlanın. Makale işleme ücretlerinden (ler) uzaklaşın.

4. AE araştırmasını yayınlamak için para harcadığımızda, AE’nin araç olduğu hedefleri
hatırlamak. Akademi liderliğindeki ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından kontrol
edilen, yeni AE literatürünü ticari olarak baskın dergilerde yoğunlaştırmaktan kaçınan ve bu
hedeflerle çelişen yerleşik modellerden kaçınan, dünyanın tüm bölgelerine fayda sağlayan
modelleri tercih edin. Oku ve yayınla sözleşmelerinden uzaklaşın.

Önümüzdeki 10 yıl için önemli tavsiyeler

1. Açık altyapı ve yönetimi

Metin, veri, meta veri, kod ve diğer dijital araştırma ürünleri ve sonuçlarını
barındırmak ve yayınlamak için açık ve topluluk kontrollü altyapıların kullanılmasını
öneririz. Bununla, özgür ve açık kaynaklı yazılımdan oluşturulmuş, açık standartlar altında
çalışan, birlikte çalışabilirlik için açık API’lerle ve mümkün olduğunda akademik yönetimdeki
veya diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşların sahip olduğu veya kontrol ettiği platformlarda

çalışan altyapıyı kastediyoruz. Burada bu kritik özelliklere sahip platformlara odaklanmakla
birlikte Açık Bilimsel Altyapı İlkelerindeki daha uzun özellik listesini destekliyoruz.

1.1. AE araştırması, kapalı, tescilli veya ticari altyapıda barındırıldığında muhafaza
riski altındadır. Bu altyapıların sahiplerinin halihazırda barındırdıkları içeriği
kullanıma sunması veya hatta belirli bir süre için bu hükme sözleşmeyle bağlı olması
mümkündür. Ancak bir gün aynı altyapı sahibi, erişimi kısıtlamanın daha fazla kâr
getirdiğini görebilir. Bu sahipler, bu konularda farklı bir bakış açısına sahip başka bir
kuruluş tarafından da satın alınabilir. AE araştırmasının en güvenli olduğu yerler,
akademi liderliğindeki kurumlarda ve gelecekte edinilmeye tabi olmayan, kârı
maksimize eden erişim kararlarına tabi olmayan ve kapatılma riskine tabi olmayan
altyapılardır. Akademi liderliğindeki açık altyapıyı benimsemek, AE araştırmasını
açık tutmanın ve sürdürülebilir kılmanın bir parçasıdır. Ayrıca, keşfedilebilirliği, akran
incelemesini, etki ölçümünü ve araştırma değerlendirmesini yayıncılıktan ayırmanın
bir parçasıdır.
1.2. Merkezi platformlar üzerinden dağıtılmış, bağımsız, birlikte çalışabilir açık
altyapı modüllerini öneriyoruz. Merkezileşme monokültürler yaratır ve monokültürler
kilitlenme ve durgunluk riskleri yaratır. Tekel olmadığında ve açıkken bile bu riskleri
yaratırlar.
1.3. Üniversiteler, araştırma kurumları ve finansman kuruluşları yeni araştırma
platformları seçerken veya inşa ederken, açık altyapıda ısrar etmelidirler. Uluslar
araştırma platformları kurduğunda veya araştırma platformları için teklif
verdiklerinde, açık altyapıda ısrar etmelidirler.
1.4. Ticari şirketlerin hizmetlerinden yararlanmak gerektiğinde, araştırma
kuruluşları açık kaynak altyapılarına dayalı hizmetleri tercih etmelidir. Bu şekilde,
araştırma topluluğu, satıcı hizmetin geliştirilmesi veya sürdürülmesi için önceliklerini
değiştirse bile, yazılıma ve onu kullanmak için sınırsız haklara sahip olacaktır.
1.5. Belirli bir zamanda belirli bir amaç için en iyi kapalı altyapı, açık
alternatiflerden daha iyi olabilir. Bu olasılığa rağmen, akademik kurumların kapalı
altyapıyı benimsemeden önce her zaman mevcut açık altyapıyı geliştirmeyi
düşünmelerini tavsiye ederiz. Açık alternatifler yetersizse, bu kapalı altyapıyı seçmek
için kısa vadeli iyi bir neden olabilir. Aynı zamanda, açık alternatifleri geliştirmek için
uzun vadeli iyi bir nedendir. Belirli bir amaç için bugün birinci sınıf açık altyapıya
sahip olamıyorsak, yarın sahip olmak için adımlar atmalıyız.
1.6. Benzer şekilde, belirli bir zamanda belirli bir amaç için en iyi merkezi altyapı,
merkezi olmayan alternatiflerden daha iyi olabilir. Ancak en iyi kapalı altyapı, parayı
daha iyi açık alternatifler inşa etmekten alıkoyduğu gibi, en iyi monokültür de parayı
daha iyi merkezi olmayan alternatifler inşa etmekten alıkoymaktadır. Uzun vadede,
hiçbir monokültür platform, açık formatlar temelinde çalışan, birlikte çalışabilir,
ücretsiz ve açık kaynaklı modüllerden oluşan bir sistemden daha iyi olamaz.
Dağıtılmış ekosistem, her proje ve kuruluşun yerel ihtiyaçlara en uygun modülleri
seçmesine olanak tanır. Kullanıcıların tüm sisteme bir alternatif oluşturmadan yeni
modüller geliştirmesini sağlar. Dağıtılmış bir ekosistem, araştırma aktörlerine çeşitli
modüller ve dolayısıyla belirli ihtiyaçlara uyarlanmış bir dizi olanak sunar. Böyle bir
ekosistem, kullanıcıların bir alternatifi bütünüyle yeniden düşünmek zorunda
kalmadan yeni modüller geliştirmesine olanak tanır. Küresel bilim topluluğunun,
merkezi bir platformun kısıtlamalarını kabul etmek zorunda kalmadan veya bu
merkezileşmenin yetkililerini platformlar içinde karmaşık değişiklikler yapmaya ikna
etmeye çalışmadan ihtiyaçlara uyum sağlamasına olanak tanır. Yukarıda belirtilen
nitelikler önemlidir çünkü politikalar gibi platformlar ve altyapılar yerel kısıtlamaları
ve gerçekleri hesaba kattıklarında daha etkilidir.
1.7. Kurumlar, açık altyapılarını veya bileşenlerini paylaşmayı düşünmelidir. Her
üniversitenin açık arşiv kullanması gerekir ama her üniversitenin kendi arşivine
ihtiyacı yoktur. Her AE yayıncısı, yönetim ve iş akışı araçlarından yararlanmalıdır,
ancak her yayıncının kendi araçlarına ihtiyacı yoktur. Birçok kurum ve ülkenin AE
yayın portallarına ihtiyacı vardır, ancak her birinin kendi portalına ihtiyacı yoktur ve
Hırvatistan, Etiyopya, Finlandiya, Yunanistan, Norveç, Sırbistan, İspanya ve Latin
Amerika’dakiler gibi ulusal veya bölgesel portallardan yararlanabilirler. Paylaşılan
altyapılar, bazı unsurları birlikte çalışabilir olsa bile, paylaşılmayan alternatiflerin
rekabet edemeyeceği avantajlara sahiptir. Açık arşiv örneğini ele alalım: Üniversiteler
için mevcut bir açık arşive katılmak, kendi kurumsal arşivlerini başlatmaktan daha
kolaydır. Paylaşılan bir açık arşivde metin ve veri madenciliğini desteklemek, birden
çok platforma göre daha kolaydır ve sonuçlar daha faydalı olacaktır. Çok sayıda
benzer depodan ziyade geniş bir açık arşiv deposunu korumak daha kolaydır. Pubmed
Central veya ArXiv gibi büyük açık arşiv örneklerinden de bildiğimiz gibi, bu arşivleri
bir okuma aracı olarak kullanan araştırmacılar, bunların bir depo aracı olarak değerini
daha iyi anlayabileceklerdir. Paylaşılan altyapı, tek bir kurumun kendi başına
geliştirmeyi göze alamayacağı son teknoloji özelliklere sahip olabilir.
1.8. Kurumlar, benimsemeye hazır olmadıkları yeni açık altyapıların ortaya
çıktığını gördüklerinde, bunların geliştirilmesine katılmaya çalışmalıdırlar. Mümkün
olduğunda, kurumlar ya BT ekipleri aracılığıyla ya da öğretim üyelerini veya
öğrencileri bu çabaya katılmaya teşvik ederek kodun geliştirilmesine katılmalıdır.
Kurumlar kod yazma konusunda yardımcı olamıyorlarsa, gelecekteki potansiyel
kullanıcıların beklenti ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamaları için BT geliştirmeden
sorumlu ekiplere yardımcı olabilmeleri gerekir. Bu yakın işbirliği, maliyetleri ve boşa
harcanan zamanı en aza indirirken, yeni altyapıların benimsenme ve kullanılma şansını
artıracaktır.
1.9. Açık araştırma altyapılarının belirlenmesinde yardım için aşağıdaki kaynakları
ve kuruluşları öneriyoruz: Açık Bilim Hizmetleri Sürdürülebilirliği için Küresel
Koalisyon (SCOSS), Açık Altyapıya Yatırım (IOI) Girişimi, Açık Araştırma
Altyapıları İlkelerine (POSI) bağlı kuruluşlar ve Araştırma Altyapısı Sağlayıcıları
Konsorsiyumu (SCIP). Ancak, bu listelerin hiçbiri tam değildir ve bazıları bilinçli
olarak seçicidir. Her akademi ve araştırma kuruluşu, ihtiyaçlarını karşılayacak açık
altyapıyı izlemelidir.

2. Araştırma değerlendirme uygulamaları

Üniversiteler ve araştırma kurumları tarafından finansman kararları ve işe alma,
terfi ve görev süresi kararları için araştırma değerlendirmesinde reform yapılmasını
öneriyoruz. Özenli reformlar, araştırmanın çeşitliliğinden, bulgularından veya
titizliğinden ödün vermeden açık erişim yayıncılığına yönelik caydırıcı unsurları ortadan
kaldırabilir ve benimsemeyi teşvik edebilir. Açık erişim lehine olan bu önlemler,
akademik özgürlük ve en yüksek kalite standartları ile tamamen uyumludur.
2.1. Üniversiteler, Dergi Etki Faktörü (JIF) ve JIF’lere bağlı dergi sıralamaları gibi
AE için teşvikleri bırakmalıdır. Sorun, AE dergilerinin geleneksel dergilerden daha
düşük JIF’lere sahip olması değildir. (AE’nin atıfları, hatta JIF’leri bile artırdığına dair
kanıtlar var.) Asıl sorun, standart bir açık erişim dergisinin standart bir geleneksel
dergiden daha genç olması ve yeni açık erişim dergilerinin geleneksel dergilerin
aksine bir etki faktörü olmamasıdır. Aynı nedenle, JIF’ler iklim değişikliğinin
azaltılması gibi yeni ortaya çıkan konularda yeni dergilere (hem AE hem de AE olmayan) karşı ayrımcılık yapmaktadır. Asıl sorun, standart bir açık erişim dergisinin standart bir geleneksel dergiden daha genç olması ve yeni açık erişim dergilerinin geleneksel dergilerin aksine bir etki faktörü olmamasıdır. Ayrıca dilleri, coğrafi konumları veya kurumsal bağlantıları nedeniyle ticari hizmetlerde indekslenmeyen dergilere karşı da ayrımcılık yaparlar. Ek olarak, değerlendirme amacıyla JIF’lere güvendiğimizde, kalite göstergesi için etki göstergesini ve dergi göstergelerini makale veya yazar göstergeleri olarak karıştırıyoruz. (Ayrıca BOAI-10 deklarasyonundaki
Tavsiye 1.5’e bakınız).
2.2. Araştırma değerlendirme komiteleri, örneğin AE’ye karşı oldukları için nadiren
kasıtlı olarak AE için caydırıcı şeyler yaratırlar. Caydırıcı unsurlar, dergi
sıralamalarının kullanımı, dergi düzeyinde metrikler, belirli dergilerde yayın için
ödüller veya AE dergilerinin tamamının veya çoğunun "yağmacı" olduğu yanlış
varsayımı gibi diğer uygulamaların genellikle fark edilmeyen yan etkileridir. Benzer
şekilde, yapıcı reformların eksikliği birçok engelden kaynaklanmaktadır ve neredeyse
hiçbir zaman AE’nin kendisine muhalefetten kaynaklanmamaktadır.
2.3. AE için araştırma değerlendirme uygulamalarından caydırıcı unsurları ortadan
kaldırmak, ileriye doğru atılmış büyük bir adım olacaktır. Ancak, AE için olumlu
teşvikler yaratmak için yeni uygulamaları da destekliyoruz. Liege Üniversitesi'nin
fakülte makalelerini yalnızca makaleler kurumsal arşivde depolandığında terfi ve
görev süresi için değerlendirmeye yönelik öncü uygulama, iyi bir örnektir. Birkaç
üniversite de aynı şeyi yaptı, ancak yeterli değil. Açıkça bu uygulama, araştırma
konularına, sonuçlarına veya kalitesine değinmemektedir. (BOAI-10’un 1.6
Tavsiyesinde Liege benzeri politikaları desteklediğimizi unutmayın.)
2.4. Terfi ve görev süresi komiteleri, kariyerinin başındaki araştırmacıların açık
erişim olmayan prestijli veya yüksek etkili dergilerde yayın yapmalarını beklerken,
açık erişime karşı caydırıcı faktörler yarattıklarını anlamalıdır. Ayrıca, fon sağlayıcı
AE politikalarına tabi olan araştırmacılar için yarattıkları ikilemi de anlamalıdırlar. Bu
ikilemler havuz tabanlı veya yeşil AE ile çözülebildiğinden (3.10 ve 3.13’te daha
fazla), komiteler yeşil AE’yi olumlu bir şekilde teşvik etmeli ve genç araştırmacıları
kendileri için seçenek bulmaya veya sorunu nasıl çözeceğini keşfetmeye izin
vermemelidir. Her durumda, komiteler değerlendirmelerini yayınladıkları dergilere
değil, adayın çalışmalarının kalitesine dayandırmalıdır. Metrik kullanıyorlarsa, dergi
düzeyinde değil, makale veya yazar düzeyinde metrikler kullanmalıdırlar.
2.5. Araştırma kurumlarının Araştırma Değerlendirme Deklarasyonu’nu (DORA)
imzalamasını ve bunu uygulamak için adımlar atmasını öneriyoruz. Aynı doğrultuda,
Leiden Araştırma Metrikleri Manifestosu’nu, Hong Kong İlkelerini ve Paris Araştırma
Değerlendirme Çağrısını destekliyoruz. Diğer fon sağlayıcıların, yalnızca DORA veya
eşdeğer bir ilkeler dizisini imzalamış ve bunları uygulama taahhüdü gösteren
kurumlara hibe verme konusunda Wellcome Trust, Templeton World Charity
Foundation ve UKRI’ye katılmalarını tavsiye ederiz.
2.6. Üniversite araştırma inceleme kurulları ve finansman kuruluşları, araştırma
inceleme yöntemlerini değiştirmek ve yeni uygulamaları teşvik etmek için güçlü bir
konumdadır. Bu pozisyonu akıllıca kullanmazlarsa, açık erişimin geliştirilmesi ve
benimsenmesi için büyük bir engel olabilirler. Dikkatli kullanıldıklarında AE’nin
önemli bir hızlandırıcısı olabilirler. Araştırma kurumları, terfi ve görev süresi
sürecinin teşviklerini açık araştırmanın ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirmek için
vicdani bir şekilde çalışmalıdır.
2.7. Dergi sıralamasını ve dergi düzeyindeki metrikleri düşürmek, araştırma
kültüründe değişiklikler gerektirecektir. Dergileri ve yayıncıları değil, eserleri ve
insanları değerlendirmeyi gerektirecektir. Nicel metriklerden nitel metriklere geçişi
gerektirecektir. Araştırmacıların dergi düzeyindeki metriklerin yapaylığını ve
alakasızlığını ve onları araştırma için terk etmenin yararını anlamalarını
gerektirecektir.
Akademisyenlerin kalite yargılarını yayıncılara veya yayıncı kararlarından
kaynaklanan verileri dış kaynak kullanımına bırakmalarını ve kaliteyi kendileri
yargılama sorumluluğunu üstlenmelerini gerektirecektir.

3. Makale işleme ücretleri

Yazarları ekonomik gerekçelerle asla dışlamayan kapsayıcı yayın ve dağıtım
kanalları öneriyoruz. Makale işleme ücretlerinden (APC’ler) uzaklaşmanızı öneririz.
Uygulanabilir alternatifler uzun süredir var olmuştur, ancak bunlar sistematik olarak
yeterince fark edilmemekte, yeterince tartışılmamakta, yeterince takdir edilmemekte,
yeterince finanse edilmemekte ve yetersiz kullanılmaktadır. AE araştırmasının
hakkaniyetini, kalitesini, kullanılabilirliğini ve sürdürülebilirliğini geliştirmek için bu
alternatiflerden tam olarak yararlanmanızı öneririz. APC’lere diğer alternatifleri
belirlemek için yatırımlar ve yaratıcı keşifler öneriyoruz.
3.1. APC’ler, kendilerine ödeme yapacak fon bulamayan yazarları dışlar. Bu
kategori, orantısız bir şekilde küresel güneydeki birçok yazarı içerir. Aynı zamanda
kuzeydeki daha az ayrıcalıklı kurumlardan bağımsız akademisyenleri ve yazarları da
içerir. APC’ler, çalışmanın kalitesine veya önemine dikkat etmeden, ekonomik
gerekçelerle yazarlara karşı ayrımcılık yapar. Dolayısıyla bu model hem yazarlara hem
de bu eserden yararlanabilecek okuyuculara zarar vermektedir. Bu model aynı
zamanda bu eserlerin ve yazarlarının bakış açılarını, temsil ettikleri bölgelerin ve
disiplin alanlarının bakış açılarını ihmal ettiği için araştırmaya da zarar vermektedir.
Dolayısıyla bu model, gönderilen çalışmanın içsel niteliklerine yabancı kabul kriterleri
ekleyerek dergilerin kapsamayı düşündükleri disiplin alanlarını ve konularını temsil
etme biçimini bozmaktadır. Okuyuculara daha fazla özgürlük sağlamak için
abonelikleri ve diğer ücretli engelleri kaldırmaya çalıştığımız gibi, yazarlara daha fazla
özgürlük vermek için APC ödemeyi kaldırmaya çalışıyoruz.
3.2. APC’ler, abonelik fiyatları kadar opak ve anlaşılmazdır. Belirli bir APC tabanlı
derginin dışındaki yazarlar, üniversiteler, kütüphaneler, fon sağlayıcılar ve diğer
paydaşlar, APC’nin hangi dergi giderlerini karşıladığını veya APC’nin dergi giderlerini
ne kadar aştığını söyleyemez. (En büyük yayıncılar için yıllık olarak açıklanan kâr
marjlarında bir ipucumuz var.) Bu sistemin dışında hiç kimse, APC’lerin yayıncının
üretim maliyetlerine mi yoksa üniversitelerin harcama geçmişine mi dayandığını
söyleyemez; yayıncıların incelemelerinin prestijine veya etki faktörlerine göre bir prim
alıp almadığını, ya da yayıncının piyasanın taşıyacağına inandığı ve eski kar marjlarını
korumayı veya aşmayı amaçladığı kadar ücret alıp almadığını da söyleyemez. Aynı
nedenle, APC “indirimleri” mantıksız ve anlaşılmazdır; bunlar tamamen keyfi
indirimlerdir. Diğer zararların yanı sıra, APC’lerin opaklığı, APC enflasyonunu ve
sunulan hizmetlerin çok ötesinde ödemeleri desteklemektedir. Ancak, APC’ler daha
düşük olsa ve yayıncılar APC’lerin kapsadığı maliyetler konusunda daha şeffaf hale
gelse bile (coAlition S ve FAIR Açık Erişim İttifakı’nın hedefi), yine de APC’lere
alternatiflerden daha iyi yararlanmanızı tavsiye ederiz. Daha düşük APC’ler ve şeffaf
bir şekilde yayıncı maliyetlerine bağlı APC’ler, liyakatle ilgisi olmayan yazar taraflı
engeller olmaya devam eder ve daha adil ve kapsayıcı bir araştırma iletişimi sistemine
doğru ilerlemeyi engeller.
3.3. Bu amaçlar için, APC’lerin yazarlar adına üniversiteler ve fon sağlayıcılar
tarafından ödenip ödenmediği önemli değildir. Birçok yazarın bu ücretleri
ödeyebilecek veya ödemeye istekli kurumlarla bağlantısı yoktur. Bu nedenle bu
yazarlar, bu ücretleri ödeme konusundaki kişisel yetenekleri temelinde değil, kurumsal
bağlılıkları temelinde -ki çalışmalarının kalitesiyle ilgisi olmayan başka bir değişken-
temelinde ayrımcılığa uğruyor. Araştırmalar, kuzey ülkelerinden gelen yazarların,
güney ülkelerinden gelen yazarlara göre APC’nin ödenmesi için hibe bulma
olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, APC’nin ödeme
sorumluluğu, adil olmayan bir şekilde, çok az finansman olanağına sahip olan ve bu
maliyetleri en az karşılayabilen yazarlara düşmektedir. APC’lerin kurumlar veya
finansman kuruluşları tarafından finanse edilmesi, yalnızca ona en az ihtiyacı olan
yazarlara yardımcı olur ve bu nedenle mevcut eşitsizlikleri şiddetlendirir. Tabii ki,
daha fazla kurum- daha fazla bölge ve ekonomik katmanda- APC’leri ödemeye istekli
olsaydı, bu değişebilirdi. Ancak APC’ler başka sorunları da beraberinde getirdiğinden
ve araştırma yayınlamak için gereksiz olduklarından, kurumların APC’lerin kendileri
yerine APC’lerin alternatiflerine yeni para harcamalarını öneriyoruz.
3.4. Kurumlar, öncelikli olarak APC’lere ödeme yaparak AE’yi desteklediğinde,
APC’siz veya elmas dergilere APC’leri ücretlendirmeye başlamak için ters bir teşvik
verirler. Aynı nedenle, düşük APC dergilerine APC’lerini yükseltmek için ters bir
teşvik veriyorlar. Bu sonuçlar, APC’lerin çalışmalarından yararlanacak dışlanmış
yazarlara ve okuyuculara verdiği zararı ağırlaştırmaktadır. Okurlara verilen zarar
küreseldir ve yazarlara verilen zarar, disiplinler ve bölgeler arasında eşit değildir.
3.5. APC’ler, aldattıkları tüm araştırmacılara zarar veren hileli ve yağmacı dergileri
besler. Tüm yağmacı dergiler açık erişim dergileri olmasa da bu dergiler açık erişim
imajına da zarar vermektedir. Küresel açık erişim topluluğu şu anda güvenilir
dergilerin listelerini sağlayarak ve açık erişimdeki dergilerin çoğunluğunun
güvenilirliği ve kalitesi hakkında paydaşları eğitmeye çalışarak bu sorunla mücadele
ediyor. Bu adımlar faydalıdır ve devam etmelidir. Ancak aynı zamanda yayın
ücretlerinden feragat ederek yağmacı dergilere de son vermeliyiz.
3.6. APC’lerin her zaman iki ana alternatifi olmuştur: Havuz tabanlı (veya “yeşil”)
AE dergileri ve APC’siz (veya “elmas”) AE dergileri. Yeşil ve elmas AE, yalnızca
okuyuculara değil, okuyuculara ve yazarlara da açık olduğundan, onlara daha fazla
dikkat, daha fazla kullanım, daha fazla finansman ve daha fazla öncelik vermenizi
öneririz. Kaynakları APC tabanlı AE’den yeşil ve elmas AE’ye kaydırmak,
araştırmanın kalitesini veya açıklığını düşürmeden küresel araştırmalarda daha fazla
sesin duyulmasını sağlayacaktır. Bu aktarım, daha önce dışlanan bakış açılarını
paylaşarak araştırmanın kalitesini artıracaktır. Kâr amacı gütmeyen araştırma
kurumlarından kâr amacı güden şirketlere akan parayı azaltacak ve bilimsel iletişim
üzerindeki topluluk kontrolünü güçlendirecektir.
3.7. APC ödemesi gerektiren dergilerde yayınlanan makalelerin, Budapeşte
Girişimi tarafından açık erişime verilen anlamda açık erişim olmadığını iddia
etmiyoruz. Bu makaleler açık erişimdir. APC tabanlı AE büyüdüğünde, AE büyür.
Buradaki görev, AE olmayan çalışmaları AE yapmak değil, yazarları alakasız
gerekçelerle dışlamayı durdurmak, bu dışlamalar yoluyla araştırmayı çarpıtmayı
durdurmak, AE’nin ekonomisini karartmayı bırakmak, gereğinden fazla ödemeyi
durdurmak, akademik sektörden ticari sektöre sınırlı fon akışını durdurmak,
araştırmanın sürdürülebilirliğini yayıncı gelirlerinin sürdürülebilirliğine bağlamayı
bırakmak ve bu sonuçlarla bir iş modeli yerleştirmeyi bırakmaktır. Benzer şekilde:
Birçok kurum, hibrit AE dergilerindeki AE makalelerinin iyi niyetli AE olduğunu
kabul ederken bile, uzun zaman önce hibrit dergilerde APC ödememeye karar verdi.
Buradaki görev, AE dışı işleri AE yapmak değil, zararlı bir iş modelini beslemeyi,
teşvik etmeyi ve sağlamlaştırmayı bırakmaktı.
3.8. APC’lere önemli miktarda para ödeyen üniversiteler ve fon sağlayıcılar, bunun
yerine yeşil ve elmas AE;ye yatırım yapmalıdır. Birçok APC tabanlı AE dergisi ve AE
olmayan birçok dergi, bu yatırımın yardımıyla elmas AE;ye geçiş yapabilir, hatta bunu
onsuz yapamazlar bile. Bazı dergilerin bu model değişikliğini yapamaması durumunda
yazarlar ve kurumlar, yazarları ekonomik gerekçelerle dışlamayan dergileri tercih
etmelidir.
3.9. Yayıncılar geçmişte, hakemli makalelerin açık depolarda depolanmasının,
geleneksel abonelik temelli dergilerde hakemli makalelerin yayınlanmasını
engellediğini ve hatta tehdit ettiğini öne sürerek Yeşil AE’yi bir parazit olarak
adlandırdılar. Yeşil AE’nin büyümesinin neden olduğu herhangi bir dergi iptalini hala
bilmiyoruz. (Aslında, yayıncıların kendileri, dergi iptallerinin başlıca nedeninin kendi
fiyat artışları olduğuna dair kanıtlar üretmiştir.) İtiraz bugün daha az yaygındır, çünkü
kısmen daha önce bunu geliştiren yayıncılar kendi APC tabanlı AE dergilerini
yayınlamaya başlamışlardır. (Aynı nedenlerle, yayıncılar, APC’lerin dergilere yeni
çalışmaları kabul etmeleri için ödeme yaparak standartları düşürdüğüne dair eski
itirazlarını büyük ölçüde kontrol altına aldılar.) Daha da önemlisi, yeşil AE’nin
hakemli dergilere yönelik sözde tehdidi, APC’li veya APC’siz hakemli AE dergileri
için geçerli değildir. Ön baskılar için yeşil AE için de geçerli değildir. Ayrıca,
gönderilen makaleler için yeşil AE veya eşdeğerini gerektiren açık hakem
değerlendirmesini kullanan hakemli dergiler için de geçerli değildir. Ayrıca, hakemli
incelemeye tabi tutulan ve dağıtım altyapısı olarak küresel AE veri havuzları ağını
kullanarak yeşil ve altın arasındaki ayrımı bulanıklaştıran yer paylaşımlı dergiler için
de geçerli değildir. Tüm bu cephelerde büyümeyi destekliyoruz- hakemli AE dergileri,
ön baskılar, yer paylaşımlı dergiler. Ayrıca, akran incelemesi de dahil olmak üzere
yeni fayda katmanları ile küresel AE havuzları ağını geliştirmek ve küresel AE
topluluğunun yeşil AE’den daha iyi yararlanmasına yardımcı olmak için COAR yeni
nesil havuz projesini destekliyoruz.
3.10. Tüm yeni araştırma makalelerinin dergiler aracılığıyla (APC’li veya APC’siz)
AE olduğu bir dünyada bile, birçok bilimsel amaç için hala yeşil AE isteyeceğiz. Ön
baskılar için, yeni çalışmaların erken zaman damgaları için, yayınlandıktan sonra
güncellenen sürümler için, yer paylaşımlı dergiler için, koruma için, metin ve veri
madenciliği için ve veri kümeleri, kaynak kodu, kitaplar, tezler, baskıdan
sayısallaştırılmış eserler ve yenilikçi yeni bilim türleri gibi dergilerde yayınlanmayan
araştırma çıktıları için yeşil AE isteyeceğiz. AE için tercih edilen mekân olarak
dergiler yerine havuzları seçen kurum ve ulusların politikaları için yeşil AE
isteyeceğiz. Bu, yazarları çalışmalarının yayınlanması için dergi seçimlerinde
sınırlamayan kurumsal politikaların yanı sıra genç araştırmacıların finansman
kuruluşları tarafından dayatılan açık erişim gereksinimlerine uyarken terfi veya görev
süresi komitelerinden gelen taleplere uymalarına izin veren politikaları içerir. (daha
fazlası için 2.4 ve 3.12. maddelere bakınız). Son olarak, APC tabanlı AE dergileri
dahil olmak üzere diğer kanalların, yazar boykotları veya ekonomik sürdürülemezlik
dahil olmak üzere herhangi bir nedenle başarısız olması veya daha az çekici hale
gelmesi durumunda, AE araştırması için olgun ve yaygın olarak kabul edilen bir kanal
olarak yeşil AE isteyeceğiz.
3.11. Birçok bölge ve disiplinde, APC tabanlı dergiler aracılığıyla AE, uzun
zamandır en yaygın olarak bilinen AE biçimi olmuştur. Aslında, birçok paydaş hala
tüm AE’nin APC tabanlı altın AE olduğunu iddia etmekte veya varsaymaktadır. Bu
yanlış anlama, açık arşivler açık erişim dergilerinin ortaya çıkmasından önce var
olmasına ve tarih boyunca onlarla birlikte var olmalarına rağmen devam etmektedir.
APC tabanlı AE dergileri, hakemli AE dergilerinin azınlığı olmasına rağmen bu
durum devam etmektedir. (18 Ocak 2022 itibariyle, Açık Erişim Dergileri Dizini’nde
listelenen dergilerin yalnızca %30,4’ü APC ücretlidir, ancak 2020’de AE dergilerinde
yayınlanan makalelerin %65’i APC türünde yayınlanmıştır.) Bu yanlış anlama
zararlıdır. Yeşil AE politikaları kapsamındaki yazarlar (bir arşivde depozito
gerektiren) yanlışlıkla altın AE politikaları kapsamında olduklarını düşünürler (belirli
bir tür dergiye gönderilmesini gerektirir). Çalışmalarını AE yapmak isteyen yazarlar,
yanlışlıkla sadece APC tabanlı dergileri tek seçenekleri olarak düşünürler. Bir APC’yi
karşılayacak fon bulamazlarsa, yanlışlıkla işlerini AE yapamayacakları sonucuna
varırlar. AE dergilerini desteklemek isteyen kurumlar kendilerini yanlışlıkla APC
tabanlı dergilerle sınırlandırırlar. AE’ye geçiş yapmayı düşünen abonelik dergileri,
yanlışlıkla müzakerelerini APC iş modelleriyle sınırlandırır ve diğer modelleri dikkate
almaz. Tüm dergilerin AE’ye çevrildiği bir dünyada, küresel araştırma topluluğunun
hakemli dergi makaleleri için ne ödeyeceğini düşünenler, analizi, topluluğun
APC’lerde ödeyeceği ücretle yanlışlıkla sınırlandırıyor. Yazarların AE’ye yönelik
tutumlarına ilişkin anketler, yanlışlıkla kendilerini APC tabanlı AE dergileri
hakkındaki sorularla sınırlandırmaktadır. APC’nin ödemeye dayalı açık erişim
modelini destekleyenler de dahil olmak üzere tüm ilgililer, ortaya çıktıklarında bu tür
yanlış anlamaları ortadan kaldırmalıdır. Bu konudaki iletişimleri çok net olmalıdır.
AE, yalnızca dergiler tarafından değil, havuzlar da dahil olmak üzere birçok kanal
tarafından sunulur. AE dergileri yalnızca APC’leri değil, birçok farklı iş modelini
kullanır.
3.12. Yeşil AE’den nasıl daha iyi yararlanabiliriz? Daha fazla kurum, yalnızca Yeşil
Yol’;a dayanan veya Yeşil Yol ile Altın Yol arasında tarafsızlığı hedefleyen açık erişim
politikaları oluşturmalı, böylece yazarlar, açık erişim açısından yasal gerekliliklerle
karşı karşıya kaldıklarında bir seçeneğe sahip olmalıdır. Üniversite AE politikalarının
çoğu hala yalnızca yeşildir ve bunu alkışlıyoruz. Fon verenlerin çoğunun AE
politikaları hala yalnızca yeşildir ve artan sayıda altını tercih etmektedir. Plan S ve
UKRI politikası gibi bazıları, her iki tür uyumluluk seçeneğiyle yeşil-altın nötrdür.
Yeşil AE’den daha iyi yararlanmanın bir başka yolu da daha fazla üniversitenin,
çalışmaları doğrudan kurumsal havuzlarına otomatik olarak yerleştirmek için
yayıncılarla pazarlık yapmasıdır. Uluslar, ulusal arşivlere veya bölgesel üniversite
arşivlerine otomatik olarak para yatırmak için yayıncılarla pazarlık yapmalıdır. Daha
fazla üniversite ve fon sağlayıcı, yayıncılar izin vermediğinde yeşil AE’ye izin vermek
ve yazarlar ve kurumlar başka türlü gerekli haklara sahip olmayacakken ambargosuz
ve açık lisanslı yeşili desteklemek için hakları koruma politikaları benimsemelidir.
Daha fazla ülke aynı etkiye sahip “Taverne tarzı” telif hakkı düzenlemelerini
benimsemeli veya kısıtlamaları ve ambargoları kaldırarak mevcut düzenlemeleri
güçlendirmelidir. Acil ve açık lisanslı AE isteyen daha fazla kurum ve ülke, yeşil
AE’nin bu koşulları karşılayabileceğini anlamalıdır. Daha fazla üniversite, kurumsal
veri havuzu için kurumun araştırma çıktısını toplamak için sistematik ve yeterince
finanse edilmiş çabalar başlatmalıdır. APC’lere ödeme yapan üniversiteler (yayıncı
sözleşmeleri veya özel fonlar aracılığıyla), bu paranın artan yüzdelerini ve abonelik
bütçelerinin artan yüzdelerini aynı yeşil AE çabalarına yönlendirmelidir. Altın AE’yı
teşvik eden veya talep eden ve kapsam dahilindeki tüm yazarlar için APC’leri ödemeyi
zor bulan üniversiteler ve fon sağlayıcılar, yeşil AE’yi teşvik etmeli veya talep etmeli
ve bunun yerine kapsanan çalışmaları AE havuzu için toplamak üzere projeye yatırım
yapmalıdır. Daha fazla yazar ve kurum, açık lisans kullanan ve özel hak talep etmeyen
dergileri tercih etmeli, daha fazla makaleyi ve daha fazla sürümü depoya yatırmak için
serbest bırakmalıdır. Daha fazla yazar ve kurum, nihai yazarın versiyonunun
genellikle son yayınlanan versiyonla büyük ölçüde aynı içeriği içerdiğini anlamalıdır.
Son olarak (2.4 ve 3.10 numaralı maddelere atıfta bulunularak), hem finansman
sağlayan kurumlar hem de üniversiteler erken aşamadaki araştırmacıların yeşil yolu
izlemelerine ve fon sağlayıcıların politika gereksinimlerini karşılamalarına yardımcı
olmalıdır.
3.13. Elmas AE’den nasıl daha iyi yararlanabiliriz? Daha fazla üniversite, fon
sağlayıcı ve hükümet, elmas yolun manevi desteğinin ötesine geçmeli ve ona finansal
destek sağlamalıdır. Fakülteleri veya hibe alanlar tarafından yönetilen veya
düzenlenen elmas dergilerine doğrudan katkıda bulunabilirler. Open Library of
Humanities, OPERAS ve Redalyc-AmeliCA gibi elmas AE girişimlerini
destekleyebilirler. Veya Fair Open Access Alliance (FOAA), Free Journal Network
(FJN), JISC, LingOA veya Open Access Community Investment Program (OACIP)
gibi kuruluşlar aracılığıyla elmas AE’yi dolaylı olarak destekleyebilirler. Elmas Açık
Erişim Eylem Planının tavsiyelerine göre hareket edebilirler. APC’lere ödeme yapan
üniversiteler ve fon sağlayıcılar, elmas AE dergilerini desteklemek için bu paranın
artan yüzdelerini yönlendirmelidir. Kütüphaneler, aynı amaç için abonelik
bütçelerinden fonları yönlendirmelidir. APC’lere mali destek sağlayanlar, APC
olmayan AE dergiler için en azından mali destek sağlamalıdır. Akademisyenler ve
elmas AE yayıncıları, elmas dergilerinin faturalarını ödemek için fon bulmasının
çeşitli yollarını belgelemeye yardımcı olmalıdır. Nasıl abonelik dergileri sıklıkla
AE’ye dönüştürme olasılığını araştırıyorsa ve hibrit dergiler genellikle hibrit olmayan
AE’ye dönüştürmeyi araştırıyorsa, daha fazla APC tabanlı AE dergileri elmas AE’ye
dönüştürme olasılığını araştırmalıdır. Mevcut elmas AE dergileri, APC’siz modeli
neden benimsediklerine ve pratikte nasıl çalıştığına ilişkin modeli dikkate alarak
dergilerle birlikte çalışarak bu araştırmayı desteklemelidir.

4. Oku ve yayınla sözleşmeleri

AE araştırmasını yayınlamak için para harcadığımızda, AE’nin araç olduğu
hedefleri hatırlamalıyız. Dünyanın tüm bölgelerine fayda sağlayan, akademik
liderliğindeki ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından kontrol edilen, yeni AE
literatürünü ticari olarak baskın dergilerde yoğunlaştırmaktan ve bu hedeflerle çelişen
yerleşik modellerden kaçınan yayıncılık modellerini tercih etmeliyiz “Ofset”, “oku ve
yayınla” “dönüştürücü” denilen sözleşmelerden uzaklaşmanızı öneririz.
4.1. Bu sözleşmelere toplu olarak oku ve yayınla sözleşmeleri olarak atıfta
bulunacağız, ancak bunların birçok çeşidi olduğunu kabul edeceğiz. "Dönüştürücü"
terimini, kendi kendini açıklayıcı olmadığı için, diğer dönüştürücü veya dönüşümsel
girişimlere uygulanabilecek yararlı bir terimin önüne geçtiği ve açıklayıcı olmaktan
çok yüceltici olduğu için kullanmıyoruz.
4.2. Öncelikle, muhataplarımızın bu sözleşmelr konusunda ikiye ayrıldığını
belirtelim. Bazıları onları destekler, bazıları desteklemez.
4.3. Oku ve yayınla sözleşmeleri, AE makalelerinin sayısının artmasında olumlu bir
etkiye sahiptir. Bu büyümeyi memnuniyetle karşılıyoruz, ancak aynı zamanda bunu
birincil hedefimiz haline getirmekten ve başka hedefler pahasına peşinden koşmaktan
da endişe duyuyoruz. Bu sözleşmeler, APC tabanlı modele bağlıdır ve onu daha da
güçlendirmektedir. Bu nedenle AE içeriğindeki artış, bazı yazarları dışlayan
yöntemlerle gerçekleşir. AE külliyatını, kurumsal bağlantılarına veya ekonomik
koşullarına bakılmaksızın yazarları içeren yöntemlerle büyütmek istiyoruz. AE’nin
sunduğu hedeflere yeniden odaklanmak istiyoruz. Son olarak, gereğinden fazla ödeme
yaparak ve kısa vadeli büyümeyi uzun vadeli büyümenin önüne koyarak bu
sözleşmelerin sürdürülemez olduğuna inanıyoruz.
4.4. Savunucular genellikle bu sözleşmelerin APC’lerden vazgeçtiğini söylüyor.
Ama bu yanıltıcıdır. Yazarlar, kapsanan dergilerde APC ödemezken ve APC’leri
ödemek için fon aramasına gerek kalmazken, müzakereler sonunda kurumun taşıması
gereken belirli bir yayın maliyeti üzerinde anlaşmaya varırlar. Kuruma yüklenen bu
maliyetler, APC’ler veya mevcut amaçlar için eşdeğerdir. Bu sözleşmeler, APC’leri
ortadan kaldırmak yerine, kurumların yazarlar adına ön ödeme yapmalarını düzenler.
(Bazı nüanslar için bkz. 4.10.) Bu düzenleme, yazara dönük APC’lere göre bir
ilerlemedir, ancak yine de APC’lerin diğer dezavantajlarını taşır. Bu sözleşmelerle ön
ödemeli APC’ler, yazara dönük APC’ler kadar opak ve anlaşılmazdır. Aynısı, teslim
etmeleri gereken APC feragatleri ve indirimleri için de geçerlidir. İki tarafın
hesaplama için kullandığı tutarı biliyor olabiliriz, ancak hangi yayıncı giderlerini
karşıladığını veya yayıncının giderlerini ne kadar aştığını bilmiyoruz. Konuyla ilgili
bazı varyasyonlarda, sözleşmeler bir üniversiteye sınırsız sayıda feragat verir. Bu gibi
durumlarda, kapsanan yazarlar kapsanan dergilerde yayınladıkça APC veya
eşdeğerinin fiyatını düşürür. Bu, bu özelliği olmayan varyasyonlardan daha iyidir,
ancak bu modelle ilgili diğer sorunları ele almaz ve hatta kapsanan araştırmanın büyük
bölümünü ticari olarak baskın yayıncı katmanına yönlendirme sorununu daha da
kötüleştirir (bkz. 4.9). Yazarları bu sözleşmeleri karşılayamayacak kurumlardan hariç
tutar. Bu sözleşmeler ayrıca yazarların veya kurumların daha düşük APC’li veya
APC’siz dergileri tercih etme teşviklerini (tüm AE dergilerinin çoğunluğunu
hatırlayın) ve fon sağlayıcıların üniversitelerle birlikte APC’lere ödeme yapmalarını da
azaltır.
4.5. Bir dergi APC’si, örneğin oldukça seçici dergilerdeki yüksek harcamalara bağlı
olduğu için yüksek olabilir. Bu durumlarda sorun, APC’nin derginin masraflarını
karşılamak için gerekenden fazla olması değildir, ancak yine de bu amaç için
gerekenden fazla olabilir. Sorun şu ki, aynı makaleyi başka bir mekânda, örneğin daha
düşük APC’ye sahip bir dergide, APC’siz bir dergide veya bir AE deposunda
yayınlamak gerekenden daha fazlasıdır. Bu sorun, üretim maliyetleri ve APC’leri daha
düşük olanlar da dahil olmak üzere, APC tabanlı AE dergilerine özgüdür. Aynı
araştırmanın ücret ödemeden paylaşılabildiği durumlarda araştırmayı paylaşmak için
ücret ödemenin özel ve ağır bir gerekçesi olmalıdır. Yazar aynı makaleyi başka bir
yerde yayınlayabiliyorsa, ödemenin makalenin kalitesini artırması gerekçe olamaz.
Amacı bir derginin markası, prestiji veya metrik puanları için ödeme yapmak
olduğunda, ödeme makalenin kalitesini iyileştirmez. Bu ücretler, iyileştirilmiş kalite
için değil, iyileştirilmiş kalite algısı için ödeme yapar. Kariyer gelişiminin bu algıya
bağlı olabileceğini anlıyoruz. Ancak bu çözülmesi gereken bir problemdir, uyum
sağlanacak değişmez bir gerçeklik değildir. En adil, sürdürülebilir ve akademik olarak
dürüst çözüm, araştırma değerlendirme komitelerinin araştırmanın nerede
yayınlandığına daha az ve araştırmanın kalitesine daha fazla dikkat etmesidir. (Bkz.
Tavsiye 2.) Bu komiteler, diğer tüm paydaşların üzerinde, ikisi farklı olduğunda prestij
yerine kaliteye odaklanmalıdır. APC’lerin üretim maliyetlerine yakından bağlı olup
olmadıklarına bakılmaksızın, onlara ödeme yapmak, tüm disiplinler, bölgeler ve
ekonomik tabakalar için sürdürülebilir bir şekilde ölçeklenen modelleri teşvik etme
mücadelesinden vazgeçer.
4.6. Bu sözleşmeler kapsamındaki dergiler abonelik talep etmeye ve makalelerinin
yalnızca bir kısmını AE yapmaya devam etmektedir. Bunlar hibrit dergilerdir. Birçok
üniversite ve fon sağlayıcının uzun zamandan beri karar verdiği gibi, hibrit dergilerde
APC ödememenizi tavsiye ediyoruz. Bunun bir nedeni, sınırlı APC fonlarının daha da
ileri gitmesidir. Bir diğeri, hibrit dergilerin abonelik gelirinden de yararlanmasına
rağmen, hibrit dergilerin tam AE dergilerinden daha yüksek ortalama APC’;ler talep
etmesidir. Bir diğeri, hibrit dergilerin genellikle çift ücretli olmasıdır (AE makaleleri
için, bir kez abonelikler aracılığıyla ve bir kez de APC’ler aracılığıyla olmak üzere iki
kez ücretlendirilir). Tam veya hibrit olmayan AE dergileri çift ücret yapamaz. Ancak
asıl sebep, parayı alan yazarlar ve dergiler için doğru olmayan teşvikler yaratmaktan
kaçınmaktır. Hibrit dergilerde APC’lere ödeme yapmak, dergilere hibrit kalmaları için
ödeme yapar. Birçok kurumun amaçladığı ve sözleşmelere ne zaman gireceklerini
tahmin ettiği tam AE’ye dönüşüme direnmeleri için onlara ücret öder (sonraki 4.7′;de
daha fazlası).
4.7. Bu sözleşmelerin savunucuları genellikle kapsanan dergilerin hibritten tam
veya hibrit olmayan AE’ye dönüşeceğini öngörür. Ancak çok fazla dönüşüm
görmüyoruz. Yayıncıların dönüşüm planlarını da görmüyoruz. Dönüşümü sözleşmenin
uygulanabilir bir hükmü haline getiren sözleşmeler de görmüyoruz. Aksine (4.6), bu
sözleşmelerin kapsadığı dergilerin hibrit kalması ve dönüşüme direnmesi için teşvikler
görüyoruz. Bununla birlikte, hibritten tam AE’ye sözleşmeye dayalı dönüşümler
görmeye başlasak bile, yeni AE dergileri APC’lere dayanıyorsa, bunun önemli bir
ilerleme olmayacağını unutmayın.
4.8. Birçok kurum bu sözleşmeleri kısmen beklenen dergi dönüşümlerini getirip
getirmeyeceklerini görmek için yapar. Deneyleri destekliyoruz ve bu kurumların
desteklerini uygun şekilde deneysel veya geçici hale getirmelerini öneriyoruz.
Örneğin, coAlition S bu sözleşmeleri 2024’ün sonuna kadar desteklemeye istekli,
ancak bundan sonra değil. Bibsam’ın oku ve yayınla sözleşmeleriyle ilgili ilk elden
deneyimine dayanan İsveç’in Bibsam Konsorsiyumu bu karara yakın zamanda katıldı.
Benzer şekilde, coAlition S fonları, tam AE’ye dönüşüm yönünde gözle görülür
ilerleme kaydeden hibrit dönüştürücü dergilerdeki APC’lere ödeme yapmaya isteklidir,
ancak bu yalnızca 2024’ün sonuna kadardır.
4.9. Bu sözleşmeler, yeni AE literatürünün çoğunu kendilerine yönlendiren en
büyük ve en zengin yayıncılar tarafından yapılma eğilimindedir (4.4). Bu, mevcut
yayıncılık ortamının tekel etkisini ağırlaştırır ve elmas AE dergilerini (çoğunluk,
hatırlayın), doğuştan AE dergilerini, tam veya hibrit olmayan AE dergilerini ve daha
küçük, kâr amacı gütmeyen, araştırma kurumları için daha ucuz olabilecek veya
bunların bir kombinasyonu olan dergileri hariç tutar. Bu anlamda, bu sözleşmeler
yalnızca APC modelini sağlamlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda mevcut dergi prestij
sistemini ve bu sistem altındaki mevcut kazananları da sağlamlaştırır. Aynı şekilde, bu
sözleşmeler en büyük ve en zengin üniversiteler tarafından yapılma eğiliminde olup,
bunlar ve daha az varlıklı kurumlar arasındaki yayıncılık-erişim boşluğunu
daraltmaktan ziyade genişletir.
4.10. Elmas AE dergileri (Madde 3.13) için önerdiğimiz finansal destek, bu
sözleşmeler tarafından sağlanan AE dergileri için sağlanan mali destekten iki şekilde
farklıdır. İlk olarak, elmas AE dergileri hibrit dergiler değildir. İkincisi, elmas AE
dergileri, yalnızca sözleşmeye katılan kurumlara bağlı olanlara değil, tüm yazarlara
ücretsiz yayın sunar.
4.11. Deneyleri desteklediğimiz için, bu sözleşmeler itirazlarımızı karşılayan dergi
dönüşümlerine neden olmaya başlarsa konumumuzu değiştirmeye hazırız. Bu
anlamda, pek çok kurum ve yayıncının tema üzerinde yeni varyasyonlar geliştirmesi
cesaret vericidir.

15 Mart 2022
Türkçe’ye Çeviren: Pelin Karcı Kandemir
Turkish translation by Pelin Karcı Kandemir

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

Open Access License for Institutions in Turkey

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

Hype Cycle for K-12 Education, 2022

The impact of the pandemic on K-12 lives on, and we have other significant crises impacting education. The growing global shortage of faculty and staff may require permanent shifts in practice. This year we highlight innovations for K-12 CIOs that will mature into solutions needed for that future.

https://go.grammarly.com/l/894581/2022-10-25/46n41

Posted by: bluesyemre | November 30, 2022

LinkedIn’de yapılmaması gereken 5 hata #AysudaCeylan

ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarınca açıklanan “dünyanın en iyi 3 bin üniversitesi” sıralamasına Türkiye’den 118 üniversite girdi.

Dünya genelinde üniversite sıralamalarını yapan yetkili 10 kuruluştan biri olan ODTÜ URAP’ın dünya sıralaması listesi bugün “http://www.urapcenter.org” internet sitesinden dünya kamuoyuna açıklanacak.

AA’nın edindiği bilgiye göre, URAP Laboratuvarı’nda, dünyanın ilk 3 bin üniversitesini sıralamak için “makale”, “atıf”, “toplam bilimsel doküman”, “toplam yayın etkisi”, “toplam atıf etkisi”, “uluslararası iş birliği” olmak üzere 6 alandaki akademik üretkenlik göstergesi kullanıldı.

Etki değeri en düşük olan son yüzde 25’lik dilime giren dergilerdeki makalelerle etki değeri sıfır veya henüz belirlenmemiş olan dergilerdeki makaleler bu sıralamada değerlendirme dışında bırakıldı. Sıralamada 1000 ve daha fazla yazarlı makaleler de değerlendirmeye alınmadı.

URAP sıralamasında, dünyanın en iyi 3 bin üniversitesi” sıralamasına Türkiye’den 118 üniversite girdi. Sıralamada, 9 üniversite, 501-1000 aralığında yer aldı. Bu 9 üniversite içinde 517’nci sıra ile Hacettepe Üniversitesi, en iyi dereceyi yapan üniversite oldu. Bu sıralamasıyla aynı zamanda “dünyanın ilk 500 üniversitesi” hedefine en yakın olan Hacettepe Üniversitesinin makale sayısı da dünya ortalaması ile uyum gösterdi.

Hacettepe Üniversitesinin ardından en iyi dereceyi yapan 10 üniversite ile dünya sıralamasındaki yerleri şöyle:

“İstanbul Üniversitesi 639’uncu, Ankara Üniversitesi 745’inci, İstanbul Teknik Üniversitesi 778’inci, ODTÜ 810’uncu, Gazi Üniversitesi 877’nci, Ege Üniversitesi 889’uncu, Koç Üniversitesi 957’nci, İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa 965’inci, Atatürk Üniversitesi 1006’ncı.”

Çin, ABD gibi ilk 10’a 3 üniversitesi ile birden girdi

Sıralamada, Harvard Üniversitesi “dünyanın en iyi üniversitesi” olarak geçen yıllarda olduğu gibi yine birinci sıraya yerleşirken, Toronto Üniversitesi ikinci, University College London da üçüncü oldu.

Sıralamada, Çin Halk Cumhuriyeti üniversitelerinin yükselişi de dikkati çekti. Ülkenin 1998’den bu yana desteklediği 9 üniversite her yıl kendilerini daha da geliştirdi ve 2003’ten bu yana tüm dünya sıralamalarında yükselmeye devam etti ve Çin’in 9 üniversitenin tümü ilk 100’e girmeyi başardı.

Bu başarının ötesinde, ülkenin Shanghai Jiao Tong, Tsinghua ve Zhejiang isimli 3 üniversitesi, dünyanın en iyi ilk 10 üniversitesi arasında yer aldı.

Çin üniversitelerinin bu başarısı, Harvard, Stanford ve Johns Hopkins üniversiteleri ile ilk 10’da 3 üniversiteye sahip ABD ile benzerlik gösterdi.

“Bilimsel yayınları artırma çabası umut verici”

Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, yaptığı açıklamada, sayıları 200’ü aşan Türk üniversitelerinin sıralamalarda yükselebilmek için bilimsel yayınlarını artırma çabalarının umut verici olduğunu ifade etti.

Ancak URAP 2022-2023 dünya sıralamasında Türk üniversitelerinin umulan yükselişi gösteremediğini belirten Akbulut, bunun temel nedeninin, yayın ve atıfların sayısının azlığı ile makalelerin etki değeri düşük dergilerde yayınlanmaya devam etmesi olduğunu bildirdi.

Akbulut, Türkiye kaynaklı makalelerin sadece yüzde 22,67’sinin etki değeri en yüksek dergilerde yayımlanabildiği için Türk üniversitelerinin bilimsel yayınlarının atıf alma oranının dünyanın ortalamasının altına düştüğüne dikkati çekti.

Bu yıl yapılan URAP dünya sıralamasında, dünyanın ilk 3000 üniversitesi arasına 118 Türk üniversitesinin girmesine ilişkin Akbulut, “Türkiye’nin 118 üniversitesi arasında ilk 100’de, ilk 250’de ve ilk 500’de yer alabilen üniversitesi yoktur. İlk 1000’de sadece 9 üniversitemiz yer almaktadır, dünya sıralamasında ilk 3000’de 100’den fazla üniversitemizin yer almasına karşın, üst sıralarda arzu edilen sayıda üniversitemizin olmayışı, etki değeri yüksek dergilerdeki yayın sayılarımızın yeterince artırılamadığını göstermektedir.” değerlendirmesini yaptı.

https://www.aa.com.tr/tr/egitim/turkiyeden-118-universite-dunyanin-en-iyi-3-bin-universitesi-arasina-girdi/2749962#

Kütüphane sizin için neyi ifade ediyor? Kitap okuyabileceğiniz bir mekan mı? Ders çalışma yeri mi? Yoksa daha fazlası mı?

Hemen hemen herkes hayatında bir kere bile olsa kütüphaneye gitmiştir. Çocukluk dönemlerinizi hatırlayın. Boş derslerinizde illa ki okulun kütüphanesine gidip kitap okuma etkinlikleri yapmışsınızdır, ders çalışmışsınızdır, ya da nöbetçi öğrenciyseniz kütüphaneye geçip kitap raflarını temizlemişsinizdir. (Aslında bu pek çoğunuzun yaptığı bir eylem değildir ama benim tanıdığım bir arkadaşım var diyelim.)

Eğer Ankara’da yaşıyorsanız ve üniversite sınavına hazırlanmışsanız yolunuz Kızılay’da bulunan Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi’ne düşmüştür. O kütüphanenin bir ruha ve bir kültüre sahip olduğunu hissetmemek mümkün değil. Adnan Ötüken İlk Halk Kütüphanesi, sınava hazırlananların kütüphanenin konumundan da kaynaklı olarak ilk tercihlerinden birisi olmuştur.

Günümüzde her köşe başına farklı tasarımları ve sesli çalışma odaları olan bir kütüphane/kitap kafe açılıyor (ismi değişiklik gösterebiliyor). Hepsinin de çok kalabalık olduğunu ve yer bulmakta zorlanıldığını söylemek mümkün. Peki ya kütüphaneler varken neden bu mekanları tercih ediyoruz? Zaten kütüphaneler bize çalışma ortamı sağlamıyor mu? Aslına popülerliğin bunda büyük bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. Tabi ki başka -tartışmaya açık- nedenler var.

Kütüphaneler bilgi merkezlerinden biridir. Kütüphaneci, kullanıcıların araştırmalarına uygun kaynakları bulmasını sağlar. Danışma hizmetleri gibi kullanıcıyı yönlendirme hizmeti sağlar. Peki biz bunların farkında mıyız? Hiç bir kütüphaneye gidip merak ettiğimiz ya da ihtiyacımız olan bir konuda araştırma yaptık mı?

Belki de “kütüphane kafe”lerin kütüphanelerden daha fazla kullanılmasının ardında kütüphanelerin kullanım amaçlarını bilmememiz yatıyordur. Özetle, kafeler sadece ders çalışma ortamı sağladıkları için kütüphane gibi bilimsel çalışmaları destekleyen, misyona ve vizyona sahip bir kurumun yerine geçemez.

https://typelish.com/b/kutuphanelerin-yerini-kitap-kafeler-mi-alacak-105760

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

Stressed (A Documentary Film)

A new exploration into emotional stress and exciting science surrounding Neuro Emotional Technique (N.E.T.). The film delves into our history with stress, how we got to where we are today, and where we go from here. Featuring Dr. Daniel Monti (Director – Marcus Institute of Integrative Health) and leading neuroscientist Dr. Andrew Newberg (DMT: The Spirit Molecule), we get a fresh perspective on the effects of stress. Thanks to a new study from the Marcus Institute of Integrative Health at Thomas Jefferson University in Philadelphia, PA, there is now compelling evidence that this breakthrough intervention can help people to alleviate their emotional stress, as well as deeper insight into this exciting topic. https://www.onefoundation.org

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

Stratejik İçgörüler Geliştirmek için 4 Teknik

Strateji, rakipler karşısında avantaj elde etmekle ilgilidir. İster özel ister devlet kurumları veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlar olsun, tüm organizasyonların rakipleri vardır. Kimileri müşteriler için, kimileriyse fonlar için rekabet eder. Ayrıca tüm kurumlar çalışanlar için rekabet eder.

Stratejilerin işe yaraması için kurumunuzun kilit paydaşlarını en çok ilgilendiren stratejik faktörlerde nasıl konumlanacağınızı çözmelisiniz. Bunu yapmak içgörü dediğimiz şeyi, yani paydaşlarınızın gerçekten ne istediği hakkında kimsenin fark etmediği bir kavrayışı gerektirir. Bu, biri size bir şey açıkladığında “işte anladım” dediğiniz andır ve bunu ilk kez anlıyorsunuzdur. Bazen bu etraflıca düşünüp çıkardığınız bir sonuçtur. Bazense zihninizde birden “ışıklar yanar.” İçimize doğan içgörüler için birçok farklı benzetme kullanabiliriz.

Peki içgörü elde edeceğiniz koşulları nasıl yaratırsınız? Aşağıda rekabet avantajı ortaya çıkaracak içgörüleri geliştirebileceğiniz dört teknik açıklıyorum.

İç Gözlem

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü‘nü (MIT) ziyaret ettiğinizde, büyük kubbenin ön avlusundaki taş frizde Charles Darwin’in isminin diğer büyük bilim insanlarının isimleriyle birlikte yazılı olduğunu görürsünüz. Darwin birçok kişi tarafından en büyük bilim insanları arasında sayılır çünkü evrim ve adaptasyonla ilgili içgörüleri dünyadaki yaşam hakkındaki fikirlerimizi değiştirdi. Darwin oldukça fazla yürüyüş yapardı. Genelde evinin yakınında “kum yolu” denilen dikdörtgen bir yolda yaptığı yürüyüşlerde, kafasında kavramlar ve olgular arasındaki bağlantılarla ilgili tahminler geliştirerek fikir yürütürdü.

Çeşitli alanlarda çalışan halka açık bir şirketin CEO’su olan Tom için içgörüler yürürken değil bahçeyle ilgilenirken geliyor: “İşteyken günüm toplantılar ve ilgilenmem gereken meseleler ve planlanmamış olaylarla geçiyor. Bu yüzden strateji hakkında düşünmeye vakit kalmıyor. Boş vaktimde keyif alarak bahçemle ilgilenirken strateji hakkında düşünüyorum. Bu benim gevşediğim ve zihnimin özgür ve rahat bir modda olduğu bir zaman.”

Charles Darwin, iç gözlem yoluyla içgörü toplamanın zaman aldığını gösteren bir örnek. Tom, zihninizin rahat ve yaratıcı bir halde olması gerektiğini ifade ediyor. Bu koşullar altındayken zihninizde çeşitli senaryolar yaratabilirsiniz. Hatta şunu söyleyebilirim ki Jeff Bezos 1994’te Amazon’u kurmadan önce benzer bir şey yapmıştır ve “ya fiziksel perakende mağazalarına ihtiyacımız yoksa?” demiştir.

Diğer İnsanların Bakış Açılarını Anlayın

İç gözlem iyi bir başlangıç noktası olsa da sizin bakış açınızla sınırlıdır. Kurumunuzun paydaşları performansınıza tamamen farklı gözlerle bakarlar. Bu bakış açılarıyla bağlantı kurmak da içgörü kazanmak için iyi bir fırsattır. Bunu yapmanın en iyi yolu müşteri ihtiyaçları, ürün kullanımı ve hizmet gereklilikleri gibi konularda konuşup tartışmaktır.

Gordon, üreticilerden portakal alıp sınıflandıran, paketleyen ve perakendecilere satan bir meyve kooperatifinin CEO’su.  Bana kooperatifin üreticilerle ilişkisinin temel bir boyutu hakkında nasıl ani bir kavrayışa ulaştığından bahsetti: “Üyelerimize gidip onlarla konuşana kadar, tedarik edilen meyveler için hızlı ödeme yapmamızın ne kadar önemli olduğunu fark etmemiştik. Bazı üreticiler çok kısıtlı bütçelerle çalışıyor.”

Ofis çalışanları tarımla uğraşmadığından ve uzun vadeli krediler ödemeye alışkın olduklarından bu içgörüyü kaçırmışlardı. Üreticilere nakit akışını iyileştirmek kooperatifin mevcut üyeleriyle ilişkisini geliştirmekle kalmadı, aynı zamanda yeni üyeler çekmek için de avantaj sağladı.

Paydaş Davranışlarını Gözlemleyin

Müşteriler ve diğer paydaşlarla sık sık konuşmak, “bunu bilmiyordum” türünden içgörüler kazanmak için etkili bir yol olsa da bu yaklaşımın eksik yönleri de vardır.

Müşteriler geçmiş davranışlarını yanlış hatırlayabilir. Örneğin, bazı araştırmalarda katılımcıların bir kısmı aslında öyle olmamasına rağmen belirli bir markanın ürününü satın aldıklarını hatırladılar. Müşterilerin hafızaları güvenilir değildir çünkü reklamlar nedeniyle ilkin en popüler markalar akıllarına gelir.

“Sosyal olarak istenilir yanıtlar verme” adı verilen olgudan dolayı çalışanlar da yanlış yanıtlar verebilir. Bu durumda görüşülen kişi sosyal olarak onay gören davranışlara göre fikrini belirtir. Çalışanlara potansiyel motivasyon kaynakları sunulup bunları sıralamaları istendiğinde maaş yaklaşık olarak beşinci sırada gelir. Ancak, bir araştırmaya göre gerçek çalışan davranışına bakıldığında ücret çok daha büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bir açıklamaya göre bu tutarsızlığın sebebi, çalışanların görüşüldükleri zaman sadece ücret için çalışıyor gibi görünmek istememeleri.

Bu sorun en güçlü haliyle, bireylerden bir dizi stratejik faktörü önemine göre sıralamaları istendiğinde ortaya çıkar. Stratejik faktörler bir grup tarafından sıralandığında bu daha az geçerlidir. Dolayısıyla belirli durumlarda gerçek davranışları gözlemleyerek stratejik içgörüler toplayabilirsiniz.

Diğer Sektörlere Bakın

Aynı sektördeki kurumlar benzer stratejiler uygularlar. Bu özel sektörle kısıtlı değildir. Bu durum kamu kurumları ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda da görülür. Bir sektöre özgü bir anlayış ortaya çıkar ve belirli süreçler ve bunlara bağlı stratejiler yaygınlaşır. Bu haldeki işletmeler gerçek içgörülerden yoksun kalır.

Bazı şirketler bu tuzaktan kaçınmak için diğer sektörlere bakarak stratejik içgörü kazanırlar. Daha önce yazdığım örnekler, erkek bakımı ürünleri sunmaya başlayan uluslararası bir kozmetik firmasını içeriyor. Bu firma, enerji içeceği şirketi Red Bull’un genç erkek müşterileri nasıl çektiğini inceledi. Diğer bir örnekse ofis ve fabrikalara kahve, çay ve atıştırmalık yiyecek götüren bir sosyal girişim organizasyonu. Siparişlerin karşılanmasında doğruluk ve hız oranlarını iyileştirmek için Toyota’nın müşteri hizmetlerini incelediler.

Başka bir örnekte bir sağlık sigortası şirketi, büyük bankaların bir uygulama yoluyla müşteri hizmetlerini iyileştirmek için nasıl otomasyon kullandığını inceledi. Projenin sorumlusu Felix “gerçek bir sıçrama yapacaksak sektörümüzdeki strateji geliştirme tarzından uzaklaşmamız gerekiyordu” dedi.

***

İçgörü kazanmak stratejik başarınız için kritik öneme sahip. Neden? Çünkü içgörü, rekabet avantajı yaratır ve bu da finans ve diğer alanlarda rakiplerinizi geride bırakan olumlu sonuçlar üretir. İçgörü kavramını müşterilerinizin veya hizmet sunduğunuz kişilerin ihtiyaçlarıyla sınırlamayın. Bu yazıda gösterdiğim üzere, tüm kilit paydaşlarınızla ilişkileriniz hakkında içgörü elde edin.

https://hbrturkiye.com/blog/stratejik-icgoruler-gelistirmek-icin-4-teknik

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

Museums in the climate crisis

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

Takdir Notları Bireylerin ve Ekiplerin Moralini Yükseltebilir

Güçlü yönlerini açığa çıkarın.

Dünyanın dört bir yanındaki liderler, ekiplerindeki her kişinin güçlü yönlerini açığa çıkarmanın hem kişisel hem de organizasyonel büyümeyi hızlandıracağını içgüdüsel olarak bilir. Fakat bunu uygulaması, söylemesinden daha zordur. Kendimizin ya da bir başkasının güçlü yönlerini belirlemek kafa karıştırıcı olabilir. Kurucu ortaklarından olduğumuz teknoloji destekli yetenek geliştirme şirketi Disruption Advisors’da ekiplerde güçlü yönleri belirleyip açığa çıkarmaya yarayan basit bir yaklaşımımız var: takdir notları yazma uygulaması.

Bu strateji özellikle liderlik inzivalarımızda etkili bir başlık oluşturuyor. İster CEO isterse de işe en son alınan junior çalışan olsun, her katılımcı oradan aynı görevle ayrılıyor: Gelecek iki hafta içinde her ekip arkadaşına bir takdir notu yazmak. Bu görevin tamamlanmasını teşvik için ekip liderlerinin yanı sıra şirketimizden birini de e-postaya eklemeleri gerekiyor.

Bir takdir notu hepimizin aldığı ve dürüst olmak gerekirse yüzlerce kez yazılmış jenerik bir teşekkür notundan farklıdır. Bu not spesifik olmayı gerektirir. Yazan kişinin takdir edilen katkıyı ya da eylemi ve bunun neden takdir edildiğini net bir şekilde açıklayan gerçek örnekler sunması gerekir.

Gerçek hayatta şu notu bir düşünün:

“Ne zaman zorlu ve karmaşık kararlarla karşı karşıya kalsak sunduğun benzersiz perspektifi kıymetli buluyorum ve takdir ediyorum. İletişimimize pragmatizm katıyorsun, bu da teoriden uygulamaya geçmemizi sağlıyor. Bir şeyi yapmanın bizim için doğru olup olmayacağı üzerine kafa yoruyorsun, böylece değerlerimize uygun hareket ediyoruz. Tüm durumlara empati ile yaklaşman daha şefkatli kararlar almamıza yardımcı oluyor. Kolları sıvayıp ihtiyaç duyanlara yardıma koşarak ve başkalarına da işe koyulmaları için ilham vererek kararlara bir ekip zihniyeti kazandırıyorsun. Bir ekip olarak karar vermemize katkıda bulunuyorsun.”

Bu uygulamaya verilen geribildirim olumluydu. Pek çok kişinin gözleri doldu ve zor zamanlarda bu notlar onlara güç verdi. Bir kişi takdirin bu şekilde dışavurumunun “o yıl yaşadığı en önemli olaylardan biri” olduğunu söyledi. 

Takdir Notları Neden Bu Kadar Etkili?

1. İnsanların güçlü yönlerini görmelerini sağlıyorlar.

İnsanların kendi güçlü yönlerinin farkında olmamaları sık görülen bir durum. Süper güçlerimiz bizim için refleks gibi kolay olduğundan genelde bunları görmemekle kalmayız, üstüne bir de hafife alırız. Hatta bunlara karşı kayıtsız da kalabiliriz çünkü çabasızca yaptığımız şeylerdir.

Takdir notları, güçlü yönlerini görmelerine yardımcı olmak için çalışma arkadaşlarımıza tutabileceğimiz bir aynadır. Aynı zamanda bu güçlü yönlerin bizim için ve ekibimiz için değerli olduğunu açıkça ifade etmemize yararlar. Ekip liderinin takdir e-postasına eklenmesi sayesinde de lider genel temaları belirleyerek spesifik kişilerin güçlü yönlerini daha iyi vurgulayabilir.    

2. Onlar sayesinde odağımızı işe yarayan şeylere çeviririz.

Neye odaklandığımız önemlidir. Whitney’in son kitabı Smart Growth’ta da açıkladığı üzere, nörobilim bunu destekliyor. Beyinlerimiz, retiküler aktivasyon sistemi (RAS) adlı bir süreç vasıtasıyla milyonlarca veri parçasını organize eden muazzam filtreleme mekanizmalarına sahip. Beynimize neye odaklanacağını söyleyerek (bilinçli ya da bilinçsiz biçimde) bu filtreyi büyük ölçüde kendimiz oluşturuyoruz. Tıpkı sosyal medya akışlarındaki reklamlarda olduğu gibi, neye dikkatimizi verirsek karşılığında onu daha fazla görüyoruz.

Eğer işe yaramayan şeye odaklanırsak, beynimiz işe yaramayan daha fazla şey aramayı öğrenecektir. Fakat eğer beynimiz işe yarayan şeye odaklanırsa, yolunda giden daha fazla şeye sahip oluruz. Ekip arkadaşlarımıza bir takdir notu ileterek neleri iyi yaptıklarını söylediğimizde, güçlü yönlerini filtrelemeleri için bilinçli bir destek vermiş oluruz.    

3. İnsanlara önemli olduklarının sinyalini verirler.

İş çok taktiksel olabilir ve ekip arkadaşlarımızdansa yapılacaklar listesine odaklanmak daha kolay gelebilir. Bir takdir notu yazdığımızda, çalışma arkadaşımıza “Seni görüyorum, yaptığın işi takdir ediyorum” demiş oluruz. Bu onlar için bir onaylama olmakla kalmaz, aynı zamanda bize onların kıymetini de hatırlatır.

Eğer bunun saçma geldiğini düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. İnsani eğilimimiz eleştirileri daha sezgisel, daha ayrımcı bulmak ve övgüyü tercih edenlerin daha az sofistike olduğunu düşünmek yönündedir.

Çoğumuz daha sofistike ve daha sezgisel görülmek isteriz. Dolayısıyla takdir belirtmek, bir not yazmaktan çok daha fazlası halini alabilir. Bu mental egzersiz, eleştiriyi övgüden üstün tutan bilinçaltı önyargısına meydan okuyacak yeni nöral bağlantılar oluşturur. Gretchen Rubin şöyle söylüyor: “Bir çalışma arkadaşı hakkında coşku hissetmek sosyal cesaret ister. Bu bir alçakgönüllülük göstergesidir.” Zor olabilir ama insan etkileşimini sürdüren, çalışma arkadaşlarımız hakkında alçakgönüllü ve coşkulu hissetmektir.

Marcus Buckingham ve Ashley Goodall’ın paylaştığı üzere “Pozitif dikkat, negatif dikkatten 30 kat daha güçlüdür. İnsanların geribildirime ihtiyacı yoktur. En iyi yaptıkları şeye dikkat edilmesine ihtiyaçları vardır… Güçlü yönlere odaklanılması performansı artırır. Dolayısıyla büyümeyi mümkün kılan, güçlü yönlere odaklanmaktır.”  

Eğer bir lider olarak ekibinizin büyümesini hızlandırmak istiyorsanız hem kişilerin hem de ekiplerin güçlü yönlerini ortaya çıkarmanız gerekecektir. Bunun başında da kendinizdeki ve ekibinizin her çalışanındaki güçlü yönleri bilmek gelir.

Ve bu da basit, iyi düşünülmüş bir takdir notuyla başlayabilir.

https://hbrturkiye.com/blog/takdir-notlari-bireylerin-ve-ekiplerin-moralini-yukseltebilir

OceanofPDF https://oceanofpdf.com/

Library Genesis https://libgen.is/

Open Library https://openlibrary.org/

PDF Drive https://www.pdfdrive.com/

sci-hub https://sci-hub.se/

LibriVox https://librivox.org/

OverDrive https://www.overdrive.com/

“Mümkün olduğu kadar açık, gerektiği kadar kapalı” mottosuyla yola çıkan; açık bilim, açık erişim, açık devlet, açık veri, açık teknoloji gibi kavramları uzmanlarıyla konuştuğumuz [Açık Kürsü] program serimizin 28. bölümünde Av. Arb. Okşan Gülşen Uz’un konuğu SCH-Legal Yönetici Ortağı ve aynı zamanda AVTED Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Sertel Şıracı.

Bu bölümde;

  • Açık Veri Tanımındaki Hukuksal Konular
  • Kişisel Veriler ve Açık Veri
  • Şirkerlerde Ticari Sır ve Açık Veri
  • Açık Veri Karşısında Patent ve Telif Hakları
  • Yazılım Paylaşımı İçin Açık Kaynak
  • Açık Kaynak Kullanımı Soruna Dönüşebilir mi?
  • İnternetteki Paylaşımlar Açık Kaynak Olarak Kullanılabilir mi?
  • Tüketiciler Şirketlerden Verilerin Paylaşımını İsteyebilir mi?
  • Şirketler İçin Gelecekte Zorunlu Paylaşım Olabilir mi?
  • Paylaşılan Verilerin Sorumluluğu Var mı?

Başlıklarını gündeme taşıyoruz.

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

Mutluluk Üçgeni: Anlam, Akış ve Motivasyon

İnsan hayatının anlamını üretmeye, amacını ise çalışmaya indirgemek gibi bir niyetim yok. Fakat 21. yüzyılda kabul etmemiz gereken bir gerçek var: Bize doğru da gelse yanlış da gelse yaptıklarımız, kimliğimizi inşa ediyor. Hayat tarzımız, fikirlerimiz, düşüncelerimiz ve davranışlarımız bir bütün olarak var olma sürecimizin parçası. Öte yandan içinde bulunduğumuz çağda yaptıklarımız en çok işimizle, çalışmalarımızla ve ürettiklerimizle bağdaşık. Neredeyse her birey gününün en aktif kesimini çalışarak geçiriyor. Haliyle geriye kalan boş zamanımızda da işlerimize dair düşünceler aklımızı kurcalıyor; sosyal aktivitelerimizi çalışma arkadaşlarımızla sık sık da işlere dair konuşarak geçiriyoruz. Böyle bir düzende kaçınılmaz olarak işimizle kimliğimiz birbirine çokça bağlanıyor. Hal böyleyken mutlu bir hayatın birincil koşulu yaptığımız işi sevmek veya sevdiğimiz işi yapmak demekte sorun görmüyorum.

Orta Çağ Tatili

Sosyoloji kuramcılarının öncülerinden Max Weber, rasyonel temeller üzerine kurulan ve günümüz koşullarını da yansıtan toplumsal yapılanmanın üretim odaklı bu yönüyle adeta bir “demir kafes” olduğunu geçtiğimiz yüzyılda ortaya atmıştı. Mevcut finansal akış, gelişim, yatırımlar ve en temelde insan emeği bir yandan bizlere daha önce eşi benzeri görülmemiş yaşam standartları, sağlık hizmeti, teknoloji ve deneyimler sunuyor; bir yandan da hayatlarımızı bu gelişimi inşa etmeye harcayarak geçiriyoruz. Bir nevi paradoks: Konforlu bir hayat için çalış, çalışmak için ise her gün yeni yüklerin altına gir. İnsanlığın kendi kendini içine hapsettiği bir demir kafes. Üret, tüket, daha fazla tüketmek için daha fazla üret… Hayatın amacının verimlilik ve gelişim olarak varsayıldığı bir kısır döngü. Öte yandan, haklı olarak, çoğumuz yılda ortalama sadece 150 gün çalışan bir 14. yüzyıl çiftçisi olmak yerine günümüz imkanlarına sahip, yer yer fazla mesaiye kalan bir plaza çalışanı olmayı tercih edecektir. Öyleyse elveda altı aylık orta çağ tatili, bize hafta sonları ve yıllık iznimiz yetiyor.

Tüm bu kuramlara niye değindim peki? Ortada yatan somut bir gerçeğin altını çizmek istedim: Çalışmak kimsenin favori aktivitesi değil, işkolik olmak ise uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına gebe; fakat hayatımızın merkezinde kaçınılmaz olarak çalışmak ve üretim var. Adaptasyon şart, onun yolu ise “akışı” yakalamaktan geçiyor.

Akış Nedir?

Öncü çalışmalarını ABD’de yürütmüş Macar asıllı psikolog, ordinaryüs profesör Mihaly Csikszentmihalyi, dünyaya “akış teorisini” armağan etmişti. Akış (flow), kişinin kendini sürdürdüğü aktivitenin içinde kaybettiği, adeta zaman algısının sınırlarını yıkan, eriştiği yüksek odaklı ve dingin zihin durumunu kast ediyor. Teorinin temel varsayımına göre hayatımızdaki en biricik anlar pasif kaldığımız rahatlama durumundan ziyade aklımızın sınırlarını zorladığımız, yaratıcılık ve yeteneklerimizi test ettiğimiz, bedenimizin ve zihnimizin aktif olduğu anlar. Bu bağlamda, akış durumuna erişen birey kendini tüm diğer dış faktörlerden soyutlandığı “alan” (the zone) içinde buluyor.

Kendisini optimal yaşam deneyimine ve mutluluğun kaynağını araştırmaya adayan  Csikszentmihalyi, mutluluğun dışsal değil içsel olduğu sonucuna varmış. Buna göre bizlere anlık hazlar veren maddiyatın ve dışsal onaylamaların mutluluk üzerindeki etkisi tamamen anlık, uzun vadede ise neredeyse etkisiz. Öte yandan akış durumuna eriştiğimiz anlar bize huzurlu, içsel bir mutluluk sağlıyor. Konuya dair en tutarlı örneği müzisyenler, sporcular ve sanatçılar temsil ediyor. İcra edilen bir spor veya sanat dalı ciddi bir efor, yıllar süren adanmışlık, sıkı rutinler ve zaman zaman fedakarlıklar gerektiriyor. Fakat tüm bu efor ve fedakarlık bir kayıp olarak değil, seve seve yapılmış özgür bir tercih olarak karşımıza çıkıyor. Kişinin icra ettiği sanatta, ortaya çıkan sonuçtan ziyade bu icra süreci; yaptığı sporda kazandığı madalya değil o sporu yaptığı anlar mutluluğun kaynağını oluşturuyor. Çoğumuz profesyonel sporcuların ve sanatçıların yaşadığı sürece tutkuyla bağlı olduğunu kimi zaman medyadan kimi zaman da çevremizden duyuyoruz. Onların bir fragmanını da hobilerimizden tanıyoruz. Kendini tamamen içinde bulunduğu anda yaptığı işle kaybeden kişi, “alana” (the zone) girerek elde ettiği duygu durumuna bir nevi bağımlı olur. Hal böyleyken de mutluluk için farklı dışsal kaynaklar aramaz. Sergilenen aktivitenin verdiği zevk ve getirdiği tatminlik duygusu, içsel huzur için neredeyse tek başına yeterlidir.

İşe Varoluşçu Bir Tutumla Yaklaşmak

Özetle yaratıcılığımızı, mutluluğumuzu ve temelde benliğimizi besleyen akış durumu, sevdiğimiz işi yapmaktan geçiyor. Sevdiğimiz işi yapmak bizler için adeta sabah kalkacak bir sebep, yatmadan önce düşündüğümüzde yüzümüze tebessüm koyacak bir amaç. Fransızcada bu durumu karşılayan felsefi bir kalıp da mevcut: Raison d’etre, yani var olma/varlık sebebi. Sevdiğimiz “o şeyi” bulmak ise kimilerimiz için daha kolay, kimilerimiz de yıllarca deneme yanılma yoluyla onu arıyoruz. Onu bulmak başlı başına ayrı bir yazının konusu olurdu, fakat burada değinebileceğim ufak bir nokta da var: Varoluşçu felsefeden çıkarabileceğimiz dersler.

Varoluşçuluk bünyesinde farklı alt tipler ve yaklaşımlar bulundursa temelde sorgulamasının merkezine insanın anlam arayışını ve değer kavramını koyuyor. Buna göre insanın dünyadaki yeri, özgürlüğü ve bağlı olduğu düşünceler sarsılmaz bir öz yerine bireysel yaratılara, kişinin yaşamı boyunca yarattığı ve yer yer savrulan anlamlara dayanıyor. Varoluşçu psikolojinin sık sık referans noktası olarak kullandığı, Csikszentmihalyi’nin de çalışmalarından esinlendiği psikiyatrist Viktor Frankl çalışmalarını insanın anlam arayışına ve motivasyona yöneltmişti. Frankl’a göre insanın mutluluğu, kişinin anlam yüklediği bir amaca yönelik çalışmasına bağlı. 

Csikszentmihalyi’nin akış kavramını, varoluşçu felsefeyi ve Frankl’ın varoluşçu psikolojisini harmanlayarak şu sonuca varabiliriz: Yalnızca çalışma anlamının ötesinde ve kapsayıcı olarak insanın merkeze aldığı meşguliyet bağlamında iş, hayatta yarattığımız değerlerle; yüklediğimiz anlamlarla ve kendimizi tanıma yönündeki içsel yolculuğumuzda eriştiğimiz ruhumuzun köşelerinde yatan ilgilerle uyumlu olursa huzuru ve başarıyı yakalamamız önünde bir engel kalmıyor.

İşin Anlamı veya Unvanların Yitimi

Sosyal rollere, bu rollere dayanan toplumsal organizasyona ve belli başlı güç ilişkilerine dayanan toplumsal hiyerarşinin gerçekliğini yok saymadan unvanların anlamsız olduğunu iddia edemeyiz. Öte yandan yaşamın merkezine benliğini gerçekleştirmeyi, mutluluğu ve bir anlam yakalamayı koyarsak bu hiyerarşinin ve getirdiği unvanların hayatımızdaki etkisini azaltabilir ve unvanlarla bağdaştırdığımız anlamlardan sıyrılabiliriz.

Öyleyse sunduğum mantığı gündelik yaşamdaki çalışma koşullarına ve iş dünyasına uygulayalım. Bahsettiğim gibi, sosyal rollere bağlı getiriler ve götürülerin etkisini yadsıyamayız. Size bu bağlamda iki farklı senaryo sunmak ve kendinizi bu iki farklı senaryoda hayal etmenizi istiyorum.

İlk senaryomuzda unvanları, başlıkları ve statüyü ön plana çıkararak adım attığımız bir iş dünyası hayal edelim: Çabaların sonuç verdi ve güzel bir başarıya imza atarak ismiyle birçok akranının hayallerini süsleyen bir şirkette güzel bir pozisyona yerleştin. Ne mutlu sana. Yolun başında daha farklı planların vardı elbet, aklının ucuna takılıp kalan başka bir şirket gibi. Aslında tam olarak istediğin pozisyondu, şirket kültürü ve değerleriyle de çok uyumluydun. Fakat yerleştiğin şirketin ismi çok daha duyulmuş. Kazanacağın unvan, belki özgeçmişinde yaratacağı hava ve bu fırsatı bulmuşken kaçırmamak olmaz gibi düşüncelerle seçimini yaptın. Öte yandan, her ne kadar yeteneklerinle uyumlu olsa da yapacağın iş hayallerindeki gibi değil. Sen kreatif olacaktın belki, bu pozisyon ise verilerle iç içe. Başladın. İlk gün çok güzel, sıcak bir karşılamayla kabul edildin. Heyecanlısın. Şirket kültürünün temelleri ve işin püf noktalarını hızlıca kaptın ilk haftada. Günler, haftalar, aylar derken ilk çeyreği tamamladın. Çalıştığın şirketi öğrenen herkes sana bir farklı bakıyor, pozisyonunu duyan eski dostlarından gelen tebrik mesajları beklenmedik anlarda gününü güzelleştiriyor. Fakat derinlerde bir eksiklik olduğunu hissetmeye başladın. Biliyorsun, hayalin bu değildi. İşinde şimdilik başarılısın, ama her gün baktığın ekran sana hayalinin bu olmadığını hatırlatıyor. Günler, haftalar, aylar derken öyle ya da böyle ne kadar yıprandığını gitgide hissetmen kaçınılmaz olacak, zira yaptığın şey senin için bir maaş kaynağından öte değil. Hayatını böyle geçirmek istemediğinden emin olmaya başladın. Statü güzel, edindiğin saygınlıktan şikayetçi değilsin, ama geçirdiğin günleri sevemediğinin de farkındasın. Hangisi daha önemli? Her sabah kalktığında sıkılarak hazırlanıp gittiğin ofisten sonunda bitti diye düşünerek çıktığın bir döngünün içindesin. Bu sana zamanla mutluluk getirecek mi diye düşünmeden edemiyorsun. Peki ya başarı? Bulunduğun pozisyon bile birçokları gözünde devasa bir başarıyken sen neden kendini tatmin olmuş hissetmiyorsun? Daha fazlasını başaracak enerjin, içinde bir parıltı vardı. Ne oldu onlara? Ne ara her pazartesi, cuma akşamını düşler oldun?

Bu senaryoyu yaşayan birçok çalışan olduğunu biliyorum. Hayallerini değil unvanları, içinden gelen yolu değil çizilen yolları takip ederek başarıya ulaşmayı düşleyen birçokları yolda kalmıştır. Şaşılacak bir durum da değil, zira hepimiz sevmediğimiz yemeği her gün yersek mutsuz olacağımızı tahmin edebiliriz. Peki ya söz konusu iş olduğunda, neden en optimal opsiyon olmamasına rağmen sevdiğimiz yemeği tercih etmek gibi davranmaktan kaçınıyoruz? Her gün zorlanarak yediğimiz yemeğin bir noktada bizi mutlu edeceğine inanır gibi hareket ediyoruz? Haydi öyleyse biraz da güzel düşlere dalalım.

İçinden geldiğine inandığın işi, güzel bir unvanı kaçırmak pahasına tercih ettin. Cesaretini tebrik ederim. Elbette aklın başlarda biraz kurcalanıyor. Güzel bir statüyü elden kaçırmakla hata mı ettiğini sorguladığın anlarla gidiyorsun ilk gün ofise. Sıcak bir karşılama, alışma süreci ve falanlar filanlar. Zaman geçtikçe yıprandığını hissetmiyorsun. Aksine, her sabah içinde bir şeyler üretme, dünden kalanı ilerletme, yeni fikirleri masaya yatırma arzusu hissediyorsun. Elbette, insan olmanın hali, zor uyandığın sabahlar ve bugün içimden çok çalışmak gelmiyor dediğin günler oluyor. Fakat genel tablo mutluluk verici. Çalıştığın ortama yaydığın bir pozitiflik, yaptığın işten aldığın bir tatmin, hepsinin başında da geçirdiğin günlere yüklediğin bir anlam var. İnsanlara işinden bahsettiğinde kimsenin gözü parlamıyor belki, zira çalıştığın yer veya yaptığın iş bir dev değil. Öte yandan sen işinden bahsederken yaydığın heyecan, başardıklarını anlatırken bulaştırdığın pozitiflik insanların aklında iz bırakıyor. Kendini akışın kollarına teslim edip mola verene kadar zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın günlerin sıklığı umut verici. Unvanı, çevreden yüklenen anlamları ve kısa vadede kazanacağın statüyü seçmek yerine uzun vadeli bir karar verdin aslında. Yıllar geçtikçe sıkıcı bir iş hayatında çürüme hissiyle boğulmadan çok daha başarılı olabildiğini fark ediyorsun. Günlerinin çoğunu harcadığın iş sana bir yük değil, motive edici bir faktör. Her işin zorluğu var elbet, fakat anlamlı tatminin getirdiği huzurun tadını çıkarabilecek bir noktada olduğunu biliyorsun. Sıkılmak kaçınılmaz bir his, insan olmanın parçalarından. Sen hayatının merkezine koyduğun iş sayesinde sıkıntıdan kaçabiliyorsan eğer, ayrıcalıklı bir konumdasın. Bu eşsizliğin tadını çıkar.

Şirket de Seninle Kazanacak

İşini seven veya sevdiği işi yapan bir çalışan, şirkete de daha fazla değer katar. Yüksek motivasyon daha yüksek iş verimliliğiyle direkt olarak ilişkili. Sevdiği işte çalışan birinin “burnout”  ve depresyon riskinin de daha az olduğunu düşünürsek çalışanların ruhsal sağlığının daha uzun vadeli, daha iyi ve üretim kapasitelerinin de doğal olarak daha yüksek olduğunu tahmin edersiniz. Sevdiği işte çalışan kişinin o işi bırakma ihtimali de pekala düşecektir. Bu sayede de şirket daha uzun vadeli, kendi şirket kültürünü özümsemiş ve güvenilir bir çalışan elde eder. İşini severek yapan bir çalışan aynı zamanda takım çalışmasına da daha yatkın olur. Amaca bağlılık hissiyle hareket eden ve yaptığına önem veren çalışan, mükemmeli yakalamak adına ekip arkadaşlarıyla ciddi beyin fırtınalarına girmekten haz duyacaktır.

Tutkulara Hizmet Eden Akıl

Günümüz felsefesinin, özellikle de bilim felsefesi alanındaki gelişmelerin yolunu açan 18. yüzyıl düşünürü David Hume “akıl, tutkuların kölesidir” der. İnsan, diğer canlılardan en fazla barındırdığı rasyonel kapasiteyle ayrışsa da tutkularını kovalayan bir varlık. Aklımızı kullanma biçimimiz, öyle ya da böyle arzularımızı gerçekleştirme, yönetme, düzenleme ve gerekçelendirme üzerine kurulu bir nevi. Gündelik hayatımızda dahi bunun örneklerini sık sık yaşarız. Baktığımızda çok da mantıklı olmayacak şeyleri aklımızı kullanarak bir mantığa oturtmuş, sonra da onun peşinden koşmuşuzdur belli başlı noktalarda. Elbette bir işi aklımız sayesinde tamamlarız fakat insan aklının dahi bugünlere gelmesi geçmişteki insanın tutkularına, onu bilinmeyeni takip etmeye iten duyguya dayanıyor. Öyleyse devam et ve tutkularını dinle, aklın seni yarı yolda bırakmayacak! Sevdiğin işi yapmak için gereken cesareti göster, zira mutsuz geçen günlerin sonu başarıya ulaşmayacaktır.

https://hbrturkiye.com/blog/mutluluk-ucgeni-anlam-akis-ve-motivasyon

Posted by: bluesyemre | November 29, 2022

The Academic Word List (AWL)

This page describes the Academic Word List (AWL), giving information on what the AWL is, as well as a complete list of all words in the AWL. The list is rather static. More dynamic tools for understanding and using the AWL words can be found in other sections of the website, namely the AWL highlighter and gapfill makerAWL tag cloud and gapfill maker, the AWL finder, and a vocabulary profiler. Other pages also contain information on how to use word lists as well as more detailed information on the main different word lists available for academic study.

The Academic Word List (AWL), developed by Averil Coxhead at Victoria University of Wellington, New Zealand, contains 570 word families which frequently appear in academic texts, but which are not contained in the General Service List (GSL). When compiling the list, the author found that the AWL covers around 10% of words in academic texts; if you are familiar with words in the GSL, which covers around 80% of words in written texts, you would have knowledge of approximately 90% of words in academic texts. The words in the AWL are not connected with any particular subject, meaning they are useful for all students.

The 570 word families of the AWL are divided into 10 lists (called sublists) according to how frequent they are. Sublist 1 has the most frequent word families, sublist 2 the next most frequent word families, up to sublist 10, which has the least frequent. Each sublist contains 60 word families, except for sublist 10, which only has 30.

The Academic Word List

Headword   Sublist   Related word forms   
analyse1analysedanalyseranalysersanalysesanalysinganalysisanalystanalystsanalyticanalyticalanalyticallyanalyzeanalyzedanalyzesanalyzing
approach1approachableapproachedapproachesapproachingunapproachable
area1areas
assess1assessableassessedassessesassessingassessmentassessmentsreassessreassessedreassessingreassessmentunassessed
assume1assumedassumesassumingassumptionassumptions
authority1authoritativeauthorities
available1availabilityunavailable
benefit1beneficialbeneficiariesbeneficiarybenefitedbenefitingbenefits
concept1conceptionconceptsconceptualconceptualisationconceptualiseconceptualisedconceptualisesconceptualisingconceptually
consist1consistedconsistencyconsistentconsistentlyconsistingconsistsinconsistenciesinconsistencyinconsistent
constitute1constituenciesconstituencyconstituentconstituentsconstitutedconstitutesconstitutingconstitutionconstitutionalconstitutionallyconstitutionsconstitutiveunconstitutional
context1contextscontextualcontextualisecontextualisedcontextualisingcontextualizecontextualizedcontextualizinguncontextualiseduncontextualized
contract1contractedcontractingcontractorcontractorscontracts
create1createdcreatescreatingcreationcreationscreativecreativelycreativitycreatorcreatorsrecreaterecreatedrecreatesrecreating
data1
define1definabledefineddefinesdefiningdefinitiondefinitionsredefineredefinedredefinesredefiningundefined
derive1derivationderivationsderivativederivativesderivedderivesderiving
distribute1distributeddistributingdistributiondistributionaldistributionsdistributivedistributordistributorsredistributeredistributedredistributesredistributingredistribution
economy1economiceconomicaleconomicallyeconomicseconomieseconomisteconomistsuneconomical
environment1environmentalenvironmentalistenvironmentalistsenvironmentallyenvironments
establish1disestablishdisestablisheddisestablishesdisestablishingdisestablishmentestablishedestablishesestablishingestablishmentestablishments
estimate1estimatedestimatesestimatingestimationestimationsover-estimateoverestimateoverestimatedoverestimatesoverestimatingunderestimateunderestimatedunderestimatesunderestimating
evident1evidenceevidencedevidentialevidently
export1exportedexporterexportersexportingexports
factor1factoredfactoringfactors
finance1financedfinancesfinancialfinanciallyfinancierfinanciersfinancing
formula1formulaeformulasformulateformulatedformulatingformulationformulationsreformulatereformulatedreformulatingreformulationreformulations
function1functionalfunctionallyfunctionedfunctioningfunctions
identify1identifiableidentificationidentifiedidentifiesidentifyingidentitiesidentityunidentifiable
income1incomes
indicate1indicatedindicatesindicatingindicationindicationsindicativeindicatorindicators
individual1individualisedindividualismindividualistindividualisticindividualistsindividualityindividuallyindividuals
interpret1interpretationinterpretationsinterpretativeinterpretedinterpretinginterpretiveinterpretsmisinterpretmisinterpretationmisinterpretationsmisinterpretedmisinterpretingmisinterpretsreinterpretreinterpretationreinterpretationsreinterpretedreinterpretingreinterprets
involve1involvedinvolvementinvolvesinvolvinguninvolved
issue1issuedissuesissuing
labour1laborlaboredlaborslabouredlabouringlabours
legal1illegalillegalityillegallylegalitylegally
legislate1legislatedlegislateslegislatinglegislationlegislativelegislatorlegislatorslegislature
major1majoritiesmajority
method1methodicalmethodologicalmethodologiesmethodologymethods
occur1occurredoccurrenceoccurrencesoccurringoccursreoccurreoccurredreoccurringreoccurs
percent1percentagepercentages
period1periodicperiodicalperiodicallyperiodicalsperiods
policy1policies
principle1principledprinciplesunprincipled
proceed1proceduralprocedureproceduresproceededproceedingproceedingsproceeds
process1processedprocessesprocessing
require1requiredrequirementrequirementsrequiresrequiring
research1researchedresearcherresearchersresearchesresearching
respond1respondedrespondentrespondentsrespondingrespondsresponseresponsesresponsiveresponsivenessunresponsive
role1roles
section1sectionedsectioningsections
sector1sectors
significant1insignificantinsignificantlysignificancesignificantlysignifiedsignifiessignifysignifying
similar1dissimilarsimilaritiessimilaritysimilarly
source1sourcedsourcessourcing
specific1specificallyspecificationspecificationsspecificityspecifics
structure1restructurerestructuredrestructuresrestructuringstructuralstructurallystructuredstructuresstructuringunstructured
theory1theoreticaltheoreticallytheoriestheoristtheorists
vary1invariableinvariablyvariabilityvariablevariablesvariablyvariancevariantvariantsvariationvariationsvariedvariesvarying
achieve2achievableachievedachievementachievementsachievesachieving
acquire2acquiredacquiresacquiringacquisitionacquisitions
administrate2administratesadministrationadministrationsadministrativeadministrativelyadministratoradministrators
affect2affectedaffectingaffectiveaffectivelyaffectsunaffected
appropriate2appropriacyappropriatelyappropriatenessinappropriacyinappropriateinappropriately
aspect2aspects
assist2assistanceassistantassistantsassistedassistingassistsunassisted
category2categoriescategorisationcategorisecategorisedcategorisescategorisingcategorizationcategorizedcategorizescategorizing
chapter2chapters
commission2commissionedcommissionercommissionerscommissioningcommissions
community2communities
complex2complexitiescomplexity
compute2computablecomputationcomputationalcomputationscomputedcomputercomputerisedcomputerscomputing
conclude2concludedconcludesconcludingconclusionconclusionsconclusiveconclusivelyinconclusiveinconclusively
conduct2conductedconductingconducts
consequent2consequenceconsequencesconsequently
construct2constructedconstructingconstructionconstructionsconstructiveconstructsreconstructreconstructedreconstructingreconstructionreconstructs
consume2consumedconsumerconsumersconsumesconsumingconsumption
credit2creditedcreditingcreditorcreditorscredits
culture2culturalculturallyculturedculturesuncultured
design2designeddesignerdesignersdesigningdesigns
distinct2distinctiondistinctionsdistinctivedistinctivelydistinctlyindistinctindistinctly
element2elements
equate2equatedequatesequatingequationequations
evaluate2evaluatedevaluatesevaluatingevaluationevaluationsevaluativere-evaluatere-evaluatedre-evaluatesre-evaluatingre-evaluation
feature2featuredfeaturesfeaturing
final2finalisefinalisedfinalisesfinalisingfinalityfinalizefinalizedfinalizesfinalizingfinallyfinals
focus2focusedfocusesfocusingfocussedfocussingrefocusrefocusedrefocusesrefocusingrefocussedrefocussesrefocussing
impact2impactedimpactingimpacts
injure2injuredinjuresinjuriesinjuringinjuryuninjured
institute2institutedinstitutesinstitutinginstitutioninstitutionalinstitutionaliseinstitutionalisedinstitutionalisesinstitutionalisinginstitutionalizedinstitutionalizesinstitutionalizinginstitutionallyinstitutions
invest2investedinvestinginvestmentinvestmentsinvestorinvestorsinvestsreinvestreinvestedreinvestingreinvestmentreinvests
item2itemisationitemiseitemiseditemisesitemisingitems
journal2journals
maintain2maintainedmaintainingmaintainsmaintenance
normal2abnormalabnormallynormalisationnormalisenormalisednormalisesnormalisingnormalitynormalizationnormalizenormalizednormalizesnormalizingnormally
obtain2obtainableobtainedobtainingobtainsunobtainable
participate2participantparticipantsparticipatedparticipatesparticipatingparticipationparticipatory
perceive2perceivedperceivesperceivingperceptionperceptions
positive2positively
potential2potentially
previous2previously
primary2primarily
purchase2purchasedpurchaserpurchaserspurchasespurchasing
range2rangedrangesranging
region2regionalregionallyregions
regulate2deregulatedderegulatesderegulatingderegulationregulatedregulatesregulatingregulationregulationsregulatorregulatorsregulatoryunregulated
relevant2irrelevanceirrelevantrelevance
reside2residedresidenceresidentresidentialresidentsresidesresiding
resource2resourcedresourcefulresourcesresourcingunder-resourcedunresourceful
restrict2restrictedrestrictingrestrictionrestrictionsrestrictiverestrictivelyrestrictsunrestrictedunrestrictive
secure2insecureinsecuritiesinsecuritysecuredsecurelysecuressecuringsecuritiessecurity
seek2seekingseekssought
select2selectedselectingselectionselectionsselectiveselectivelyselectorselectorsselects
site2sites
strategy2strategicstrategicallystrategiesstrategiststrategists
survey2surveyedsurveyingsurveys
text2textstextual
tradition2non-traditionaltraditionaltraditionalisttraditionallytraditions
transfer2transferabletransferencetransferredtransferringtransfers
alternative3alternativelyalternatives
circumstance3circumstances
comment3commentariescommentarycommentatorcommentatorscommentedcommentingcomments
compensate3compensatedcompensatescompensatingcompensationcompensationscompensatory
component3componentrycomponents
consent3consensusconsentedconsentingconsents
considerable3considerably
constant3constancyconstantlyconstantsinconstancyinconstantly
constrain3constrainedconstrainingconstrainsconstraintconstraintsunconstrained
contribute3contributedcontributescontributingcontributioncontributionscontributorcontributors
convene3convenedconvenesconveningconventionconventionalconventionallyconventionsunconventional
coordinate3co-ordinateco-ordinatedco-ordinatesco-ordinatingco-ordinationco-ordinatorco-ordinatorscoordinatedcoordinatescoordinatingcoordinationcoordinatorcoordinators
core3coredcorescoring
corporate3corporatescorporationcorporations
correspond3correspondedcorrespondencecorrespondingcorrespondinglycorresponds
criteria3criterion
deduce3deduceddeducesdeducingdeductiondeductions
demonstrate3demonstrabledemonstrablydemonstrateddemonstratesdemonstratingdemonstrationdemonstrationsdemonstrativedemonstrativelydemonstratordemonstrators
document3documentationdocumenteddocumentingdocuments
dominate3dominancedominantdominateddominatesdominatingdomination
emphasis3emphasiseemphasisedemphasisingemphasizeemphasizedemphasizesemphasizingemphaticemphatically
ensure3ensuredensuresensuring
exclude3excludedexcludesexcludingexclusionexclusionaryexclusionistexclusionsexclusiveexclusively
framework3frameworks
fund3fundedfunderfundersfundingfunds
illustrate3illustratedillustratesillustratingillustrationillustrationsillustrative
immigrate3immigrantimmigrantsimmigratedimmigratesimmigratingimmigration
imply3impliedimpliesimplying
initial3initially
instance3instances
interact3interactedinteractinginteractioninteractionsinteractiveinteractivelyinteracts
justify3justifiablejustifiablyjustificationjustificationsjustifiedjustifiesjustifyingunjustified
layer3layeredlayeringlayers
link3linkagelinkageslinkedlinkinglinks
locate3locatedlocatinglocationlocationsrelocaterelocatedrelocatesrelocatingrelocation
maximise3maxmaximisationmaximisedmaximisesmaximisingmaximizationmaximizemaximizedmaximizesmaximizingmaximum
minor3minoritiesminorityminors
negate3negatednegatesnegatingnegativenegativelynegatives
outcome3outcomes
partner3partnerspartnershippartnerships
philosophy3philosopherphilosophersphilosophicalphilosophicallyphilosophiesphilosophisephilosophisedphilosophisesphilosophisingphilosophizephilosophizedphilosophizesphilosophizing
physical3physically
proportion3disproportiondisproportionatedisproportionatelyproportionalproportionallyproportionateproportionatelyproportions
publish3publishedpublisherpublisherspublishespublishingunpublished
react3reactedreactingreactionreactionariesreactionaryreactionsreactivatereactivationreactivereactorreactorsreacts
register3deregisterderegisteredderegisteringderegistersderegistrationregisteredregisteringregistersregistration
rely3reliabilityreliablereliablyreliancereliantreliedreliesrelyingunreliable
remove3removableremovalremovalsremovedremovesremoving
scheme3schematicschematicallyschemedschemesscheming
sequence3sequencedsequencessequencingsequentialsequentially
sex3sexessexismsexualsexualitysexually
shift3shiftedshiftingshifts
specify3specifiablespecifiedspecifiesspecifyingunspecified
sufficient3insufficientinsufficientlysufficiencysufficiently
task3tasks
technical3technically
technique3techniques
technology3technologicaltechnologically
valid3invalidateinvalidityvalidatevalidatedvalidatingvalidationvalidityvalidly
volume3volumes
access4accessedaccessesaccessibilityaccessibleaccessinginaccessible
adequate4adequacyadequatelyinadequaciesinadequacyinadequateinadequately
annual4annually
apparent4apparently
approximate4approximatedapproximatelyapproximatesapproximatingapproximationapproximations
attitude4attitudes
attribute4attributableattributedattributesattributingattribution
civil4
code4codedcodescoding
commit4commitmentcommitmentscommitscommittedcommitting
communicate4communicablecommunicatedcommunicatescommunicatingcommunicationcommunicationscommunicativecommunicativelyuncommunicative
concentrate4concentratedconcentratesconcentratingconcentration
confer4conferenceconferencesconferredconferringconfers
contrast4contrastedcontrastingcontrastivecontrasts
cycle4cycledcyclescycliccyclicalcycling
debate4debatabledebateddebatesdebating
despite4
dimension4dimensionaldimensionsmultidimensional
domestic4domesticallydomesticatedomesticateddomesticatingdomestics
emerge4emergedemergenceemergentemergesemerging
error4erroneouserroneouslyerrors
ethnic4ethnicity
goal4goals
grant4grantedgrantinggrants
hence4
hypothesis4hypotheseshypothesisehypothesisedhypothesiseshypothesisinghypothesizehypothesizedhypothesizeshypothesizinghypotheticalhypothetically
implement4implementationimplementedimplementingimplements
implicate4implicatedimplicatesimplicatingimplicationimplications
impose4imposedimposesimposingimposition
integrate4integratedintegratesintegratingintegration
internal4internaliseinternalisedinternalisesinternalisinginternalizeinternalizedinternalizesinternalizinginternally
investigate4investigatedinvestigatesinvestigatinginvestigationinvestigationsinvestigativeinvestigatorinvestigators
job4jobs
label4labeledlabelinglabelledlabellinglabels
mechanism4mechanisms
obvious4obviously
occupy4occupancyoccupantoccupantsoccupationoccupationaloccupationsoccupiedoccupieroccupiersoccupiesoccupying
option4optionaloptions
output4outputs
overall4
parallel4paralleledparallelledparallellingparallelsunparalleled
parameter4parameters
phase4phasedphasesphasing
predict4predictabilitypredictablepredictablypredictedpredictingpredictionpredictionspredictsunpredictabilityunpredictable
principal4principally
prior4
professional4professionalismprofessionallyprofessionals
project4projectedprojectingprojectionprojectionsprojects
promote4promotedpromoterpromoterspromotespromotingpromotionpromotions
regime4regimes
resolve4resolutionresolvedresolvesresolvingunresolved
retain4retainedretainerretainersretainingretainsretentionretentive
series4
statistic4statisticalstatisticallystatisticianstatisticiansstatistics
status4
stress4stressedstressesstressfulstressingunstressed
subsequent4subsequently
sum4summationsummedsummingsums
summary4summariessummarisationsummarisationssummarisesummarisedsummarisessummarisingsummarizationsummarizationssummarizesummarizedsummarizessummarizing
undertake4undertakenundertakesundertakingundertook
academy5academiaacademicacademicallyacademicsacademies
adjust5adjustedadjustingadjustmentadjustmentsadjustsreadjustreadjustedreadjustingreadjustmentreadjustmentsreadjusts
alter5alterablealterationalterationsalteredalteringalternatealternatingaltersunalterableunaltered
amend5amendedamendingamendmentamendmentsamends
aware5awarenessunaware
capacity5capacitiesincapacitateincapacitated
challenge5challengedchallengerchallengerschallengeschallenging
clause5clauses
compound5compoundedcompoundingcompounds
conflict5conflictedconflictingconflicts
consult5consultancyconsultantconsultantsconsultationconsultationsconsultativeconsultedconsultingconsults
contact5contactablecontactedcontactingcontacts
decline5declineddeclinesdeclining
discrete5discretelydiscretiondiscretionaryindiscreteindiscretion
draft5drafteddraftingdraftsredraftredraftedredraftingredrafts
enable5enabledenablesenabling
energy5energeticenergeticallyenergies
enforce5enforcedenforcementenforcesenforcing
entity5entities
equivalent5equivalence
evolve5evolutionevolutionaryevolutionistevolutionistsevolvedevolvesevolving
expand5expandedexpandingexpandsexpansionexpansionismexpansive
expose5exposedexposesexposingexposureexposures
external5externalisationexternaliseexternalisedexternalisesexternalisingexternalityexternalizationexternalizeexternalizedexternalizesexternalizingexternally
facilitate5facilitatedfacilitatesfacilitatingfacilitationfacilitatorfacilitatorsfacilitiesfacility
fundamental5fundamentally
generate5generatedgeneratesgenerating
generation5generations
image5imageryimages
liberal5liberalisationliberaliseliberalisedliberalisesliberalisingliberalismliberalizationliberalizeliberalizedliberalizesliberalizingliberallyliberateliberatedliberatesliberatingliberationliberationsliberatorliberators
licence5licenceslicenselicensedlicenseslicensingunlicensed
logic5illogicalillogicallylogicallogicallylogicianlogicians
margin5marginalmarginallymargins
medical5medically
mental5mentalitymentally
modify5modificationmodificationsmodifiedmodifiesmodifyingunmodified
monitor5monitoredmonitoringmonitorsunmonitored
network5networkednetworkingnetworks
notion5notions
objective5objectivelyobjectivity
orient5orientateorientatedorientatesorientatingorientationorientedorientingorientsreorientreorientation
perspective5perspectives
precise5imprecisepreciselyprecision
prime5primacy
psychology5psychologicalpsychologicallypsychologistpsychologists
pursue5pursuedpursuespursuingpursuitpursuits
ratio5ratios
reject5rejectedrejectingrejectionrejectionsrejects
revenue5revenues
stable5instabilitystabilisationstabilisestabilisedstabilisesstabilisingstabilitystabilizationstabilizestabilizedstabilizesstabilizingunstable
style5styledstylesstylingstylisestylisedstylisesstylishstylisingstylizestylizedstylizesstylizing
substitute5substitutedsubstitutessubstitutingsubstitution
sustain5sustainabilitysustainablesustainedsustainingsustainssustenanceunsustainable
symbol5symbolicsymbolicallysymbolisesymbolisedsymbolisessymbolisingsymbolismsymbolizesymbolizedsymbolizessymbolizingsymbols
target5targetedtargetingtargets
transit5transitedtransitingtransitiontransitionaltransitionstransitorytransits
trend5trends
version5versions
welfare5
whereas5
abstract6abstractionabstractionsabstractlyabstracts
accurate6accuracyaccuratelyinaccuraciesinaccuracyinaccurate
acknowledge6acknowledgedacknowledgementacknowledgementsacknowledgesacknowledging
aggregate6aggregatedaggregatesaggregatingaggregation
allocate6allocatedallocatesallocatingallocationallocations
assign6assignedassigningassignmentassignmentsassignsreassignreassignedreassigningreassignsunassigned
attach6attachedattachesattachingattachmentattachmentsunattached
author6authoredauthoringauthorsauthorship
bond6bondedbondingbonds
brief6brevitybriefedbriefingbrieflybriefs
capable6capabilitiescapabilityincapable
cite6citationcitationscitedcitesciting
cooperate6co-operateco-operatedco-operatesco-operationco-operativeco-operativelycooperatedcooperatescooperatingcooperationcooperativecooperatively
discriminate6discriminateddiscriminatesdiscriminatingdiscrimination
display6displayeddisplayingdisplays
diverse6diverselydiversificationdiversifieddiversifiesdiversifydiversifyingdiversity
domain6domains
edit6editededitingeditioneditionseditoreditorialeditorialseditorsedits
enhance6enhancedenhancementenhancesenhancing
estate6estates
exceed6exceededexceedingexceeds
expert6expertiseexpertlyexperts
explicit6explicitly
federal6federationfederations
fee6fees
flexible6flexibilityinflexibilityinflexible
furthermore6
gender6genders
ignorant6ignoranceignoreignoredignoresignoring
incentive6incentives
incidence6incidentincidentallyincidents
incorporate6incorporatedincorporatesincorporatingincorporation
index6indexedindexesindexing
inhibit6inhibitedinhibitinginhibitioninhibitionsinhibits
initiate6initiatedinitiatesinitiatinginitiationinitiationsinitiativeinitiativesinitiatorinitiators
input6inputs
instruct6instructedinstructinginstructioninstructionsinstructiveinstructorinstructorsinstructs
intelligent6intelligenceintelligentlyunintelligent
interval6intervals
lecture6lecturedlecturerlecturerslectureslecturing
migrate6migrantmigrantsmigratedmigratesmigratingmigrationmigrationsmigratory
minimum6
ministry6ministeredministerialministeringministries
motive6motivatemotivatedmotivatesmotivatingmotivationmotivationsmotivesunmotivated
neutral6neutralisationneutraliseneutralisedneutralisesneutralisingneutralityneutralizationneutralizeneutralizedneutralizesneutralizing
nevertheless6
overseas6
precede6precededprecedenceprecedentprecedesprecedingunprecedented
presume6presumablypresumedpresumespresumingpresumptionpresumptionspresumptuous
rational6irrationalrationalisationrationalisationsrationaliserationalisedrationalisesrationalisingrationalismrationalityrationalizationrationalizationsrationalizerationalizedrationalizesrationally
recover6recoverablerecoveredrecoveringrecoversrecovery
reveal6revealedrevealingrevealsrevelationrevelations
scope6
subsidy6subsidiarysubsidiessubsidisesubsidisedsubsidisessubsidisingsubsidizesubsidizedsubsidizessubsidizing
tape6tapedtapestaping
trace6traceabletracedtracestracing
transform6transformationtransformationstransformedtransformingtransforms
transport6transportationtransportedtransportertransporterstransportingtransports
underlie6underlayunderliesunderlying
utilise6utilisationutilisedutiliserutilisersutilisesutilisingutilitiesutilityutilizationutilizeutilizedutilizesutilizing
adapt7adaptabilityadaptableadaptationadaptationsadaptedadaptingadaptiveadapts
adult7adulthoodadults
advocate7advocacyadvocatedadvocatesadvocating
aid7aidedaidingaidsunaided
channel7channelledchannellingchannels
chemical7chemicallychemicals
classic7classicalclassics
comprehensive7comprehensively
comprise7comprisedcomprisescomprising
confirm7confirmationconfirmedconfirmingconfirms
contrary7contrarily
convert7conversionconversionsconvertedconvertibleconvertingconverts
couple7coupledcouplescoupling
decade7decades
definite7definitelydefinitiveindefiniteindefinitely
deny7deniabledenialdenialsdenieddeniesdenyingundeniable
differentiate7differentiateddifferentiatesdifferentiatingdifferentiation
dispose7disposabledisposaldisposeddisposesdisposing
dynamic7dynamicallydynamics
eliminate7eliminatedeliminateseliminatingelimination
empirical7empiricallyempiricism
equip7equipmentequippedequippingequips
extract7extractedextractingextractionextracts
file7filedfilesfiling
finite7infiniteinfinitely
foundation7foundations
globe7globalglobalisationglobalizationglobally
grade7gradedgradesgrading
guarantee7guaranteedguaranteeingguarantees
hierarchy7hierarchicalhierarchies
identical7identically
ideology7ideologicalideologicallyideologies
infer7inferenceinferencesinferredinferringinfers
innovate7innovatedinnovatesinnovatinginnovationinnovationsinnovativeinnovatorinnovators
insert7insertedinsertinginsertioninserts
intervene7intervenedintervenesinterveninginterventioninterventions
isolate7isolatedisolatesisolatingisolationisolationism
media7
mode7modes
paradigm7paradigms
phenomenon7phenomenaphenomenal
priority7prioritiesprioritisationprioritiseprioritisedprioritisesprioritisingprioritizationprioritizeprioritizedprioritizesprioritizing
prohibit7prohibitedprohibitingprohibitionprohibitionsprohibitiveprohibits
publication7publications
quote7quotationquotationsquotedquotesquoting
release7releasedreleasesreleasing
reverse7irreversiblereversalreversalsreversedreversesreversiblereversing
simulate7simulatedsimulatessimulatingsimulation
sole7solely
somewhat7
submit7submissionsubmissionssubmitssubmittedsubmitting
successor7successionsuccessionssuccessivesuccessivelysuccessors
survive7survivalsurvivedsurvivessurvivingsurvivorsurvivors
thesis7theses
topic7topicaltopics
transmit7transmissiontransmissionstransmitstransmittedtransmitting
ultimate7ultimately
unique7uniquelyuniqueness
visible7invisibilityinvisiblevisibilityvisibly
voluntary7voluntarilyvolunteervolunteeredvolunteeringvolunteers
abandon8abandonedabandoningabandonmentabandons
accompany8accompaniedaccompaniesaccompanimentaccompanyingunaccompanied
accumulate8accumulatedaccumulatesaccumulatingaccumulation
ambiguous8ambiguitiesambiguityunambiguousunambiguously
append8appendedappendicesappendingappendixappendixesappends
appreciate8appreciableappreciablyappreciatedappreciatesappreciatingappreciationunappreciated
arbitrary8arbitrarilyarbitrariness
automate8automatedautomatesautomaticautomaticallyautomatingautomation
bias8biasedbiasesbiasingunbiased
chart8chartedchartingchartsuncharted
clarify8clarificationclarifiedclarifiesclarifyingclarity
commodity8commodities
complement8complementarycomplementedcomplementingcomplements
conform8conformabilityconformableconformanceconformationconformedconformingconformistconformistsconformityconformsnon-conformistnon-conformistsnon-conformitynonconformistnonconformistsnonconformity
contemporary8contemporaries
contradict8contradictedcontradictingcontradictioncontradictionscontradictorycontradicts
crucial8crucially
currency8currencies
denote8denotationdenotationsdenoteddenotesdenoting
detect8detectabledetecteddetectingdetectiondetectivedetectivesdetectordetectorsdetects
deviate8deviateddeviatesdeviatingdeviationdeviations
displace8displaceddisplacementdisplacesdisplacing
drama8dramasdramaticdramaticallydramatisationdramatisationsdramatisedramatiseddramatisesdramatisingdramatistdramatistsdramatizationdramatizationsdramatizedramatizeddramatizesdramatizing
eventual8eventualityeventually
exhibit8exhibitedexhibitingexhibitionexhibitionsexhibits
exploit8exploitationexploitedexploitingexploits
fluctuate8fluctuatedfluctuatesfluctuatingfluctuationfluctuations
guideline8guidelines
highlight8highlightedhighlightinghighlights
implicit8implicitly
induce8inducedinducesinducinginduction
inevitable8inevitabilityinevitably
infrastructure8infrastructures
inspect8inspectedinspectinginspectioninspectionsinspectorinspectorsinspects
intense8intenselyintensenessintensificationintensifiedintensifiesintensifyintensifyingintensionintensityintensiveintensively
manipulate8manipulatedmanipulatesmanipulatingmanipulationmanipulationsmanipulative
minimise8minimisedminimisesminimisingminimizeminimizedminimizesminimizing
nuclear8
offset8offsetsoffsetting
paragraph8paragraphingparagraphs
plus8pluses
practitioner8practitioners
predominant8predominancepredominantlypredominatepredominatedpredominatespredominating
prospect8prospectiveprospects
radical8radicallyradicals
random8randomlyrandomness
reinforce8reinforcedreinforcementreinforcementsreinforcesreinforcing
restore8restorationrestoredrestoresrestoring
revise8revisedrevisesrevisingrevisionrevisions
schedule8reschedulerescheduledreschedulesreschedulingscheduledschedulesschedulingunscheduled
tense8tenselytensertensesttensiontensions
terminate8terminalterminalsterminatedterminatesterminatingterminationterminations
theme8thematicthematicallythemes
thereby8
uniform8uniformityuniformly
vehicle8vehicles
via8
virtual8virtually
visual8visualisationvisualisevisualisedvisualisingvisualizationvisualizevisualizedvisualizingvisually
widespread8
accommodate9accommodatedaccommodatesaccommodatingaccommodation
analogy9analogiesanalogous
anticipate9anticipatedanticipatesanticipatinganticipationunanticipated
assure9assuranceassurancesassuredassuredlyassuresassuring
attain9attainableattainedattainingattainmentattainmentsattainsunattainable
behalf9
bulk9bulky
cease9ceasedceaselessceasesceasing
coherent9coherencecoherentlyincoherentincoherently
coincide9coincidedcoincidencecoincidencescoincidentcoincidentalcoincidescoinciding
commence9commencedcommencementcommencescommencingrecommencedrecommencesrecommencing
compatible9compatibilityincompatibilityincompatible
concurrent9concurrently
confine9confinedconfinesconfiningunconfined
controversy9controversialcontroversiallycontroversiesuncontroversial
converse9conversely
device9devices
devote9devoteddevotedlydevotesdevotingdevotiondevotions
diminish9diminisheddiminishesdiminishingdiminutionundiminished
distort9distorteddistortingdistortiondistortionsdistorts
duration9
erode9erodederodeserodingerosion
ethic9ethicalethicallyethicsunethical
format9formatsformattedformatting
found9foundedfounderfoundersfoundingunfounded
inherent9inherently
insight9insightfulinsights
integral9
intermediate9
manual9manuallymanuals
mature9immatureimmaturitymaturationmaturationalmaturedmaturesmaturingmaturity
mediate9mediatedmediatesmediatingmediation
medium9
military9
minimal9minimalisationminimaliseminimalisedminimalisesminimalisingminimalistminimalisticminimalistsminimalizationminimalizeminimalizedminimalizesminimalizingminimally
mutual9mutually
norm9norms
overlap9overlappedoverlappingoverlaps
passive9passivelypassivity
portion9portions
preliminary9preliminaries
protocol9protocols
qualitative9qualitatively
refine9refinedrefinementrefinementsrefinesrefining
relax9relaxationrelaxedrelaxesrelaxing
restrain9restrainedrestrainingrestrainsrestraintrestraintsunrestrained
revolution9revolutionariesrevolutionaryrevolutioniserevolutionisedrevolutionisesrevolutionisingrevolutionistrevolutionistsrevolutionizerevolutionizedrevolutionizesrevolutionizingrevolutions
rigid9rigiditiesrigidityrigidly
route9routedroutesrouting
scenario9scenarios
sphere9spheressphericalspherically
subordinate9subordinatessubordination
supplement9supplementarysupplementedsupplementingsupplements
suspend9suspendedsuspendingsuspendssuspension
team9teamedteamingteams
temporary9temporarily
trigger9triggeredtriggeringtriggers
unify9unificationunifiedunifiesunifying
violate9violatedviolatesviolatingviolationviolations
vision9visions
adjacent10
albeit10
assemble10assembledassemblesassembliesassemblingassembly
collapse10collapsedcollapsescollapsiblecollapsing
colleague10colleagues
compile10compilationcompilationscompiledcompilescompiling
conceive10conceivableconceivablyconceivedconceivesconceivinginconceivableinconceivably
convince10convincedconvincesconvincingconvincinglyunconvinced
depress10depresseddepressesdepressingdepression
encounter10encounteredencounteringencounters
enormous10enormityenormously
forthcoming10
incline10inclinationinclinationsinclinedinclinesinclining
integrity10
intrinsic10intrinsically
invoke10invokedinvokesinvoking
levy10levies
likewise10
nonetheless10
notwithstanding10
odd10odds
ongoing10
panel10panelledpanellingpanels
persist10persistedpersistencepersistentpersistentlypersistingpersists
pose10posedposesposing
reluctance10reluctantreluctantly
so-called10
straightforward10
undergo10undergoesundergoingundergoneunderwent
whereby10

https://www.eapfoundation.com/vocab/academic/awllists/

Posted by: bluesyemre | November 28, 2022

Zeki ve Karizmatik Lider Miti

Son birkaç hafta işletme bilim insanları açısından zorlayıcıydı. FTX skandalı, kontrol eksikliğine dair neredeyse inanılmaz bir hikaye. Enron’u iflası sırasında idare etmesi için görevlendirilen yöneticiye göre bu Enron’un hikayesinden daha kötü. Elon Musk’ın işten çıkarmalarla ilgili kaotik yaklaşımı, amaçsız ürün lansmanları ve geri çekmeleri ve sürekli tweet yayımladığı düşünüldüğünde, Twitter’ı devralması da eşit derecede rahatsız edici. Tabii bir de Theranos’un hikayesinin Elizabeth Holmes’un 11 yıl hapis cezası almasıyla sonuçlanışı var.

Bu hikayelerin ortak bir noktası var. Her birinde, gerçek yönetim uygulamaları göz ardı edilerek özgün ve havalı liderlik stilleri sunuluyor.

FTX’le ilgili sorunlar sayılamayacak kadar çok. Ancak en önemlilerinden biri, Matt Levine’in geçen hafta tarif ettiği gibi, tam bir izleme ve muhasebe eksikliği sorunu. Muhasebe sayesinde Fortune dergisinin kapağına çıkmazsınız ama bir şirketin etkinliklerini ve finansını düzenli bir şekilde izlemek iyi bir yönetim için temeldir. FTX’te bu göz ardı edilmiş gibi görünüyor. Şirket basit işletme sistemlerinin yokluğunda nasıl bu kadar büyüyebildi? Acı gerçek şu ki muhtemelen yatırımcılar ve müşteriler, şirketin “benzersiz” liderlik ekibinin karizması ve vizyonuyla etkili bir şekilde yönetilebileceğini varsaydılar.

Twitter’ın hikayesi daha da ilginç. Musk’ın sürekli tweetleri, ürün lansmanları ve geri çekmeler, kitlesel işten çıkarmalar ve tekrar işe alımlar, bir gün içinde uzaktan çalışma yasağının iptal edilmesi… Yine görüyoruz ki bir CEO yönetimin temellerini tamamen hiçe sayabiliyor; liderliğinin ve zekasının sihirli etkilerine neredeyse kesin bir şekilde inanabiliyor. Musk’ın idaresindeki Twitter’da temel İK’ya pek az saygı gösteriliyor gibi. Musk çalışanlarını motive edip elinde tutmakta zorlandı. İstifaları teşvik etmeyi umut etmesi olasılığını elesek bile yaptığı beyanlar, elinde tutmayı umduğu çalışanların birçoğunu kendisinden uzaklaştırdı.

Bu şirketlerden ne ders çıkarabiliriz? İki hikaye de devam ediyor olsa da şimdiye kadar görüldüğü kadarıyla bu firmalar, “süper kahraman” liderliğin sıkıcı yönetime galip geleceği inancının kurbanı oldular. Bu inancın yanlış olduğu iki nokta var.

Birincisi, sıkıcı yönetimin önemli olduğuyla ilgili açık kanıtlar var. Sıkıcı yönetimi ciddiye alan şirketler için bu bir rekabet avantajı kaynağı. Meslektaşlarımla yaptığım araştırmalara göre yönetim pratikleri sektörler arasında ve dünyada oldukça fazla çeşitlilik gösteriyor. Ayrıca, iyi yönetilen şirketler anlamlı ölçüde daha kârlı. Sonraki deneysel araştırmalar da iyi yönetimin firmaların performansını iyileştirdiğini doğruladı.

İyi yönetim nedir? Bunun tek bir kapsamlı cevabı yok. Ancak araştırmalarımızda üç boyuta odaklanıyoruz: hedef belirleme, teşvikler ve izleme. İyi yönetilen şirketler mantıklı ve stratejik hedefler belirlerler; ekiplerinin katkı sunmasını sağlarlar; ve ilerlemeyi ölçerler. Buna isterseniz sıkıcı diyebilirsiniz, ben iyi işletme diyorum.

Süper kahraman teorisiyle ilgili diğer sorun, iyi liderliğin imajını basitleştirmesi. Elon Musk’la ilgili mevcut tartışmaları düşünün. Kendisini sevenlere göre Musk’ın Tesla, SpaceX ve PayPal’deki başarısı iyi bir lider olduğunu kanıtlıyor. Eleştirenlere göreyse Twitter’daki karmaşa tam zıttını kanıtlıyor.

Bu çok basitleştiren bir ayrım. Araştırmalar CEO’ların gerçekten de bir şirketin başarısı için önemli olduğunu gösteriyor. Ancak katkıları vizyon ve zekanın ötesinde bağlamdan oldukça fazla etkileniyor.

CEO’nun rolüne ilişkin araştırmalarımda liderlerin şirkete katkılarını üç boyutta ele alıyorum. İlki “dikey farklılaşma” adın verdiğim, en tanıdık olan boyut. Bazı kişiler daha akıllıdır, daha stratejiktir, daha bilgilidir veya daha karizmatiktir. Bir şekilde liderlik rolüne “daha” uygundurlar. Örneğin, İsveç’teki CEO’larla yapılan bir çalışmaya göre büyük firmaların başındaki kişilerin ortanca IQ puanları nüfusun üst yüzde 17’lik diliminde. İnternette Elon Musk’la ilgili dönen kavgaların altında biraz bu yatıyor. Vizyoner bir dahi mi yoksa dengesiz ve beceriksiz mi? Aslında bu hikayenin yalnızca bir kısmı.

CEO’lar da dikey olarak farklılaşırlar. Bundan kastım, CEO’lar çeşitli beceriler, bilgiler ve liderlik stillerine sahiptirler. Bunlar belirli bir sektöre veya duruma daha uygun olabilirler. Eski bir general, askeri operasyonları yönetmekte iyi olsa da bir yazılım startup’ının CEO’su olmak için uygun olmayabilir ve tam tersi de geçerlidir. Bob Iger’in Disney’e beklenmeyen bir şekilde dönüşü, uygunluğun liderlik işlerinde başarı için ne kadar önemli olduğunun başka bir kanıtı.

Son olarak, durumu karmaşıklaştıran diğer bir husus, bir CEO’nun kattığı değer sadece bireysel olarak ne yaptıklarıyla değil, aynı zamanda şirketteki diğer kişileri ne kadar etkileyebildiğiyle ölçülür. Başarılı CEO’lar ekiplerini etkilerler ve motive ederler. Bu gerekli bir sosyal beceridir, bir vizyon veya zeka meselesi değildir. Araştırmalarım ayrıca C-seviye liderlerden sosyal beceriler beklendiğini belgeledi.

Süper kahraman anlatısı, dikey farklılaşmayla ilgili tüm tartışmayı basitleştiriyor. Çünkü bunun hakkında tartışmak eğlencelidir ve bu anlatılacak ve üzerine haber yapılacak basit bir hikayedir. Diğer iki faktör olan, bağlama özgü beceriler ve bir kurumu etkileme yeteneği hakkında konuşmaksa daha zordur ve hakkında yazmak o kadar eğlenceli değildir. Ancak, insanlar ikinci faktörü göz ardı edip birincisine odaklanırlarsa kötü işe alım seçimleri ve yatırımlar yapabilirler.

Elon Musk ve Twitter’a gelirsek, bu üç parçalı değerlendirme ne açıdan süper kahraman anlatısından farklı? Bu durumda kendisini sevenlerin veya eleştirenlerin söylediklerinden daha karmaşık bir biçimde, yukarıda bahsettiğim her üç faktörün üzerinden geçmemiz gerekiyor. Sadece Musk’ın genel olarak iyi bir CEO olması hakkında tartışmak yerine bir sosyal medya platformunu yönetecek beceri ve deneyime sahip olup olmadığını sorabiliriz. Mevcut ekibi motive edip yönetebilecek mi? Şunu düşünmek gayet makul: Musk ortalamanın üstünde bir CEO ama Twitter’ı devralmasından sonraki davranışlarının gösterdiği üzere, başarılı olmak için ihtiyacı olan insanları etkileyemiyor ve bir sosyal medya platformunu yönetmek için uygun kişi değil.

Bu türden bir liderlik görüşünü dergi kapaklarında görmek zordur, dolayısıyla sıklıkla unutulur. Öte yandan, liderler ve kurumların arasındaki karmaşık ilişkiyi göz ardı etmek yatırımcılar, tüketiciler ve en sonunda yöneticiler ve CEO’lar için kötü sonuçlar doğurur.

https://hbrturkiye.com/blog/zeki-ve-karizmatik-lider-miti

Posted by: bluesyemre | November 28, 2022

Creating Brand Identity in Museums, the Troy Museum

Posted by: bluesyemre | November 28, 2022

Scientists and engineers employed in science and tech

Posted by: bluesyemre | November 28, 2022

Darwin Correspondence Project

https://www.darwinproject.ac.uk/search?

  1. To get down to business: İşe dönmek, asıl konuya gelmek. Now that we’ve opened the discussion, let’s get down to business. (Tartışmayı başlattığımıza göre/Madem ki tartışmayı başlattık, işimize dönelim.)
  2. To think big: Büyük düşünmek, büyük hayaller kurmak If you want to make money, you need to think big. (Para kazanmak istiyorsanız büyük düşünmelisiniz.)
  3. To get the upper hand: Büyük avantaj sağlamak The closed-door negotiations just add to the skepticism that the taxpayers will ever get the upper hand. (Kapalı kapılar ardındaki müzakereler, vergi mükelleflerinin bir gün büyük avantaj sağlayacağına dair şüpheleri artırıyor.)
  4. To go over: Gözden geçirmek, üzerinden geçmek Would you mind going over that again, please? (Bunun üzerinden tekrar geçer misiniz, lütfen?)
  5. To move on: Devam etmek We’re running out of time, so let’s move on please. (Zamanımız daralıyor, bu nedenle devam edelim lütfen.)
  6. I’d like to thank everyone for coming today. (Bugün geldiğiniz için hepinize teşekkür etmek istiyorum.)
  7. By the end of this session: Bu oturum sonunda By the end of this session, you will know how to write a report.(Bu oturum sonunda nasıl rapor yazılacağını öğreneceksiniz)
  8. Agenda: Toplantı gündemi I would like to draw your attention to the agenda. (Dikkatinizi toplantı gündemine çekmek isterim.)
  9. The first item on the agenda is social media. (Gündemin ilk maddesi, sosyal medyadır.)
  10. To learn the ropes: Alışmak, işin nasıl yapıldığını öğrenmek Welcome to our company. Your manager will help you learn the ropes. (Şirketimize hoş geldiniz. Yöneticiniz işin nasıl yapıldığını öğrenmenize yardımcı olacaktır.)
  11. Could you all check that your phone is on silent or airplane mode, please? (Telefonunuzun sessiz modda veya uçak modunda olup olmadığını kontrol edebilir misiniz lütfen?)
  12. If you have any questions outside of the agenda today, please save those until the end. (Bugünkü toplantı gündeminin dışında kalan herhangi bir sorunuz varsa, lütfen bunları sona saklayınız.)
  13. Game plan: Strateji How are you going to market this product? What is your game plan? (Bu ürünü nasıl pazarlayacaksınız? Stratejiniz nedir?)
  14. ASAP (As soon as possible): En kısa zamanda I’ll get back to you ASAP. (En kısa zamanda size dönüş yapacağım.)
  15. Feel free to share your questions in the chat. (Sorularınızı sohbette paylaşmaktan çekinmeyin.)
  16. Please put your microphone on mute to keep disruptions to a minimum. (Kesintileri/karmaşaları minimumda tutmak için lütfen mikrofonunuzu sessize alın.)
  17. Bottom line: Uzun lafın kısası, sonuç olarak The bottom line is that there is nothing new here. (Sonuç olarak, burada yeni bir şey yok.)
  18. No strings attached (nsa): Koşulsuz We made this offer with no strings attached. (Bu teklifi koşulsuz yaptık.)
  19. What are your thoughts on these issues? (Bu konular hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?)
  20. Could you explain that in more detail? (Bunu daha detaylı açıklayabilir misiniz?)
  21. Thank you for your time and participation today. (Bugünkü zamanınız ve katılımınız için teşekkür ederiz.)
  22. The ball is in your court: Top sizde I have completed the report. The ball is in your court. (Raporu tamamladım. Top sizde.)
  23. On the same page: Aynı görüşte, ortak görüşte We need to make sure that we are on the same page. (Aynı görüşte olduğumuzdan emin olmalıyız.)
  24. Let me briefly summarise what we’ve discussed today. (Bugün konuştuklarımızı kısaca özetleyeyim.)
Posted by: bluesyemre | November 28, 2022

Thankful for Libraries

Drew Angerer/Getty Images

This Thanksgiving, as we reflect on family, friends, food and the joy and necessity of communal congregation, I want to take a moment to say thank you for some of the most meaningful time I’ve spent in my life, time alone in quiet space: my time in libraries.

In an era of increased book banning, library defunding and even bomb threats, it seems that now more than ever I ought to make clear how valuable and central libraries have been to my life and success.

The first library I ever entered was in my elementary school. We were allowed to go for one hour once a week. I remember being in awe of the space: a rectangular room lined with wooden bookshelves, stacked floor to ceiling with books.

I remember thinking as a small child that I was in a cavern of tomes written by people across time and around the globe, that each volume probably contained thousands of ideas, and I wondered how could I get all of those ideas into my mind.

I was a mission-driven reader. I wanted to know things, all of them. I had a craving for facts, instructions, know-how. But I wouldn’t willingly read narrative nonfiction until assigned it, and I wouldn’t come to enjoy it until college.

That may be because of the small book collection we had at home, gathered in our tiny, homemade, hallway bookshelf, about three feet square with three shelves. One shelf stored a set of encyclopedias — white with red stripes on the binding and red lettering on the cover — while the others were random books that my mother grabbed when the high school library thinned its stacks at the end of each year.

They were all reference books. That was what I imagined all books were. I read encyclopedia entries all the time. It was the modern-day equivalent of going down a rabbit hole while web surfing.

Had we had a public library in town, I would have spent my days in it, but we didn’t. The nearest one was eight miles away in the town of Arcadia, La. In fact, the town where I grew up — Gibsland, named after a man named Gibbs, whose plantation it had been — didn’t open its own library branch until this year, nearly 140 years after the town held its first elections.

Gibsland is now a dying town whose population has been declining for decades. About half as many people live there now — 773, to be exact, according to the Census Bureau in 2020 — as in the year I was born.

But particularly for these kinds of people, living in rural areas, libraries can be an incredible tool. When I was a senior in high school, I won my way to the International Science and Engineering Fair. That year, 1988, it was being held in Knoxville, Tenn. It was the first time I would fly and the first time I would travel far from home.

Determined not to expose myself as a hick, I went to the library in Arcadia and checked out every book of etiquette on the shelves. They were familiar to me, reference books, books of rules that in my mind were the only thing separating me from the appearance of refinement and sophistication. I devoured those books.

I guess you could say that now, all that information can be found online, but high-speed broadband is not as ubiquitous as you might think. In 2019 the Pew Charitable Trusts explained that the number of Americans without broadband “could be over 163 million,” and that included 40 percent of schools and 44 percent of adults in households with incomes below $30,000.

I must applaud Joe Biden’s administration for using billions of dollars of American Rescue Plan funding to help close this digital divide, but for those who still lack high-speed internet, it is libraries that help fill in the gap.

Again in college, it was in libraries that I found myself, not only physically but spiritually. It was in books in the college library that I first saw and read about openly queer people, that I first read about the Stonewall riots and the gay rights movement. The books were stored in a corner of the library that almost no one seemed to visit, but I went there often.

In the stacks, I learned that my difference wasn’t anomalous. Up to that point, even in college, I had never met a person who was openly queer.

And years ago, when I was writing my first book, I found myself in the main branch of New York City’s public library not because I needed to do research — the book was a memoir — but because the space itself seemed most aligned with the task of writing. It was like going to church to pray.

These are just some of the ways libraries have touched my life. Indeed, I can’t imagine arriving at this place in my life without them. And for that, I give thanks.

For people living in cosmopolitan urban centers, it’s easy to overestimate the prevalence of immigrants around the world.

The median proportion of foreign-born people in all countries is just over 5%. In countries with a population greater than one million, only four are majority foreign-born, and only eight surpass the one-third mark.

Today, the Commission launched the call for proposals for 2023 under the Erasmus+ programme. With an annual budget of €4.2 billion, Erasmus+ is increasing its support for inclusion, active citizenship and democratic participation, and green and digital transformations in the EU and internationally.

Erasmus+ flagship feature being mobility, next year, the programme will continue to support the movement of school pupils, higher education and vocational education and training (VET) students, adult learners, young people in non-formal learning programmes, educators and staff across borders and towards a European educational and training experience. As of 2023, the programme will feature a new action to support sport coaches through their participation in mobility projects, extending opportunities for cross-European cooperation and learning directly to local grassroots sport organisations and their staff.

The programme will rise to the challenges we expect to face in 2023 by providing meaningful support to learners and educational staff fleeing the war in Ukraine, continuing to strive for a more inclusive programme, and building on the legacy of the European Year of Youth.

Erasmus+ support is aimed at activities feeding into programme priorities in the fields of schools, higher and adult education, VET, as well as youth and sport. Based on open calls for project applications, any public or private body active in the fields of education, training, youth and sport can apply for funding, with the help of Erasmus+ national agencies based in all EU Member States and third countries associated to the programme, and the European Education and Culture Executive Agency.

The entire Erasmus+ programme focuses on four key priorities, among which inclusion and diversity. Organisations and participants with fewer opportunities themselves are at the heart of this priority. The programme therefore keeps on supporting participants’ inclusion mechanisms and dedicated resources to remove any barriers to their participation.

Also in 2023, following up on the European Year of Youth, the programme will continue to ensure that the voices of the youth are heard in the European Union and beyond, especially through an increase in youth activities funded through the Erasmus+. In addition to encouraging across all the different educational sectors projects that seek to support the green transition, the programme continues to strive for carbon-neutrality by promoting sustainable transport modes and more environmentally responsible behaviors.

Furthermore, the programme will keep supporting the youth dimension in existing initiatives and policies. At the same time, project and activities under the Erasmus+ 2023 call will continue feeding into the EU’s commitment to upskilling and reskilling, thereby providing a valuable contribution to the proposal to make 2023 the European Year of Skills.

Background

Created 35 years ago, Erasmus+ is one of the most emblematic EU programme and nearly 13 million people have participated in the programme so far. With a total budget available for Erasmus+ from 2021 to 2027 amounting to €26.2 billion, complemented with about €2.2 billion from EU’s external instruments, the programme is set to support even more participants and ideas in Europe and beyond.

The European Commission launched the call for proposals under the Erasmus+ call for 2023 following the adoption of the 2023 work programme.

For More Information

2023 annual work programme

2023 Erasmus+ call for proposals

2023 Erasmus+ programme guide

Factsheet on new Erasmus+ 2021-2027 programme

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_22_7075

Posted by: bluesyemre | November 27, 2022

Science Hub Mutual Aid Community

https://www.wosonhj.com/

http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/

MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve YetGen Kurucusu Prof. Dr. Erhan Erkut “Araştırmayı Tetiklemek” hakkında URAP’da bir seminer vermiştir.

Prof. Dr. Erhan Erkut Erhan Erkut, lisans derecesini 1980’de Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden, doktorasını ise 1986’da Florida Üniversitesi’nden aldı. 1985-2005 yıllarında Alberta Üniversitesi İşletme Fakültesinde ders veren Prof. Erkut bu dönemde “INFORMS Teaching of Management Science Practice Award” ile “3M Teaching Fellowship” başta olmak üzere 10 eğitim ödülü ile Canadian Operational Research Society tarafından verilmiş beş başarı ödülü aldı ve 50’den fazla hakemli dergi makalesi yayınladı. Eğitim ve araştırmanın yanında birçok endüstriyel projeyi de yöneten Prof. Erkut, Centre for Excellence in Operations adlı bir uygulamalı araştırma merkezi kurdu ve INFORMS Transactions in Education dergisinin kurucu editörlüğünü yaptı. 2005’de Türkiye’ye dönen Prof. Erkut, 2005-07 arasında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanlığı, 2008-13 arasında Özyeğin Üniversitesi Rektörlüğü görevinde bulundu. 2014′den bu yana ise MEF Üniversitesi’nde Rektör Yardımcısı görevini yürütmekte. Prof. Erkut, son yıllarda Türkiye’de girişimcilik ve yetkinlik gelişimi konularında aktif olarak çalışmaktadır. Mehmet Zorlu Vakfı ve MEF Üniversitesi desteği ile hayata geçirdiği 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim programı kapsamında verdiği YetGen eğitimleri ile 6 yıldır binlerce lise ve üniversite öğrencisinin profesyonel gelişimine destek olmaktadır. Prof. Erkut, “Üniversite Seçerken” ve “İşte Ceylanlar” kitaplarının yazarıdır.

Frenchman Valentin Delluc drops from the iconic hot air balloons of magical Cappadocia in Turkey for a speedflying adventure filled with action.

https://www.redbull.com/int-en/films/fairy-flight

Mehmet Fuat Sunguroğlu, Ankara 100. Yıl Mahallesi’nde uzun yıllardır esnaflık yapıyor. Mahallede ağırlıklı olan ODTÜ’lü öğrenciler arasında “Fuat Abi” olarak tanınıyor. İkinci el eşya, tekstil ve hırdavat sattığı dükkanı, dar gelirli öğrenciler için bir yardım kapısı gibi. Kendisi de üniversitede iki çocuk okutan “Fuat Abi” gençlere kendi çocuğu gibi sahip çıkıyor, dolandırılmalarını önlüyor, telefonda çamaşır makinelerini tamir etmelerine yardım ediyor ve bunun gibi karşılaştıkları her tür sorunda yardımlarına koşuyor. Altı yıl önce dükkanı yanıp elinde avucunda hiçbir şeyi kalmadığında ise bu kez ODTÜ’lü öğrenciler onun yardımına koşmuş.

If you ask Europe’s friends around the world what they think of the old continent’s prospects they often respond with two emotions. One is admiration. In the struggle to help Ukraine and resist Russian aggression, Europe has displayed unity, grit and a principled willingness to bear enormous costs. But the second is alarm. A brutal economic squeeze will pose a test of Europe’s resilience in 2023 and beyond. There is a growing fear that the recasting of the global energy system, American economic populism and geopolitical rifts threaten the long-run competitiveness of the European Union and non-members, including Britain. It is not just the continent’s prosperity that is at risk, the health of the transatlantic alliance is, too.

Don’t be fooled by the rush of good news from Europe in the past few weeks. Energy prices are down from the summer and a run of good weather means that gas storage is nearly full. But the energy crisis still poses dangers. Gas prices are six times higher than their long-run average. On November 22nd Russia threatened to throttle the last operational pipeline to Europe, even as missile attacks caused emergency power cuts across Ukraine. Europe’s gas storage will need to be refilled once again in 2023, this time without any piped Russian gas whatsoever.

Vladimir Putin’s energy weapon will exact a toll beyond Ukraine. Our modelling suggests that, in a normal winter, a 10% rise in real energy prices is associated with a 0.6% increase in deaths. Hence the energy crunch this year could cause over 100,000 extra deaths of elderly people across Europe. If so, Mr Putin’s energy weapon could take more lives outside Ukraine than his artillery, missiles and drones do directly within it. That is one more reason why Ukraine’s resistance to Russia is Europe’s fight, too.

The war is also creating financial vulnerabilities. Energy inflation is spilling over into the rest of Europe’s economy, creating an acute dilemma for the European Central Bank. It needs to raise interest rates to control prices. But if it goes too far it could destabilise the euro zone’s weaker members, not least indebted Italy.

Even as the energy crisis rages, the war has exposed a vulnerability in Europe’s business model. Too many of Europe’s industrial firms, especially German ones, have relied on abundant energy inputs from Russia. Plenty of companies have also become more dependent on another autocracy, China, as an end market. The prospect of severed relations with Russia, structurally higher costs and a decoupling of the West and China has meant a reckoning in many boardrooms.

That fear has been amplified by America’s economic nationalism which threatens to draw activity across the Atlantic in a whirlwind of subsidies and protectionism. President Joe Biden’s Inflation Reduction Act involves $400bn of handouts for energy, manufacturing and transport and includes make-in-America provisions. In many ways the scheme resembles the industrial policies that China has pursued for decades. As the other two pillars of the world economy become more interventionist and protectionist, Europe, with its quaint insistence on upholding World Trade Organisation rules on free trade, looks like a sucker.

Already, companies are reacting to the subsidies. Northvolt, a prized Swedish battery startup, has said that it wants to expand production in America. Iberdrola, a Spanish energy company, is investing twice as much in America as in the European Union. Many bosses warn that the combination of expensive energy and American subsidies leaves Europe at risk of mass deindustrialisation. basf, a German chemicals giant, recently unveiled plans to shrink its European operations “permanently”. It does not help that Europe is ageing faster than America, too.

Losing investment makes Europe poorer and feeds into a sense of declining economic vigour. Compared with its pre-covid gdp trajectory, Europe has done worse than any other economic bloc. Of the world’s 100 most valuable firms, only 14 are European. Politicians will be tempted to chuck out the rule book and respond with subsidies of their own in an escalating arms race of corporate goodies. Germany’s economy minister has accused America of “hoovering up investments”. President Emmanuel Macron of France has called for “a European wake-up”.

Thus the subsidy row is also feeding tensions between America and Europe. America’s financial and military support for Ukraine vastly exceeds Europe’s, and as it pivots to Asia to meet the challenge from China, America resents the eu’s failure to pay for its own security. Most members of nato have failed to meet the goal of spending 2% of gdp on defence. The eu was staggeringly naive about Russian aggression. Although the war caused America and Europe to unite after the ruptures of the Trump years, the danger is that a long conflict and economic tensions will gradually pull them apart again. Mr Putin and China’s president, Xi Jinping, would love that.

To avoid a dangerous rift, America must see the bigger picture. Mr Biden’s protectionism threatens to drain Europe of vitality even as America props up Ukraine’s army, and armadas of tankers cross the Atlantic to supply Europe’s energy. The chief aim of Bidenomics is to stop China dominating key industries: America has no strategic interest in siphoning European investment. It should make European firms eligible for its energy subsidies, and integrate transatlantic energy markets more deeply.

Europe, meanwhile, needs to protect its economy against the energy squeeze. Schemes that rightly aim to subsidise consumers and firms for their basic energy needs should curb demand by charging higher prices at the margin, as in Germany. To lower long-run energy prices Europe should accelerate the renewables revolution, while keeping energy markets open to competition. It also needs to adapt to a new security reality. That means spending more on defence so that it can take up the burden as America shifts its gaze towards Asia.

Besides admiration and alarm, the other emotion governing transatlantic relations is frustration. America is irritated by Europe’s economic torpor and its failure to defend itself; Europe is outraged by America’s economic populism. But just as Europe must not be divided by the war, so it is vital that the most powerful democratic alliance in history adapts—and endures. 

https://www.economist.com/leaders/2022/11/24/europe-faces-an-enduring-crisis-of-energy-and-geopolitics

Posted by: bluesyemre | November 25, 2022

Books for Bibliophiles

https://bit.ly/3F1yb59

Posted by: bluesyemre | November 25, 2022

A Mathematician’s Guide to the World Cup

In 2010 Paul the Octopus ‘correctly’ predicted results in the 2010 World Cup. However, these days the experts are the analysts who trawl through the reams of data about players and teams. And where there is data there is mathematics. And, particularly, mathematical models. Joshua Bull is a mathematical modeller. He was also the winner of the 2020 Fantasy Football competition from over eight million entrants. So when it came to the Oxford Mathematics 2022 World Cup predictor, Josh fitted the bill perfectly. Honing in on the data, applying his modelling skills, and adding a pinch of the assumptions that inform modelling (disclaimer: he is an Ipswich Town fan), Josh has come up with the answers – or rather, likely outcomes. You can see what you think about his predictions and his methods via this video. Josh is also going to be providing predictions of individual games starting with England-Iran and including all the later knockout games on our social media channels (go to https://www.maths.ox.ac.uk/ for links).

Posted by: bluesyemre | November 25, 2022

The National Academies Press (NAP – Free eBooks)

The National Academies Press (NAP) publishes the publications of the National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine. NAP publishes more than 200 publications per year on a wide range of topics in science, engineering, and medicine, providing authoritative, independently researched information on important matters in science and health policy.

https://nap.nationalacademies.org/

Posted by: bluesyemre | November 25, 2022

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri 2023 Başvuruları Başladı

Toplumumuzun bilime ve teknolojiye olan ilgisini, sevgisini ve farkındalığını artırmak TÜBİTAK’ın kuruluşundan bu yana öncelikli hedeflerinden biri olmuştur. 2014 yılında, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı tarafından, alanında uzman bilim insanlarını ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerle buluşturma ve öğrencilerin bilime ilgisini pekiştirme amacı ile “Bilim Söyleşileri” adı altında etkinlikler dizisi başlatılmıştır.


TÜBİTAK Bilim Söyleşileri, bilim insanlarını öğrencilerle buluşturarak toplumda bilim farkındalığını ve popüler bilim okuryazarlığını artırmayı hedefleyen etkinliklerdir. Bu etkinlikler çerçevesinde temel bilimler, sosyal bilimler, teknoloji, mühendislik, sanat ve tasarım konularında farkındalık oluşturmak; hedef kitlenin bilimsel konuları, kavramları ve süreçleri alanında uzman bir konuşmacının deneyimlerinden yola çıkarak anlamasına imkân sağlamak amaçlanmaktadır.
 
TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’nde,
• Konuşmacı kariyerini, araştırma konularını, alanındaki yenilikleri ve tartışmaları ilgi uyandıracak bir biçimde 1-1,5 saatlik sürede etkileşimli olarak dinleyicilere aktarır.
• Konuşmacı yaptığı çalışmalar ve araştırmaların içeriğinden bahsedip, alanındaki ilgi çekici konulara ve tartışmalara dikkat çekerek dinleyicilerin konuya ilgi göstermesini sağlamaya çalışır.
• Konuşmacının öncelikle kendi deneyimlerinden yola çıkarak bilimsel bir kariyerin nasıl şekilleneceği konusunda dinleyenlere rol model oluşturması beklenmektedir. 
• İçerik ve yöntem belirlenirken hedef kitlenin seviyesinin dikkate alınması gerekmektedir. 
• Dinleyenlere olabildiğince fazla bilgi aktarılması değil, onların basit bilimsel olguları fark etmesi sağlanarak merak duygularının, araştırma, sorgulama ve öğrenme isteklerinin tetiklenmesi hedeflenmektedir.
 
12 Kasım 2014’ten bugüne düzenlenen 2100’e yakın etkinlikte 300.000’e yakın öğrenciye ulaşılmıştır. 15 Mart – 31 Mayıs 2022 tarihleri arasında 129 üniversiteden 531 bilim insanının katılımıyla 72 ilde 863 Bilim Söyleşisi gerçekleştirilmiştir. TÜBİTAK Bilim Söyleşileri online başvuru sistemi ile etkinliklerin Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda üniversitelerin ilgili bölümlerinden bilim insanlarını ve etkinliklere ev sahipliği yapmak isteyen kurumları bir araya getirmek için bilimsoylesileri.tubitak.gov.tr adresinde bir portal hazırlanmıştır.


TÜBİTAK Bilim Söyleşileri portalını kullanarak etkinliklerde konuşmacı olmak ya da etkinliklere ev sahipliği yapmak üzere başvurabilirsiniz.


Başvurularda gerekli bilgiler doldurulduktan sonra konuşmacılar ve ev sahibi olacak kurumlar, TÜBİTAK tarafından uygun görülen kontenjanlar dâhilinde, eşleştirilecektir. Ardından, konuşmacı, ev sahibi kurum ile kararlaştırdıkları etkinlik tarih ve saatini belirtilen süre içinde TÜBİTAK’a bilimsoylesileri@tubitak.gov.tr adresi üzerinden iletecektir. Ev sahibi kurum yetkilisi, belirlenen tarih ve saatte etkinliğin gerçekleştirildiğini sistem üzerinden e-imza ile onaylayacaktır. Onayın ardından konuşmacıya ödeme yapılacaktır. TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ne ev sahipliği yapacak kurumlara herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.

https://bilimsoylesileri.tubitak.gov.tr/tr

Symposium Programme:
Opening Speakers:

· Prof. Dr. Hasan Mandal, President of TÜBİTAK, The Scientific and Technological Research Council of Türkiye

· Sergei Khristoliubov, Regional Director at QS Quacquarelli Symonds, United Kingdom

· Isidro F. Aguillo, Editor of Webometrics Rankings, Spain

· Waldemar Siwinski, President of IREG, Founder of Perspektywy Education Foundation, Poland

· Gali Haveli, PhD., Director of The Institute for Scientific Information (ISI), USA

https://newtr.urapcenter.org/

When an online course instructor at Central Michigan University noticed varied writing quality and limited learning value in students’ written assignments, he advocated for Grammarly. With Grammarly’s writing assistant, students improved their essays by one-third of a letter grade.

Writing assignments are integral to many online graduate and undergraduate courses. Yet students may feel intimidated or overwhelmed with writing assignments, especially in online courses, where there is no face-to-face interaction.

Learn more about how Grammarly can help students at your institution strengthen their writing skills and improve their grades.

Nilay Cevher is a research assistant and a PhD candidate working at the Department of Information Management at Hacettepe University in Ankara, Turkey. As one of 22 emerging international voices, she discusses the role of digital libraries – and digital technologies in libraries – in her country.

https://www.linkedin.com/in/nilay-cevher-8349431b7/

https://www.instagram.com/nilycevher/

https://www.goethe.de/en/kul/bib/ser/lib/eiv.html?wt_sc=EmergingInternationalVoices

Posted by: bluesyemre | November 18, 2022

How universities are adapting to support neurodiverse students

Imagine a world where all individuals are free to use their strengths to learn, develop and create. This is a mission many universities are looking to embrace through the introduction of services, technology, and spaces designed to support students with a wide range of learning needs.

It’s estimated that around 15-20% of the world’s population has a specific learning difference such as ADHD, autism, or dyslexia (1). While it’s difficult to gauge how many students are neurodivergent, in the US alone roughly 20% of undergraduate students reported a disability, including various neurodiverse diagnoses.(2)

The last few years have seen a shift in the way society views neurodiversity. Scientists and practitioners have led the way in defining neurodivergent conditions as ‘different methods of learning and processing information’(3). And with a few adjustments, neurodiverse individuals can enjoy a successful and fulfilling academic experience in higher education. 

An increasing number of universities are introducing new processes, accommodations and initiatives to help students with neurodiverse needs to flourish. Many of these initiatives aim to increase students’ awareness of their academic strengths, while also enhancing their executive functioning skills such as planning, time management and information recall.

These are some of the ways universities are adapting to meet the diverse learning needs of their students. 

Pre-university summer schools to familiarise students with new environments

The transition from school to university can be an overwhelming experience for just about anyone. Not only does it present a completely new environment, there are hundreds of new people to meet and routines to adjust to.

Over the last few years, several universities across America have introduced a new summer school initiative for high school students with autism. These courses are designed to give students a taste of university life, and range from a few days to a full week living on campus. 

During these programs, students are gradually introduced to new environments and experiences, including interactive classroom experiences and social activities. The idea is to help them develop the executive functioning skills needed to thrive in higher education and give them the confidence to make that leap. 

Aurora University in Illinois goes one step further by offering a Pathways College Connections program which runs from September to April. High school students with neurodiverse needs are encouraged to join monthly events that take place on the university’s main campus and at local community sites. With activities ranging from informal social gatherings to theatre productions and art exhibits, this program gives students the opportunity to get familiar with college life.

Personalised support programs to enhance the learning experience

There’s ‘no one-size fits all’ approach to supporting neurodiverse students. University programs must be designed to meet the learning goals and needs of the individual. 

In 2009, the University of Connecticut’s Centre for Studies with Disabilities launched a program called ‘Beyond Access’, which encourages students to ‘work smarter, not harder in a competitive academic environment’(4). It does this by working with each student to identify their individual support needs to help them strengthen their learning and social skills – and reach their academic, personal and career goals.

The program supports students across a range of areas, including class participation, interacting with faculty, managing stress, and effective note taking. These are delivered in weekly one-on-one sessions with a trained instructor, complemented by group study and social activities. 

Screening for specific learning differences to give students the support they need

For many students, the diagnosis of a neurodiverse condition can be life-changing. Not only can it help them to access the academic support they need, but it can also help them understand more about the learning styles that work best for them.

Statistics show diagnosis has been growing sharply over the last few years. In the UK between 1998 and 2018, there was a 787% increase in recorded incidence of autism diagnoses (5). Meanwhile, in the US the reported incidence of adult ADHD rose by 123% between 2007 and 2016. (6)

City, University of London is one university that supports students in getting an official diagnosis. The neurodiversity support team provide screening for markers of a specific learning difference. If needed, the team can also make a referral for diagnostic assessment. 

Assistive technology to support students with their learning

The range of assistive technology available to students in higher education has also increased in recent years. Today there are tools that can help with everything from notetaking to keeping on top of course reading and planning an essay – and this technology is becoming increasingly sophisticated with AI now powering some reading and writing tools. 

Universities are starting to make a range of technology available to neurodiverse students. For example, Macquarie university in Sydney, Australia, gives students the chance to download software such as the Microsoft Office Suite and Echo360 transcripts for free (7). The growing number of assistive tools are helping break down many barriers to learning for neurodivergent students, including concentration, procrastination, and time management. (Check out our upcoming article on Best assistive technologies for college students).  

Neurodiversity modules to educate all students

Giving support to students who identify as neurodiverse is only part of the solution. Several universities aim to increase awareness of neurodiversity amongst all students and staff. 

This helps in several ways: first, it helps challenge any negative, preconceived ideas and educates people about the positive aspects of neurodiversity. Secondly, it can help more people understand their own learning needs as well as those of their peers. And it can also give people the confidence to get diagnosed if they suspect they might be neurodivergent.

Canterbury Christ Church university in Kent is one institution that offers an online module for everyone. Their neurodiversity at university course introduces individuals to the signs of neurodiversity, as well as educating on techniques and conditions for learning. 

Sensory pods give students a chance to escape over-stimulating environments

Many individuals with autism struggle with sensory issues; while some people might experience under-responsiveness to certain stimuli like hunger and pain, others might experience feelings of over-responsiveness. This can translate into a sensory avoidance of anything from loud noises to bright lights and even certain kinds of material.

Universities are naturally bustling places, with thousands of students, faculty members and staff milling around at any one time. Some universities have responded to this by introducing quiet areas within their buildings. Dublin City University has gone one step further by incorporating sensory pods into the campus. Available exclusively for students who are or suspect they are autistic, these pods give individuals a chance to reduce sensory overload.

What does the future hold for neurodiverse students?

Today, it’s rare to find a university that doesn’t offer some form of neurodiverse support. While there’s a way to go before support is consistent across institutions, the availability of technology, diagnostics and support programs shows that universities are growing more attuned to the wide-ranging needs of their entire student population – which should empower more individuals to thrive and attain their academic goals.

References

[1] National Cancer Institute, 2022. Neurodiversty [online] Available at: <https://dceg.cancer.gov/about/diversity-inclusion/inclusivity-minute/2022/neurodiversity> [Accessed: 6 November 2022]

[2] Harvard Business Publishing, 2022. Is Your Class Welcoming for Autistic Students? [online] Available at: <https://hbsp.harvard.edu/inspiring-minds/is-your-class-welcoming-for-autistic-students> [Accessed: 6 November 2022]

[3] Verywell Mind, 2022. What is neurodivergence and what does it mean to be neurodivergent? [online] Available at: <https://www.verywellmind.com/what-is-neurodivergence-and-what-does-it-mean-to-be-neurodivergent-5196627> [Accessed: 8 November 2022]

[4] University of Connecticut. Beyond Access [online]. Available at: <https://beyondaccess.csd.uconn.edu/> [Accessed 7 November 2022]

[5] Russell, G., Stapley, S., Newlove-Delgado, T., Salmon, A., White, R., Warren, F., Pearson, A. and Ford, T. (2022), Time trends in autism diagnosis over 20 years: a UK population-based cohort study. J Child Psychol Psychiatr, 63: 674-682. Available at: <https://doi.org/10.1111/jcpp.13505> [Accessed: 7 November 2022]

[6] The Guardian, 2022. TikTok trends or the pandemic? What’s behind the rise in ADHD diagnoses. [online] Available at: <https://www.theguardian.com/society/2022/jun/02/tiktok-trends-or-the-pandemic-whats-behind-the-rise-in-adhd-diagnoses> [Accessed 7 November 2022]

[7] Macquarie University. Assistive technology. [online] Available at: <https://students.mq.edu.au/support/accessibility-disability/assistive-technology> [Accessed: 8 November]

https://www.scholarcy.com/how-universities-are-adapting-to-support-neurodiverse-students/

Tens of thousands of followers on Facebook, impressive community engagement on Instagram and a respectable number of views on YouTube: the Austrian National Library (Österreichische Nationalbibliothek/ÖNB) is a successful player on the social web. We interviewed the people in charge of the channels to sneak a peek behind the scenes of the editorial department.

An interview with Marlene Lettner, Claudia Stegmüller and Anika Suck, part of the social media team in the Communication and Marketing Department of the Austrian National Library.

The reach of the Austrian National Library is one of the widest on the social web among libraries in German-speaking countries. Whether it’s FacebookInstagramYouTube or LinkedIn – the institution keeps its public up to speed through text, photo and video, and it does it successfully! We asked Marlene Lettner, Claudia Stegmüller and Anika Suck, who are in charge of the channels, what the National Library’s social media goals are, which formats generate followers and what the workflow behind the scenes looks like.

Hello! In your opinion, why is it important for libraries and digital infrastructure institutions to be active on social media?

Firstly, to increase our visibility and secondly, because we want to reach our target groups where they like to hang out. Beyond this, as the Austrian National Library, we have a legal mandate to make our collections accessible to a wide public, and social media is perfect for this.

The Austrian National Library runs its own channels on Instagram, Facebook and YouTube. Why did you decide to use these specific networks and who are your target audiences there?

We cater to our target audiences on all of the channels they use. This means that on Facebook, we communicate with our older target groups who mainly visit our museums. Facebook still offers the best option when it comes to telling our visitors about events too. Instagram is most popular with the target group of 25- to 45-year-olds and it offers some playful features. We mostly use YouTube as a home base for our videos, which we then share on our website or via other social media channels.

What kind of topics do you feature on your social media channels?

We’re not just a library – we’re also home to six museum areas and eight collections – so we need to cover a wide range of topics.

Gold Cabinet in the Globe Museum, Palais Mollard, Herrengasse 9, 1010 Wien © Austrian National Library/Pichler

From special exhibitions to events and current blog posts, offers for guided tours and seminars, follower reposts and bizarre discoveries in the archive – we do it all.

To create good content for an institution’s social media channels, you need people who remember the social media team and pass on information, insights and stories. How do you manage to motivate other employees to give you ideas for content?

We are a relatively large institution with almost 400 employees. Luckily, colleagues from the most varied of departments provide us with content on a regular basis. This includes special discoveries from the photo archives, from ANNO (Austrian Newspapers Online) and finds from the hashtag #AriadneFrauDesMonats (“#AriadneWomanOfTheMonth”).

What topics or posting formats work particularly well for you?

Our users like photos of our magnificent ceremonial hall the most, as well as old cityscapes of Vienna.

Augustine Reading Room, Josefsplatz 1, 1010 Wien © Austrian National Library/Pichler

Instagram Post of the Austrian National Library

Antique bookshelves with ladders ladders always work well, as does anything ‘behind-the-scenes’ in addition to unusual, particularly beautiful perspectivesUnusual finds from our collections are also popular.

Has a content idea ever backfired?

Fortunately, we haven’t had a shitstorm yet. And we’ve never had a real fail either. There are, however, some sensitive topics we deal with that might cause a stir. That’s why we try to stick to the facts, stay neutral and not get political. But sometimes people react to something when you’re not expecting it: we recently advertised an event that is taking place throughout Austria that focuses on climate protection this year. Some people misunderstood and reported the post.

In your opinion, what is a good tip that libraries should bear in mind if they want to get started on social media?

As it’s difficult to influence the algorithms, it’s important to experiment and find out what your target audience actually likes. In terms of content, you should aim for quality and stay true to your principles. So don’t share daily politics, polemical content and so on.

And finally, please tell us which formats go down particularly well – both with the public and with the editors.

Stories with GIFs, reels or short videos and anything that gets users interacting with you like exclusive Instawalks, reposts and quizzes. Recurring content like #staircasefriday is also good because the editing is faster, but it still keeps things interesting for users.

Thank you for the interview!
This text has been translated from German.

The Austrian National Library

This might also interest you:

About the authors:

Marlene Lettner (LinkedIn), Claudia Stegmüller (LinkedIn und Xing) and Anika Suck (LinkedIn) are part of the social media team in the Austrian National Library’s Communication and Marketing department.

Portraits:
Anika Suck: private©, Claudia Stegmüller: FOTObyHOFER©

All other pictures: Austrian National Library©

https://www.onb.ac.at/

Posted by: bluesyemre | November 18, 2022

Fundamental digital skills for 21st century teachers

Posted by: bluesyemre | November 18, 2022

Re-imagine school education beyond Covid-19

Posted by: bluesyemre | November 18, 2022

University of Oxford Style Guide

It all started with a conversation I had with the National Library of Greece a couple weeks ago. As they shared with me their plans for constructing a massive new National Library, a beautiful facility they hope to open next year, they started asking my thoughts on how to “future proof” their new facility.

As I advised them to operate it more as a laboratory for future libraries, where their mission will be to constantly test out new features, options, and systems, it occurred to me that very few people in the library world have any idea about where this current transition is taking us.

Over the past two decades, information has morphed and shifted into a myriad of different forms, going digital for the most part, with physical books and paper-based sources, as a percentage of the whole, all on the decline.

With digital comes an exponential increase in the number of ways we can access, manipulate, search, parse, combine, manage, and store each of the growing number of elements in the knowledge universe.

As a result, our expectations surrounding libraries and the activities and capabilities we expect from a local neighborhood information center, are also beginning to change.

Stepping through this list of possible activities, we should begin with the understanding that very few libraries, if any, will have all of them.

My intent in creating this list is to help those working with libraries to think about the multidimensional nature of our unfolding digital world. Certainly these changes will affect far more aspects of life than just libraries, but as a society we expect them to be ahead of the curve, helping us understand what we should be paying attention to.

As we add technologies like chatbots, virtual reality, and artificial intelligence to our libraries, activities will begin to coalesce around the strengths of particular communities and their regional differences. And that’s ok. In fact every library will need to operate as a working laboratory, testing new equipment, activities, and approaches to our ever-expanding info-verse to see where users gravitate.

What should libraries be?

How will we describe the nature of libraries in the future? Should they be:

  • Baby friendly
  • Pet friendly
  • Food friendly
  • Beer, wine, and alcohol friendly
  • Event friendly
  • Party friendly (should they provide a list of approved catering companies)
  • Homeless friendly
  • Privacy advocate friendly
  • Business friendly
  • Casual user friendly

Should they have facilities for:

  • Traveling museum exhibits
  • Private meetings
  • Aerobic reading
  • Taking a shower
  • Preparing and serving food
  • Taking a nap
  • Storing personal items
  • Sending money or making payments

Traditional Information Archive – Over the years libraries have expanded their collections. Certainly not all are large enough to manage every items on this list, but most have a majority of them.

  • Print books
  • Digital books
  • Audio books
  • Newspapers
  • Magazines
  • Music
  • Movies
  • TV shows
  • Radio broadcasts
  • Presentations
  • Courseware
  • Audio materials (discs, tapes, talking books and other recorded formats)
  • Maps
  • Microforms
  • Videos (film, television broadcasts, DVDs)
  • Sheet music
  • Photographs, posters, prints, and drawings
  • Apps and mobile apps
  • Social media archives
  • Artwork
Thomas Frey Futurist Speaker non traditional archives

Non-Traditional Archives

Libraries also have an obligation to archive their local communities. Some of the non-traditional archives may include:

1.    History of every business in region.

2.    Overview of every graduating class in every school.

3.    History of local infrastructure including bridges, tunnels, waterlines, sewer lines, fire stations, water towers, police stations, schools, etc.

4.    Aging of the community done through sequential photo queues.

5.    The sound of the city in the form of audio recordings over the years.

6.    Cultural influence timelines.

7.    Local archive for emergency equipment such as emergency generators when the power does down, or emergency lighting, emergency cots, etc.

8.    Record of every law, ordinance, and regulation affecting every member of the community

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future search

Search Command Centers

Most people entering a library are searching for something. Over the coming years search technology will become increasingly complicated, but at the same time we will have far more capabilities to use in our search.

Video Search – When it comes to video search, we still struggle with attributes like context, style, circumstances, and a variety of situational details. Examples of future video searches may include:

9.    Bring up every public video of Jane Doe (average person) between 1980 and 2005 when she was in Manchester, England.

10. What are the top 20 most watched videos of an audience laughing at someone who is in the process of dying from a fatal accident?

11. Show me the top 10 Twitch tournament videos of Korean players playing Destiny version 4.3.

12. What are the 12 common features of low grossing movies produced by Paramount Pictures in 1978?

Drone Search – It may seem unlikely today that libraries will have their own fleets of drones to deploy for physical search inquiries, but that will change over the coming decades.

13. Using thermo scans, what houses in my city have the least amount of insulation in the attic?

14. Where is the hole in the fence that is allowing livestock to enter the Eagle Ridge Neighborhood and cause damage?

15. Which areas in my city are least likely to get flooded when the river overflows its banks?

16. Give me a 360-degree views of the three major sculptures erected in my city last year?

Demographic Search – The demographics of the world is changing and we need better tools for monitoring it.

17. Show me a heatmap of the world, broken down by 1 square mile regions, showing highest to lowest birthrates.

18. What regions of the world are most like Winnipeg, Canada (pick any city) based on climate, age demographics, political views, education levels, scientific interests, personal health, etc.

19. Who is the most knowledgeable person in the world on acidic soil types?

20. Show me a decade-by-decade breakdown of increasing average incomes in Africa since 1900.

Complex Searches

Over time search engines will deploy a combination of techniques for finding the answer to complex questions.

21. Interactive map of the world highlighting regions currently at 10 degrees Celsius.

22. What world leaders are currently in NYC?

23. Interactive map of butterfly migrations in Panama?

24. What movie has Harrison Ford wearing a blue sweater while chewing gum?

25. Why is this object (hold up an object) important?

26. How famous am I compared to other people in my community?

27. Timeline Search – How have recipes for bread changed over the past 300 years?

28. Who else in the world has a disease like mine?

Future searches

As we enter the age of quantum computing, far more search attributes will become quantifiable. Someday soon we will be able to search for:

29. Smells

30. Tastes

31. Harmonic vibrations

32. Reflectivity

33. Specific gravity

34. Chemical composition

35. Textures

36. Viscosity

Fussy search features

How do we search for things with similar qualities? Future searches may include options to specify:

37. Looks like

38. Smells like

39. Feels like

40. Tastes like

41. Sounds like

42. Absorbs like

43. Echoes like

44. Coats like

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future spherical display

Spherical Displays

Spherical displays in the future will have the ability to give an accurate perspective of planet earth.

45. Track pollution flows across the ocean in real-time.

46. Monitor major hurricanes from satellites and track new developments on a minute by minute basis.

47. Book a complex travel itinerary from a spherical perspective.

48. Show how warm water currents have changed over the past two decades.

Maker Spaces

Libraries are rapidly transitioning from a place for passive visitors who consume information to active participants who would much rather produce it. Areas to include:

49. Potters wheel and workshop for mixing the mud and making pottery

50. Growing vegetables using aquaponics

51. Video studio for both shooting and editing a video

52. A production area for both recording and editing a virtual reality experience

53. IoT workbenches complete with Internet of Things help desk

54. Access to 3D scanners and printers capable of printing items out of several hundred different materials

55. Laser cutters for etching/cutting wood, glass, metal, and ceramic

56. Jewelry making stations

Creative Spaces

These types of spaces will come complete with all the tools, technologies, and supplies for creative people to get creative.

57. Produce art

58. Produce music

59. Produce games

60. Produce podcasts

61. Produce webcasts

62. Produce VR experiences

63. Host IoT workshops

64. Create & print with 3D printers

Mini theaters

It’s important for groups have a place to gather for such things as:

65. Watching movies

66. Playing video games

67. Watch live events such as concerts, sporting events, NASA landings, etc.

68. Watch YouTube, Facebook, Twitch, and more

Live webcast studios

While we no longer need a studio for doing live webcasts, the age of the studio is far from over.

69. Book reviews

70. Game reviews

71. App reviews

72. Course review

73. Chatbot review

74. Tech reviews

75. 50 years ago today

76. “How to” accomplish something

3D Printing

As the process of additive manufacturing improves, it will begin to enter all of our lives in unusual ways:

77. 3D printer lending

78. 3D scanner lending

79. 3D printer workshops

80. 3D scanner workshops

81. 3D design competitions

82. 3D printer-scanner help desks

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future drones

Flying Drones

In much the way kids that lived a century ago wanted to learn how to fly, young people today are enamored with flying and driving drones.

83. Drone lending

84. Flying drone flight simulators

85. DYI drone workshops

86. Drone competitions

Artificial Intelligence

Artificial intelligence is already in existence and already knows far more about you than any person alive today. Will future libraries offer:

87. AI lending

88. AI workshops

89. AI competitions

90. Monitor and anticipate visitor usage

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future vr

Virtual Reality and Augmented Reality

Both will become far more pervasive in the future.

91. VR & AR hardware lending

92. VR & AR software lending

93. VR & AR production studios

94. VR & AR search engines

Robotics

Robots will become far more common in the future.

95. Robot lending

96. Robot rodeos

97. Robot workshops

98. Robot competitions

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future iot-1

Internet of Things

As more of our devices join the connected world we will see an increase in demand for:

99. IoT device lending

100. IoT prototyping workshops

101. IoT competitions

102. IoT expert speaker sessions

Equipment Archive

Most people have old forms of information on disks, cartridges, stick drves, and tapes, and many are looking for a place to convert it to a new medium that people today can access.

103. Read and print microfiche

104. Both read and convert 8”, 5.25”, and 3.5” disks to the cloud

105. Convert photos to video

106. Convert from VHS to DVD

107. Digitize and repair old photos and documents

108. Old gaming consoles to play programs and games on cartridges, apps, stick drives, and CDs

Global Library Projects

109. VR chat rooms with people in other counties

110. Cross cultural lending programs (i.e. books written in Japanese, not translated, about Ben Franklin)

Thomas Frey Futurist Speaker Games are quickly becoming the cultural norm for most young people today


Video and Non-Video Games – Games are quickly becoming the cultural norm for most young people today.

111. Game tournaments

112. Game lending

113. Game builder workshops

114. Game expert events

New Facilities – Most major libraries will be testing out a host of new options to make their facilities relevant for next generation users.

115. Mini Planetariums

116. Robotic storytelling centers

117. VR dating stations

118. Time capsule room

119. Drone lending program

120. Pet lending program

121. Expert events – meet the experts

122. Community archives – let the community decide

Thomas Frey Futurist Speaker library of the future vr 3

Final Thoughts

As a kid growing up, libraries were always that magical place full of ideas and possibilities. Future libraries will have all that and more.

Yes, they will be continually evolving over the coming decades and the key to our understanding them lies in our ability to expand our perspective and reframe our thinking abut their role and purpose.

The list above is merely scratching the surface. Libraries can start with a formula, mission statement, policy plan, or lengthy surveys, but in the end libraries will evolve, morph, and transform on their own even without human intervention.

It’ll be an exciting thing to watch, and even more exciting to be part of.

By Futurist Thomas Frey

Author of Epiphany Z – 8 Radical Visions Transforming Your Future

Annie Tummino, Head of Special Collections and Archives at Queens College, describes her experience making her institution’s digital collections openly accessible on JSTOR, and the results they’re seeing. Learn how your institution can participate at https://about.jstor.org/collections.

Older Posts »

Categories

%d bloggers like this: