Posted by: bluesyemre | May 15, 2014

ODTÜ Maden Mühendisliği’nden Prof.Dr. Şebnem Düzgün’ün Soma hakkındaki yorumları #soma #İsKazasıDeğilCinayet

Aslinda sabah yazmistim ancak sanirim yeni gorulmus. Olay gercekten dunya madencilik facialarindan biridir. Konu hakkinda fazla yazamamamizin nedeni ise neredeyse hic bir teknik veriye ulasamamis olmamiz. Herhangi bir yorum yapmak icin ocak hakkinda bilgiye sahip olmak gerekiyor. Dunden beri sadece medyadan ve tanidigimiz meslektaslarimizdan aldigimiz bilgiye gore olasiliklara dayali senaryolar yaziyoruz. Dolayisi ile teknik acidan veriler olmadan yorum yapamiyoruz. Bu veriler olmadan da yapilan tum yorumlar bilgi kirliligi ve yanlis anlamalara neden oluyor. Ancak dunden beri krizin yonetimi ile iligli yorum yapmak ve cikarimda bulunmak mumkun. Bunlari soyle ozetleyebilirim:

  1. Modern bir maden isletmesinde ocakta herhangi bir t zamaninda kimlerin madenin neresinde oldugu asagi yukari bilinir. Bununla ilgili olarak en ilkel yontemde madene girenlere tike (fransizca terim) check anlamina gelen bir metal pul verilir ve bu pulun kimde oldugu bir deftere kaydedilir ve imza atilir. Madenin girisinde de tike tablosu olur ve ocaga girerken tikenizi buraya koyar cikinca da alip imza atarsiniz. Boylece madenin girisindeki tike tablosunda kimlerin asagida oldugu bilinir. bugun bu yontemin daha gelismisleri var. RFID’ye dayalli sistemler de giderek yayginlasiyor. Bunlar bile olmasa her vardiya basinda iscilerin ocagin neresinde ne yapacagini belirleyen tertipler olur ve bu tertiplere bagli olarak da kimlerin nerede oldugu bilinir. Bu zamana kadar asagida kac kisi oldugunun bilinmemesi madencilik sistematigine uygun bir calisma ortaminin olmadigini gosteriyor. Bir yeralti madeninde t zamaninda kac kisinin oldugunun bilinmemesi kabul edileilir birsey degil. Bir alternatif de su olbilir. Ocak yonetimi bunu biliyordu ancak ustlerindeki baskilar nedeni ile aciklamadilar. Basbakanin seyahatlerini dun iptal etmesi facianin boyutunun dunden itibaren asagi yukari bilindigini ancak alistira alistira verilmesinin uygun goruldugunu gösteriyor olabilir.
  2. Bu tur facialarda olmasi gereken maden isletmesi yetkililerinin bir kamuoyu aciklamasi yapmasidir. Benim kanaatim Enerji bakani tek elden aciklama yapsin karari alindi ve bu kisilerin aciklama yapmasina izin verilmedi. Ortada farkli aciklamalar olmasin kimse eline yuzune bulastirmasin biz nasil istersek oyle yonlendirelim yaklasimi olmus olabilir.
  3. Bir maden isletmesinde herhangi bir kaza oldugunda (yangin, gocuk, grizu vb) ocaga tahlisiye (arama kurtarma) ekipleri girer. Tahlisiye ekipleri her madende olur ve bu ekip madeni en iyi taniyanlardan olusur. Akut’un ocaga arama kurtarma acisindan girmesi ve tahlisiye icin girenlerin bir kisminin yarali olarak cikmasi ocagin bu konuda nereydese amator bir yaklasim izledigini gosteriyor. Akut tabii ki ulkemizdeki en onemli STK’dir ancak yeralti madenleri yillarca madencilik yapsaniz bile sadece ocagi bilenlerce ve onlarin rehberliginde girebileceginiz yerlerdir. Bu yaklasim AKUT gibi kiymetli bir orgutun calisanlarini da tehlikeye sokmustur aslinda.
  4. Biraz once yine NTV’de sag kurtulan bir isciden ogrendigim kadari ile kirli hava cikisindan temiz hava uflenmeye baslaninca yangındaki duman artmis ve yayılmis. Her ne kadar saglikli bir bilgi olmasa da dun gece olayin trafo patlmasi bugun ise ocakta aniden cikan bir yangindan kaynaklandigini ogrenmemiz bile olayin acil durum yonetimi acisindan yeteri kadar irdelenmedigini gosteriyor. Alinan tedbirlerin de etkinligini sorgulamamamiza neden oluyor.
  5. Dun geceden beri hepimizin kafasindaki soru bir trafo patlamasi nasil olur idi? bu tur madenlerde explosion proof malzemelerin kullanilmasi gerekiyor. Bu kadar denetlenen bir yerde ex-proof malzeme olmamasi zaten kayitlarda olmasi gereken birsey ise iki alternatif olabilir biri seyyar bir trafo kullaniliyor olmasi digeri de kazanin nedeninin baska birsey olmasi. Gordugunuz gibi yeteri kadar bilgi sahibi olmadigimizdan ancek forensic investigation icin hipotez uretebiliyoruz. Dolayisi ile genel gecek birtakim yorumlar yapmadan once konu hakkinda bilgilenmek en dogrusu. ancak isletmenin bu konuda ketum olmasi gercekten kabul edilebilir degildir.
  6. Dunden beri tum bakanlar biz burayi cok siki denetliyorduk taseron calistirmiyoruz sigortasiz isci yok yonunde. Ancak unutulan en onemli sey su. Bir yeralti madeninde gocuk de olabilir yangin da cikabilir. ancak kayiplarin bu kadar buyuk olmasi kabul edilebilir degildir. Bu durum su sorulari akla getiriyor. Yangina mudahele icin alanin oksijensizlestirilmesi amaci ile bir baraj uygulaması yapilamamasi nedendir? Tecrubesizlikten mi? olayin yanlis analizi mi? Ocaktaki herkesin CO maskesi olmasi gerektigi ve bu maskelerin yaklasik 1 saat dayaniyor olmasi ocaktaki buyuk cogunlugun guvenli bir alana ulasip ocak disina cikmasini saglayacagini gosterirken bu kadar kisi maskeyi nasil kullanamadi? Makeler var miydi? 1 saat dayaniyor muydu? Evet ise patlamanin oldugu yerde ve civarinda 300 kisi nasil yogun sekilde calisiyordu? Kisaca kayiplarin bu kadar fazla olmasi ya olaya mudahalenin zamaninda dogru ve etkin sekilde yapilamadigini ya da bu kadar isci ve muhendisin ocagin patlama ve yangin olan alaninda konsantre oldugu ya da her ikisini isaret ediyor hangi durum olursa olsun safety kulturunun bu ocakta yerlesmedigine dair belirtiler veriyor. Ocakta calisirken maske agirlik yaptigindan calisanlarin maskeleri her zaman yaninda bulundurma aliskanliginin olmamasi gibi birtakim pratik sorunlar da olmus olabilir. Ne olursa olsun tum bu olasiliklar guvenlik kulturunun hem denetlemede hem de uygulamada yeteri kadar olusmamasindandir. Biraz once basbakin yine malum aciklamasi vardi. bu isin dogasinda vardir sozu. Evet isin dogasinda kaza vardir. Ancak kazanin bu kadar kayip vermesi isin dogasinda yoktur. Eger isin dogasi buysa (yani 300’e yakin can alacaksa bir isletme) zaten bu madenler isletilmesin. Bu yuzyilda teknoloji odakli muhendislik yapmadiginiz taktirde madencilik gibi bir sektorde kayiplarin bu kadar cok olmasi kacinilmazdir. Kisaca olayin dogasinda falan yoktur. Zaten bunlar yuzlerce kere bir cok ortamda dile getirildi.Mevzuat acisindan bir eksikligi yok o nedenle bu isin dogasinda var kacinilmazdi argumani kanimi dondurmaktadir. Mevzuat acisindan hic problemi olmayan bir madende bu kadar kayip oluyorsa ya mevzuat yeterli degildir ki (yasa cok sikidir aslinda) ya denetleyiciler mevzuati farkli yorumlamistir ki pek ihtimal vermek istemiyorum ya da isletme beceriksizdir ki bu daha cok ihtimal verdigim bir secenek. Turkiye’deki madenlerin rodevans ile isletilmesi sorunu en temel sorundur. Rodevans devlete ait bir sahanin ozel sektor tarafindan belli yilligina kiralanarak isletilmesidir ki taseronluk kadar problemleri olan bir yaklasimdir. Rodevans sorunu ustune yazilacak cok sey var ancak daha fazla uzatmayacagim. Bir onceki e-mailimde de belirttigim gibi madencilik kendi icinde sistemsel butunlugu olan bir istir.taseronluk sistemi ile sitemin integrity’si bozulmustur ve bu da hem uretimde kayiplara hem de bu tur sorunlara yol acmaktadir. Arabayi kullanırken gazi birine debriyaji birine ve freni birine verirseniz nasil etkin kullanacaginiz ortada ise madencilikte de benzer bir durum vardir. Buna devletin en temel argumani da sudur. Taseronlar kar ediyoruz. Dunyanin hic bir yerinde kucuk olcekli madencilik buyuk olcekli ile yarisamaz. Kucuk olcekle kar edilebilir ancak buyuk olcekle yapacaginiz is kardan yediginizden etkin madencilik yapmiyorsunuz demektir. Bu noktada madenler hepimizin oldugundan hatta gelecek nesillerimizin de oldugundan bir maden rezervi maksimum karla isletilmek zorundadir. Eger maksimum kar yapmiyorsaniz ve sadece elde ettiginiz karla yetiniyorsaniz gelecek nesillerin kaynagindan calisyorsunuzdur. bu nedenle rezervi parcalara bolup kucuk kucuk uretmek (rodevansla uretime vermek) maksimum kar presibi acisindan olcegi kuculteceginden buyuk bir ulusal kayiptir. Iste bizim dikkati cekmemiz gereken nokta budur. Ayrica yasada taseronluk icin kurumun kendi yapamayacagi isleri taserona vermesi hukmu olmasina ragmen bu konu goz ardi edilmektedir. Ulkemizdeki madenciligin buyuk bolumu surdurulebilirlik prensiplerinden cok uzaktir.Birkac ay sonra bu kaza tavsar kayiplarin yakinlarina tazminatlar odenir. Acilar dustugu yerde yillanir.Ancak bu madenin aylarca hatta yillarca kapanmasindan ve reservin belkide onemli bir bolumunun uretilememesi tum milletin kaybidir. Benzer durum Afsin Elbistanda oldu.Su anki kayiplarimiz sadece buz daginin gorunen yuzudur. Kaybimiz cok daha buyuktur. Ayrica kaybettigimiz vatandaslarimizin geride biraktigi yuk, kurtulan ve is goremez olanlarin yasam kalitesindei dusus gibi konular da baska tabii.
  7. Bizim yaptigimiz bilimsel calismalarda madenlerin bu sekilde parcalanmasi kazalara dair tutulan istatistiklerin de butunlugunun bozuldugunu, daha once cok riskli olan bazi ocaklarin istatistiklerdeki veri butunlugunun bozulmasi nedeni ile cok guvenli gibi gorundugunu gosteriyor. Acimiz buyuk, katlanmak cok zor. Buyuk pencereyi de gozden kacirmamaya calisalim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: