Posted by: bluesyemre | June 18, 2014

Takas Pazarı: İstanbul Shopping Fest’i protesto ediyoruz, 20 Haziran 2014 15:00-18:00, Taksim Meydanı

MARKALAR SÖMÜRÜYLE BÜYÜR
İSTANBUL SHOPPING FEST’İ PROTESTO EDİYORUZ

Şimdi bu kapıdan gireceksiniz ve alışveriş torbalarının içinde ne olduğunu size asla söylemeyecekler. Podyumlar, reklamlar, ışıklar ve balonların ardında, bütün bu hikayenin ortasında yer alıp elinizdeki alışveriş fişine adı eklenmemişler var. Mesela, kozmetik mağazaları gizemli bir dünya… Olur da sizin rujun ucunun deney masasına bağlanmış bir tavşanın gözlerine değdirildiği şimşek gibi çaktıysa aklınıza… O gözler, “çünkü siz buna değersiniz” hipnozu ile unutturuldu bile. Giyim mağazaları disko gibi kalabalık ve coşkulu… Herkes giyiyor, çıkartıyor, aynada hayal kuruyor. Tam yaka detayına odaklanmışken siz, aynada omzunuzun arkasında kireçten tozdan beyaza bulanmış bir kadın… Bangladeş’ten gelmiş, 2013’te bu mağazaya üretim yapan Rana Plaza çökünce enkazda 1200 kişiyle beraber can vermiş. Ayaklarından kan sızmaya başlayınca mağaza müdürü gelir ve “dünyanın tüm renkleri” diye gülümseyerek kadını siler.

Teknoloji mağazaları, hayat çok acı, bizi geleceğe taşı! Çok hızlıyız, arkamıza bakamıyoruz. Geçen sene geleceğin teknolojisi olarak elimize tutuşturulan yeni telefon ilk arızasında teknik servis tarafından ölü ilan edildi. “Daha hızlı gitmek için yükü elinden bırak!” Sahi nereye gidiyoruz, sorunun cevabı için yeni telefon almamız şartmış. Ölü cihazın içini sakın açmayın, henüz ölmemiş bazı insanların imdat notları çıkabilir. Bilgisayar ve telefonlar için gerekli koltan gibi madenlerin büyük kısmı Kongo’da çetelerin emrine doğan çocuk kölelerce çıkartılıyor. Duydunuz ve tüm AVM’de elektrikler kesildi. Evet, AVM’den alınanlar sömürü ile üretilir. Bugün hâlâ dünyadaki 27 milyon insan bizim için köle. Kaç tane hayvanın köle olduğu hesaplanmıyor bile.

Alışverişin ihtiyaçtan şölene çevrilmesi oldukça tehlikeli. Bot yapılmak üzere derisi yüzülen Hindistan’daki ineği, palm yağı için Endonezya’da kesilen ormanı, tektaş yüzük için kırbaçlanan Sierra Leone’liyi ve kot taşlarken Türkiye’de ölen işçiyi unutuverir insan. Türkiye’de yaşayan insanların 46 milyonu yoksulken daha fazla satın almaya teşvik, insanların cebindeki son kuruşa göz dikmektir. İstanbul Shopping Fest %99’un cebindekileri %1’in cebine taşımak için düzenlenmiş bir partidir. Moda tuzaktır; hem bize nasıl davranmamız gerektiğini ne giyeceğimizi emrederek tektip insan yaratır, hem her şeyin elimizde var olanını atıp yenisini almamız için beynimize işler, hem de üretenine bir iki lira bile kazandırmayan ürünler için bizden yüzlerce lira talep eder.

Hükümetin Shopping Fest organizasyonu ile kâr hırsına verdiği desteği sürdürmesi, Soma için tuttukları yasın ne kadar sahte olduğunu gösterir. Daha fazla kömür ve daha yüksek kâr için öldürülen maden işçilerinin 40’ını hükümetin “daha fazla satın al” ilanları ile karşılıyoruz. Çevremizi saran yüzlerce AVM ve rezidans onların fikriydi. Gezi Parkı’na AVM uğruna kıymak istemeleri de herkesin hafızasında tazedir. Bu alışveriş festivali, ağacın yerine dikilen AVM’ler batmasın diye. Hepimize lazım olan temel şeyleri depolarda biriktiren patronların stokları ellerinde patlamasın diye. Kapitalizm suçludur; ama topu böyle taca atamayız. Aldığımız şeyin içinde kan, yenmiş hak var mı düşünebiliriz. Buralarda mı üretildi, yoksa dünyanın öbür ucundan havaya zehir saçarak mı getirildi sorup öğrenebiliriz. Çocuğa karne hediyesi olarak bir scooter alıp onu yanımızdan uzaklaştırmak kolay; onunla beraber bir beceri geliştirmektir asıl olay. Babalar günü, sevgililer günü onların olsun! Son dakikada prosedür gereği alınmış hediyenin soğukluğuna inat her zaman ve gerçekten yanında olmaktır hayat.

Uzun süredir aradığınız bir şey mi var? Muhtemelen yeni çıkan telefon değil o; ertesi sabah 6’da işe koşma derdi olmadan sevdiklerinizle yüz yüze sohbet etme ihtiyacı olabilir. Ayakkabıların indirime girmesi başınızı mı döndürdü? Belki de aynı ayakkabıları takas pazarında bedava bulabileceğinizi düşünmediğiniz içindir. Biz diyoruz ki satın almadan yaşamak mümkün. Hemen veya yavaş yavaş para aramızdan çıkabilir. Eksik olan dayanışmamız ve sabrımız. Elde olan yeter, yetmezse tamir edebilir veya yenisini yapmayı öğrenebiliriz. İkinci el alabiliriz, internetteki Freecycle’dan bedava alabiliriz, sokakta bedava bulabiliriz, arkadaşla takas edebiliriz veya kullanmadığımızı karşılıksız verebiliriz. Atmak israf, paylaşmak candır. Bedava ulaşım için bisiklete atlamak veya otostop çekmek hayal değil. Kirasız yaşam için deniz kenarları, kırlar ve terk edilmiş binalar bizleri bekliyor. İşe komşumuz aç mı tok mu sorarak başlayalım. Her yere bostanlar, takas pazarları ve sofralar kuralım.

Birimiz tutsaksa hiçbirimiz özgür değiliz; o yüzden tüketmemek özgürleşmektir.

https://www.facebook.com/events/305656546277670


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: