Posted by: bluesyemre | December 12, 2016

Kısa Hikaye – laureae #BerkayAkbaş #terörülanetliyoruz

Processed with VSCO with p5 preset

15326438_10154603107204845_3708132606454168529_n

Göz açıp kapamak gibi. Göz açıp kapamaktan biraz uzun, derin bir nefes almaktan biraz kısa. Böyle bir sürenin hikayesidir bu.

Seni tanımıyordum Berkay. Seni tanımadığı için inandıkları tanrıya şükür duaları söyleyen çokça insan var şu an. Keşke hepimiz tanısaydık seni, ya da tanışmamız bu şekilde olmasaydı. Sen bir bebeği annesinin kollarına bıraksaydın da öyle tanışsaydınız. Sen bir aileye “hastanın durumu iyi” dediğinde sarılsalardı sana, öyle tanışsaydınız. Çok sonra aşık olacağın kadına baksaydın da kesişseydi gözleriniz, böyle tanışsaydınız keşke. Bu kısa bir hikaye, senin yaşaman gereken çokça paragraf vardı oysa.

Önce akciğer patlarmış Berkay, bugün öğrendim bunu. Alev bundan sonra çalarmış savunmasız bedenin kapısını. Hepsi yarım saniyeymiş; göz kırpmaktan uzun, nefes almaktan kısa.Ben bugün ağladım buna, sen bugün yaşadın bunu.

Sana veda edemedim Berkay, adını bile bugün öğrendim ben. Sana veda eden çokça insan var şu an, hepsini tanımıyorsun. Keşke hiç birimiz veda etmeseydik ya da bu şekilde ayrılmasaydık birbirimizden. Sen okuluna dönmek için veda etseydin Deniz’e ve teşekkür etseydin kahvaltı için. İstanbul çok güzel deseydin dönerken. Deniz mavisine, galata kulesine hayran dönseydin. Çok canın yansaydı ama babana veda eden sen olsaydın bundan 30 yıl sonra. Yaşaman gereken tüm paragraflar güzel değildi belki ama yaşasaydın hepsini. Her paragrafta yeni bir insanla tanışsaydın, her paragrafta yeni bir şey öğrenseydin Berkay. Tahta bir yatakta değil bir otobüs koltuğunda gitseydin anneni ziyarete.

Devletin kılıcı uzunmuş, kanları yerde kalmayacakmış. Senin kanını temizlediler bile sokaktan, kimin kanından bahsediyorlar Berkay? Kimse buna ses çıkartmasın diyorlar, baban sessiz mi haykırsın şimdi? Korkmuyoruz diyenler var, esas aklını yitirmiş olanlar onlar.Bir taksiyi kaçırsan, yolda cebinden çakmağını düşürüp onu alsan, telefonun çalmış olsa burada olurdun çünkü. Bundan korkmamak delilik değil de nedir Berkay? Kayıpları kalbimize gömmekten bahsedenler ise halt etmiş, çocuğunu toprağa gömecek olanlar var çünkü. Sayıları konuşuyorlar yine, içinde başkasına sevgi olan bir insan nasıl bahseder sayılardan Berkay? Evladı olan insan nasıl düşünür “şehit” kelimesinin bir babaya teselli olacağını? Nasıl bir baba ki ertesi gün kendi çocuğunu yitirmek korkusu ile titremeden çiçek bırakır bir cami avlusuna? Cevabı olmayan sorularımızın enkazı altında eziliyoruz burada, bırak burayı Berkay.

Eğer bir cennet varsa, burada cehennemi yaşamış herkese sarıl lütfen Berkay. Berkin ile saklambaç oyna mesela, Ali İsmail yorulmuş olmalı abilik yapmaktan. Özgecan’ı öp alnından benim için. Ozancan ve Berkay ile de tanışırsın belki. Berkay ile el ele tutuşup oradaki tüm çocuklara dilekler tutturun bir de. İkinizin arasında ne dilerlerse olacağına inansınlar lütfen. Hepsine selam söyle Berkay, ben hiç biri ile tanışmadım. Keşke hiç birine veda etmeseydim.

Dönüp de buraya bakmaya kalkma sakın, alevler göğe yükseliyor burada. Hayatlar yarım kalıyor, sağır eden sesler eline bir bıçak alıp güzel şarkıları ortadan ikiye ayırıyor burada. İyi insanların sayısı az ve her gün bir şeyler eksiliyor burada. İyi olan ne varsa eksiliyor, bakma buraya gözünü seveyim Berkay. Acıdan başka bir şey görmek istesen gözlerin yorulur, öyle ufağız ki kocaman dünyada. Zaman her şeye ilaçmış, aşırı doz zamandan ölecek insanlar var bıraktığın yerde. Vefa’nın iki çocuğu babasız, eşi dul kaldı; böyle bir yer burası. Bırak burayı hadi; doğmayan bebekler, kolsuz kalan insanlar, kanserden bile çözümsüz ölümler var burada.

Bugün ağladık hepimiz, bir hafta sonra ağlamayacağımız için senden özür dilerim Berkay.

Bu yarım saniyelik kısa hikayede ölen tüm kuşlar sana kanat olsun. Senin canın yanmasın artık, acılarını bize bırak ne olursun. Çok kısa bir hikaye bu, son cümlene nokta koy da git Berkay. Git şarkının devamını söyle, bize rüzgar olsun. Git gülümse, bize umut olsun.

Göz açıp kapamak gibi. Göz açıp kapamaktan biraz uzun, derin bir nefes almaktan biraz kısa. Bu kadar kısa bir hikaye ölüm. Biz bu hikayeyi çok dinledik, keşke senden duymasaydık Berkay.

Keşke’lerin sonu yok burada, bırak burayı Berkay.

https://laureae.wordpress.com/2016/12/11/kisa-hikaye/


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: