Posted by: bluesyemre | January 13, 2017

Kova ve Süpürge: Hoşçakal Bauman #ZygmuntBauman

bauman

Hoşçakal Bauman… Tutkuyla yazdıkların için tutkulu bir teşekkür.

1990 sonrası debdebeli postmodernizm tartışmasının etkili düşünürlerinden Zygmunt Bauman’ı kaybettik. Türkiye’de epey okuyucusu olan bir felsefeciydi. Bunda kolay okunur olmasının ve güçlü denemeci kaleminin etkisi büyük elbette. 1991 Sovyet sonrası, Fukuyamacı “Tarihin Sonu”nun ilan edildiği bir dünyada tartışılan bir çok kavrama öncülük etmişti. Totalitarizm, toplum mühendisliği ve modern bahçıvanlık, likid modernlik gibi birçok kavramın önemli referanslarından oldu. Bauman önemliydi elbette. Ama argümanları ‘kendinden bağımsız’ hegemonik neoliberal bağlamından azade değildi. Bütünlüğe karşı parçalılık, kesinliğe karşı görelilik, aynılığa karşı fark, belirlenime karşı belirsizlik gibi ya da sınıfa karşı ‘öteki’lik gibi dönemin hakim söylemine kendince haklı nedenlerle epeyce harç taşıdığı da söylenebilir.

Zygmunt Bauman tahrik edici ve kıvrak bir düşünürdü. En önemlisi de tutkulu ve insana içeriden dokunan bir yazı üslubuna sahipti. Yanılmıyorsam Türkçe’deki ilk çalışması 1990’ların efsane yayınevi Sarmal Yayınları’ndan çıkan Modernite ve Holocaust kitabıydı. Etkilenmiştik elbette. Kartezyen modernliğin içinde bulunan potansiyel soykırımı duyumsatmıştı bizlere. Adorno ve Horkheimer’in Aydınlanmanın Diyalektiği kitabındaki uyarısını daha bir günümüze getiriyor; küresel neoliberalizm ile yüzleştiriyordu.

Ölümü dolayısıyla e-skop Bauman’ın sanat üzerine görüşlerinden bir bölüm yayınladı geçtiğimiz günlerde. “Akışkan Sanat” isimli makalede anlatılanlar, koca bir çınarın çağdaş sanat karşısındaki deneyimi düşündürücüydü gerçekten. Bauman çağdaş sanatın (contemporary) modernizmden farkını iyi anlamıştı. Şöyle diyordu bahsettiğimiz yazısında: “Akışkan moderniteyi, daha önceki katı modernitenin çerçevesini oluşturan önemli karşıtlıkların ortadan kalktığı bir durum olarak tanımlayabiliriz: yaratıcı sanat ile yıkıcı sanat, öğrenme ile unutma, ileri adım ile geri adım arasındaki karşıtlıklar gibi. Hannah Arendt’e göre bir sanat eserinin tanımlayıcı özelliği, yüzlerce yıl önce uyandırdığı duyguların ve yaşattığı sanatsal deneyimlerin aynılarını uyandırabilme kabiliyetidir. Akışkan modernite çağının sanatçıları ise, kısa ömürlü olaylara yoğunlaşıyorlar – kısa ömürlü olacakları daha en baştan bilinen olaylar; yani sanat eserinin değil de, sanat olayının, çok kısa bir zaman içinde sona ereceği biliniyor.”

http://postdergi.com/kova-ve-supurge-hoscakal-bauman/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Zygmunt_Bauman


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: