Posted by: bluesyemre | April 6, 2018

Türkiye’den paylaşım ekonomisine dair güzel örnekler

tatutaenustsol176_tr

TaTuTa (Tarım, Turizm, Takas)

Buğday Derneği tarafından yürütülen “Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası” projesinin kısa adıdır.

TaTuTa projesinin ana amacı Türkiye’de ekolojik tarımla geçinen çiftçi ailelerine mali, gönüllü işgücü ve/veya bilgi desteği sağlayarak ekolojik tarımı teşvik etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

WWOOF güven ve takasa dayalı kültürel ve eğitsel deneyimleri teşvik ederek, sürdürülebilir bir küresel toplum inşa etmek için, gönüllüler ile organik çiftlikleri bağlayan dünya çapında bir harekettir.  TaTuTa projesiyle ilgili daha fazla bilgi için tıklayın.

____________________________________________________________________________________________

a9e8f65e79f2a05ba93f5c1553cbdc7e0

İhtiyaç Haritası

Nerede yaşarsak yaşayalım, yaşadığımızın yerin ihtiyaçlarını en iyi biz yaşayanlar biliriz. Bu ihtiyaçların  karşılanması ise toplumsal sorumluluk bilinci ile hem yurttaşlar olarak bizlerin hem de ilgili kurumların görevidir.

İhtiyacharitasi.org farklı konulardaki ihtiyaçların ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişiler ve kurumların buluştuğu online bir platformdur. İhtiyaçların karşılanmasının yanı sıra farklı konularda destek sahibi kurumların ve kişilerin de kullanabildiği bu platform Türkiye’nin her yerinden kullanılabilmektedir. Temel olarak 3 bölümü olan platformun kullanımı aşağıdaki gibidir:

İhtiyaç GİR: Bu bölümde, yaşadığınız yerdeki (sokak, mahalle, kent, köy, okul…) eğitim, sağlık, ulaşım vb. gibi konularda ihtiyaçlarınızın adres temelli olarak giriyorsunuz. Bu kısımda ihtiyaç sahibinin (yani sizin) iletişim bilgilerini, ihtiyacın konusunu, tanımını ve varsa fotoğrafını paylaşması isteniyor. İhtiyaç girmek için ihtiyacharitasi.org’a mutlaka üye olmanız gerekiyor. Üye olduktan sonra, kendi profiliniz ile ihtiyacınızı detaylı bir şekilde girebiliyorsunuz. Sonrasında, ana sayfadaki haritada ihtiyacınızı kısa bilgi olarak görebiliyorsunuz. Herkese açık olarak yer alan bu bilgi ile ihtiyacınızı karşılamak isteyen kişi veya kurumlar “ihtiyacı karşılamak istiyorum” kısmına basarak ihtiyacınızı karşılayabiliyor. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenilir ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Destek OL: Farklı konulardaki desteklerin girilebildiği bu bölümde, kişilerin ve kurumların destek konusunu, tanımını ve iletişim bilgilerini yine adres temelli olarak girmesi gerekiyor. Desteğe ihtiyacı olan kişi ve/ya kurumlar buradan başvuru yapabiliyor. Destek girmek için ihtiyacharitasi.org’a mutlaka üye olmanız gerekiyor. Üye olduktan sonra, kendi profiliniz ile desteğinizi detaylı bir şekilde yazabiliyorsunuz. Sonrasında, ana sayfadaki haritada desteğinizi kısa bilgi olarak görebiliyorsunuz. Herkese açık olarak yer alan bu bilgi ile desteğe ihtiyacı olan kişi veya kurumlar “Başvur” kısmına basarak desteğinize olan talebi bize iletiyor. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenli ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Gönüllü OL: İhtiyaç Haritası’nda yer alan projelerde ve ihtiyaçların karşılanması sürecinde gönüllü olmak isteyen kişilerin dahil olabildiği bir bölüm. İhtiyaç Haritası’nda Gönüllü Ol kısmına bilgilerinizi girerek çalışmalarda aktif olarak yer alabilirsiniz. Gönüllü Ol kısmına girdiğiniz bilgiler ile sizin bir profiliniz oluşuyor ve ana sayfadaki haritada yer alan ihtiyaç ve destek kısımlarına gönüllü olarak başvuru yapabiliyorsunuz. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenli ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Örneğin; mahallenizdeki ilkokulun müzik aletlerine ihtiyacı var, ne yapabilirsiniz? Bu konuda, online olarak haritamızı ziyaret edip, okulun bulunduğu yeri haritada belirledikten sonra karşınıza çıkan forma detaylı olarak ihtiyacı giriyorsunuz. Bu forma ihtiyacı ve ilgili iletişim bilgilerini bırakıyorsunuz. İhtiyacı karşılamak isteyen kişiler veya kurumlar buradan size ulaşabiliyor. Bu süreçte biz de, ihtiyacharitasi.org olarak ihtiyacınızın karşılanmasına destek oluyoruz.Daha fazla örnek için sıkça sorulan sorular kısmına bakabilirsiniz.

Ne istiyoruz?/bekliyoruz?/amaçlıyoruz?

İhtiyaç Haritası’nın amacı Türkiye’de kent ve mahalle temelinde ihtiyaçların vatandaş katılımı ile sistematik bir şekilde öğrenilmesi, harita tabanlı olarak toplanması ve bu ihtiyaçların gerekli kurum/kuruluş veya özel kişiler tarafından karşılanmasının kolaylaştırılması için bir sistem oluşturmaktır. Ayrıca, sadece ihtiyaç sahiplerinin değil, farklı konularda destek vermek isteyen kişi veya kurumaların da desteklerini yine harita tabanlı olarak girebildiği ve ihtiyacı olanların bu desteklerden yararlanabildiği dijital bir platformdur. İhtiyaçların karşılanması sürecinde Türkiye’nin dört bir yanından gönüllüler ile çalışıyoruz. İhtiyaçların karşılanmasında gönüllüler de site üzerinden başvuru yapabiliyor. http://www.ihtiyacharitasi.org sitesi üzerinden yapılan çalışmalarda hiçbir şekilde nakit akışı yapılmamaktadır.

____________________________________________________________________________________________

eHiffb55_400x400

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER)

İnsanların temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürüten ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşuyuz.

2010 yılında gıda sektöründe çalışan ve gıda bankacılığının açlık ve yoksullukla mücadelede önemli bir araç olduğuna inanan 9 kurucu üyemiz ile birlikte Gıda Bankacılığı Derneği adı altında faaliyetlerimize başladık.

Gıda bankacılığı hakkındaki bilgi ve deneyimlerimizi yeni kurulan gıda bankalarına aktardık. Gıda bankalarını ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını bağışlar ile destekledik.

Gıda bankacılığı hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Türkiye’de bir ilk: Destekten öte, kalıcı çözüm

2014 yılında insanların kendi yetkinlik ve yeteneklerine uygun işlerde çalışabilmesinin de en temel ihtiyaçlardan biri olduğundan hareketle çalışmalarımıza istihdam ve kalkınma projelerini de katarak Temel İhtiyaç Derneği adını aldık. İstanbul Maltepe’de kurulan merkezimiz 2015 yılında faaliyete geçti.

Böylelikle ihtiyaç sahiplerine yalnızca gıda bankacılığı yoluyla yardım etmekle kalmayıp, istihdam organizasyonunu da üstlenerek yoksullukla mücadelede gerçekçi ve sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefledik. Bu Türkiye’de bir ilkti ve dünyadaki benzer kuruluşlara da örnek teşkil ediyordu. Bu yenilikçi ve özgün modelimizin ilk Destek Market’ini ise 2015 yılında İstanbul Maltepe’de kurduk.

Bugün kurduğumuz Destek Marketler ile yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmalarını sağlarken, Destek İK aracılığı ile bu kişilere eğitimler veriyor, meslek edindiriyor ve işe yerleştiriyoruz. Bunun yanı sıra, kriz dönemlerinde afet bölgelerinde yaşayanların temel ihtiyaçlarını karşılıyor, kırsal bölgelerdeki kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmelerine öncelik veren kalkınma projeleri geliştiriyor, çocuk yoksulluğu konusunda yerel projeler üretiyoruz.

Projelerimiz hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

____________________________________________________________________________________________

1447851397

Yeryüzü Derneği

Yeryüzü Derneği, 2009 yılında, yedi ekolojist yaşama sevdalı gönüllü tarafından kuruldu. İlk çıkış noktaları ekolojik bir topluluk oluşturmaktı. Kafalarında, bunu nasıl yapacaklarına dair hem en ufak bir fikir kırıntısı yoktu, hem de onlarca hayal sohbetlerini süslüyordu.

Aralarından kimseyi başkan olarak seçmediler. Büyüyebilecekleri son noktaya kadar piramit usulü ya da hiyerarşik bir birliktelik değil, el ele tutuşmuş ve çember olmuş, muhabbetli bir birliktelik istiyorlardı. Hem de “küçük güzeldir” feyz aldıkları bir kitaptı!

Önceleri Bursa, Kütahya ve Yalova’nın köylerini dolaştılar. Köy kahvelerinde ekolojik tarım üzerine bolca sohbet ettiler. Birinci ağızdan köylünün tarım üzerine fikirlerini dinlediler, belki de öğrendiler.

Uzun süre aralarına sekizinci kişi katılmadı. Dert etmediler, hatta akıllarına bile getirmediler.

Bir bahar sabahı, birlikte kahvaltı yaparken İstanbul’da kent bahçeleri kurmaya karar verdiler. Akıllarına ve gönüllerine yattı, hemen işe koyuldular. Kent bahçelerine ilgi büyük oldu. Şehrin dört bir yanından başvuranlar, tohumlar, fideler, zor sorular ve yeni pırıl pırıl yüzler 🙂

Sorularla onlar da öğrendi. Öğrendikçe daha çok paylaştılar. Sulama rehberi hazırladılar, kompost yapmayı öğrendiler ve evlerine kurdular. Solucanlar, kırmızı solucanlar, sıfır çöp meselesini insan atıklarını kompostlaştırmaya kadar vardırdılar.

Yaptıklarının değerinin takdir edilmesi, onları daha da motive etti. Sivil toplum kuruluşlarının koca bütçeli projelerle ve profesyonel maaşlı çalışanlardan oluştuğu, hatta bir anlamda şirketleştiği bir iklimde, onlar gönüllü kalmaya devam ettiler.

“Kalpten kalbe bir yol vardır, gözle görülmez” aşığın dediği gibi. Bu yol kuruldukça, aralarına yeni gönüllüler katılmaya başladı. Hepsini çembere aldılar ve ben eskiyim diye kibirlenmediler, ben yeniyim diye çekinmediler.

Tabii ki yeni gelenlerle birlikte, gidenler de oldu. Ama gelene ‘niye geldin?’, gidene ‘niye gittin?’ diye sormadılar. Düşündüler ki: “su akar yolunu bulur”.

Sonra permakültürü öğrendiler. Öğrendiklerini uygulamaya başladılar ve meraklılar için atölyeler düzenlediler. Anadolu Bilgeliği ile, gezegenin çok uzak yerlerindeki habitatların kültürel endemiklerini harmanlamaya çalıştılar. Sonuçlar bazen iyi oldu, yüzleri güldü, bazen hüsran oldu umutları kırıldı.

Kiraz mevsiminde bir ekoköyümüz olsun diye düşünüp, tekrar yollara koyuldular. Niyetleri temiz olmalı ki aynı yıl kar yağmadan gönüllerinin ekoköyünün filizleneceği yeri buldular. Köye yerleşmek vakit alacaktı, hem belki hepsi gidemeyecekti. Öyleyse bir nevi köyü, şehre taşımak için yediklerini içtiklerini evde üretmeyi öğrenmeleri gerekiyordu. Başladılar evlerinde sirke, deterjan, meyve suyu, şekersiz reçel, turşu, sabun, duş jeli, deodorant, yüzey temizleyici, salça, tarhana, peynir, pekmez ve belki de en çok önemsedikleri ekşi mayayla ekmek yapmaya. Denedikçe daha iyisini daha lezzetlisini ürettiler. Ürettikçe paylaşıp çemberlerini şenlendirdiler.

Gittikleri köyde kimbilir kaç kuşaktır yaşayan kadınlar ve erkekler, bizimkileri bağırlarına bastılar. Yüzleri güldü, geleceğe dair inançları tazelendi. Kullanılmayan bağdadi yapıda kerpiç bir evi, bizimkileri verdiler.

Eve eşya gerekir. Şehirdeki kolu komşu takas şenliklerine çağrıldı. Aman neler gelmedi ki? Artık kullanılmayan ama tertemiz eşyalar yağmur gibi yağdı. Taşımaktan belleri ağrıdı, ne ki yüzleri güldü, yürekleri çoştu.

Köye gidip gelirken, köyle şehir arasında, sebzenin meyvenin, kuru bakliyenin daha envaisinin fiyat farkına şaştılar. Anladılar ki Anadolu Köylüsü’nün sıcacık ellerinde, binbir emekle ürettiklerinin kaymağını tedarikçiler yiyormuş. Sağa sola bakındılar, topluluk destekli tarım dedikleri yeni bir şey öğrendiler. Hemen işe koyuldular. Olmaz, yapılamaz diye akıl verenlere kulak asmadılar. İyi ki de asmadılar, yirminin üzerinde köylüyle doğrudan alış verişe başladılar.

Çember biraz daha genişlemişti ve içine kimilerinin çocukları da katılmıştı. O çocukların taze inek sütünü içemediklerini görünce çok üzüldüler. Çocuklarla her konuda atölyeler yapmaya başladılar.

Ama onlara hükmedici değil, yine paylaşımcı, daha çok onları dinleyerek yaklaştılar. Okudular, tartıştılar. Başka memleketlerdeki örnekleri incelediler. Ekofobi kavramı ile tanışıp, benzer hataları tekrarlamamaya özen gösterdiler.

Yedi kişinin el ele tutuşup yola koyuldukları günden beri, küresel iklim krizini, insanlığın önündeki en büyük tehlike olarak algıladılar. Hiç akıllarından çıkarmadıkları, eylemlerini belirleyen bir mesele oldu, küresel ısınma. Sadece kendi ülkelerinde değil, başka memleketlerde de benzer kaygıları taşıyanlarla işbirliği yaptılar, atölyeler düzenlediler. Sınırların anlamını kaybettiği bu küresel sorunla, ancak küresel bir birliktelikle baş edebileceklerini kavradılar.

Organik pazarları her zaman desteklediler. Bu pazarların birer alışveriş merkezi olarak değil, ekolojik meselelerin konuşulduğu, yaşama geçirildiği, deneyimlendiği birer agora olması için destek verdiler. Çeşitli etkinlikler düzenlediler. Atık yağ, e-atık topladılar, atölyeler yaptılar.

Bizimkiler işbirliğine, güçbirliğine her zaman açık oldular. Ortak etkinliklere, platformlara katıldılar. Kendi etkinliklerine başka STK’ları çağırdılar. Ben yapıyorumun değil, biz yapıyoruzun peşine düştüler.

Gezi Direnişi’nden sonra, gerçek haber alma konusunda tedirginlik yaşadılar. Ekolojik haberler sayı olarak artmakla beraber, güvenilirliğini yitirmişti. Ne yaptılar; web sayfalarını değiştirdiler.

Ekoloji etkinliklerinin duyurulduğu, yerel haberlerin verildiği, söyleşilerin yapıldığı bir nevi yurttaş gazeteciliğine soyundular. Haberin, söyleşinin, fotoğrafın doğrudan yayınlandığı, görünmez bir elin müdahale etmediği, gerçeğin olduğu gibi yansıdığı bir haberciliği, amatör bir ruhla hayata geçirdiler.

İhtiyaç fazlası olan ya da kullanılmayan eşyaların, ihtiyacı olana ulaştırılması düşüncesiyle tüketim çılgınlığına karşı Don Kişotça direnmeyi düşündüler. Bir armağan ekonomisi oluşturmaya çalıştılar, bunun sonucunda, paranın kullanılmadığı Takas Şenlikleri yapmaya başladılar. Yoğun ilgi haberlere yansıdı, takas etkinlikleri başka gruplarca da yapılmaya başlandı..

Bizimkilerin hikayesi bir yol hikayesi. Bu dünyanın her yolu bir gün biter. Bu hikaye de kendi yolunu bitirene kadar devam eder.

Aytaç Timur

____________________________________________________________________________________________

650x344-askida-ne-var-universitelilere-umut-oluyor-1485518103368

Askıda Ne Var

Askıda Ne Var, 2012 yılında kurulmuş, üniversite öğrencilerine yemek, kıyafet, tiyatro bileti, konser bileti, kitap, yurtdışı staj gibi ürün ve hizmetlerin ücretsiz sunulmasını sağlayan bir sosyal girişimdir. Gönüllü kişiler, üniversite öğrencileri için askıya yemek bırakabilirken markalar ise kendi ürün ve/veya hizmetlerini askıya bırakarak öğrencilere destek sağlıyor.

Eski bir Osmanlı geleneği olan “askıda ekmek” uygulamasından esinlenerek tasarladığımız sosyal girişimimiz ile ülkemizin geleceği olan gençlerin daha fazla sosyal aktiviteye katılabilmelerini, paylaşım kültürü kazanmalarını, istedikleri kitabı okuyabilmelerini kısacası kendilerini mümkün olan en iyi şekilde geliştirebilmelerini hedefliyoruz.

Bir üniversite öğrencisinin ekonomik sıkıntılarından dolayı çalışmak zorunda kalmasını istemiyoruz. Üniversiteli gençler, kendilerini en çok geliştirebilecekleri dönemde sadece hayatlarını devam ettirmek için çalışmak yerine, bol bol şiir okumalı, iyilik peşinde koşmalı, tiyatro ve konsere gitmeli, yurtdışında staj yapabilmeli, ki mezun olduklarında hem ülkeye hem de dünyaya daha fazla fayda sağlayabilsinler.

____________________________________________________________________________________________

pda_logo

Pembe Domates Ağı (PDA)

2006 yılında bir İstanbul apartmanının balkonundaki “Evde Pembe Domates Serüveni ” ile başlayan; daha sonra Türkiye’deki evladiyelik (“heirloom”) doğal pembe domateslere sahip çıkarak, onları yine doğal yöntemlerle evlerinin balkon veya bahçelerinde yaşatmaya karar verenlerin katılımıyla oluşan ve genişleyen toplumsal ağ…

PDA (Pembe Domates Ağı), ülkemizdeki doğal ve evladiyelik (“heirloom”) pembe domatesleri, kentlerde, evlerinin balkon ve bahçelerinde yine doğal tarım yöntemleriyle yaşatmaya çalışanların oluşturduğu bir “toplumsal ağ”dır. PDA üyeleri, Internet üzerinde örgütlenir, iletişimini elektronik ortamda sürdürür, deneyimlerini tuttukları web günlükleri yoluyla birbirleriyle paylaşır, çalışmalarının aşamalarını ve aldıkları sonuçları yine web günlüklerinde görüntüleyerek belgeler, zaman zaman da yüzyüze toplantılar yapar, tohum paylaşırlar. PDA’nın ilkeleri PDA Manifestosu‘nda belirtilmiştir. Bu ilkelerin en önemlisi doğal pembe domates tohumlarının doğallığını koruyarak sürdürmek için balkon tarımında da temiz toprak, doğal yöntemler kullanmak ve elde edilen yeni tohumları sonra diğer PDA üyeleriyle karşılıksız paylaşmaktır. PDA içinde hiçbir ticari eylem yoktur. Tohumlar, fideler para ile satılmaz, sadece paylaşılır!

____________________________________________________________________________________________

97c48c_652ba1d3ef544752b8b58c07d08550f3_mv2

givin (Alışverişin en iyi hali)

Bir süre önce, inandığımız amaçlara nasıl daha çok katkı sağlayabiliriz, konuşmayı eyleme nasıl dönüştürebiliriz diye düşünürken TOMS ayakkabılarının hikayesiyle karşılaştık. İhtiyacı olan çocuklara sürdürülebilir bir şekilde ayakkabı vermek için bir ayakkabı şirketinin kurulması ve bir markanın sattığı her bir üründe birine yardım ediyor olması bizde bir şimşek çaktırdı. Ve şunu düşündürdü; eğer ayakkabı satarak kazanan bir marka, ayakkabı verebiliyorsa, o zaman hepimizin verebileceği bir şeyler vardır!

Sahip olduğumuz bir eşya, bir yeteneğimiz veya bilgimiz. Verebileceğimiz ne varsa onlarla, her şeyin temeli eğitime, çocuklara destek olmak istedik ve bizde durduğundan çok daha fazla anlam yaratacak eşyalarımızla işe başlayalım dedik.

Neredeyse her şeyin kişiselleştirildiği bir dönemde, sosyal faydaya katılımda da teknoloji ile herkesin kendi yöntemini oluşturmasını istedik. Alışveriş yapar gibi iyi amaçlara katkı sağlayabileceğimiz kolay, eğlenceli, verimli ve herkesin kullanabileceği bir uygulama olan givin, işte bu şekilde ortaya çıktı.

____________________________________________________________________________________________

17097290_10154426074433549_6020718430615548251_o

ATMAVER

Grubumuz tüketimi engellemek üzere kurulmuştur. Kullanmadığınız eşyayı burada bedelsiz olarak hediye edebilir veya bir eşyayı buradan bedelsiz olarak alabilirsiniz.

HIZLI BAŞLANGIÇ

İlk teklifinizi hemen gönderebilir talibim yazanlardan seçtiğinize dilediğiniz şekilde hediye edebilirsiniz.

MESAJ NASIL OLMALI

Mesaj mutlaka bu iki alternatifden biri ile başlamalı

– TEKLİF: eşyaadı, yer

VEYA

– TALEP: eşyaadı, yer

Devamında varsa fotoğraf ve diğer bilgiler girilmelidir.

== ÖRNEK MESAJ ==

TEKLİF: masa, Taksim VEYA kargo VEYA atmaver evi Taksim

Resim vb. bilgiler…

=================

KURALLAR

Tekliflere talip olmak için, talep açmak için aşağıdaki bağlantıdan detaylı kurallarımızı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz.

BAĞLANTILAR

Kurallar: https://www.facebook.com/notes/atmaver/kurallar/1377413385684171/

Atmaver Evleri : https://www.facebook.com/notes/atmaver/atmaver-evleri/1376959652396211/

____________________________________________________________________________________________

Artboard-1-1

Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP)

Haluk Levent’in bir şakanın ardından başlattığı AHBAP hareketi, kısa sürede gönüllü ordusuna dönüşerek 48 ilde 3 bin 490 üyeye ulaştı. 10 ayda 821 aileye yardım edildi, 101 öğrenciye burs verildi, 37 hastaya medikal araç bağışlandı. AHBAP, Ayvalık’ta 400, Tire’de 200 gönüllüsüyle binlerce fidan dikti.

Sanatçı Haluk Levent’in, bir hayranının “Parti kur, oy verelim abi” esprisi ve referandumda birkaç sandıkta isminin çıkmasının ardından kurduğu Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP), yaptığı yardımlar ve düzenlediği etkinliklerle son ayların en çok konuşulan derneği oldu. Bugüne kadar yüzlerce etkinlik gerçekleştiren AHBAP’ın aktif gönüllü sayısı 48 ilde 3 bin 490’a ulaştı.

ÖNCE SAĞLIK VE ÇOCUK

Gazete Habertürk’ten Soner Özcan’ın haberine göre başkanlığını Haluk Levent’in yaptığı AHBAP, 10 ayda 821 aileye erzak, kıyafet ve eşya yardımı yaptı. Sponsorların desteğiyle 37 hastaya tekerlekli sandalye, protez, ortopedik yatak gibi medikal malzemeler bağışlandı. 101 öğrenciye eğitim bursu verilirken, yüzlerce öğrenciye kıyafet ve kırtasiye desteği sağlandı. 18 defa kan ve ilik bağışı kampanyası yapan AHBAP, Ayvalık’ta 400, Tire’de 200 gönüllüsüyle binlerce fidan dikti. Sokak hayvanlarıyla da “ahbap” olan gönüllüler, onlarca kulübe yapıp mama dağıttı.

AHBAP’ı kurarken bu kadar büyüyeceğini düşünmediğini kaydeden Levent, çok fazla yardım talebi aldıklarını, bu nedenle bazen yetişememe endişesine kapıldıklarını söyledi. Artık daha sistemli çalışmaya başladıklarını belirten Levent, bütün çağrılara döndüklerini ancak önceliği sağlık ve çocuklara verdiklerini ifade etti. Yardımların dışında planladıkları büyük etkinlikler de bulunduğunu anlatan ünlü sanatçı, “Türkiye genelinde yapılacak kemik iliği kampanyası ve ağaçlandırma çalışması bunlardan bazıları” dedi.

Bugüne kadar yüzlerce kişiye yardım ettiklerini ve çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiklerini dile getiren Levent, kendisini en çok duygulandıran çalışmanın ise Ayvalık Şeytan Sofrası’nın yeniden fidanlarla buluşturulması olduğunu kaydetti. Daha önce nisan ya da mayıs ayında AHBAP Başkanlığı’nı bırakacağını açıklayan Levent, başkanlığa devam edeceğini de ifade etti.

Yardım platformunun kurucusu sanatçı Haluk Levent, kendilerine gelen bütün çağrılara dönmeye çalıştıklarını ancak önceliği sağlık ve çocuklara verdiklerini söyledi.

____________________________________________________________________________________________

bağış-kumabarsı-logo

Bağış Kumbarası

bagiskumbarasi, kulüp ve/veya STK’lar ile bunlara gönül veren kişileri e-ticaret market alışverişlerinde bir araya getirmek, STK ve kulüplere kaynak oluşturmak, e-ticaret marketlerinden alış-veriş yapan bireylerin ise ihtiyaçlarını karşılarken, herhangi bir ücret ödemeden bağış yapabilmelerine imkan tanımak adına kulüp ve/veya STK gönüllüsü arasında köprü görevi kurmak adına kuruldu. Online alışverişinizi bagiskumbarasi.com üzerinden yapın. Gönül bağı kuruduğunuz ve/veya üyesi olduğunuz kulüp ve/veya STK lara destek verin.

____________________________________________________________________________________________

149381_408172159340189_9018828651563881131_n

Good4Trust.org

Yaşantımızda bariz bir şekilde görmesek de gezegenin yaşam destek ünitelerinin yavaş yavaş çöktüğünün farkındayız. İnsan haklarının gözetildiği ve doğa ile dost bir toplum özlüyoruz. Peki, değişimi kurumlara, bireylere ve kitlelere nasıl yayarız? İyilik, karşılıklı yardımlaşma ve güven ortamı nasıl yaratılır?

Beraberce iyiliği çoğaltalım, iyi olduğunu bildiğimiz insanlar arasında güven tesis edelim, Good4Trust.org bunun için var.

Good4Trust.org iyiliklerin paylaşıldığı, kendi seçtiğimiz sosyal ve ekolojik açıdan sorumlu ve güvenilir üreticilerden aldığımız hizmet ve ürünlerle onları güçlendirdiğimiz, birbirimize ilham verdiğimiz bir sosyal paylaşım platformu.

____________________________________________________________________________________________

buluşum

Buluşum Platformu

Buluşum bir “buluşma alanı”. Topluma fayda sağlayacak projelerin tanıtıldığı, bu projelere destek olmak isteyenlerin de imkanları ölçüsünde destek olabildiği bir kitlesel fonlama (crowdfunding) platformu. Toplumsal sorunların çözümü için yaratıcı bir fikriniz var ama yeterli kaynağınız yoksa, Buluşum tam size göre! Öte yandan sosyal fayda sağlayacak parlak fikirleri olan insanlara ufak da olsa katkım olsun diyorsanız, Boyner Vakfı tarafından yürütülen Buluşum, desteklerinizi iletmek için aradığınız platform!

BULUŞUM’UN AMACI
Buluşum’un amacı “benim bir buluşum var” diyen sosyal girişimcilerle, “ben bu buluşu desteklerim” diyen destekçileri bir araya getirmek ve sosyal girişimciler ile destekleyenlerin buluşması için bir zemin sunmak.

Buluşum aynı zamanda;
• Bireysel düşüncenin gelişmesi
• Bağışçılık kültürümüzün güçlenmesi
• Toplumsal desteğin yaygınlaştırılmasına da destek olmayı amaçlıyor.
Eğer amacınız hayırseverlik faaliyetlerine, bilinçlendirme kampanyalarına, eğitim burslarına katkıda bulunmak, veya sosyal faydası olmayan bir ticari girişim kurmak ise, Buluşum sizin için doğru adres değil.

Detaylı bilgi için “Sıkça Sorulan Sorular” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

BULUŞUM HEPİMİZ İÇİN
Biliyoruz ki, büyük küçük demeden tek bir buluş, toplum hayatında pek çok şeyi değiştirebilir. Ona katkıda bulunmak ise pek çok insana anlamlı gelir. Yeter ki, her iki tarafı bir araya getirecek ilişki, belli ilkeler üzerine kurulsun ve ayağı yere bassın. Biz bu ilkeleri belirledik ve karşılıklı güven çerçevesinde bir ilişkinin kurulması için bu platformu sunduk.

Aklınıza takılan bir şey olursa, iletişime geçmekten çekinmeyin. Unutmayın, Buluşum hepimiz için.

____________________________________________________________________________________________

zumbara

Zumbara

Zumbara para yerine zamanın kullanıldığı, yetenek ve tecrübelerin paylaşıldığı bir topluluktur.

Zumbara’da biz, topluluğun gücüne ve değerine inanıyoruz. “Zaman” kavramı ait olduğu yerde, hayatın merkezinde olmalı diyoruz. Zamandan tasarruf ettikçe zamanın azalacağını düşünüyoruz. Birbirimiz için zaman harcadığımızda, kendimizde bulunan bilgi, beceri, yetenek ve tecrübeleri başkaları ile paylaştığımızda hayatımızı kolaylaştırıp, güzelleştirebileceğimize, sağlıklı ve güvenli topluluklar oluşturabileceğimize inanıyoruz. Aslında ihtiyacımız olana zaten sahibiz diyoruz.

Gerçekten de öyle. Zumbara’nın öyküsü de tamamen bununla ilgili. Bir rüya ile başladı bu öykü. Zaman Bankası sistemini, internetin yarattığı katılımcı rol ile birleştirmek ancak bunu yaparken yine Zaman Bankası sisteminden yararlanmak rüyası ile. Şöyle ki Temmuz 2011’e kadar geçen 2 yıl boyunca programlama dışında Zumbara için hiç bir profesyonel servis(para) kullanılmadı. Her şey fikre inanan, katkıda bulunmak isteyen güzel insanların katılımları ile gerçekleşti.

Zumbara armağana dayalı paylaşım ekonomisi ile hayat bulmak için yolculuğuna devam ediyor.

 

 

 


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: