Posted by: bluesyemre | September 2, 2018

#KürşatBaşar ile röportaj

yazar-roportajlari-kursat-basar_28082018065649

Yeni kitabı Bazen Unutmak İstersin ile okuyucuyla yeniden buluşan ünlü yazar ve caz sanatçısı Kürşat Başar ile söyleşi gerçekleştirdik. Kendisine teşekkkür ediyoruz ve sizlere keyifli okumalar diliyoruz…

Bazen Unutmak İstersin bir hatırlama eyleminin kitabıdır diyebilir miyiz? Deneme, anı, öykü parçacıkları iç içe geçmiş sanki…

Evet, diyebiliriz. Yaşanmışlıklar, kaybolup gitmişken geri çağırılan anılar, zaman parçacıkları, unutulmuş zamanlar… Ama hepsi aynı zamanda bugüne, hepimizin her zaman yaşadığımız şeylere gelip yaslanıyor.

Kitapta müziğin sık sık düşünce fragmanları arasına sızdığını görüyoruz. Müzikle olan ilişkiniz yıllar içinde değişime uğradı mı? Murakamiyazmakla müzik bilgisi arasında bir koşutluk olduğunu düşünüyor, sizce de böyle bir bağ var mı ikisi arasında?

Müzik ve yazı benim çocukluğumdan beri hayatımın ana eksenleri… Bu nedenle ikisi arasında bir koşutluk olup olmadığını hiç düşünmedim. İkisini birbirinden ayıramam. Zaman içinde müzikle ilişkim değişti. İlk gençlik yıllarımda rock müziği daha sonra caz ve sonrasında çok daha geniş bir perspektifte müzik dinlemeye başladım. İlk zamanlar amatörce bir hobi olarak düşündüğüm müzik son yıllarda sahne üzerine taşındı ve albümlere dönüştü.

Kitabın başlığı geçmişte kalmış bazı acı verici anılara işaret ediyor. Anılarla, kentin değişimiyle, yitirilenlerle melankolik bir ilişki kuran bir anlatıcı var kitapta. “Gramofonların, taş plakların döneminde yaşadım” sözü, artık tam da anlamlandırılamayan bir şimdiye olduğu kadar maziye özleme de işaret ediyor…

Evet, bu kitapta kimi zaman hüzün, geçmişe özlem, kimi zaman mizahi, ironik bir bakış var ilişkilerimize, hayatımıza, aşklarımıza…

Bazen Unutmak İstersin’in dili yer yer şiire de yakınlaşıyor. Günümüzde şiir beklenmedik derecede ön plana çıktı sanki; bazı usta şairlerimiz hiç görmediği kadar rağbet görüyor. Bu sizce şiirin sosyal medyadaki paylaşım kolaylığıyla mı alakalı, yoksa çağımıza dair başka dinamikler mi söz konusu?

Doğrusu biraz kolaylıkla ilgili diye düşünüyorum çünkü o şairlerin kitapları ne yazık ki pek satılmıyor. Ama yine de şunu söylemeliyim ki gerçekte gençlere çok değerli yazı parçalarımızı, edebiyatımızın harika şiirlerini, öykülerini tam anlatabilsek kuşak farkı ortadan kalkar. Çünkü iyi edebiyat evrensel ve zamansızdır.

Kadın-erkek ilişkilerine dair gözlemler kitapta önemli bir yer tutuyor. Bir arada yaşama pratikleri ve iki insan arasındaki tutkunun sürdürülebilirliği çağımızda giderek daha mı zor hale geliyor sizce? Yoksa “aşk meselesi” çağlardır aynı engellere mi takılıp duruyor?

Çağlardır kadın erkek arasındaki ilişki hep sorunlu ama tutkunun belki günümüzde daha zor yaşandığını söyleyebilirim. Belki bu biraz da herkesin çok çabuk tanışabilmesinin, yalnızca birine odaklanamayışının, çok fazla seçenek bulunmasının bir sonucu olabilir.

Aşk kelimesinin gündelik hayatta aşırı dozda kullanımı bir anlam aşınması yarattı mı size göre? Siz nasıl tarif edersiniz aşkı? Tarif etmeye kalkışmak özüne aykırı mıdır?

Aşk dediğimiz duyguyu sonsuz biçimde tarif edebilirsiniz. Örneğin ben bir yerde, “beyin, kalp ve cinsel organ arasındaki uyum” derken başka bir yerde, “birini sevmek için elle tutulur bir neden bulamıyorsan gerçekten aşıksın,” demiştim. Ama bu aynı zamanda körlerin fili tarifi gibi umarsız bir çaba çünkü herkes için her dönemde her ilişkide yeniden tanımlanabilecek bir şey. Sanıyorum herkes aşık olmak istiyor ama bunun gerçekte çok istenecek bir şey olup olmadığını düşünmüyor çünkü o duygunun verdiği hazzın sonsuza dek süreceğini sanıyor.

Bazen Unutmak İstersin’de toplumsal meselelere diğer kitaplarınıza nazaran daha az rastlıyor gibiyiz. Aktüel politikayı eskisi kadar takip etmeyi tercih etmiyor musunuz, yoksa bu kitap özelinde bir durum muydu bu?

Bu kitap özelinde durum bu. Ama aynı zamanda birkaç yıldır köşe yazarlığını bıraktığımdan beri politikayla çok fazla ilgilendiğimi de söyleyemem.

Sizi çoğu insan gazeteci ve televizyon programcısı kimliklerinizle tanıyor. Bu alanlarda yeni projeleriniz var mı? Yoksa müziğe ve edebiyata daha mı çok vakit ayırmak var aklınızda?

Belki televizyon projesi olabilir ama bu ara hem kitaplara hem müziğe odaklandım. Önümüzdeki yıl başında yeni bir roman geliyor onun üzerinde çalışıyorum şu aralar.

https://www.idefix.com/kataloglar_/yazar-roportajlari-kursat-basar/50738


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: