Posted by: bluesyemre | November 20, 2018

Dünyayı biraz da #kütüphaneler kurtaracak

nxl_goetheillustration_scenes4_11_weboptimised-formatkey-png-w491

Kütüphanenin geleceği | © Kulturprojekte Berlin adına raumlaborberlin

“Kimse kütüphanelerden dünyayı kurtarmalarını beklemiyor ama tam da bunu başarabileceğimiz harika bir konumdayız,” diyor Rebecca T. Miller ve Rebekkah Smith Aldrich. Amerikalı bu iki kütüphane uzmanı, kendileriyle yaptığımız söyleşide, dijitalleşmenin kütüphaneleri önemsizleştirdiği düşüncesinin neden sadece bir söylence olduğunu açıklıyor.

Bir sürü insan kütüphanelerin geleceğinden endişe duyuyor ve bildik biçimleriyle kütüphanelerin internet tarafından gereksiz hale getirilmesinden korkuyor. Öyle mi gerçekten? Öyle değilse bile, dönüşüm geçiren bir toplumda kütüphanelerin rolünde ne gibi bir değişim yaşanıyor?

Rebekkah Smith Aldrich: Kütüphanelerde aslolan kaynaklar değil, insanlardır. Biz eğitimciyiz, hangi formatta ya da konuda olursa olsun, bilgiye ulaşımı sağlarız. Komşularımızla, yerel uzmanlar ve diyalog ortamlarıyla iletişim her zaman önemini koruyacak. En iyi modern kütüphaneler, hizmet ettikleri toplumu yansıtan ve işbirliğine davet eden, yaşayan, proaktif yerlerdir. Kendini toplumun buluşma yeri olarak görmeyen kütüphaneler, kendi gelecekleri için en ümit verici özelliklerinden birini dikkate almıyorlar demektir.

Rebecca T. Miller: İnternet hayatımıza girdiğinden beri, kütüphanelerin çökeceği hikâyelerinin ardı arkası kesilmedi, oysa bunlar söylenceden başka bir şey değil. Gerçek şu ki, kütüphaneler değerini nispeten koruyor. Kütüphanelerin elindeki imkânlar, yani dermeye ek olarak erişim olanaklarını âdeta bir çığır açacak ölçüde demokratikleştiren araçlar, çok daha zengin, güvenilir ve heyecan verici şimdi. Ayrıca herkese açık yerler olmaları bakımından da eşsizler. ABD kentlerinde bilgisayar erişimi sağlanan ve yeni teknolojiyi kullanma konusunda eğitim verilen yerlerin kütüphaneler olduğu unutulmamalı. Google Kitaplar için gereken kaynaklar akademik kütüphanelerden sağlanmıştı. Kütüphaneleri teknolojinin karşı cephesi olarak görmek yanlış, çünkü esasında ikisi çok yakın bir etkileşim içinde.

Kimsenin kütüphanelerden dünyayı kurtarmalarını beklemediğini, ama tam da bunu başarabilecek harika bir konumda olduğunuzu söylüyorsunuz. Bununla neyi kastediyorsunuz?

Miller: Kütüphane sayesinde hayatının kurtulduğunu veya değiştiğini veyahut kütüphane aracılığıyla kendini bulduğunu şimdiye kadar o kadar çok kişiden duydum ki, sayılarını bile hatırlamıyorum. Bunlar bireysel tecrübeler ama kütüphanelerin her yerde bulunduğu ve toplumun esenliği için ne kadar önemli oldukları düşünüldüğünde, toplum için önemli bir konunun, örneğin iklim değişimi sorununun ele alınmasına katkıda bulunmaya karar verdiklerinde ne büyük bir etkiye sahip olabileceklerini hayal etmek zor değil.

Smith Aldrich: Günümüzde dünyanın ne kadar kırılganlaştığını görüyoruz. Her alanda, gerek politika, teknoloji ve ekonomiyle gerekse de çevre ya da toplumla ilgili konularda yaşanan büyük bir değişimle mücadele ediyoruz. Bu değişimler, toplumdaki sosyo-ekonomik statüye bağlı olarak yeni olanaklar kadar yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Önümüzdeki on yıllarda bir toplumun esenliği –karşı karşıya kalmayı beklediği köklü değişimlerden bağımsız olarak– toplumsal dayanışmaya bağlı ve kütüphaneler bulundukları yerlerdeki toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye çok elverişli. Yerel konulara yoğun biçimde eğilebiliyoruz, insanların bir araya gelmesine yardımcı olabiliyoruz, komşuların çokkültürlülüğü önemsemeyi ve kabul etmeyi öğrenmesine, insanların birbirini dinlemesine katkıda bulunabiliyoruz. Birleşmiş Milletler Dünya İklim Konseyi bu dört faktörü, önümüzdeki yıllarda hayatta kalmamız için elzem faktörler olarak sınıflandırdı.

Kütüphanelerin hizmet sundukları kişilerin yaşamına özgün ve anlamlı bir biçimde dahil olması gerekir.

Rebekkah Smith Aldrich

Kütüphanelerle ekolojik sürdürülebilirlik arasında nasıl bir ilişki var?

Miller: Kütüphaneler, kullanıcıları ve içinde bulundukları toplumu geleceğe hazırlamaya daima katkıda bulunmuşlardır. Çok büyük, karmaşık bir sorun, yani insanın yarattığı iklim değişikliği yüzünden tehdit altında olan bir gelecek bekliyor bizi. Kendini bilgi ihtiyacını karşılamaya adamış kurumlar olarak küresel bir ağın içinde yer alan kütüphanelerin, sürdürülebilir bir toplum yaratmayı amaç edindikleri takdirde çok ciddi bir hareketin katalizatörleri olabileceğinden eminim ben.

Smith Aldrich: Kütüphanelerin hizmet sundukları kişilerin yaşamına özgün ve anlamlı bir biçimde dahil olması gerekir. Bunun anlamı, yaşamın yapı taşlarını kavramamız, içinde yaşadığımız ortamın bilincinde olmamızdır. Bir kütüphane, topluma hizmet arzusunu tüm varlığıyla ortaya koymak zorundadır. İnsanların şimdi nelerden etkilendiğini ya da gelecekte nelerle baş etmek zorunda kalacağını kavramazsak bir anlamımız kalmaz. Kullanıcılarımıza onların esenliğini önemsediğimizi ve ödenen vergi gelirlerini usulünce kullanan güvenilir kurumlar olduğumuzu göstermek istiyorsak, kütüphanelerimizin en önemli amaçlarından biri de ekolojik sürdürülebilirlik için harekete geçmek olmalıdır. Doğal kaynaklar konusunda özenli davranmazsak, ihtiyaç duymadığımız nesneleri bertaraf ederken gerekli sorumluluğu göstermezsek, davranışlarımızın doğa üzerindeki etkilerini başkalarına da anlatamazsak, on yirmi yıl sonra karşı karşıya kalacağımız felaketle umutsuzca baş etmeye çalışmaktan başka bir şey yapamayacağız. Önceden önlemini alabileceğimiz sorunların ya da meselelerin üstesinden gelinmesine yardım edecek olanlar öncelikle bizleriz.

Siz ikiniz New York Kütüphaneler Birliği’nin Sürdürülebilirlik Girişimi’nde yer alıyorsunuz. Orada ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Miller: Girişimin amacı, kütüphaneleri, iklim değişikliğine dikkat çekip bu konuda örnek oluşturabilecekleri bir konuma getirmek. Praktikte bu şöyle oluyor: Girişim, bilinç geliştirmeye ve kütüphanecilere ve kurumlarına bunun için gereken araçları sağlamaya odaklanıyor; bunun yolu da, kurumun kendi içinde sürdürülebilirliği esas alması ve içinde bulunduğu topluma bu konuda örnek olması. O nedenle, “Sürdürülebilirlik Sertifikası”nı (Sustainability Certification) hayata geçirdik; hepimizin karşı karşıya olduğu çevresel krizle baş etmeye yönelik bir tür yol haritası bu. Geçenlerde Library Journal‘da da yazdığımız gibi, New York’a bağlı Montrose’daki Hendrick Hudson Free Library –sertifikalandırılan ilk kütüphanelerden biridir– ek binasının çatısına 289 güneş paneli yerleştirdi. Panellerin ürettiği elektriğin miktarı kütüphanede bir panoda gösterilerek kullanıcılara bu tür önlemlerin önemi anlatılıyor.

Belediyeler geleceklerini planlarken masada kütüphanelerin de bulunması ve belirlenen hedeflere ulaşılmasına katkı sunması gerekir.

Rebecca T. Miller

Kütüphane çalışanları gayelerini anlatmak için ne yapabilir?

Miller: Kendi kütüphanelerinin neler sunduğunu, hizmet ettikleri belediyelere ve insanlara nasıl katkıda bulunabileceklerini herkesin anlayacağı bir dilde anlatmaları çok önemli. Ayrıca, çalışmalarını daha anlamlı kılmak için ortaklıklar kurmaları, işbirliğine girmeleri de çok önemli. Belediyeler geleceklerini planlarken masada kütüphanelerin de bulunması ve belirlenen hedeflere ulaşılmasına katkı sunması gerekir.

Aldrich: Tüm kalbimle katılıyorum. Ne yaptığımızdan ziyade, bir şeyi neden yaptığımızı anlatmak önemli. Ayrıca, bir kütüphanede yönetici olarak başarı kazanabilmek için “sürdürülebilir kütüphanelerin üç E’sine odaklanmak şart: “Empower, Engage, Energize” (yetki ver, dahil et, harekete geçir). Bu üç şiar, kütüphanecilerin kullanıcılara ilham vermek için işlerini nasıl yapması gerektiğini çok güzel anlatıyor. Başkalarına yaklaşım biçimimizle muhteşem bir sinerji yaratabildiğimizi keşfettim; karşımızdakilere de yetki verdiğimizde, onları dahil edip harekete geçirdiğimizde, bunun karşılığında onlar da aynısını kütüphane için yapacaklardır. Çalıştığım başarılı kütüphanelerin “gizli reçetesi”nin bu olduğunu keşfetmiş bulunuyorum.

Rebecca T. Miller ve Rebekkah Smith Aldrich projenin başından beri New York Kütüphaneler Birliği “Sürdürülebilirlik Girişimi”nin üyesidirler. Berlin’de 12-15 Eylül 2018 arası yapılan Next Library® konferansındaki sunumlarının başlığı “Gelecek beklemez: Sürdürülebilirliğin öncüleri olarak kütüphaneler” (The Future Won’t Wait: A Library-Led Approach to Sustainability) idi.

Rebecca T. Miller Rebecca T. Miller | © Rebecca T. MillerRebecca T. Miller, 2013’ten bu yana Library Journal ve School Library Journal dergilerinin başeditörü. Bu dergilerde özellikle de dijital trendlerin okurlar, kütüphaneler ve yayınevleri üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalara odaklanıyor. Miller, her yıl yayımlanan “LJ Index of Public Library Service”(ABD’deki En İyi Halk Kütüphanelerinin Listesi) ve “New Landmark Libraries” (En İyi Akademik Kütüphaneler Listesi) girişimlerini de başlattı. Barbara A. Genco ile birlikte Better Library Design: Ideas from Journal (2016) ve Scales on Censorship: Real Life Lessons from School Library Journal (2015) kitaplarının editörlüğünü de yapan Miller, “National Book Critic Circle”ın (Ulusal Kitap Eleştiri Topluluğu) dört yıl boyunca yönetim kurulu üyesi, iki yıl boyunca da başkanıydı. New York Kütüphaneler Birliği’nin Sürdürülebilirlik Girişimi’nin kurucu üyesidir.

Rebekkah Smith AldrichRebekkah Smith Aldrich | © Rebekkah Smith AldrichRebekkah Smith Aldrich, 66 halk kütüphanesine yönetim, finansman ve donanım konularında danışmanlık yaptığı “Mid-Hudson Library System”de (New York) “Kütüphanelerde Sürdürülebilirlik” (Library Sustainability) koordinatörü. Library Journal‘a sürdürülebilirlik konusunda yazılar yazan Smith Aldrich, New York Kütüphaneler Birliği’nin “Sustainability Initiative” (Sürdürülebilirlik Girişimi) eşbaşkanı, ABD Kütüphaneler Birliği ALA’nın “Sustainability Round Table”(Sürdürülebilirlik Yuvarlak Masası) kurucu üyesi ve ALA’nın “Kütüphanelerin Geleceği Merkezi”nin (Center for the Future of Libraries) danışma kurulu üyesi. Smith Aldrich, Library Journal tarafından “Mover & Shaker” (etkili kişi) ilan edildi. Ülkenin her yerinde, kütüphanelerin bundan sonraki gelişimi üzerine konferanslar da veren Smith Aldrich’in 2018’de Sustainable Thinking: Ensuring Your Library’s Future in an Uncertain World(Sürdürülebilir Düşünce: Belirsiz bir Dünyada Kütüphanenizin Geleceğini Garanti Altına Almak) adlı yeni kitabı yayımlandı.

https://www.goethe.de/ins/tr/tr/kul/mag/21296101.html


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: