Posted by: bluesyemre | December 21, 2018

Erken beyin gelişimi ve uyaran olarak okumak, kitap ve kütüphane (1-2) Prof.Dr. #BülentYılmaz

by

Erken beyin gelişimi ve uyaran olarak okumak, kitap ve kütüphane-1

Beynimiz gelişmişse “gelişmiş insanızdır” gelişmemişse “geri kalmış.” Bize bu cümleyi kurduracak başka bir organımız yoktur. Aslında, gelişmişlik-geri kalmışlıktan öte, bizi insanlaştıran organ beynimizdir. (Başparmağın yardımını unutmuş değiliz bu arada!)

Ve diğer tüm organlarımızdan farklı olarak, doğduğumuzda hayatımız boyunca tüm işlevlerini yerine getirebilecek niteliklere sahip olmayan, bu anlamda geliştirilmesi gereken tek organımız da beyin!

Beyin, anne karnındaki bebeğin kalpten sonra oluşan ikinci organı olup, bir insanın ölene dek tüm yaşamsal işlevlerini yönetir. Yürüme, görme, duyma, tutma vb. tüm fiziksel hareket, eylem, davranış ve motor becerilerimiz; konuşma, bilme, okuma, yazma, öğrenme, anımsama, hayal kurma gibi zihinsel becerilerimiz; cesaret, korkma, sevme gibi tüm duygularımız ve karar vermelerimiz; tercihlerimiz, yeteneklerimiz, zekâmız, alışkanlıklarımız, içgüdü denetimi vb. hepsi ama hepsi beyin sayesindedir. Kısaca, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak tüm hayatımızı yöneten, var eden beyindir.

Kuşkusuz vücuttaki her organ çok önemlidir ve hepsinin yaşamsal işlevleri vardır, birbirini bütünler ama beyin kadar çok işlevli bir organ yoktur. Beyin tam bir orkestra şefi, yönetici, harekete geçiricidir. Çok karmaşıktır. İnsanlaşma sürecinde beyin hacminin ve ağırlığının artması yeni ve çok önemli bir evreye işaret eder. Ve beyin yukarıda da belirtildiği üzere, bir insanın toplumsal (sosyal) gelişmişliğini belirleyen tek organdır.

Beyin deyince son yıllarda bir kavram öne çıkmış durumda: Erken beyin gelişimi. Ya da çocukluk dönemi beyin gelişimi.

Bu konu nöroloji (sinirbilim) uzmanlarının alanı elbette ama ilgili literatüre dayanarak bazı noktaların altını çizebiliriz. Çünkü konu çok ilgi çekici. Kendi alanımla ilişkisi çerçevesinde epeydir okuyorum bu konuda. (Umarım yanlış bir bilgi edinmemişimdir ve sunmuyorumdur.)

Açıkça ve basitçe söylemek gerekirse, anne karnında başlayan beyin gelişimi için 0-3 yaş yaşamsal önem taşıyor. Beyin gelişiminin (büyüklük ve ağırlık olarak) yaklaşık % 80-90’ı bu dönemde tamamlanır ve bu dönem beynin en esnek ve uyumlu dönemidir. Kısaca beyin gelişimimiz için fiziksel anlamda belirleyici dönem 0-3 yaş dönemidir. Beyin gelişimi demek neredeyse 0-3 yaş demek. Kuşkusuz beyin tüm yaşamımız boyunca belirli oranlarda gelişiyor ancak en hızlı ve yoğun değiştiği, geliştiği en hassas dönem 0-3 yaş arası.

%90’ı 0-3 yaş arası gelişiyor demek ne müthiş bir şey!

Bunun için aman dikkat diyoruz! Çocuğumuz, çocuklarımız için 0-3 yaşta yaptıklarımız bütün hayatlarını belirliyor. Beyin gelişiminin temeli bu yaşlar.

Erken beyin gelişiminin 0-6 yaş, 0-8 yaş ya da 0-10 yaş olarak dile getiren yaklaşımlar da var tabi. 0-6 yaş aralığını 0-3 ve 4-6 olarak ikiye ayıran da. Hepsinde doğruluk payı çok fazla. Benim anladığım, 0-3 yaşın önemi uzmanlar arasında ortak ve çok güçlü biçimde kabul edilmiş, ancak çoğu uzman 0-6 yaşı da bu konu ile ilgili olarak öne çıkarıyor (%80’lik beyin gelişim oranının bu döneme ait olduğunu söylüyor)  ve erken/belirleyici beyin gelişiminin 8-10 yaşa kadar sürdüğü de bir başka ortak yaklaşım.

Sonra gelişim bitmiyor elbette yaşam boyu sürüyor ama 0-6 yaş gibi değil.

Ben konunun uzmanı değilim; yazılanlardan anladığımı, ilginç gelen noktaları aktarmaya çalışıyorum.

Devam edelim o zaman.

Beyin dediğimiz organ/yapı iki temel unsurdan oluşuyor. Birincisi, beyin (sinir) hücreleri (nöronlar). “Beyaz madde” de deniyor. İkincisi ise bu beyin hücreleri (nöronlar) arasındaki bağlantılar, yani sinapslar (nöral yollar). Kısaca, konumuza ilişkin olarak beyinde hücreler ve hücrelerarası bağlantılar denilen iki yapı söz konusu. Tıptaki adlarıyla nöronlar ve sinapslar. Bu arada hücreler sinapslarla birbirine bağlanarak kümeleri oluşturuyor. Ve bu kümeler hayatımızla ilgili farklı sorumlulukları üstleniyor, farklı sorumluluk alanlarını oluşturuyorlar. Nöron ve sinaps fotoğrafı ile çizimi aşağıdadır. Ortadaki yuvarlak hücre (nöron) ve etrafında kuyruk gibi görünenler bağlantılar yani sinapslardır…

Erken beyin gelişimi ve uyaran olarak okumak, kitap ve kütüphane-2

Yazının bir önceki bölümünde erken beyin gelişiminin 0-3, 0-6 ve 0-10 yaş dönemlerinde gerçekleştiği ve bunun beyin sinir hücrelerinin (nöron) ve bu hücreler arasındaki bağlantıların (sinaps) sayı ve kalitesinin artmasına, kalıcı olmasına, yaşamasına bağlı olduğu belirtilmişti. Ve yine nöron ve sinapsların artırılması, güçlendirilmesi, kalıcılaştırılması ve kaliteli hale getirilmesinin onların yoğun kullanımına bağlı olduğuna da dikkat çekilmişti.

Bu işin, nöron ve sinapsların yoğun kullanımının anahtarı “uyaranlar.”

Hücrelerin etkin (aktif) kılınması ve bağlantıların sık kullanımı beyne dışarıdan gelen uyarılarla oluyor. Beyne uyarı (sinyal) geldikçe nöronlar ve sinapslar çalışıyor, etkinleşiyor, çalıştığı için güçleniyor, kalitesi artıyor ve kalıcı hale geliyor. Gelen uyarıların nöronları etkinleştirmesi demek, onları hem kalıcı hale getirmesi ve hem de sayılarını artırması demek. Uyarılarla etkinleşen nöronlar kendilerine binlerce bağlantı (sinaps) oluşturuyor ve etkinliklerinden dolayı bu bağlantıları sık kullanmak zorunda kaldıkları için synapslar da güçlenip kalıcı hale geliyor. Sinir sistemine bir uyarı (sinyal) geldiğinde birçok biyokimyasal ve fizyolojik olaylar zinciri sonucu nöron ve sinapsların oluştuğu bilinmektedir.

Kısaca, nöronların ve sinapsların oluşması, sayılarının artması, kalıcı hale gelmesi ve kalitelerinin yükselmesi beyne dışarıdan uyarı gelmesi (beyin hücrelerinin uyarılması) ve  etkinleştirilmesi (aktifleştirilmesi) ile gerçekleşiyor. Etkin (aktif) beyin hücresi demek güçlenen, sayısı artan, kalitesi yükselen, kendisine binlerce yeni bağlantılar (sinapslar) oluşturan, bu sinapsları yoğun olarak kullanan nöron demek.

Mekanizma aslında basit: Uyarılarla harekete geçen, aktifleşen, kullanılan nöron ve sinapslar kalıyor, uyarılmayan, uyuyan, kullanılmayan, pasif nöron ve sinapslar yok oluyor.

O zaman beyin gelişimi beyne bol miktarda “uyarı”, sinyal göndermek, böylece nöronları ve sinapsları oluşturmak, sayılarını artırmak, etkinleştirmek, niteliklerini yükseltmek, kalıcı hale getirmek ve onları en yoğun biçimde kullanmak demek.

Gelelim “uyaranlar” konusuna.

Nedir uyaran ve beyne uyarı göndermek ne demek? Bir de uyarı ne ile nasıl gönderiliyor?

Bebeğin dünyaya geldiği andan itibaren duyduğu her ses, aldığı her koku, gördüğü, dokunduğu, tattığı her nesne/şey bir uyarandır. Bebeğin, çocuğun canlı ve cansız, yakın ve uzak çevresi onun için çok sayıda uyaranı barındıran ortamlardır. Buna “uyaran zenginliği” de deniyor. Özellikle ses ve görüntü bebek/çocuk için en önemli uyaranlardır. Ayrıca bebeğin/çocuğun çevresindeki insanlarla (yetişkin ya da çocuk), en başta ve özellikle anne ve babasıyla girdiği ilişkiler, etkileşimler ve iletişimler, oynadığı oyunlar, gördüğü sevgi, genel olarak yaşadığı deneyimler çok önemli temel yaşamsal uyaranlardır.

Çocuğun dünyayla ilişkisi artıkça beyne giden uyarılar (sinyaller) da artıyor tabi.

Beyin hücreleri (nöronlar) ve aralarındaki bağlantı (sinaps) sayıları, bebeğin içinde bulunduğu ortam koşulları (uyaranlar) ve çevreden aldığı uyarılara bağlı olarak artabiliyor ya da azalabiliyor. Dışarıdan uyarı almamış nöronlar diğer nöronlarla bağlantıya geçmiyor. Dolayısıyla sinapslar oluşmuyor. Uyarılmış nöronlar daha ayrıntılı hale geliyor, bağlantı sayıları artıyor ve daha fazla alana ihtiyaç duyuyor. Oysa, daha az uyarılmış olan nöronlar zamanla yok oluyor. Kısaca, sinaptik bağlantıların artışı çevresel uyaranlardaki artışla kendini gösteriyor. Çocuğun erken dönemde yaşadığı çevre “uyaran zengini” bir çevre ise beyin gelişimi daha hızlı oluyor…

https://bulentyilmazblog.wordpress.com/2018/12/13/erken-beyin-gelisimi-ve-uyaran-olarak-okumak-kitap-ve-kutuphane-1/

https://bulentyilmazblog.wordpress.com/2018/12/19/erken-beyin-gelisimi-ve-uyaran-olarak-okumak-kitap-ve-kutuphane-2/


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: