Posted by: bluesyemre | April 1, 2019

Geçmiş, bugün, gelecek… Sönmeyen uygarlık ateşi #kütüphaneler #Aydınİleri

aydin_ileri

Geçtiğimiz aylarda Milli Eğitim Bakanlığı 5 yıllık stratejik vizyon belgesinde kütüphane ve kitap cümlesi bile geçmiyordu. Okullarda kütüphane yok. Anaokulundan liseye “kütüphanesiz” bir eğitim ile öğrenci yetişiyor. Üniversitelerin durumu da çok parlak değil.

Seçim vaatlerinde kütüphane ve kitaplık kavramının sıkça kullanılması iktidarı ve muhalefeti bütün siyasi yelpazenin vatandaşlara ve gençlere kütüphane vadetmesi, hem büyükşehir belediyeleri hem de ilçeler nezdinde seçim programlarının en popüler vaadi olması biz kütüphanecileri son derece memnun etmektedir.

Beştepe’deki Külliye’de kurulumu devam eden 5 milyon kitaplık dev proje, İstanbul Rami’de devam eden büyük İstanbul kütüphanesi, onarılan yenilenen kütüphaneler, yıkılıp yeniden inşası devam eden kütüphaneler, yerel yönetimlerin açtığı halk ve çocuk kütüphaneleri (Kıraathaneler-Bilgi Evleri vd.), yeni dönemde ulusal-uluslararası alanda düzenlenen bilimsel sempozyumlar -uygulama paylaşmaları, yayımlanan sempozyum kitapları, süreli yayınlar, mesleki işbirlikleri ve ortaklıklar, kütüphanelerde düzenlenen atölye ve etkinlikler bütün kütüphanecilik camiasını heyecanlandırmakta.

Bütün bu hareketlilik ve heyecanın mesleki gelişime ve değişime, istihdama ve nitelikli kütüphane hizmetinin reel etkisi aynı oranda görülmemekte.

Ülkenin demokrattık çoğulcu yapısı kütüphanelerdeki kitap koleksiyonlarına ve bilgi ve belge yönetimi (kütüphanecilik) alanında eğitim almış personelinin istihdamına varana kadar çoğulculuk yerine tek seslilik hâkim kılınmaktadır.

Kütüphaneler; kütüphanecileri, bilimi, öğretisi, felsefesi, mesleki etik ilkeleriyle çoğulcu, çok sesli, çok renkli tasarımlardır.

Kütüphane; kütüphaneciler ve paydaş disiplinler aracılığı ile okul öncesi dönemden başlayarak yurttaşlara kazandırılan bir değerdir.

Kütüphaneler toplumları demokratikleştirir, çoğullaştırır, geliştirir, değiştirir.

Kütüphaneler ve kütüphaneciler toplumu dönüştürür, toplumsal gelişmelerde öncü rol oynar, sürdürülebilir değişimlere imza atar.

Uygarlık tarihinin yazılı dönemiyle birlikte başlayan en eski en köklü toplumsal kurumlar arşivler, kitaplıklar/kütüphanelerdir. İnsanlık tarihi boyunca kitaplıklar ve kütüphaneler için verilen savaşlar; gücün, bilginin, bilimin iktidarına ele geçirmeye dönük hamlelerdir.

Toplumları ve iktidarları değiştiren, geliştiren, rekabetçi aydınlanmacı, demokratik kurumlar olan kütüphaneler köklü misyonunu bugün de sürdürmektedir.

Ülkemizde kütüphanecilik eğitimi konusundaki çalışmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında başlamış; o günden bu yana onlarca profesör yetiştiren akademik kürsüler kurulmuş, bir bilim dalı olan kütüphanecilik; arşivci, kütüphaneci ve dokuman yöneticisi yetiştiren bilgi ve belge yönetimi bölümleri bugün yirmiden fazla üniversitede meslek lisesi açar gibi bölümlerin açılması, kütüphanecilik ve arşivcilik biliminin akademik yeterliliklerden eksik, farklı disiplinlerden akademisyenlerle kütüphaneci yetiştirilmeye çalışılması, istihdamı olmayan bir bölümün her yıl birkaç üniversitede açılması ciddi bir istihdam kriziyle karşı karşıya kalmaktayız.

Bölümlerden mezunları işsizken Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında (özel eğitim kurumları hariç) kütüphaneci kadrosuyla çalışan sayısı halen sıfır.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı halk kütüphanelerinde 2 kütüphaneye neredeyse 1 kütüphaneci düşüyor.

Yerel Yönetim kütüphanelerinde çalışan halk ve çocuk kütüphanelerinde çalışan personelin %10’nu, üniversite kütüphanelerinde çalışan personelin %20’ye yakını kütüphanecilik alanında eğitim almış durumda. Bu eksikliklerle ideal, nitelikli kütüphane hizmetleri vermek olanaklı değildir.

Kütüphanecilik /Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü mezunları bütün kütüphane türlerinde ataması gerçekleşmeli. Kütüphaneler işin ehli personellerle hizmet sunmalıdır…

EĞİTİMDE KÜTÜPHANE YOK, KÜTÜPHANECİ YOK!

Çocuklara doğar doğmaz kitapla tanışmasına olanak sağlamak gerekiyor. Evde, mahallede, okulda, ilçede çocuğun yaşam alanı olacak her yerde, kütüphanecilerin çalıştığı nitelikli kütüphaneler yetersiz.

Geçtiğimiz aylarda Milli Eğitim Bakanlığı 5 yıllık stratejik vizyon belgesinde kütüphane ve kitap cümlesi bile geçmiyordu. Okullarda kütüphane yok. Anaokulundan liseye “kütüphanesiz” bir eğitim ile öğrenci yetişiyor. Üniversitelerin durumu da çok parlak değil.

Okumayı bir ihtiyaç olarak hissettirecek, okumayı alışkanlık ve bir üst aşaması okuma kültürü kazanmış, araştıran, sorgulayan, analitik düşünen, yaratıcı yurttaşları topluma kütüphanelerle kazandırabiliriz.

Kütüphanecilerin farklı disiplinlerden uzmanlarla bir arada çalıştığı; nitelikli koleksiyonu olan, konforlu ve sürdürülebilir okul öncesi kitaplıkları, çocuk kütüphaneleri, okul kütüphaneleri, halk kütüphaneleri, tematik kütüphaneler kurulması, akademik eğitime ve akademik üretime destek sağlayacak üniversite kütüphaneleri bu kütüphanelerde, eğitimler, oryantasyonlar, kültür sanat etkinlikleri, okuryazar buluşmaları yapılması kütüphanelere işlev kazandıracaktır.

YASASIZ VE POLİTİKASIZ KÜTÜPHANECİLİK

Merkezi ve yerel yönetimlerde kütüphaneler konusunda yeterli özveri ve kararlı bir kültür ve kütüphane politikası halen yok. Kalıcı çözümler yok. Yasasız ve politikasız kütüphanecilik sürdürülebilir değildir. Planlanmış, hedefleri olan kültür ve kütüphane politikamız yok.

Son dönemde seçim yatırımı, seçim vaadi olarak gündeme gelmesi biz kütüphanecileri mutlu ediyor ama seçim bitince vaatler hep havada kalıyor. Neredeyse her seçim öncesi kütüphaneler için benzer replik vaatler veriliyor, metinlerde ve konuşmalarda, arşivlerde kalıyor.

Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı kütüphane organizasyonu değişmelidir. 100 bin nüfuslu bir Anadolu ili ile 18 milyon nüfuslu İstanbul aynı organizasyon modeli ve personel politikasıyla yönetilemez, işletilemez.

Eğitimin vazgeçilmez parçası olan okul kütüphaneleri, istatistiklerde kâğıt üzerinde var olan gerçekte ise olmayan kütüphaneler. Eğitimde acil bir kütüphane harekâtı önceliklerimizden olmalı. Çocuk kütüphaneleri, gezici kütüphaneler, tematik kütüphaneler tüm ülke geneline yayılacak organizasyon hayat bulmalı…

Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana kütüphanecilik meslek yasamız yok. Ne zaman kütüphanecilik yasamız olur, ne zaman kütüphaneler ve kütüphaneciler için bir politika metni olur kütüphaneler için o zaman gerçek çözüme giden yolda adımlar atılmaya başlayacaktır.

Hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimlerin kütüphane, kıraathane, bilgi evi, bilgi merkezleri adı ne olursa olsun okuma kültürünün Türkiye’nin baskın kültürü olması için çalışmalar yapacağı, kütüphanecilik fotoğrafımızın olumlu olarak değişeceği hayalini kurarak, güzel günler dileyerek;

55. Kütüphane Haftamızı kutluyorum.

Seçimleri hangi adaylar kazanırsa kazansın, kütüphaneler çoğalsın, kütüphaneciler çalışsın, okurlar kütüphanelerden nitelikli hizmet alsın…

https://www.birgun.net/haber-detay/gecmis-bugun-gelecek-sonmeyen-uygarlik-atesi-kutuphaneler.html


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: