Posted by: bluesyemre | June 18, 2019

23,5 Hrant Dink Hafıza Mekanı

24112018-235-800

23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı 17 Haziran 2019’da kapılarını ziyarete açtı. Hafıza Mekânı adını, Hrant Dink’in 23 Nisan 1996’da Agos’ta yayımlanan ‘23,5 Nisan’ başlıklı köşe yazısından alıyor. 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı 19 Ocak’ta Hrant Dink’in önünde öldürülmesiyle toplumsal bellekte sembolik bir yer edinen Sebat Apartmanı’nda bulunan Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinde, 145 m2’lik alanda açıldı. Hafıza Mekânı ziyaretçi programlarıyla, etkinlikleriyle, arşiviyle ve sunduğu içerik ile bir araştırma, üretim, bilgi edinme, paylaşım, diyalog ve tefekkür mekânı olarak faaliyet gösterecek.

Ziyaretçiler, mekânı Hrant Dink’in anlatıları rehberliğinde gezerken onun hayatına, mücadelesine ve ölümüne tanıklık edecek, Türkiye tarihinden kesitler bulacaklar. Hrant Dink’in çalışma odası 19 Ocak 2007’deki haliyle korunurken, diğer odalarda ziyaretçileri kimlik, eşitlik, hakikat ve adalet gibi kavramları sorgulamaya davet eden videolar, yerleştirmeler ve yazılar yer alıyor.Sanatçı Sarkis’in acılardan pırlanta yaratmayı esas alan yerleştirmesi ‘Tuz ve Işık’, Almanyalı sanatçılar Horst Hoheisel ve Andreas Knitz’in ‘Büyükelçilik Kurma Projesi’ Hafıza Mekânı’nın daimi bir parçası olacak.

23,5 Hrant Dink Hafiza Mekânı’nın sergi tasarımı ve kürasyonu Hrant Dink Vakfı ekibi tarafından yapıldı. Hazırlık çalışmaları kapsamında dünyanın çeşitli yerlerindeki hafıza mekânları ve müzeler ziyaret edildi; alanın uzmanlarıyla görüşmeler yapıldı ve İstanbul’a davet edilen birçok uzmanın deneyimlerinden ve önerilerinden yararlanıldı. Dünyadaki hafıza mekânları ağının; hafızayı yaşatarak yeni nesillere aktarma çabasıyla toplumsal dönüşüme katkıda bulunan ve evrensel değerleri teşvik eden bu uluslararası girişimin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.

23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı, 60 adet video, yüzlerce fotoğraf, AGOS’un 2007 tarihine kadarki tüm arşivini, mültimedya gibi tekniklerle ziyaretçilerle buluşturuyor.

Hrant Dink’in sahiplendiği demokrasi, eşitlik, insan hakları ve özgürlükler gibi evrensel değerleri geniş kitlelerle buluşturan, hafıza ve umudu birleştiren 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nda hakikatin, vicdanın ve umudun ortak paydasında buluşmak, çoğalmak dileğiyle.

İstanbul Osmanbey’de, Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan Sebat Apartmanı 1920’lerin ortasında Mimar Rafael Alguadiş tarafından tasarlanıp inşa edildi.
1996 yılında Hrant Dink ve bir grup arkadaşı tarafından kurulan Agos gazetesi 1999’da ofisini Sebat Apartmanı’na taşıdı. Ermenilerin ve diğer azınlık topluluklarının sorunlarını görünür kılmak ve bu konuda farkındalık yaratmak, geniş toplumu Ermeni ve azınlık kültürleri hakkında bilgilendirmek, geçmişe ışık tutmak ve Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkıda bulunmak gibi misyonlarla yola çıkan Agos, Türkçe ve Ermenice içeriğiyle kısa sürede etkili bir haber ve başvuru kaynağı haline geldi.
19 Ocak 2007’de, Hrant Dink, Sebat Apartmanı’nın önünde öldürüldü. Yüzbinlerin katıldığı cenaze töreninin ardından, bu bina ve çalışma ofisi, toplumsal bellekte ve kamusal vicdanda özel bir yer edindi. 2007’den beri her yıl 19 Ocak’ta binlerce kişi, Hrant Dink’i anmak ve adalet talebini dile getirmek üzere Sebat Apartmanı’nın önünde buluşuyor.

2015 yılında, Agos gazetesi ve Hrant Dink Vakfı’nın Sebat Apartmanı’ndan taşınmasının ardından, binanın taşıdığı bellek, sembolik anlam ve hakikat göz önünde bulundurularak, burayı bir hafıza mekânına dönüştürme kararı alındı. Mekân, yaklaşık olarak dört yıl süren kapsamlı bir hazırlık sürecinin ardından ziyarete açıldı.

Vizyon ve Misyon

Adını, Hrant Dink’in 23 Nisan 1996’da Agos’ta yayımlanan ‘23,5 Nisan’ başlıklı köşe yazısından alan 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı, Hrant Dink’in sahiplendiği ve hakkında farkındalık yaratmaya çalıştığı demokrasi, eşitlik, adalet, insan hakları ve özgürlükler gibi evrensel değerleri geniş kitlelerle buluşturmayı ve hafıza ile umudu birleştiren görsel bir merkez olmayı;
✔ geçmişi hatırlatırken geleceğe de söz söyleyen,
✔ empatiyi, karşılıklı anlayışı, demokratikleşmeyi teşvik eden,
✔ günümüzün toplumsal sorunlarına cevap üreten,
✔ bireyleri barışın ve demokrasinin hâkim olduğu bir gelecek için adım atma konusunda yüreklendiren,
✔ bilgiye erişimi sağlarken sorular sorduran,
✔ ziyaretçi ve eğitim programlarıyla toplumsal dönüşüme katkı sunan
bir diyalog, üretim, araştırma, paylaşım ve tefekkür mekânı olarak faaliyet göstermeyi hedefliyor.

Odalar

Ziyaretçiler, mekânı Hrant Dink’in anlatıları rehberliğinde gezerken onun hayatına, mücadelesine ve ölümüne tanıklık edecek, Türkiye tarihinden kesitler bulacaklar.
Hrant Dink’in çalışma odası 19 Ocak 2007’deki haliyle korunurken, diğer odalarda ziyaretçileri kimlik, eşitlik, hakikat ve adalet gibi kavramları sorgulamaya davet eden videolar, yerleştirmeler ve yazılar yer alıyor.

Çok Amaçlı Etkinlik Alanı’nda 23,5’un bir paylaşım, üretim, düşünme ve araştırma mekânı olması hedefi çerçevesinde, çeşitli atölyeler ve etkinlikler düzenleniyor. Videolar, belgeler ve fotoğraflar aracılığıyla Hrant Dink’in biyografisinden kesitlerin de sunulduğu bu alanda, ziyaretçiler ve araştırmacılar, Agos’un 1996-2007 yılları arasında yayımlanmış sayılarının yer aldığı 10 yıllık arşivine dijital ortamda ulaşabiliyor.

Koridor’da, Agos gazetesinde yayımlanan haberler ve manşetlerle, 1996-2007 arası Türkiye tarihinden kesitler, bu zaman diliminde yaşanan, azınlıklar açısından önemli gelişmeler, toplumsal bellekte yer edinen olaylar sergileniyor.

Tırttava, Hrant Dink’in askerlik görevi sırasında yaşadığı ayrımcılıktan yola çıkarak tasarlandı. Bu odada ziyaretçiler kendi hikâyelerini, görüntü kaydı yaparak ya da yazarak paylaşabiliyor ve daha önce paylaşılmış hikâyeleri izleyebiliyor.

Tuvalet Korosu yerleştirmesi, 1980 darbesinin ardından gözaltına alınan Hrant Dink’in, tuvaletten bozma bir hücrede yaşadığı psikolojik ve fiziki işkenceye ve dönemin anti demokratik uygulamalarına ışık tutuyor.

Agos Odası’nda Agos gazetesinin kuruluş hikâyesi, başarıları, ele aldığı konular ve yarattığı etki; tanıklıklar, gazeteden kesitler, çizimler, fotoğraflar ve videolar aracılığıyla anlatılıyor.

Atlantis Uygarlığı Odası’nda Hrant Dink’in Tuzla’daki Kamp Armen’de geçen, çocukluğu, mücadelesi ve Rakel Dink’le tanışma hikâyesi anlatılıyor. Ziyaretçiler bu odada, Türkiye’deki azınlıklarla ve vakıfların mülkiyet sorunlarıyla ilgili bilgiye de ulaşabiliyor.

Güvercin Tedirginliği Odası 2004 yılından itibaren Hrant Dink’in maruz kaldığı hedef gösterilme süreci, açılan davalar, Hrant Dink ve Agos’a karşı yapılan protestolar kronolojik olarak Hrant Dink’in anlatımı ile videolar, yazılar, belgeler, gazete haberleri ve görseller eşliğinde sergileniyor.

Adalet Arayışı Odası, videolar, belgeler ve tanıklıklar aracılığıyla, 19 Ocak’ta ne olduğuna, 2007’den beri süren Hrant Dink Cinayeti davasına, 19 Ocak’larda yapılan anma törenlerine ve adalet talebinin geniş kitleler tarafından ne şekilde algılandığına ışık tutuyor.

Tuz ve Işık yerleştirmesi, sanatçı Sarkis tarafından, 23,5 için tasarlandı. ‘Acılardan pırlanta yaratma’ metaforunu esas alan ve hissetmeye, tefekküre ve hatırlamaya olanak sağlayan yapıt, mekânın daimi bir parçası olarak, Hrant Dink’in çalışma odasının arka tarafındaki balkonda yer alıyor.

Büyükelçilik Kurma Projesi, Almanyalı sanatçılar Horst Hoheisel ve Andreas Knitz’in Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine dikkat çeken bir sanat işi; 23,5’un daimi bir parçası olarak, Çok Amaçlı Etkinlik Alanı’nda yer alıyor.

*Fotoğraflar: Berge Arabian, Mıgırdiç Arzivyan,Hadiye Cangökçe

https://hrantdink.org/tr/hafiza-mekani


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: