Posted by: bluesyemre | October 9, 2019

Kütüphanelerde Yaratım Atölyeleri: Keşfederek Öğrenmek

aufmacher-formatkey-jpg-w491
Kütüphanelerde sadece kitaplar değil, başka olanaklar da var. Köln’deki Kalk Semt Kütüphanesi müdürü Oliver Achilles, çocuklara 3D yazıcıyı gösteriyor. | Foto (kesit): © Jörn Neumann / Stadtbibliothek Köln

Almanya’daki kütüphaneler 2013’ten beri kullanıcılarına, yaratım atölyeleri (Makerspaces) diye bilinen yaratıcılık alanları sunuyor. Peki, yaratım atölyeleri konsepti ne ölçüde başarılı?

Köln Şehir Kütüphanesi öncü bir kütüphane. 2013’te, Amerika’daki örneklerden yola çıkılarak bir yaratım atölyesinin kurulduğu ilk Alman kütüphanesi burası. Öncü kütüphanenin açtığı yoldan kısa süre sonra başka kütüphaneler de gitti; bunlardan biri de, Dresden Teknik Üniversitesi’ne bağlı olan Saksonya Eyalet Kütüphanesi – Dresden Devlet ve Üniversite Kütüphanesi (SLUB). Kütüphanelerin bu girişiminin amacı, matematik, enformatik, doğa bilimleri ve teknolojiye ilgi uyandırmak ve kütüphane kullanıcılarını birlikte deneyler yapmaya teşvik etmek.

Köln Şehir Kütüphanesi’nin müdiresi Hannelore Vogt konsepti şu sözlerle açıklıyor: “Kullanıcılarımızın tanıması ve denemesi için normalde evlerde olmayan cihazlar ve teknolojiler sunuyoruz.” İçerik olarak robotik, sanal gerçeklik, kodlama, 3D yazıcı, müzik yazılımı ve uygulamalarına ağırlık veriliyor. Ayrıca dikiş makineleri, plotter çiziciler ve fotoğraf tarayıcıları da mevcut. Köln’deki yaratım atölyesi, kütüphanenin açık olduğu saatlerde kullanılabiliyor, buna ek olarak ‘Lynda’ platformunda online kurslar veriliyor. “Amacımız, kütüphaneyi bilgi transferi ve dinamik bir fikir alış verişi ortamı haline getirmek ve teknolojiyi bizzat deneyimleyebilen bir topluluk oluşturmak,” diyor Vogt. “Mottomuz, ‘Keşfet, yarat, paylaş’”.

YARATICI KAOSA YÖN VERMEK

Almanca konuşulan ülkelerde aşağı yukarı 250 yaratım atölyesi bulunuyor, bunların çoğu okullarda, üniversitelerde, bazıları da şirketlerde. Halk kütüphanelerinin sadece bir kısmının kendine ait bir yaratım atölyesi var. Kütüphane bilimcisi Karsten Schuldt, pek çok kütüphanenin bu konsepti uygulamayı denediğini, ama sonra vazgeçtiğini söylüyor. Kendi kendini örgütleyen bir topluluk oluşturma fikrini ancak az sayıda kütüphane gerçekleştirilebilmiş, çünkü sadece gerekli mekânı ve teknik donanımı sağlamak yeterli olmuyor. “Gerçekte, topluluklar öyle kendiliğinden oluşmuyor, birilerinin bunun için çaba göstermesi gerekiyor. Kütüphanelerdeki yaratım atölyeleri, kütüphanede sırf bu işle ilgilenen personel varsa yerleşik hale geliyor.”

Köln ve Dresden’de böyle bir personel var. Köln’de yaratım atölyesinin faaliyetleri uzman bir ekip tarafından koordine ediliyor ve gerçekleştiriliyor. Mevcut programların yanı sıra yurttaşlar da –çoğu zaman gönüllü çalışarak– bilgilerini paylaşıyor. Dresden’de SLUB-Yaratım Atölyesi’nin başındaki Jonas Tiepmar da yine uzman bir ekipten destek alıyor. “Yaratım atölyelerindeki ‘yaratıcı kaosa yön vermenin’ ne kadar faydalı olduğunu, özellikle de derneklerin örgütlediği yaratım atölyelerindeki deneyimlerden görmüş bulunuyoruz,” diyen Tiepmar’a göre, Dresden’deki yaratım atölyelerinin başarısı her şeyden önce komşu Teknik Üniversite’nin eğitmen ve araştırmacılarıyla sıkı bir işbirliği içinde olmasından kaynaklanıyor.

„BÜYÜK BİR TALEP VAR“

Her iki kütüphanenin temsilcisi de yaratım atölyelerine ilgi olduğu konusunda hemfikir. Tiepmar, Dresden’deki yaratım atölyesinden özellikle de üniversite öğrencilerinin yararlandığını, hatta bunun müfredatın bir parçası olduğunu söylüyor. Mimarlık Bölümü’yle kurulan işbirliği sayesinde öğrenciler sömestr ödevleri için atölyede üç boyutlu maketler yapabiliyor; tıp öğrencileri örneğin spinal anestezi egzersizleri için omurga modelleri hazırlayabiliyor.

Köln’de ise birbirinden çok farklı kullanıcı grupları var: Yetişkinlere yönelik kurslara ebeveynlerin sık sık çocuklarıyla ya da nineler ve dedelerin torunlarıyla birlikte geldiğini söylüyor Vogt. “Kurslardan sonra yaptığımız geri bildirim anketleri sayesinde programlarımızı değerlendirebiliyor, taleplere göre değişiklikler yapabiliyoruz. Kölnlülerin programlara yoğun ilgi gösterdiğini gözlemliyoruz, atölyelerdeki kurslar çoğu zaman hemen doluyor. Çocuklara yönelik yaratım atölyelerindeki kurslar yüzde yüz dolu oluyor, bunlara çok büyük bir talep var.”

Bu nedenle, Köln ve Dresden’deki yaratım atölyeleri mutlaka sürdürülmek isteniyor. Tiepmar, “İlk başlarda spesifik bir proje olan yaratım atölyesi, SLUB’ın stratejik bir birimi haline geldi. Bu birimi geliştirmeye ve büyütmeye devam edeceğiz,” açıklamasında bulunuyor. Vogt ise Köln’deki son durumu şöyle özetliyor: “Bizim yaratım atölyemiz sadece bir atölye değil. Keşfederek ve yaparak öğrenme felsefesi uyarınca bütün kütüphanede bir paradigma değişimi yaşandı.”

BİLGİ KUTUSU

Yaratım atölyeleri (Makerspaces) çağımızın amatör mucit atölyeleridir. Dijital teknolojilerle ilgili oldukları ya da 3D yazıcı ve lazer kesici gibi yeni teknolojilerden yararlandıkları için çömlekten kül tablası yapmaktan biraz daha zorlu olan “kendin yap projeleri”nin yeşerdiği kamusal alanlardır. Modern “Sivri Zekâ”lar yaratım atölyelerindeki tüm olanaklardan ücretsiz olarak yararlanabilmektedir.

 

https://www.goethe.de/ins/tr/tr/kul/mag/21581603.html


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: