Posted by: bluesyemre | January 13, 2020

Özgürleşmenin bir yolu olarak #Okumak ve #Satranç Prof. Dr. #BülentYılmaz

Bülent Yılmaz 1

Geçenlerde izlediğim ve Amerika’daki siyahilerin kötü yaşam koşullarını anlatan bir filmde, baş karakter (öğretmen) siyahi gençlere temel olarak yaşamı satranç mantığı ile düşünmelerini öneriyor, “çünkü hayat, ne yazık ki bir satranç oyunu gibidir,” diyordu.  Onları, “yaşamlarında verecekleri her kararın ve gerçekleştirecekleri her eylemin (davranışın) en azından birkaç hamle sonrasını hesap etmeleri” konusunda uyarıyordu. Bunun için de onlara mutlaka satranç öğrenmeleri ve oynamaları gerektiğini anlatmaya çalışıyordu.

Filmde öğretmen, kurduğu satranç klübüne katılan ve ulusal bir yarışmaya hazırlanan en yetenekli siyahi genci, kendisine de cezaevinde iken satrancı öğreten yaşlı mahkumla tanıştırmak ve turnuva öncesi önerilerini  almak üzere cezaevine ziyarete götürür. Üçlünün cezaevindeki görüşmeleri sırasında genç ömürboyu ceza almış bu yaşlı satranç oyuncusuna “cezaevinden bir gün çıkıp, çıkamayacağını, özgürlüğüne kavuşup, kavuşamayacağını” sorar. Yaşlı satranç ustasının yanıtı çok çarpıcıdır: “Kitap okuduğum ve satranç oynadığım zamanlar cezaevinden zaten çıkıyorum!”

Bu acımasız dünyada her birimizin uzaklaşmak istediği/isteyeceği çok zor ve kötü zamanlar, mekanlar olmuştur ya da olabilir. Okumak, insanı yaşadığı böylesi kötü zaman ve mekanlardan uzaklaştırır, onun dışına çıkarır, başka zaman ve mekanlara taşır. Hem de bazen yüzyıllar öncesine ya da sonrasına; başka şehirlere, ülkelere ve hatta başka dünyalara. Buna bazıları “kaçış okuması” diyebilir. Böyle bile olsa, insan bazen kaçmak da isteyebilir ve bu yanlış değildir. Yeter ki kaçış bir yaşam biçimi durumuna getirilmesin ve okumak da sadece “gerçeklerden kaçış” nedeniyle gerçekleştirilmesin.

Ve filmdeki satranç ustasının söylediği diğer bir şey de “okumanın özgürleştirici gücü”ydü. Okumanın bu özgürleştirme etkisi, bir yandan, düşünce dünyamızı zenginleştirerek, düşünme gücümüzü artırması, bizi geçmişten bu yana getirdiğimiz önyargılarımız, kalıplaşmış tutumlarımız ve düşünsel-duygusal korkularımızdan uzaklaştırmasıyla, diğer yandan da yukarıda belirttiğimiz gibi, içinde bulunduğumuz zaman ve mekandan çıkarması ile gerçekleşir.

Ve okumak insanda satrancın kazandırdığı o yetkinliği de geliştirir. “Doğru, mantıklı, akıllı kararlar vermek, doğru tercihlerde bulunmak, kararlarımızda tüm olasılıkları düşünmeye ve en az üç hamle sonrasını hesap etmeye çalışmak” olarak özetleyebileceğimiz bu yetkinlik ancak aklı, yani düşünme ve hayal gücü gelişmiş bireyin sahip olabileceği becerilerdir. Akıl, düşünme ve hayal gücü, mantık, olasılıksal yaklaşım yetkinliklerinin en önemli kaynaklarından birisi ise okumaktır. Okumayan bir kişinin sözü edilen bu yaşamsal becerileri eksik kalacaktır.

Okumak ve satranç uzağı görmemizi sağlar. Çünkü bu da akılla olabilecek bir şeydir ve kitaplar ile satranç aklı besler, geliştirir.

Sonuç olarak, okumak özgürleştirir; bizi başka zamanlara ve mekanlara taşır; hayata sağlam bakmamıza ve basmamıza çok önemli katkılar sağlar. Satranç da öyle tabi. Bu arada, okuma ve satrancın birbirini beslediğini de unutmamak gerek.

O zaman, yaşasın kitaplar ve satranç!

11 Ocak 2019

https://bulentyilmazblog.wordpress.com/2020/01/11/ozgurlesmenin-bir-yolu-olarak-okumak-ve-satranc/


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: