Posted by: bluesyemre | March 21, 2020

#DijitalGöçebelik: 4 yıldır uzaktan çalışan biri olarak artılarıyla eksileriyle uzaktan çalışmayı ele aldım #ZeynepKömürcüBulut

0

Uzaktan çalışmak, baktığımızda kulağa çok hoş geliyor. Bir hayli hoş da aslında.

Fakat hoş olmasını sağlamak için oluşması gereken bazı ortamlar var.

Öncelikle bu yazıyı kimler okumalı, ondan bahsedeyim:

  • Bağımsız bir şekilde çalışıp pazaryerleri üzerinden veya şahsi şirketinden fatura keserek, gider pusuları üzerinden uzaktan çalışmak isteyenler.
  • Hali hazırda bordrolu olduğu şirkette uzaktan çalışmak isteyenler.
  • Yöneticisi, idarecisi, kurucusu olduğu şirketlerde uzaktan çalışma sistemine geçmek isteyenler.
  • Aslında merak ediyorum ama bu yenilikten bir o kadar da korkuyorum diyenler.
  • Ve kesinlikle kişisel disipline sahip olup herhangi bir baskı olmadan dahi işlerini iyi bir şekilde organize edebilenler.

Kimler okumasın dersek aslında cevap ortada:

  • Kişisel disiplinine asla güvenmeyen, kolayca odağını kaybeden, çalışmak yerine film izlemeyi, oyalanmayı seven ve bu konuda kendisinden büyük derecede şüphe duyanlar; benim çalışmam ve disipline olmam için kurumsal bir ofis ortamı olmalı diyenler; yazıya devam etmeseler de olur.
  • Olsun, okuyayım, cebimde dursun belki ileride lazım olur diyorsanız tabii devam edin.
  • Ya da kendinizi bu konuda geliştirmek için eğitim veya destek almayı deneyin.

Uzaktan çalışmak için bilinen sözleşme / iş akdi yöntemleri

  • Hali hazırda bordrolu çalıştığınız şirkette uzaktan çalışma opsiyonuyla ilerlemek.
  • Uzaktan çalışma sözleşmesi yaparak bordrolu çalışmak.
  • Şahıs şirketleri ya da pazaryerleri üzerinden faturalı hizmet vermek veya gider pusulası ile çalışmak.

Uzaktan çalışmak ne değildir peki?

  • Uzaktan çalışmak, bir kere işi gücü bırakıp keyif yapmak değildir. İş akdinizin şartlarınca günde 8 saat, 9 saat çalışmayı kabul ettiyseniz; bunu uzaktan ya da evden çalışarak yine yerine getirirsiniz. İsterseniz 5 saatlik anlaşma da yapabilirsiniz. Geri kalan vaktinizi ise böylece dilediğiniz gibi değerlendirirsiniz.
  • Dijital göçebeler yani bizler ise işe ayırmak istediğimiz zaman kadar proje alırız üzerimize. Kurucusu olduğum Dijital İçerik ve Strateji Ajansı Stradesco, ben de dijital göçebe bir ebeveyn halinde çalışırken aynı zamanda benim gibi birçok dijital ebeveynin kazanç sağlayabilmesi amacıyla kuruldu demiştik hatırlarsanız.
  • Dolayısıyla biz günlük 5 saat çalışabileceksek bundan daha fazla iş ya da para için çabalamayız. Fakat günde 15 saat çalışmak isteyenimiz de olabilir. O da enerjisi doğrultusunda daha çok kazanmak / daha çok projeye imza atmak / sosyal projelere dahil olmak gibi içgüdülerle çalışabilir. Günde 2 saat çalışıp geri kalan vaktini, bebeğine bakarak geçirmek isteyen çalışanlarımız da olabilmekte.
  • Hepsinin içerisinde yine çalışmamak yoktur. Uzaktan çalışanlar da belirli bir düzende işlerini yaparlar. Zaten yapamadıklarında, iş teslimat sürelerinde büyük sıkıntılar yaşadıklarında sistem bu kişileri, haliyle dışarıda tutmak zorunda kalır.

Çalışanları nasıl kontrol edeceğim, gerçekten çalışıp çalışmadıklarını nasıl bileceğim?

Öncelikle şu soruyu kendinize dürüstçe sormanızı öneriyorum:

Bizatihi ofise gelen çalışanınızın gerçekten çalışıp çalışmadığını nasıl biliyorsunuz?

Tabii ki işlerin kimde tıkandığı, ofiste de olsa er geç ortaya çıkıyor!

Bu da öyle bir şey, merak etmeyin. Ben 2008 yılından bu yana, hiçbir teknolojik izleme olmadan şu anda kadar en az 25-30 dijital göçebe ile çalıştım, bu cidden mümkün.

Ben ekstra yazılım uygulamalarıyla insanların takip edilmesi gerektiğine inanmıyorum ama burada yüzlerce, binlerce kişi söz konusu ise işte o zaman işin rengi değişebilir.

E bunun için de hali hazırda pek çok cloud çözümü – SaaS Tool – var.

Endişeye mahal yok.

Uzaktan çalışmanın avantajları

  • Eğer sizden belli bir saatte belli bir ekip ile aynı anda bilgisayar başında olmanız istenmiyorsa zamanınızı dilediğiniz gibi yönetmeniz, çok büyük avantaj.
  • Uzaktan çalışma sistemlerinde göz takibi, ekran takibi, kamera takibi, tuş basımı takibi gibi pek çok izlemeleri yapan işverenler olduğunda böyle bir avantajınız olmayacağını söyleyebiliriz. Fakat işiniz; eğer yalnızca yapmanız gereken işleri aksatmadan yürütmenizi, iş teslimlerinizi zamanında yapmanızı gerektiren ve bu kadar detaylı takiplere gerek duymayan bir yapıdaysa yine aynı özgürlüğü tadabilirsiniz.
  • En önemlisi yollarda vakit kaybetmemek! Sabah 07.55’te uyanıp 08.00’da işte olabilirsiniz. İstanbul gibi bir şehirde gidiş geliş bir buçuk saatten tamı tamına 3 saat kâr elde etmiş olursunuz! Zaten bu da herhangi bir hobiniz veya çoluğunuz çocuğunuz için ayırabileceğiniz seviyede yeterli bir zaman dilimi.
  • Yine eğer kameralarla izlenecek derecede sert tedbirleri olan bir sisteme dahil değilseniz, işi nerede yaptığınızın bir önemi yoktur! İster denizin ortasından, ister ormanın içindeki karavanınızdan, isterseniz de dünyanın taa öbür ucundan çalışabilirsiniz!
  • Dijital göçebeliğin ya da uzaktan çalışmanın bir diğer avantajı da giyim, ayakkabı, makyaj gibi giderlerinizin önemli düzeyde azalmasıdır. Ulaşımı söylemiyorum bile!

Uzaktan çalışmanın dezavantajları

  • Çalışma disiplinini kendi içerisinde kazanamamış kişiler için başta da söylediğim gibi bu iş cidden zor.
  • Uzaktan çalıştığınızda çaylar, kahveler size hazır gelmez. Bunun için kendiniz emek harcamak durumundasınız.
  • Hakeza yemekler de öyle. Evden çalışıyorsanız kendi yemeğinizi de hazırlamak durumundasınız. Tabii dışarıdan söylemek ve ara ara dışarıya çıkıp yemek yemek gibi bir seçeneğiniz var.
  • Evin (etrafın) temizliği, dağınıklığın toplanması, bulaşıkların kaldırılması gibi işler de sizi bekler. Bunları yaparsanız işinize başlayamazsınız, yapmazsanız dağınıklık ve kirden bir müddet sonra rahatsız olmaya başlarsınız bu da enerjinizi tüketir. Yardımcı alma seçeneğini değerlendirebilir ya da birkaç arkadaş bir ev/ofis tutup ortak bir yardımcı kullanabilirsiniz.
  • Sosyalleşmek konusunda da evden çalışmak / uzaktan çalışmak tehlikelidir. İyice içinize kapanıp tabiri caizse moronlaşmanıza neden olabilir. Bu nedenle diğer dijital göçebelerle ortak işler yapmayı deneyebilirsiniz.
  • Bir de küçük masalar kiralayabileceğiniz ofis ortamları var tabii. Bunlar da ekstra masraflar olacaktır sizin için fakat bir taraftan çay-kahve-cookie gibi şeyler hazırınızdadır. Bulaşık yıkamak zorunda kalmazsınız, temizlik de yapmazsınız, sosyalleşebilirsiniz de fakat salgın hastalıklar söz konusu olduğunda buralara da gidemezsiniz.
  • Özellikle bağımsız çalışanların muhasebe, finans, hukuk ve tahsilat konularında kendilerini çok çok iyi geliştirmeleri gerekir.
  • Sigorta ve sağlık ödemelerimizi, kendimiz üstlenmemiz ve bunları takip edip aksatmamamız da gerekecektir.
  • Bir de sizin gerçekten çalışıyor olduğunuza ve hatta belki de onlardan daha çok para kazanıyor olma ihtimalinize asla inan-a-mayacak çevrenizle muhattap olma durumunuz var. Onlar da zamanla alışıyorlar, sorun etmeyin. En önemlisi onlara çalışma saatlerinizin ve uymak zorunda olduğunuz bir disiplininizin olduğunu hissettirmek!

Bir gün herkes uzaktan çalışacak!

  • Uzmanlara göre 20 yıl içerisinde çalışanların büyük bir çoğunluğu, uzaktan çalışacak! Belki de bu, koronovirüs ve benzeri tehditlerle daha da hızlanacak. Bu nedenle tüm teknolojik altyapının sağlanarak bu durumlara bir an evvel hazır bulunulmalı.
  • Dünyanın, uzaktan yönetilebilen dozer; uzaktan yapılabilen cerrahi işlemler gibi işleri; günümüz internet teknolojileri ile çoktan denediğini zaten hepimiz biliyoruz.

Hiç kimse asla kendisini tek bir işe adamayacak.

  • İlerideki uzaktan çalışma sistemleri de öyle tam olarak şimdiki çalışma saatleri gibi olmayacak. Bunu da baştan söyleyeyim: Atıyorum muhasebe hizmetini uzaktan aldığınız personeliniz, size günde 3 saatten fazlasını ayırmayacak; günde 2 saat tenis kursu verecek, günde 3-4 saatini hobilerine ayıracak (kitap okuyacak, film izleyecek, yüzecek, doğada yürüyüşe çıkacak), günde 2 saat kuryelik yapacak ve bundan büyük mutluluk duyacak, erinmeyecek, utanmayacak; günde 1-2 saat de gitar dersi verecek gibi hayatlar olacak.

Kendimize ek gelir modelleri yaratmak

Uzaktan çalışırken bir de çalışmadan gelecek paralar kazanmayı da hedefimize koyarsak yedekli çalışmak, bütçenizi daha iyi yönetebilmemizi sağlar.

  • Stock görsel havuzlarında fotoğraf ve videolar satmak (aylık kendiliğinden gelen bir 100 dolar bir sigorta poliçenizi ödemenizi sağlayabilir mesela?).
  • Online eğitim platformlarında eğitim içerikleri satmak (matematik kursu, gitar kursu, içerik üreticiliği gibi).
  • Küçük bir web sitesi yönetmek: Ufak da olsa adsense gelirleri sağlayacak bir web sitesi geliştirmek.
  • Mobil oyun yazmak: Milyon dolarları hayal ederseniz belki bir adım atamazsınız ama aylık 400 dolar da buradan kendiliğinden gelmeye başlasa fena mı olur sizce?
  • Telifli video içerikler üretmek: Haber değerinde ve telifli video içerikler üretip lisanslatarak da güzel paralar kazanmanız mümkün.
  • Template sitelerde web tasarımları satmak: Buralar iyi bir takip ve güncelleme gerektirse de pasif gelir olarak da sayılabilir, birkaç yüz dolar da buradan gelir.
  • Tıklama başına ödeme yapan platformlara blog yazmak, youtube veya twitch’te içerik üretmek de bu listeye girebilir. Fakat buralardan iyi para kazanmak, biraz meşakkatli yollardan geçiyor, bunları öğrenmeden işe girişmemek gerek.

Son sözler…

İşinize yarayabilecek şekilde her şeyi toparlamaya çalıştım, keyifle okuduysanız lütfen yorum bırakmayı ihmal etmeyin.

Saygılarımla

Zeynep Kömürcü Bulut

https://bit.ly/2U9MrBj


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: