Posted by: bluesyemre | January 25, 2021

Literatürde Yeni Bir Kavram: “Zoom Yorgunluğu”


Sanal dersler ve toplantılarla geçen bir günün ardından bilgisayarın başından gergin ve yorgun kalkıyoruz. Evimizdeyiz, trafik stresi yok, hatta hareket bile etmedik. Yüz yüzeyken dahi yaşamadığımız bu huzursuzluk ve yorgunluk da nereden kaynaklanıyor?

2020 Mart ayında 10milyon olan Zoom kullanıcı sayısı, Nisan ayı ile birlikte bir anda300 milyona yükselirken; benzer uygulamaların da kullanıcı sayılarında ciddi artışlar meydana geldi.

Mevzubahis teknoloji olduğunda, mümkün kılınan olanakların yanında bazı istenmeyen sonuçların da ortaya çıkabildiğini biliyoruz. İşte Zoom Yorgunluğu, görüntülü konuşma uygulamalarının aşırı kullanımının yol açtığı yorgunluk, anksiyete ve endişeyi tanımlayan yeni bir kavram.

Dr. Brenda K. Wiederhold; Cyberpsychology, Behavior and Social Networking dergisinde kaleme aldığı editoryal yazıda bu fenomenin nedenlerini güncel çalışmaların ışığında şöyle sıralıyor:

  • Senkron gibi düşünülüyor olsa da bu görüşmelerde tam bir eşzamanlılık söz konusu değil. Milisaniyeler düzeyinde bir gecikme var. Bu gecikmeyi beynimiz algılıyor, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyor ve düzeltmeye çalışıyor. Bu da ekstra efor ve performans demek.
  • Yüz yüze iletişimde sesin yanında jest ve hareket kullanır, karşımızdaki kişinin tepkilerini okumaya çalışırız. Ancak sanal ortamda sözsüz iletişimin ipuçlarına sahip değiliz. Bu nedenle mimikleri, sesin tonunu ve düzeyini, beden dilini anlamak için daha fazla dikkat sarf ediyoruz.
  • İnsanlarla dışarıda bir araya geldiğimizde vücudumuzda dopamin ve oksitosin gibi mutluluk hormonları salgılanıyor. Görüntülü konuşmalarda ise ekranda beliren büyük bir suratveuzun süreli göz temasıbeynimiz tarafından bir tehdit durumu olarak algılanıyor ve kortizol (stres hormonu) üretilmesine sebep oluyor.

Insead Üniversitesi’nden Prof. Gianpiero Petrigileri ise BBC Worklife’a verdiği röportajda Zoom Yorgunluğu ile ilgili şu noktalara değiniyor:

  • Zihinlerimiz birlikte olduğumuzu hissederken, bedenlerimiz hissetmiyor. Bu uyumsuzluk çekişmeli duygular yaşamamıza sebep oluyor.
  • Sessizlik başka bir zorluk. Sessizlik yüz yüze iletişimde doğal ritmin parçasıyken bir video konferansta gerçekleşince teknik bir sorun mu yaşanıyor endişesi yaratıyor.
  • Konuşurken herkesin bize baktığını bilmek üzerimizde sosyal baskı oluşturuyor ve bir performans yapmak zorundaymış gibi hissediyoruz.
  • İnsanlar için kendi görüntüsüne bakmamak oldukça zorlayıcı.
  • Burada sayılan nedenlere, aslında yan yana olmamız gerektiği düşüncesi de eklenince huzursuzluğumuz iyice artıyor.

Pandemi ile birlikte literatürde yerini alan Zoom Yorgunluğu kavramının farkında olmanın değerli olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte; sanal ortamda daha iyi anlaşılmak ve anlamak, huzursuz ve endişeli ruh halinden uzaklaşmak için yapılabileceklerin de ne olduğunu bilmek önem taşıyor.

Özellikle öğretimi bir süre daha senkron dersler üzerinden gerçekleştirecek öğretmenler için.

Uzmanların yapılabilecekler konusunda ortaklaştığı noktalara birlikte göz atalım:

Eğer anlaşılmak istiyorsanız;

a. Mimiklerinizin ekranda görünür olduğundan emin olun. Bilgisayarınızın altına bir yükseltici veya kitap koyarak kamerayı göz hizanıza getirebilir, böylece mikro ifadelerinizi daha görünür kılabilirsiniz.

b. Işık kaynağını arkanıza almayın, yönünü yüzünüzü aydınlatacak şekilde ayarlayın.

c. Ekrana çok uzak veya yakın durmak yerine; görüntünüzü başınız ve omuzlarınızı çerçeveleyecek şekilde sabitleyin.

d. Otoriter bir görünüm edinin! Konuşurken doğrudan kameraya bakın. Böylece katılımcılar onların yüzüne bakarak konuştuğunuzu düşünecek, özgüvenli bir görüntü çizeceksiniz. Önemi şu ki, bu görünüm daha iyi anlaşılmanıza ve daha iyi duyulmanıza yardımcı olacak.

e. Arka planınız sade ve temiz olsun.

f. Eğer çok sayıda kişiye hitap ediyorsanız normale göre bir parça daha yüksek sesle konuşun.

Yorgunluğu azaltmak için;

a. Görüşme sırasında e-posta kontrol etme, başka sekmelerde gezinme, telefonunuza bakma gibi eş zamanlı aktiviteleri engellemeye çalışın. Çoklu görevlerin zihni yorduğu ve üretkenliği ciddi oranda düşürdüğü biliniyor.

b. Sohbet kutusu zaman zaman dikkat dağıtıcı olabilir, gerektiğinde kullanın.

c. Toplantınızın veya dersinizin başında biraz sohbet edin, hal hatır sorun. Böyle bir başlangıç negatif duyguları azaltacaktır.

d. Herkesin onayı varsa kameraları kapatarak toplantıyı bir sesli konferansa çevirebilirsiniz. Ekranın kapalı olması bazı durumlarda daha iyi odaklanmanıza yardımcı olabilir.

e. Toplantı veya ders aralarına ekrandan uzaklaşacağınız molalar yerleştirin.

f. Son olarak sadece gerekli durumlarda video konferans görüşmesi yapın.

Sağlıcakla,

Kaynaklar

Jiang, M. (2020, 22 Nisan). The reason Zoom calls drain your energy. https://www.bbc.com/worklife/article/20200421-why-zoom-video-chats-are-so-exhausting web adresinden 20 Ocak 2020 tarihinde erişilmiştir.

Noonoo, S. (2020, 15 Eylül). Is Learning on Zoom the Same as In Person? Not to Your Brain. https://www.edsurge.com/news/2020-09-15-is-learning-on-zoom-the-same-as-in-person-not-to-your-brain web adresinden 20 Ocak 2020 tarihinde erişilmiştir.

Wiederhold, B. K. (2020). Connecting through technology during the coronavirus disease 2019 pandemic: Avoiding “Zoom Fatigue”.

https://bit.ly/3sWKRlF


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: