Posted by: bluesyemre | May 27, 2021

Algoritmalar ve Bitkiler (Dijital Sergi)

Bakmak, daha yakından bakmak; görmek, daha ötesini görmek sınırları daima zorlayan insanın evrenle olan eşsiz ilişkisini biçimlendiriyor. Bilim ile sanatı birbirine sonsuzca yaklaştıran bakmak ve görmek kavramları tarih boyunca verili olanla yetinmeye hiç de niyeti olmayan insanın karşı konulmaz merakına ve bu optik ilişkiden duyduğu hazza işaret ediyor. Bizi saran dünya gerçekten de karşı konulmaz! Belki de bu nedenle ilk çağlardan beri insan dünyada gördüklerini resmetti.

Doğada insanın hayvanlarla olan birlikteliği ve mücadelesi, onları kendine yakın bulduğu içindi ama bitkiler orada ve her yerde daima sessiz, dolayısıyla bilinmez olarak kaldılar. Bitkilerin sıra dışı dünyası hâlâ büyük bir sır olmayı sürdürüyor. Araştırmacılar yakın zamanda bitkilerin kendi aralarında diyalog kurduğunu ve bunu titreşimler yoluyla yaptığını açıkladı. Titreşimlerin tıp teknolojisinin büyük buluşu MR (Manyetik Rezonans) cihazının da temelini oluşturması belki de tesadüf değil. Tıpkı bitkilerin eski çağlardan beri şifayla olan o büyük ilişkisi gibi.

İnsan için sessiz ve dolayısıyla hâlâ çok bilinmez olan bitkilerin günümüz sanatının da doğrudan bir unsuru olması oldukça yaygınlaştı. Bienallerde, müze ve galerilerde yeşil yapraklı enstalasyonlara sıkça rastladığımız şüphe götürmez. Bitkiler bilinmezlikleriyle çarpıcı, formlarıyla oldukça güzeller. Sadece ekolojiye ilişkin pek çok sorunsalı tartışmak için değil, Kantçı anlamda estetik varlıkları dolayısıyla da bitkiler çağdaş sanatın odağındalar. Tarihte en erken bitki tasvirlerinin Mezopotamya ve Mısır’da bulunduğu biliniyor. 4 bin yıl önce bu ilk tarım toplumları tapınak ve mezar duvarlarına bitki çizimleri yaptı. Ardından Yunan, Roma kültürlerinde seramik ve paralarda da bitkiler tasvir edildi.

Bitkiler dünyamızın hem yaşamsal hem de görsel varlıkları. Gerçekten de onlar geçmişte ya da şimdi salt estetik nedenle ya da bir sorunsal temelinde pek çok fikirle sanat üretimine konu oldular. Girit’in Knossos Sarayı’nda bundan 3900 yıl önceye tarihlenen ilk gül resmine rastlanırken, 17. yüzyılda yaşamış botanist Maria Sibylla Merian’ın illüstrasyonları bitki dünyasına ilişkin heyecan dolu bir yaşamın çok zengin belgeleri olarak günümüze ulaştı. Öte yandan hafızaya ilişkin mekâna özgü işler üreten günümüz sanatçılarından Sibel Horada’nın 2018 yılında gerçekleşen Bir İç Mekân Bahçesi adlı sergisi bitkilerin varoluş ve yok oluşlarına dair belleklerde yer eden çok katmanlı bir sanat enstalasyonuydu. Geçmişten ve bugünden sanatçıların bitkilerle olan eşsiz diyaloğuna sonsuz örnekler var.

19. yüzyılda fotoğraf makinesinin icadı sanat üretiminde nasıl devrim niteliği taşıdıysa ardından gelen tıbbi görüntüleme cihazları da kimi avangart sanatçıların ilgi odağı oldu. Sanatçı ve eğitimci kişiliği ile György Kepes bu kimselerin başında gelir. Kepes, 1967 yılında Massachusetts Institute of Technology’de sanat, kültür ve teknolojinin birlikte yoğrulduğu bir görsel sanatlar programının kurulmasına öncülük etti. MIT’de görsel sanatlar konusunda temel koyucu çalışmalara imza atan Kepes’in döneminin görüntüleme cihazı röntgen makineleri ile çektiği çiçek görüntüleri sıra dışıdır. Ne de olsa görüntü olgusu üzerine teoriler üretmiş bir sanatçının fotoğraf makinesinden farklı bir görsellik ortaya çıkaran x-ray cihazına ilgi duymaması beklenemezdi.

Tarih hiç kuşkusuz meraklı gözlerin sıra dışı buluşlarıyla oldukça renklidir. 1930’larda Los Angeles’ta radyolog Dain L. Tasker, çiçeklerin anatomik yapısını incelemek amacıyla onları röntgen makinesine koyan ilk kişiydi. Üstelik Doktor Tasker gül, lale, zambak, lotus gibi çekimini yaptığı bitkilerin ortaya çıkan görüntülerinden öylesine etkilenir ki bilimsel araştırmadan estetik ilgiye uzanan bir serüvenin içine dalar. Doktor Tasker çekimlerinin baskılarını almak için fotoğrafçı Will Connell ile iletişime geçer ama daha fazlası olur; onun yardımıyla birden fazla sergi açar. Çekimlerinin gösterildiği sergilerden biri de 1939 yılında San Francisco’da gerçekleşen Golden Gate Uluslararası Sergi’dir. Doktor Tasker kısa sürede kabul görmüş bir sanatçıya dönüşür. Onun röntgen cihazıyla yaptığı çekimleri çağdaş dönemde New York’ta Howard Greenberg Galeri ve San Diego’da Joseph Bellows Galeri tarafından sergilenmiştir.

1895 yılında Alman fizikçi Wilhelm Konrad Röntgen tarafından X-ray yani röntgen cihazının icadı tıbbın bugüne uzanan olağanüstü görüntüleme dünyasının ilk adımıydı. 1970’lere gelindiğinde ise bu kez MR teknolojisinin tıp alanında kullanılmaya başlanması, insanlık için devrim niteliği taşıyacaktı. Almanya’nın Erlangen kentinde 1979 yılının Şubat ayında Siemens, büyük yenilik anlamına gelen MR makinelerinde ilk çekimini yaptı. Ancak çekimi yapılacak olan bir insan değil; dolmalık biberdi. Evet öyleydi! Sıra dışı hareketler bilim ile sanatın jestüelliğinde anlamını bulur. Bugün bu sıra dışı imge Gebbertstrasse’deki Siemens MedMuseum’un koleksiyonunda yer alıyor ve dünyanın her yerinden izleyicilerle buluşuyor. 1983 yılının Ağustos ayında Siemens hastaneler ve klinikler için MR cihazları üreten dünyadaki ilk şirket olur. Bugün artık tüm dünyada insan sağlığı ve hastalıkların tedavisi görüntülemeyle sonsuz ilişkili. Bakmak, görmek, tanı koymak ve tedavi arasında büyük bir korelasyon var. Siemens MedMuseum’un web sayfasında denildiği gibi “Şirket kurucuları, mucitler, araştırmacılar, doktorlar, hemşireler, mühendisler – herkesin anlatacak bir hikâyesi var”. Bilim, yaşamı değerli kılmaya devam ediyor.

Röntgen sonrasında, MR, Tomografi, Mamografi gibi görüntüleme teknolojilerinin tıp alanında yaygınlaşması ve bunların hastane ve kliniklerin olmazsa olmazı haline dönüşmesi Siemens gibi bilim ile yaşam arasında bağlar dokuyan öncü teknoloji şirketleriyle gerçekleşiyor. Kuşkusuz onların ürettiği bu görüntüleme cihazları sadece insan sağlığında değil; aynı zamanda başka bilimsel araştırmalarda da kullanılıyor. Örneğin bugün botanikçiler bitkilerin damar yapısını ve işlevini incelemek için tomografi cihazına başvuruyor. Tomografi, Yunanca kesim, dilim, kısım anlamına gelen Tomos kelimesi ile yazmak anlamına gelen Graphein kelimelerinden geliyor. Bir botanikçi olmasa da Doktor Tasker henüz tomografi cihazı ortada yok iken bu incelemeleri x-ray cihazıyla yapıyordu. Dünyalarını çok az bildiğimiz bitkiler hakkında ortaya çıkacak daha çok bilgi belki de insanlık için yeni buluşların kapısını aralayacak. Günümüzde görüntüleme cihazları Macoto Murayama, Heinz Wuchner, Mathew Schwartz gibi sanatçı ya da tasarımcıların da ilgi odağı. Öte yandan Türkiye’nin önde gelen radyologlarından Profesör Doktor Ercan Karaarslan tıp alanında adeta bir sanatçı gözüyle dikkat çekici bitki çekimleri üretmiş en önemli isim. Bu sergi vesilesiyle 1979 yılında gerçekleşen ikonik dolmalık biber çekimini Siemens’in bugünkü ileri teknolojisiyle ele alan Profesör Doktor Karaarslan’ın kişisel arşivinde bilimsel özen ve sanatsal heyecanla gerçekleştirilmiş sayısız görüntü var.

Görüntüleme cihazları algoritmalarla çalışıyor yani bir sorunu çözmek veya belirlenmiş bir amaca ulaşmak için tasarlanmış bir yol ve izlenen işlem adımları söz konusu. Siemens Healthineers’ın teknoloji, bilim ve sanat arasında bağlar kurmak hedefiyle tasarladığı bu sergide algoritmaların bu kez bitkilerin sıra dışı güzel, sıra dışı çarpıcı dünyasına yönelmesini istedik. Siemens’in MR cihazında gerçekleştirdiği ilk çekiminin bir dolmalık biber olmasını tarihsel referans olarak aldık. Bugünün ileri teknolojisiyle yapılanmış Siemens tıbbi görüntüleme cihazlarında sadece çiçeklere değil; tümü Türkiye coğrafyasında yetişen meyve, sebze ve yemişlere de odaklandık. Bitki dünyası oldukça zengin olan bu coğrafyada bezelyeden nara, zeytinden lahanaya, muzdan mimozaya, selviye, fındığa, ananasa, cevize, kiviye uzanan sayısız bitki yetişiyor. Siemens Healthineers’ın Türkiye’nin her şehrindeki hastane ve kliniklerde görüntüleme cihazlarını kullanan uzmanların katılımına açık olan bu sergi projesinde sorunsalımız tıp teknolojisi ile sanatın ortak olgusu görüntüydü. İnsanların dünyası biraz da görüntüler dünyası. Tıpkı sanat gibi bilimin görselliği de bizi ele geçiriyor, şaşırtıyor ve beynimizde titreşimler yaratıyor.

Seda Yörüker

https://cekimgucu.siemens-healthineers.com/


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: