Posted by: bluesyemre | June 8, 2021

Dijital Olgunluğu Anlamak

Araştırmalara göre dijital dönüşüm projelerinin ancak dörtte biri beklenen sonuçları veriyor. Başarının özünde ise sistematik bir bakış açısı, strateji ve doğru uygulamalar var.

Dünyada büyük bir dijitalleşme dalgası yaşanıyor. Perakendeden eğitime, bankacılıktan hobilere kadar her alanda dijital iş modelleri, kanallar ve yapılar kendilerini hissettiriyor ve ağırlık kazanıyor. Bir tarafta tüketiciler bu kanalları talep ederken diğer yandan şirketler onlara yepyeni etkileşim ve deneyim fırsatları sunmanın peşinde. Büyük bir yarış, büyük bir hız söz konusu. Tüm bu çabaların kesişiminde ise “dijital dönüşüm” kavramı yer alıyor. Her ne kadar dijital dönüşüm yaygınlaşmış olsa da gerçek anlamda dijital bir eksende dönüşmenin ne demek olduğunu anlamak kolay değil. İlk adımda bunun için bütüncül bir bakış açısı ve strateji gerekiyor. Yapılan birçok araştırmaya göre dijital dönüşüm projelerinin ancak dörtte biri beklenen sonuçları ve hedeflenen çıktıları tamamıyla sunabiliyor. Bu başarının gerçekleşmesinin özünde sistematik bir bakış açısı, strateji ve doğru uygulamalar geliyor.

Söylemesi kolay, ama yapması zor. Çünkü öncelikle bu bütüncül yapının kurgulanması, stratejinin şekillenmesi için bir farkındalık gerekir. Nasıl ki hayatta bir dönüşüm yaşamak için bir farkındalık anına ihtiyaç duyar insan, şirketler de dijital dönüşüme başlamak veya bu dönüşümü etkin biçimde devam ettirmek için bir farkındalık içerisinde olmalıdır. Bu farkındalık durumuna “dijital olgunluk” diyoruz. En basit tanımıyla dijital olgunluk, kurumların hedefledikleri dijitalleşme seviyesine ne kadar yaklaştıklarının göstergesidir.

Otuz yıla yaklaşan danışmanlık kariyerim, çok sayıda kurumla birlikte yaptığımız çalışmalar ve Digitopia adlı şirketimizin derinlemesine deneyimleri sonucunda gerçekleştirdiği dijital olgunluk modeline dair çalışmalarla, birçok kurumun dijital dönüşümünde en temel noktalardan birinin dijital olgunluğu doğru anlamak olduğunu gözlemledim. Bu makalede dijital olgunluk kavramının çerçevesini çizmeyi, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde yaptığımız çalışmaların ışığında olgunluk yapısını analiz etmeyi ve dijital olgunluğu ölçümlemeye dair bir model paylaşmayı hedefliyorum.

Dijitalleşme Dinamiklerini Anlamak

Dijitalleşme ve onun ana motoru olan dijital dönüşüm aslında çok da yeni bir süreç değil. Teknolojinin iş dünyasına girmesiyle birlikte her zaman bir değişim, dönüşüm oldu. Bu 1980’lerde bilgisayarlaşma olarak kendini gösterdi. 1990’larda internet, sonrasında mobil ve süreç hız kesmeden devam etti. Bugün geldiğimiz noktada yapay zeka, analitik, derin öğrenme gibi teknolojiler değişimin ve dönüşümün hızını akıl almaz biçimde artırdı. Bu dönüşüme ayak uyduran şirketler daha fazla değer yaratmaya başladı ve rakiplerinin önüne geçtiler. Ayak uyduramayanlar ise kısa bir süre içerisinde silinip gitti.

Kodak örneğini hepimiz hatırlarız. Zamanının en başarılı, en yenilikçi şirketlerinden biri olan, dijital fotoğraf makinesinin mucidi Kodak ana işine o kadar bağlı kalıp değişimi o kadar reddetti ki dijital fotoğraf alanındaki hızlanmayla oyun dışı kaldı. Yeni oyuncular pazara girerken bu dönüşümü daha iyi anlayan rakipleri Kodak’ın pastasından pay çaldılar ve sonunda sektör bambaşka bir şekle büründü. Benzer hikayeleri cep telefonu, otomotiv alanında da gördük ve görmeye devam ediyoruz.

Ezber bozucu bu tür etkiler illa da bir şirketin aleyhine işleyecek diyemeyiz. Aksine bu dönemi doğru anlayan yerleşik şirketler dijitalleşmenin nimetlerinden çok da iyi yararlanabiliyorlar. Bir yandan mevcut işlerini güçlendirirken diğer yandan da yenilikçi adımlar atarak dijital dönüşüm sayesinde ürün ve hizmet portföylerini genişletebiliyor ve yeni alanlarda yeni vaatler ortaya koyabiliyorlar. Ayrıca dijital kanallar ve teknolojilerle donanan bu şirketler konvansiyonel yapılarının gücünü de devreye alarak ciddi bir fayda elde edebiliyorlar.

Oteller buna güzel bir sektörel örnektir. Paylaşım modellerinin etkisiyle ciddi bir yıkımla karşı karşıya kalan otelcilik alanındaki şirketler zamanla dijitalleşmeyi anlamış ve özellikle müşteri deneyimi konusunda önemli yol kat ederek yıkıcı etkilerin oluşturduğu yıpranmayı azaltarak avantaja çevirmişlerdir. Bugün dev otel zincirlerinin mobil uygulamalarından istediğiniz odayı ayırtmaktan anahtarsız odaya girmeye, size özel menülerden sadakat uygulamalarına kadar birçok unsura erişmek mümkün. Bu “pivot edebilme” durumu da dijital dönüşümün etkisinde çok değerli.

Tüm bu örneklerde de görüleceği üzere, dijital dönüşümün ivmesine dair dikkat edilmesi gereken bir konu var. O da bu ivmenin çoğu zaman üstsel biçimde artmasıdır. Burada karşımıza meşhur Moore Kanunu çıkıyor. 1960’lardan beri teknolojideki gelişmeleri üstsellik olarak değerlendirdiğimiz Moore Kanunu bugün karşı karşıya olduğumuz fırsatı ve resmi açıklamakta yetersiz kalıyor. Moore’un hayal etiğinin çok daha ötesinde bir üstsel büyüme ivmesi söz konusu. Bunu yakalayan şirketler sörfün keyfine varırken, göremeyen şirketler ise dalganın altında kalıyor.

Farkındalık Bilinci: Dijital Olgunluk

Kurumların başarılı bir dijital dönüşüm deneyimi yaşamaları ve bu süreçle birlikte daha fazla değer ortaya koymaları için en kritik aşama nereden başladıklarını ve nereye gitmek istediklerini çok iyi bilmeleridir. “Dijital dönüşüm bir yolculuktur ve sonu yoktur” diyoruz. Zira her geçen gün yeni bir gelişme söz konusu. Ancak her yolculuk bir noktadan başlıyor. Nerede olduğunu bilmeyen nereye gideceğini de kestiremiyor.

Dijital olgunluk kavramını tanımlamak çok kolay olmasa da bizler bu kavramı “bir kurumun dijital dönüşüm yolculuğunda bulunduğu genel hali” olarak tanımlıyoruz. Çocuklarımızın yetişmesini düşünün. Önce hamilelik süreci, sanki fikrin kafalarda olgunlaşması gibi. Sonra bebeklik sürecinde her türlü bakıma ve şefkata ihtiyaç duyar. Ardından yürümeyi ve konuşmayı öğrenir. Sonrasında çocukluk sürecinde okula başlar. Ergenlik dönemine girmesiyle bedeni değişir, sesi gürleşir, fikirleri olgunlaşır, karakteri şekillenir. Lise, üniversite, meslek ve kariyer derken aile ile birlikte olgunlaşır. Daha oturaklı bir birey olmaya başlar ve toplum için bir değer üretir.

Bir kurumun dijital dönüşümü de böyle bir yolculuktur; bir olgunlaşma sürecidir. “Dijital olgunluk” kavramı ile biz bunu ölçülebilir, bütünleşik olarak ifade edilebilir, başka kurum, sektör ve coğrafyalarla karşılaştırılabilir hale getirdik.

Dijital olgunluk başlangıç noktasıdır. Dijital olgunluk dijital dönüşüm yolculuğuna çıkmaya karar veren şirketlerin yola nereden başladığını görmeleri açısından kritik öneme sahiptir. Amacınız net, stratejilerinizi kurguladınız. Yola, yolculuğa çıkmaya hazırsınız. Peki nereden başlayacaksınız? Dijital olgunluk bu sorunun cevabını da veriyor. Yola çıkış noktasında yolcunun ne kadar hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Bu çok değerli bir bilgi, zira çoğu şirket gerçekte olduğundan daha hazırlıklı, daha olgun görür kendini. Bu durum da yanlış bir algıya neden olabilir. O nedenle şirketler ve liderler dijitalleşme konusunda hangi noktada olduklarını, yetkinliklerini ve geleceğe dair yol haritalarını bu yaklaşım çerçevesinde belirleyebilirler.

Dijital olgunluk pusuladır. Dijital olgunluk bir ana dair belirlenen bir nokta değildir. Yolculuk boyunca göz atılması gereken, gelişen ve evrilen bir olgudur. Şirketler dijital dönüşüm yolculuğunda yol aldıkları süreçte yeni yetkinlikler kazanır, yeni sistemler inşa ederler. Bunlar da dijital olgunluğu olumlu ya da olumsuz biçimde etkiler. Olgunluk seviyesi arttıkça şirketin kasları da güçlenir. Dolayısıyla dijital olgunluk belirli sürelerde gözden geçirilmesi gereken, zamanı geldiğinde yeniden bakılarak eskiye göre alınan yolun analiz edilmesini gerektiren bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Kilometre taşlarını döşemeye benziyor. Dönüp de hizalanmak açısından son derece önemli.

Dijital olgunluk bir karmadır. Dijital olgunluk bir teknolojik seviye ölçümü değildir. Teknolojinin, stratejinin, yetkinliklerin ve birikimin kümülatif biçimde değerlendirildiği karma bir yapıdır. En yeni teknolojilere para akıtmak, en yetenekli işgücünü istihdam etmek tek başına sonuç getirmez. Sizi ve şirketinizi olgun kılmaz. Önemli olan bunların bütüncül bir portföyünü oluşturmak. Bunu yaparken de şirketin amacı, rekabet modeli, stratejileri ve kaynaklarıyla uyumlu hareket etmek önem taşıyor.

Dijital olgunluk bir kıyaslama unsurudur. Dijital olgunluk şirketin kendini aynada görmesi kadar kendini bir bütün içerisinde de görmesiyle anlam kazanır. Yani şirketin kendi sektöründe, daha geniş bir kitle içerisinde ve hatta dünyada olgunluk seviyesi açısından nerede olduğunu görmesi açısından önemlidir. Rakiplerinize kıyasla ne kadar olgunsunuz? Sektörün genel olgunluk seviyesinde nereye konumlanıyorsunuz? Kime göre nerelerde eksiksiniz veya iyisiniz? Bu soruların cevabını doğru biçimde bulabilmek için dijital olgunluğun “benchmark” (kıyaslanması) edilmesi gerekiyor.

Dijital Olgunluğun Altı Boyutu

Dijital olgunluğu ölçümlemede altı boyut öne çıkıyor. Herhangi bir sektördeki herhangi bir şirketin mutlaka bu altı boyutu bulunuyor. Müşteri, operasyon, insan, teknoloji, inovasyon ve yönetişim. Bir şirket veya kurumdaki tüm süreçleri, konuları, sorumlulukları, projeleri, sistemleri, dijital gündemleri bu altı başlık altına yerleştirebildiğimizi gördük. Dünyadaki diğer dijital olgunluk modellerini incelediğimizde, bunların tümüne temas eden bir modele rastlamadık, hepsinin farklı odak alanları bulunduğunu gördük.

Dijital olgunluk modelinin altı boyutunun kısaca açıklamakta yarar var. İlk unsur “müşteri” boyutu. Dijital dönüşüm açısından en önemlisidir diyebiliriz. Zira dijital dönüşümün en önemli tetikleyicisi, stratejik olarak en fazla odaklanılması gereken ve teveccüh kazanmak bakımından en sıkı rekabetin cereyan ettiği boyutun müşteri boyutu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu boyutun içinde stratejik konulardan organizasyona, ürün ve servislerden analitiğe, kanallardan metriklere kadar tüm alt bileşenlerine ışık tutuyoruz.

İkinci en önemli unsur “operasyon” boyutu. Bir şirketin tüm süreçlerini, işleyişlerini, tedarik ve değer zincirlerini içeren bu boyut ne kadar entegre ve ne kadar optimize ise o kadar iyi işleyecektir. Her sektördeki tüm şirketlerin “operasyonel mükemmellik” arayışları bulunuyor. Yalın yöntemlerle, toplam kalite yaklaşımları ile, farklı otomasyon ve optimizasyon yöntemleri ve teknolojileri ile, süreçlerdeki her türlü fire, israf, gecikme, verimsizlik yok edilmeye çalışılıyor. Böylece her sürecin ve toplamda tüm işletmenin verimliliği ve üretkenliği geliştirilmeye gayret ediliyor. İleri dijital teknolojilerin buna çok ciddi değer katacağı aşikâr.

Üçüncü boyut “insan” unsuru. Bu boyutun içinde sadece insan kaynakları fonksiyonu değil çalışma ortamı, kurum kültürü, gelişim ve öğrenme imkanları ve insan odaklı analitik yetkinlikler inceleniyor. Bu unsurların gelişimi için, dijital teknolojilerden nasıl ve ne kadar yararlanıldığı sorgulanıyor. Yönetim danışmanların atası ve gurusu olan Peter Drucker’a atfedilen şöyle bir söz vardır: “Kültür stratejinizi kahvaltı niyetine yer.” Haklı sanki…

Dördüncü boyut dijital dönüşüm açısından temel ön koşul ve mümkün kılanların en önemlisi olan “teknoloji” boyutu. Elektrik olmayınca hayatımızın durduğu gibi, internet ve temel bilişim altyapısı olmazsa, dijital olan hiçbir şey çalışmıyor. Dolayısıyla bilişim altyapısı, temel uygulamalar, bunların entegrasyonu ve tüm veri ve analitik altyapının sağlanması olmazsa olmaz. Ayrıca bunların güvenliği ve hizmet kalitesinin sağlanması da bir o kadar kritik. Kurumsal mimari, talep yönetimi, teknolojik yeniliklerin takip edilmesi ve kuruma dijital, analitik ve teknolojik liderlik yapılması çok önemli.

Beşinci boyut ise “inovasyon.” Dijital dönüşüm kapsamında sadece hazır çözümlerle, sıradan yaklaşımlarla, karşılaşacağınız tüm sorunları çözemeyebilirsiniz. Çalışanlarınızın ve diğer paydaşlarınızın sorununu tespit etme ve bunlarla ilgili yenilikçi çözüm önerileri geliştirme kapasitesini kullanabiliyor musunuz? Çoğu şirket kullanamıyor. Oysa yeni girişimlerle işbirliği, açık inovasyon, yenilikçi dijital arayüzler aracılığıyla yeni iş modelleri geliştirmek pek çok sektörde artık mümkün.

Altıncı boyut olan “yönetişim” kurmay bir konudur. Kurumun istikametine ve istikbaline karar veren konulardır. Liderlik, vizyon, strateji, hedefler, bütçe, finansal yönetim, performans yönetimiyle ilgili analitik yaklaşımlar bu çerçevede irdeleniyor. Bunlar ne kadar veri ile besleniyorsa, ne kadar dijital sistemlere aktarıldıysa, ne kadar dijital hale getirildiyse, kuruma o denli değer katıyor; daha kaliteli yönetilmesini sağlıyor.

Dijital Olgunluk Modeli

Ortaya koyduğumuz dijital olgunluk modelinin skalası oldukça hassas. Birinci seviye başlangıç seviyesini oluşturuyor. Her kurumun birtakım dijital yetenekleri, birtakım sistemleri, bir miktar verisi bulunuyor. Kimse sıfır noktasında değil. İkinci seviye “organize” olarak adlandırılan seviye. Bu noktada artık dijital dönüşüm için organize olunmuştur. Temel bir farkındalık vardır. Projeler başlamıştır, yetenek arayışı başlamıştır, yatırım yapılması gerekliliği anlaşılmıştır. “Entegre” diye tabir ettiğimiz üçüncü seviye, süreçlerin, akışların, sistemlerin, verilerin peyderpey entegre edildiği, hayatın kolaylaştığı, müşteri yolculukların ve tedarik/değer zincirlerinin uçtan uca ele alındığı bir seviye. Bu seviyede olan şirketler bunun çok ciddi yararlarını yaşarlar.

Bunun üzerine yapılan ileri otomasyon, optimizasyon ve yalınlaştırma çalışmaları, süreçlerin sadece entegre değil, uçtan uca kesintisiz ve sorunsuz işlemesini sağlamıştır. Aynı şekilde müşteri deneyimi ve müşteri analitiği oldukça ileri seviyededir. “Optimize” dediğimiz dördüncü dijital olgunluk seviyesinde kurum “yalın” ve “çevik” düşünmeye ve çalışmaya başlamıştır. Raporlar, analizler, süreçler, kararlar gerçek zamana yaklaşmıştır; projelerin çoğu bunları daha da yalınlaştırmak ve hızlandırmak üzerinedir.

Beşinci seviye bu model için ve bu on yıllık dönem için “dijital” denilen, yani varış noktası olan dijital olgunluk seviyesini oluşturuyor. Burada artık kurumun neredeyse tüm unsurları entegredir ve gerçek zamanlıdır. Kararlar bilgiye dayalı verilir. İnsanlar güçlü oldukları yetkinliklerine odaklanmıştır. Üretimde robotlar ve otonom teknolojiler yaygınlaşmıştır. Tüketiciye odaklı sektörlerde tüm işlemler kişiye özel dijital deneyimler üzerinden gerçekleşir; özel fiyatlar, özel tavsiyeler, özel deneyimler gerçek zamanlı otonom algoritmalar tarafından hesaplanır. Kurum kültürü tümüyle çevik, yalın, otonoma uygun, tam entegre, rasyonel ve katma değer odaklı hale gelmiştir. Şirketin misyonu ve vizyonu herkes tarafından içselleştirilmiştir, dijital sistemlerin desteği ile tüm paydaşlara azami katma değer yaratılır. Kulağa hayal gibi geliyor, değil mi? Ama internet devleri bu seviyede ve bunun daha ötesini zorluyorlar. Rekabet edebilmek için her şirketin dijital dünyadaki kendi yerini bulup ona göre plan yapması gerekiyor.


Dijital Olgunluk Ölçüm Süreci

Dijital olgunluğunuzu düzenli olarak, yıllık bazda ölçmelisiniz. Bu ölçüm tam manasıyla bir “dijital sağlık kontrolü” gibidir: Hangi alanların ne durumda olduğunu, sektörünüze ve rakiplerinize kıyasla ne durumda olduğunuzu anlamanızı sağlar.

Peki, bu ölçüm nasıl yapılır? Şirketlerin ne tür hazırlıklar yapmaları gerekir? Kimlerin dahil edilmesi gerekir? Ne kadar efor harcanır? Bunun özel bir zamanı var mıdır? Yüzden fazla şirkette son yıllarda uyguladığımız ve sürekli rafine ettiğimiz bir metot, bir yaklaşım, bir süreç gelişti.

İşte metodolojinin alt kırılımları:

1. Çalışmanın Başlangıcı

  • Çalışma kurumda heyecan yaratılır.
  • Üst yönetim bu çalışmaya liderlik yapar.
  • Amaçlar, yöntem, paydaşlar, çıktılar ve hedefler konuşulur.

2. Analiz & Ölçümleme Seansları

  • 6 Boyut  6 Seans  120+ konu
  • Mevcut durum, iki yıl önceki durum, iki yıl sonraki hedefler.
  • Paydaşlar arası uyumlanma, hizalanma ve mutabakat
  • Sektöre özel, iş modeline özel yapılır. Her yıl tekrarlanır.

3. Karne ve Öncelikler

  • Dijital olgunluk mevcut durum skorunuzu
  • öğrenirsiniz.
  • Geçmiş durumunuzu ve gelişim hızınızı anlarsınız.
  • Hedef durumunuzu ve farkları görürsünüz.
  • Bu farkları giderecek tavsiyeleri hazırlarız.

4. Yol Haritası ve Yönetim Kararı

  • Proje önceliklerine göre sıralama düzenlenir.
  • Kaynaklara göre kapasite planı yapılır.
  • Yönetimsel kararlar, yönetişim ve organizasyon yapısı

5. Düzenli Gözetim

  • Düzenli olarak “ilerleme seansları” yapılır, ilerleyiş güven altına alınır.
  • Her yıl ölçümleme tekrarlanır. Böylece gelişim anlaşılır.
  • İyi uygulamalar, tavsiyeler ve uzman görüşleri ile yolculuk gelişir.

Olgunluk Seviyesinde Genel Durum

Tüm bu çerçeve ışığında bakıldığında farklı sektörlerde nasıl bir resim söz konusu? Yaptığımız çalışmalarda bu konuda önemli içgörüler elde ettik. Öncelikle Türkiye: Son 24 ay içinde Türkiye’de ölçtüğümüz 100’den fazla şirketin beşlik skaladaki toplam dijital olgunluk ortalamasının Ocak 2021 itibarıyla 2,8 olduğunu tespit ettik. Ortalamanın biraz üzerindeki bu skor umut verici olmasının yanında daha gidilmesi gereken uzun bir yol olduğunu da gösteriyor.

Sektörlerde ise farklılaşan bir resim karşımıza çıkıyor. Örneğin bankacılık… Bankalar “dijital dönüşümü” çoktan tamamladıklarını düşünüyorlar. Bankacılık işlemleri, özellikle bireysel bankacılık yüzde 95 oranında dijital kanallardan cereyan ediyor. Şubeler giderek azalıyor, işlem yapmaktansa bir danışma ve satış merkezine dönüşüyor. Ölçtüğümüz en yüksek dijital olgunluk da bankacılık sektöründe oldu. Bizim ölçtüğümüz en gelişmiş banka beşlik skalada ancak 3,9 dijital olgunluk skoru alabildi. Özellikle müşteri, inovasyon ve insan boyutlarında daha düşük skorlar ölçtük. Bu alanlarda daha gidilecek çok yol olduğunu tespit ettik.

Perakendecilik sektörünün dijital olgunluğu biraz daha düşük. Genelde bu sektörde kâr marjları daha sınırlı olduğu için, yatırım imkanları ve yetenek havuzları da daha sınırlı. Bu da dijital olgunluğunun daha yavaş artmasına sebep oluyor. Ölçtüğümüz perakende şirketlerinin çoğu 3,00 seviyesinin altında yer aldı. Bu sektörün en önemli iki sorunu veya fırsatı, müşterisini daha iyi tanımak ve mağazalarda doğru ürünlerin zamanında ve eksiksiz olarak bulunmasını sağlamak. Dijital süper güçlerin bu konuda çok faydası olacak. Mağazalar giderek dijitalleşiyor, müşteri deneyimi iyileştirilmeye gayret ediliyor. Ancak e-ticaret sürekli olarak yaygınlaşıyor. Özellikle pandeminin bu süreci daha da hızlandırdığını gözlemliyoruz. Tüketicinin sabrı giderek azaldığı için ve müzik, kitap, film gibi alanlarda tıkladığı an deneyimi yaşayabildiği için alışveriş yaptığı anda da ürünlerini bir an önce eline alma, yeme veya üzerine giyme isteği hasıl oluyor.

Telekomünikasyon zaten dijitalin temel belkemiği ve medya dünyası da büyük oranda dijitalleşmişti. Hâlâ gazeteler olsa da TV yayın akışı olsa da içeriğin büyük bir kısmı dijitale taşındı ve dijital ortamlarda tüketiliyor.

Ölçtüğümüz şirketler arasında nispeten daha düşük dijital olgunluğu olanlar genelde üretim sektörüne aitti. Operasyonları ve yönetişim boyutları nispeten daha kuvvetli olmakla birlikte teknoloji, insan, inovasyon ve özellikle müşteri boyutları daha düşük skorlar aldı. B2B iş modeli olan kurumlar genelde müşteri boyutunu müşteri analitiği, müşteri deneyimi ve dijital kanalları ihmal etme eğilimi içindeler.

Skoru düşük olan kurumlarda genelde henüz gerekli farkındalık olmadığını görüyoruz. Gereklilik hissedilmeyince, dijital dönüşüme karar verme ve aksiyona geçme konusunda liderlerin temkinli yaklaştığını gözlemliyoruz. Dijital dönüşüm bütünleşik bir yaklaşım ister ve üst yönetimden en alt kademelere kadar bir uyum gerektirir. Bu konuda yoğun eksikler tespit ediyoruz. Tüm kurum genelinde bir vizyon, anlam ve hedef bütünlüğü arzu ederiz, ama genelde burada da kopukluklar ve aksaklıklar yaşıyoruz. Ayrıca dijital dönüşümün bir teknoloji projesi olduğu kanaati çok yaygın. Bu da kültür dönüşümü gerekliliğini gölgede bırakıyor. Başarısız olan kurumların anlayamadığı ve beceremediği önemli alanlardan birisi de burası.

Gelişmiş ülkelerde benzeri sektörlerdeki olgunluk seviyesinin biraz daha yüksek olduğuna ilişkin tahminlerimiz var. Ancak internet ve teknoloji devleri elbette bu ortalamanın çok üzerindeler. Hatta bizim beşlik skalamızı bazı alanlarda zorlayabilecek şirketler olabilir. Bundan ötürü skalamızın beşten ona kadar olan genişletilmiş boyutları üzerinde çalışmalarımızı başlattık.


Dijital Olgunluk Skoru Yeni KPI

Şirketler; ciro, karlılık, büyüme, verimlilik, çalışan bağlılığı, müşteri sadakati, stok devir hızı ve sektörüne göre daha nice anahtar performans göstergesi (KPI) takip ediyor. Bu ölçütlerle şirketin bir bütün olarak sağ salimen ilerlediğini, sürdürülebilir şekilde hedeflerine ve vizyonuna doğru geliştiğini, genelde büyüdüğünü takip etmek mümkün.

Peki dijital dönüşüm nasıl takip ediliyor? Kârlılık gibi, büyüme gibi, enerji kullanımı gibi somut ve sayısal bir göstergeniz var mıdır? Dijital dönüşüm yolculuğunuzun ilerlediğini, yetkinliklerinizin geliştiğini, müşteriye ve kuruma değer kattığını, tam olarak nerede olduğunuzu ifade edebiliyor musunuz, ölçebiliyor musunuz?

Çalıştığımız kurumların tümü bu skoru kurumsal karnelerine dahil etti. Hem CEO’nun hem CDO’nun en önemli KPI ölçütü haline geldi. Nerede olduğunuzu anlayacaksınız. Sektörel kıyasınızı bileceksiniz. Hedeflerinizi belirleyip, bir yıl sonra tekrar ölçtüğünüzde ne kadar ilerlediğinizi göreceksiniz. Ölçemediğinizi yönetemezsiniz.


Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dijital dönüşüm uzun ve zor bir yolculuk. Başarılı şirketler bu boyutların hepsinde başarılı ve hepsini dengeli bir şekilde geliştirme gayreti içindeler. Bunu yapabilmek için kurum içinde özellikle yönetim seviyesinde bir farkındalık ve aciliyet hissi oluyor. Dijital dönüşümün önemli ve kaçınılmaz olduğunu çoğu üst düzey yönetici kabul etse de aksiyona geçmek konusunda her yönetici ve her kurum aynı oranda kararlı değil.

Ayrıca pek çok kurumda birbirinden izole projeler görüyoruz. Oysa, tabir-i caizse, “dijital dönüşüm bir takım sporudur” diyoruz. En önemli dijital katma değerler süreçler ve birimler arası entegrasyonları artırmak, sürtünme nedeniyle oluşan enerji kayıplarını azaltmak veya yok etmekten geliyor. Benzer şekilde tüm birimlerin aynı verilere bakması, “hakikatin tek bir kaynağının” olması elzem ve en önemli dijital kazanımlardan. Bunun için tüm üst yönetimin “ittifak ve mutabakat” içinde olması gerekiyor. Burada kullandığımız “ittifak” kelimesi Harvard Business School profesörlerinden olan John Kotter külliyatındandır. “Guiding coalition” olarak isimlendirdiği kavram, üst yönetimin asgari müşterekler, şirketin vizyonu ve istikameti için, fikir ve aksiyon birliği içinde olmaları durumudur. Bu her şeyin başıdır, bu olmadan yola çıkılmamalı zira bunun sağlanamaması veya korunamaması genelde sorunlara yol açıyor.

Dijital dönüşüm konusunda başarılı olan kurumlar, nerede olduğunu, nereye doğru gitmesi gerektiğini bilen, bu yolculuğu emin, kararlı ve sabırlı adımlarla yürüyen kurumlardan çıkıyor. Dijital dönüşüm bir yolculuktur. Bu yüzden de kurumun “dijital stratejisi” ve bunu hayata geçirmek için bir “dijital dönüşüm yol haritası” olması gerekiyor. Bunların hayata geçirilmesinden şirketin tüm üst yönetimi sorumlu olsa da bu strateji ve yol haritasının sorumlusu genelde “Chief Digital Officer,” yani “Dijital İşlerden Sorumlu Tepe Yöneticisi” ya da muadili bir sorumlu lider oluyor. Bu yöneticinin yetkisi, kudreti, ekibi ve bütçesi olmadığında veya sınırlı olduğunda kurumların başarısız olduklarını gördük. Eğer bu kişi sağlam bir ekip, icra yetkileri, gereken bütçe ile donatılırsa, kurumun iş modeline hakimse ve kurumun kalan yönetim ekibi ile uyum ve eşgüdüm içinde çalışması mümkünse, işte o zaman dijital dönüşümün başarısı için en önemli ön koşullar sağlanmış olur. Tersi durumlarsa başarısızlık için kesin sebepler olarak öne çıkıyor.

Sağlam Adımlarla İlerleyenler

Pek çok üst düzey yönetici ve dijital dönüşüm lideri, dijital olgunluğun ölçümlenmesiyle büyük fayda elde ettiklerini ifade ediyor. Assan Alüminyum genel müdürü Göksal Güngör, “Şirketin röntgeninin çekilmesi, bugünkü durumun anlaşılması, gidilmesi gereken yönün belirlenmesi, aynı konseptlerde konuşulması açısından çok değerli bir çalışma” diyor. Bağımsız ve tarafsız bir kurumun bu ölçümlemeyi yapıp bir karne sunması değerlemenin kurum genelinde çok daha yüksek oranda kabul görmesini sağlıyor.

SabancıDx genel müdürü Doğuş Kuran da ölçümlemeyle ilgili olarak, “Digitopia ile birlikte hayata geçirdiğimiz model sayesinde firmaların hedeflerine daha sağlam adımlarla, planlı ve günümüzün gerektirdiği çevik bakış açısıyla yürüyeceklerine inanıyorum” diyor. Ayrıca başka kurumlarla karşılaştırılmak (benchmarking) sektörde ve rekabette ne durumda olduklarını anlamak bakımından büyük önem arz ediyor.

Çok önemli diğer bir konu ise dijital olgunluk ile kurumsal performans arasındaki korelasyon. Mesela e-ticaret kanalının açılması ile satış gelirlerinde bir artış olacağı düşünülür. E-ticaret kanalının dijital olgunluğu ile bu ilave gelirlerin arasında bir ilişki vardır. Dijital olgunluk ne kadar artarsa müşteri deneyimi ve müşteri analitiği de o kadar artar ve arka ofisteki ve depodaki süreçler daha entegre olur. Bundan ötürü dijital kanaldan gelen gelirler daha yüksek ve daha kârlı olacaktır. Eğer bu bilinçle yapılmazsa, mevcut gelirlerin düşmesi ve iadelerden, şikayetlerden, sosyal medyadaki olumsuzluklardan dolayı, mevcut ve tüm gelirlerin düşüşü dahi yaşanabilir. Buna benzer onlarca örnek vermek mümkün. Dijital olgunluk iş performansını ve böylelikle kurumsal başarıyı doğrudan ilgilendiriyor. Dijital olgunluk ölçümlemesinin kuruma etkisini A101 genel müdürü Cem Maltaş, “Organizasyonel adaptasyonumuzda ve yatırım kararlarımızda daha güvenli adımlarla yürüyoruz” sözleriyle anlatırken; A101 CTO’su Orhan Dağlıoğlugil mevcut resmi net olarak görüp önceliklerini objektif bir şekilde belirleme fırsatı bulduklarını belirtiyor.

Dijital Karne Ortaya Çıkıyor

Artık iş dünyasında bazı dijital liderlerin ve hatta genel müdürlerin hedef karnelerinde “dijital olgunluk skoru”nun yer almaya başladığını görüyoruz. Çünkü dijital dönüşümün en bütünleşik ve en kapsayıcı skoru ancak dijital olgunluk skoru olabilir. Bu skorun artmasını sağlayan kurumlar ve üst yönetimler, başarılı olduklarını ve kurumun dijital dönüşüm yolculuğunda emin adımlarla ilerlediğini kanıtlayabilirler. Önümüzdeki dönemde dijital olgunluk skorunun çok daha sık ölçüleceğini, kurumsal dünyanın önemli başarı kriterlerinden biri haline geleceğini öngörmek yanlış olmaz.

Sonuç itibarıyla dijital olgunluğun tespiti, bir şirketin tam olarak “dijital karnesini” ortaya çıkarıyor. Böylece şirketin dijital yolculuğun neresinde olduğu, dijital yatırımlardan ne kadar yarar elde ettiği ve dijital dönüşümünün kurumsal performansına ne kadar hizmet ettiği belirleniyor. Ayrıca şirketin altı boyutta ne kadar dijitalleştiği ve böylece rekabet gücünü nasıl geliştirdiği ortaya konmuş oluyor.

Yarının bugünden daha dijital olacağı konusunda hemfikir isek, o halde herkesin dijitale yatırım yapması ve dijital dönüşüm yapması gerekiyor. Finansal yatırımlar nasıl ölçülüyorsa, kalite ve verimlilik nasıl ölçülüyorsa, nasıl satışlar ve maliyeti yakından takip ediliyorsa, aynı şekilde kurumun dijital dönüşümü de gözlenmeli. Bu alana yapılan yatırımların ve gösterilen eforların, kurumsal bir faydaya dönüşmesi güvence altına alınmalı. Bunun tek yolu “dijital olgunluk skorunuzu” bilmek, gelişimini sağlamak ve gerçekçi hedefler belirlemekten geçiyor. 

Özetle
SORUNDijital dönüşüm kavramı pandemiyle birlikte inanılmaz bir hızlanma yaşıyor. Her şirketin öncelikleri arasında yer alan bu dönüşüm zor ve çoğu zaman beklenen sonuçları vermekten uzak kalabiliyor.NEDENDijital dönüşüm bir yolculuksa, bu yolculuğa hangi limandan çıkıldığı ve rotayı doğru takip edilip edilmediği çok önemli. Birçok şirket heyecanla ve azimle sürece başlıyor ama zamanla sisin içerisinde kayboluyor. Rotayı tutturmak için bir pusula gerekli.MODELYazarın geliştirdiği dijital olgunluk modeli şirketlerin mevcut dijital olgunluğunu ölçümleyip gitmek istedikleri yere yönelik doğru yol haritasını oluşturmaya yardımcı oluyor. Beşlik bir skala üzerinden belirlenen olgunluk, birçok kriter ışığında ölçümleniyor.
Bu yazının konusu: TEKNOLOJİ

https://hbrturkiye.com/dergi/dijital-olgunlugu-anlamak


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: