Posted by: bluesyemre | August 31, 2021

Paraya Zeka Yüklemek: Programlanabilir Para Nedir?

Programlanabilir para (programmable money) dijital paraların hayatımıza girmesiyle yavaş yavaş gündeme gelmeye başlayan ve bize finansal sistemin gelecekte ne yöne doğru evrileceği konusunda ipuçları sunan bir yenilik. Devletlerin merkez bankası dijital paraları (CBDC) çıkarma projeleriyle beraber, bu CBDC’lerin programlanabilir özelliğe sahip olması fikri gündeme geliyor ve bu ihtimal, merkezi olmayan finans (Decentralized Finance – DeFi) uygulamalarında devletin de yerini alma olasılığını güçlendiriyor.

“Programlanabilir para”ya dijital para dünyasında ve açık bankacılık (open banking) kavramı çerçevesinde farklı anlamlar yükleniyor. Bu yazıda biz ilk alandaki anlamı üzerinde duracağız.

Programlanabilir para nedir, ne değildir?

Programlanabilir para, paraya insan müdahalesi olmadan belirli parasal hareketlerin gerçekleşmesini veya gerçekleşmemesini ifade ediyor. Fakat bugün yapabildiğimiz otomatik ödeme talimatları ya da ödemelerin programlanmış olması, bu ödemelerin yapıldığı paraların programlanabilir para olduğu anlamına gelmiyor. Yani “programlanabilir para” halihazırda var olan “programlanabilir ödemelerden” farklı bir yenilik. Aynı şey dijital para ile yapılan ödemeler için de geçerli. Herhangi bir dijital parayı, yazdığınız kodla belirli şartlar oluştuğunda (örneğin bir tarih belirlendiğinde), herhangi bir ödemeyi yapacak şekilde yönlendirebilmeniz, onu programlanabilir dijital para yapmıyor. Çünkü bu durumda sadece, tıpkı internet bankacılığında yapabildiğiniz gibi, ödeme şartlarını ya da zamanını ayarlamış oluyorsunuz. Özetle hem geleneksel hem de dijital paralar için “programlanabilir paranın”, “programlanabilir ödeme” özelliğinden daha öte bir anlam ifade ettiğini not ederek başlamamız gerek.

Programlanabilir para, dijital paranın, içine eklenen kodlarla yönlendirilebilmesini ifade ediyor. Peki bu ne demek? Kabaca bir örnekle açıklamaya çalışalım: Başka bir şehirde üniversitede okuyan çocuğunuzun sizden kitap masrafları için harçlık istediğini düşünün. Ama siz göndereceğiniz “dijital para”yı çocuğunuzun başka yerlere harcama ihtimali olduğunu düşünüyorsunuz. Buna karşı tedbir olarak parayı aktarıldığı hesaptan sadece kitapçılarda harcanabilecek şekilde programlayıp (yani böyle bir akıllı kontrat [smart contract] entegre edip) gönderiyorsunuz. Çocuğunuz da bu dijital parayla Prag’a tatil için uçak bileti almak isterse, para ona “Kusura bakma, benimle sadece kitap satın alabilirsin” diye hata mesajı veriyor. Bir diğer örnek bankaya ev alma amacıyla kredi başvurusunda bulunan birinin, bu parayı farklı amaçlar için kullanmak istemesi olabilir. Bu durumda da söz konusu para, parayı veren banka tarafından nereye harcanacağı sınırlanacak şekilde programlanabilir. Burada örnekleri basit tutmaya çalıştığımızı ve anlaşılması gereken konunun paraya kod entegrasyonuyla belirli bir karakter, rol ya da görev kazandırılması olduğunu hatırlatalım. Bir diğer ifadeyle, dijital paraya kullanım amacıyla ilgili ayarlar entegre ediliyor ve parayı elinde tutan kuruma veya kişiye değil, bizatihi paranın kendisine bir kontrol mekanizması yüklenmiş oluyor. Aynı zamanda, paranın programlanabilmesi, piyasadaki paraların birbirine tamamen eşit ve özdeş olma (fungibility) özelliğini ortadan kaldırabilir; yani bu durumda herkesin elektronik cüzdanındaki 10 lira birbirinin aynısı olmayabilir. Sonuç olarak programlanabilir paranın tanımı, “üzerine kod yazılarak parasal işlemlerin otomatik süreçlere uygun hareket etmesine imkan veren dijital para” şeklinde yapılabilir.

Yukarıdaki örneklerden hareketle programlanabilir paranın parayı hediye çeki gibi sınırlı bir karaktere dönüştürmekten ibaret olduğunu düşünmek biraz eksik bir bakış açısı olur. Para programlanırken çok farklı açılardan kontrol mekanizması yüklenebilir. “Hiç param kalmadı” diyen çocuğunuza gönderdiğiniz paraya “gittiğin hesapta 2500 liradan fazla varsa geri dön” diyebilirsiniz. İthal edeceğiniz mal için yaptığınız ödemeye akıllı kontratlarla ve akıllı kontrat kontrolünde olan programlanabilir parayla kalite kontrolü, konşimento ve benzeri belgelerin ibraz edilmesi şartı getirebilirsiniz. Bunu basitleştirmek için içecek makinesi örneğini düşünelim. İçecek makinesi aslında bir tür akıllı bir kontrat barındırır. İçeceğin ücreti kadar parayı attığınızı görünce size seçtiğiniz ürünü verir. Makine, içinde seçtiğiniz içecek kalmadıysa paranızı geri verir. Bu örnek akıllı kontratların çalışma şeklini anlatmak için sıkça kullanılır.

Programlanabilir paranın kullanım alanları

Peki programlanabilir para kısa vadede hangi alanlarda kullanılabilir ve ne tür yenilikler getirebilir?

Paraya kullanımına dair yukarıda açıkladığımız gibi “hükümler ve koşullar” yüklenebilmesi, elbette ki dijital parayı basan devletlere ve kuruluşlara yeni bir enstrüman sağlayacak. Bu yenilik aynı zamanda pek çok aracının ortadan kalkacağı merkezi olmayan finans uygulamalarının önemli bir parçası olmaya aday. İçecek makinelerinin satıcı dükkânları aradan çıkardığı gibi, programlanabilir para da pek çok finansal işlemde aracı görevi gören “üçüncü tarafların” rolünü rafa kaldırma potansiyelini bulunduruyor. Yukarıdaki örnekten hareketle, çocuğunuza verdiğiniz harçlığın nereye harcandığını görmek için artık bir ekstreye bakmaya ya da bir bankaya ihtiyacınız kalmayabilir.

Hâlihazırda birçok merkez bankası çıkarmayı düşündükleri CBDC’nin programlanabilir özelliğe sahip olup olmaması hususuna kafa yoruyor. Örneğin, Avrupa Merkez Bankası yakın zamanda Dijital Euro çıkarılmasına ilişkin gerçekleştirdiği testlerde, potansiyel olarak Dijital Euro’ya programlanabilir özelliğin eklenmesinin neler getirebileceğini araştırdı.

Paranın programlanabilmesi kara parayla ve terörizmin finansmanıyla daha etkin şekilde mücadele edilmesi ve uluslararası ekonomik yaptırımların daha sıkı bir şekilde uygulanmasına imkan verebilir. Örneğin Merkez Bankaları çıkardıkları CBDC’nin kara listede bulunan ülkelerdeki finansal kuruluşlara veya şahısların hesaplarına transfer edilmesini önleyebilir veya en azından zorlaştırabilir.

Programlanabilir para sayesinde para ve maliye politikalarının etkinliği de artırılabilecek. Örneğin Merkez Bankaları CBDC’yi programlama yoluyla faiz uygulamalarını doğrudan nihai kullanıcılara yansıtabilir ve etkin bir para politikası uygulamasının yolu açılabilir. Belirli bir süre harcanmayan CBDC’ye otomatik olarak pozitif veya negatif faiz işletilebilir. Bunun yanı sıra felaket veya kriz anında harcama yapılması şartıyla verilen bir devlet yardımın belirli bir süre içinde harcanmazsa -ya da amacına uygun olmayan yerlerde, örneğin bir kumarhanede harcanmaya çalışılırsa- geri dönecek şekilde programlanabilir. Vergi tahsilatlarında da hızlanmayı sağlayabilir. Örneğin KDV mükellefi bir işletmeden mal alırken yaptığınız ödemelerde, ödemenin vergi harici net tutarı işletmenin cüzdanına girerken, KDV bölümü otomatik olarak Maliye Bakanlığı hesabının elektronik cüzdanına aktarılacak şekilde CBDC programlanabilir.

Programlanabilir paranın politika yapıcılara büyük bir veri akışı da sağlama potansiyeli bulunuyor. Paranın izinin sürülmesi, cüzdan oluşturma süreçlerinin kimlik kontrollerine bağlanmasıyla daha da kolaylaşıyor ve belirli bir para cinsini kullananların (CBDC veya istikrarlı kripto para [“stablecoins”]) tüketim, yatırım, tasarrufa dair bireysel ve kurumsal bilgiler tek merkezden erişilip kolaylıkla tasnif edilebilir ya da yorumlanabilir hale geliyor.

Programlanabilir para sadece devletlere değil, bireylere de çeşitli imkanlar sunacak. Zaten devletler programlanabilir özellikte para basmasa bile, istikrarlı kripto paralarla bu imkanlara erişmek mümkün olabilecek. Örneğin, DeFi uygulamalarını kullanırken, uygun gördüğünüz risk profiline sahip kimselere, kim olduklarını bilmeden borç verebileceksiniz. Yani paranızı akıllı kontratlara entegre ederek, belirli parametrelere uygun müşterinin çıkması halinde borç verilebilecek şekilde programlamış olacaksınız. Diğer bir deyişle finansörler ve borç alanlar aradan bankayı çıkararak bir araya gelmiş olacak. Aslında bu tür uygulamalar şimdiden kullanıma açılmış olsa da bu alandaki regülasyon eksikliğinin de etkisiyle henüz yaygınlık kazanmış değil.

Diğer yandan, programlanabilir paranın yukarıda saydığımız özellikleri etik kaygıları ve kişisel bilgilerin korunmasına dair endişeleri gündeme getirebilir. Bu açıdan devletlerin programlanabilir paranın toplayabileceği veriler ve kodlarında barındırabileceği kısıtlamalar hakkında düzenlemeler yapması da gerekebilir. Herhangi bir programlanabilir istikrarlı kripto parayı tedavüle sokan kuruluşun (programmable stablecoin issuer), kullanıcıların hangi bilgilerini görebileceği ve saklayıp işleyebileceği, veriler üzerinde ne kadar söz hakkının olabileceği yakın geçmişte yaşanan veri skandalları göz önünde bulundurulursa hiç şüphesiz önemsenecek konular olacak. Bu anlamda gerek istikrarlı kripto paraların gerekse CBDC’nin programlanabilirlik açısından düzenlenmesinin ekonomik etkilerinin ötesinde bir ilgiyi hak ettiğini düşünüyoruz.

Sonuç olarak dijital paraların hayatımıza her gün daha da yerleşmesi ve Merkez Bankalarının CBDC çıkarmaya yönelik artan ilgisi, bu paraların programlanma özelliğini de giderek gündeme taşıyacak. Paranın programlanmasıyla uzun vadede devletlerin daha etkin para politikası ve maliye politikası izlediğine şahit olacağız. Özel sektör de dijital paraları akıllı kontratlarla entegre ederek pek çok işlemi daha etkin yapma imkanına kavuşacak.

C. Yasin Aydınbaş, Mehmet Kerse

https://hbrturkiye.com/blog/paraya-zeka-yuklemek-programlanabilir-para-nedir


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: