Posted by: bluesyemre | September 13, 2021

Genç Girişimcinin Gözünden Yeni Bir Model: “Çoklu Girişim” #UmutUtkuCihangir

Bugünlerde teknoloji dünyasındaki idollerimizi geçmişin mitolojik kahramanlarından çok daha iyi tanıyoruz. Onlar hakkında yapılan belgeseller, çekilen filmler ve yazılan kitaplar; genç girişimcilere titanların yakaladıkları başarıların ipuçlarını verecekmiş gibi hissettiriyor. Hayranlıkla hayatlarını gözden geçirirken bir gerçeği asla görmezden gelemiyoruz. Bu gerçek, sınırlarını sonuna kadar zorlamaya hazır olan bir grup insanın, derme çatma çalışma ortamlarında günümüzün dev teknoloji şirketlerini kurmasıdır. Şimdi ise durum bunun çok ötesinde. Eskinin bir avuç öncüsüne karşı bugünün binlerce insanı kendi hayatlarında idollerinin başarılarını görmek istiyor fakat girişimciliğin artık aykırı bir model olmadığı gerçeğinin görmezden gelindiği de kesin. Gelinen noktada yapmamız gereken, daha önce öncülerin yaptığı gibi genel kapsamlı düşünmek adına bir adım geri atmak. Günümüzün tutkulu girişimcileri olarak büyük çaplı başarılar yakalamak isterken girişimlerimize nasıl yatırımcı bulabiliriz sorusuna değil girişimcilikten sonra veya alternatifi olabilecek bir modelin nasıl olacağı sorusuna yanıt aramalıyız.

Tam da bu noktada akla yeni bir model geliyor.  Girişimciliğe alternatif, belki de girişimciliğin varisi olabilecek bir model öneriyorum. Modelimizin adı: “Çoklu Girişim.” Tek bir bünyenin altında toplanan yetenekli insanlar, ucu açık girişim fikirlerini birbiriyle tartışarak ve esnek çalışma gruplarıyla yatırım arama derdinden kurtularak kişi sayılarıyla fark yaratabilirler. Bunu yaparken kurgulayacağımız çoklu girişimimizi optimum seviyede tutmak için dikkat etmemiz gereken bazı başlıklar var:

Alan belirlemek. Herkesin birbirinden yeni ve iddialı birçok fikri var. Burada yapılmak istenen fikirleri daraltmaktan çok dikkatimizi gerçekten neyin üzerine toplayacağımızla ilgili. Çalışma alanımızı belirlerken son derece genelleyici olmamız önümüze geniş bir fırsat yelpazesi açar. Çalışma alanımızı oyun yazılımı olarak belirleyebiliriz. Bu bizi asla küçük bir kümede toplamaz. Aksine bilgisayarlara, telefonlara veya konsollara üretim yapabiliriz. Başlangıçta hedef olarak tek bir platform seçmemek yapılacak en doğru hamle olacaktır. Söylenenlere ek olarak, yapılan çok sayıdaki çalışmada ortak amaç ve tutku çevresinde toplanıp çalışan kişilerin üretkenliklerinde bireysel artış olduğu gözlemlenmiştir. Ekibimizin ortak amaç ve tutkuya sahip olması alan belirleme aşamasında sürece pozitif katkı yapacaktır.

Sayılara dikkat etmek. Ekip ve kişi sayısını belirlemenin alan belirlemekten çok daha kolay olduğu aşikâr. Fakat ikinci adımımızın da kendine göre bir zorluğu var. Bu aşamada çözmemiz gereken problem ise ekip ve içinde bulunan kişi sayılarını neye göre belirleyeceğimizdir. Her sistemin kendine göre bir doygunluğu olduğu düşünülürse burada da başlangıçta olmasa bile yapı inşası tamamlanana kadar doygunluk yakalanmalı. Kuracağımız yapı kişi ve ekip sayısı olarak ne bir eksik ne bir fazla tam da doyum noktasında olmalı. Yalın Girişimler Her Şeyi Nasıl Değiştirecek? makalesinin yazarı Steve Blank, girişimlerin başarısıyla ilgili; “Şansınız pek yüksek değildir: Harvard İşletme Okulundan Shikhar Ghosh’un yeni araştırmasının da ortaya koyduğu gibi, yeni girişimlerin yüzde 75’i başarısız olur.” diyor. Bu nedenle sayılar belirlenirken izleyeceğimiz strateji nitelik ve nicelik ile doğrudan alakalıdır. Eğer nitelik ve nicelik arasındaki denge doğru kurulursa sayılar abartıdan uzak olmakla kalmayıp yapı altında kurulan girişimlerin de batma riski azalacaktır. Söylenenler eşliğinde üreteceklerimiz ve belirlediğimiz ortalama proje sürelerimize bakarak ekip için gerekli insan gücü ve bilgisini hesaplayabiliriz.

Esnekliği sınırlamak. Alanın ve kişi sayılarının kusursuzca işlemesi halinde farklı ekiplerde çalışan kişiler diğer ekiplerle ortak çalışma yapmak veya başka projeye geçmek isteyebilir. Yaratılan esneklik çalışanları yaptıkları işten daha çok keyif almasını sağlasa da değişen ölçeklerdeki krizlere ve karmaşalara taban hazırlayabilir. Ekiplerinden veya projeden memnun olmayan kişiler projeler arası geçiş esnekliğini iş değiştirmek gibi görebilirler. Bu, kesinlikle isteyeceğimiz en son durumdur. Bahsedilen olayın ve benzerlerinin tekrarı başlangıçta zararsız gibi görünse de sürdürülebilirliği olumsuz şekilde etkiler. Esnekliğin sınırlarını burada çizmeye başlamak yapılacak en sağlıklı hamledir. Yapılan araştırmalarda kurumların benimsediği kültürün çalışanlarını direkt olarak etkilediği gözlemlenmiştir. Kurum kültürünü benimseyen çalışanların kolektif çıkarları bireysel çıkarlara tercih ettiği sonucuna varılmıştır. Yapı içerisinde oluşturulacak ortak değer anlayışı ve hazırlanacak iletişime açık zemin esnekliğin amaç dışı kullanımını ve olası zararları engelleyecektir.

Esneklikten yararlanmak. Yapının başarısı esnekliğin sadece sınırlandırılmasıyla söz konusu olamaz. İstatistikçi Abraham Wald, İkinci Dünya Savaşı sırasında hasar almalarına rağmen geri dönen uçaklardan yola çıkarak Donanma’ya bir öneride bulunmuştu. Wald’ın önerisi geri dönen uçakların hasar alan kısımları haricindeki bölümlerini güçlendirmekti. Bunun nedeni bu harici kısımlardan hasar alan uçakların geri dönememesiydi. Bahsedilen olay bir survivor bias örneğidir. Biz de benzer stratejiyi kendi yapımız için uygulayabiliriz. Oluşturacağımız stratejiyi daha iyi anlamak için iki ekipten oluşan bir yapı düşünelim. Yapıyı da bir uçak olarak hayal edelim. Birinci ekip maliyetleri çok az aşan, proje bitiş süresi konusunda tutarlı olmayan ve fikir ayrılığı yaşayan fakat sürecin sonunda ürünü tolere edilebilecek sorunlarla ortaya koyan bir ekip olsun. İkinci ekip ise ilk ekipten farklı olarak fikir ayrılığı yaşamayan, maliyeti asla aşmayan fakat sürecin bir türlü bitmediği ve ürünü asla doğru zamanda ortaya koyamayan bir ekip olsun. Ekiplerimizden ilkini hasar alsa dahi eve dönebilen kısmı, ikincisini ise geri dönen uçaklardaki hasarsız kısmı olarak görebiliriz. Sonuç olarak yapmamız gereken ikinci ekibi güçlendirmektir çünkü ikinci ekibin hasar aldığı durumlarda yapının yani uçağın düşeceğini biliyoruz. İkinci ekibi güçlendirmek adına ilk ekibi gözlemlemek ve iş yapış konusunda ekipler arası farkları kıyaslamak esnekliğimizi nasıl kullanacağımız konusuna ışık tutabilir. Projeler arasında kontrollü çalışan geçişi yapmak veya problem tespit ekibi kurmak gibi çözüme giden birçok yol olabilir. Yapımız için seçeceğimiz esneklik stratejisi karşılaşılan zorluklara göre değişiklik gösterebilir fakat temelde bir değişmezi vardır o da problem çözme yeteneğidir.

Dakik olmak. Tek bir alanda çalışan, sayıları belli ve proje geçiş esnekliği olan yapımızın son dikkat etmesi gereken adım zamandır. Proje sürelerini takip etmek yapının getirileriyle güçleşiyor gibi görünse de tam aksi bir durum söz konusu olacaktır. Bunun nedeni iyi hazırlanmış ekip ve kişi sayılarının projeler arası geçiş esnekliği olan benzer motivasyona sahip insanlarla birleştiğinde yakalayacağı harmonidir. Birbirinden bağımsız birçok proje farklı ya da aynı zamanlarda piyasaya sürülebilir. Ekibimiz sadece bir sonraki adımı değil çeşitli senaryoları piyasa ve projelerin ilerleyişleriyle birlikte değerlendirdiğinde, zamanlama konusunda sorun yaratacak birçok olasılığın önüne geçmiş olacaktır. İlginç olan şudur ki ekipler arası doğru esneklik sağlanırsa insan gücü projeler arası geçişte akışkanlık kazandığı için tahmin edilen teslim süreleri öne çekilebilir.

Değişimler ve yeni fikirler başlangıç aşamasında konforumuzu elimizden alsa da bizi başka şekillerde düşünmeye iter. Bu düşüncenin ışığında önerdiğim “Çoklu Girişim Modeli” her gün büyüyen ve değişen sistemin yeni üyesi olma konusunda iddialı. Yukarıda bahsedilen adımlar dikkate alındığında, benzer amaçlar altında toplanan yetenekli insanlar; yaratmak istedikleri öncü, yenilikçi ve hareket ettirilemez yapıları kolektif bir şekilde keyifle kurup normalin çok üstünde bir hızla başarı merdivenlerini tırmanabilir.

https://hbrturkiye.com/blog/genc-girisimcinin-gozunden-yeni-bir-model-coklu-girisim


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: