Posted by: bluesyemre | September 13, 2021

İnterneti Daha İyi Bir Yere Dönüştürmek Dijital Platformların Elinde #RichardCulatta

Teknolojiye daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şekilde erişim sağlayabildiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Teknoloji, koronavirüs salgınından önce de ailemiz ve arkadaşlarımızla bağlantıda kalmamızı, evlerimize video akışı sağlamamızı ve bir parmak dokunuşuyla yeni beceriler öğrenmemizi sağlıyordu. Teknoloji; salgın bizi sosyal mesafeye zorlarken ve okul, iş, aile toplantıları, doktor randevuları ve daha fazlası sanal alanlara taşınırken en kritik yaşam aktivitelerimizin devam etmesi için bir yol açtı.

Yine de herhangi güçlü bir araç gibi, teknoloji de yanında tehlikeler getiriyor. Dijital dünyamız, ailelerin bağlantıda kalmasını sağlamanın ve öğrenmeyi hızlandırmanın yanı sıra yanlış bilgilendirme, olumsuzluk, gizlilik riski ve dijital istismar kaynağı da olabilir. İyi uygulamalar ve web siteleri bile aşırı kullanılırsa diğer sağlıklı dijital ve fiziksel aktiviteleri hayatımızdan uzaklaştırabilir. Hepimiz bu dijital zorlukların bir sonucu olarak, sağlığımızı korumak için artan bir baskı hissettik. Tabii ki, dijital dünyamızın vatandaşları olan bizler, kendi dijital sağlığımızı koruma sorumluluğuna sahibiz. Doğru bilgi kaynaklarını bulmak, çevrimiçi deneyime erişim için hangi kişisel verilerden ödün vermeye razı olduğumuz veya farklı çevrimiçi etkinlikler arasında dengeyi nasıl sağlayacağımız konularında seçimler yapmak bizim görevimiz. Bu sorumluluklar, çocuklarımızın ve diğer aile üyelerimizin de en iyi şartlarda gelişmesi için doğru dijital kültürü yaratma baskısı hissettiğimiz ailelerimize devrediliyor. Dijital sağlığı korumak, bireyin omuzlarına binmesi gereken ağır bir yüktür.

Peki ya dijital sağlığımızı sürdürme yükünün çoğunu taşımak zorunda kalmasaydık? Sanal etkileşimlerimize ev sahipliği yapan dijital platform sağlayıcılarından biraz daha fazlasını beklersek ne olurdu?

Yazar ve girişimci Eli Pariser, dijital platform sağlayıcılarımızdan konuşmalarımız vasıtasıyla onlara verdiğimiz güç karşılığında daha fazlasını beklememiz gerektiğini söylüyor. Sadece dijital araçları nasıl kullanıcı dostu hale getirdiğimizi değil, aynı zamanda dijital araçları nasıl kamu dostu hale getirdiğimizi de sormamız gerektiğine inanıyor. Başka bir deyişle, dijital platformlarımızın hiçbir zaman bireylere hepimizin bağlı olduğu sosyal doku pahasına hizmet etmesine izin vermemek bizim sorumluluğumuz.

Bunu göz önünde bulundurarak, tüm dijital platform sağlayıcılarımızdan beklememiz gereken üç temel sorumluluğa bakalım.

Anlamlı Normlar Oluşturun

Sanal platformlar, sanal ortamlarına katılım standartlarını oluşturmalı ve açıkça iletmeli. Flickr, Lonely Planet ve The Verge dahil olmak üzere bazı platformlar bu konuda iyi bir iş çıkarıyor. Flickr’ın topluluk normlarının, topluluk üyelerinin (sadece avukatların değil) anlaması için açık bir şekilde tasarlanmış basit ve okunabilir kılavuzlar olduğunu görüyoruz. Bunlar gibi bazı açık “yapılması gerekenler” içerir:

Nazik davranın. İçinde birçok farklı insanın yer aldığı; herkesin rahat hissetme, senin düşündüğünü düşünmeme, senin inandığına inanmama ve senin gördüğünü görmeme hakkına sahip olduğu küresel bir topluluğuz. Bu nedenle, diğer üyelerle olan etkileşimlerinizde kibar ve saygılı olun.

Ayrıca bazı açık “yapılmaması gerekenler” de içerir:

Ürkütücü olma. O kişiyi bilirsiniz. O kişi olmayın. Eğer o kişiyseniz, hesabınız silinir.

Tüm dijital platformlar açık bir şekilde ifade edilmiş davranış kuralları oluşturmalı ve sanal ortama aktif olarak yerleştirmelidir. Bahsettiğim örnekler bile normlarını sitelerinin arka köşesine oldukça derinden yerleştirmiş durumda. Bunu yapmanın bir yolu, işaret göndermek yani tüm platformda davranış normlarına ilişkin mesajlar ve hatırlatıcılar oluşturmaktır. Bir hatırlatıcının, Pinterest’te yeni çoraplarla ilgili bir reklam daha yayınlamak yerine, “bugün başkası hakkında hoş bir şeyler yayınlayın” dediğini düşünün. Ya da bir YouTube videosu oynatılmadan önce başka bir araba sigortası reklamı izlemek yerine, başka birinin videosunun içeriğine saygılı bir şekilde nasıl katılmayacağımıza dair ipuçları verilebileceğini düşünün. Elbette, bu, platform sağlayıcılarının reklam geliri yüzdelerinin bir kısmından vazgeçmelerine neden olur, ancak sorumlu ve güvenilir bir platforma sahip olacaklarsa bu onlar için çok makul bir beklentidir.

İnsan Kullanıcıları Doğrulama

Platform sağlayıcılarının daha çok ciddiye alması gereken ikinci bir beklenti, platformlarındaki insan olmayan kullanıcılarını belirleme sorumluluğu. Sanal dünyayı her gün probleme boğan en bölücü yayınlardan bazıları, dijital konumlarını saatlerce masum insanlarla tartışabilen botlar tarafından üretiliyor. Bir çalışma, pandeminin zirvede olduğu sırada, virüs hakkında tweet atan hesapların neredeyse yarısının bot olduğunu buldu. Hem YouTube ve hem de Facebook’ta insan kullanıcılar kadar robot kullanıcı var. 2018’de üç aylık bir süre aralığında, Facebook 2 milyardan fazla sahte hesabı kaldırdı, ancak ek bir doğrulama sistemi eklenene kadar, botlar tarafından da eskilerinin kaldırıldığı kadar hızlı bir şekilde yeni hesaplar oluşturulacak.

Platform sağlayıcıları, botları bot olarak açıkça etiketlemenin yanı sıra, özellikle çok takip edilen insan kullanıcılarının kimliğini doğrulamak için daha fazlasını yapmalıdır. Sanal dünyamızın karanlık ve ürpertici kısımlarının çoğu, çevrimiçi platformlar, kullanıcıların söyledikleri kişi olduklarını doğrulamada sorumsuz bir tavırla gevşek davrandığı için mevcut. Bu, platformların hâlâ anonim kullanıcılara izin veremediği anlamına gelmez. Fakat bu tür hesaplar açıkça doğrulanmamış olarak etiketlenmelidir, böylece “komşunuz” kızınızdan çevrimiçi okulu hakkında bilgi istediğinde, kızınız şüpheli olup olmadığını hızlı bir şekilde anlayabilir. Bu tür bir doğrulama yapmak için gerekli teknolojiye sahibiz ve bu teknoloji oldukça basit (bankalar ve hava yolları bunu her zaman kullanır). Twitter bu yaklaşımı doğrulanmış hesaplar aracılığıyla yönlendirdi ancak daha sonra devam edecek veri transferi kapasitesine sahip olmadığını iddia ederek durdu. Doğrulanmış kimlikler için beklenti eksikliği dolandırıcılık, siber zorbalık ve yanlış bilgilendirme sağlar. Dijital platformlar, sanal topluluklarımızın ev sahibi olmalarına güvenmemizi istiyorlarsa söyledikleri kişi olmayan kullanıcıları tanımlamalarını ve çağırmalarını beklemeliyiz.

İçerik Küratörlüğünü Geliştirin

Dijital platformların üçüncü sorumluluğu, platformlarındaki içeriğin küratörlüğünde daha proaktif olmaktır. Bu eylem; ırkçılığı, şiddeti, terörist faaliyeti veya yasa dışı uyuşturucu satın almayı, kimlik hırsızlığına katılmayı veya insan kaçakçılığını kolaylaştıran özellikleri teşvik eden mesajların hızlı bir şekilde ele alınmasıyla başlar. Twitter, 2019’da siyasi liderlerin zorbalık içeren veya yanıltıcı tweet’lerine uyarı etiketleri eklemeye başladı. Dikkate değer bir örnek, eski başkan Donald Trump’ın bir tweetinin, posta oylarının yaygın bir şekilde seçmen sahtekarlığına yol açtığını iddia ettiği için işaretlendiği zamandır. Apple, mobil cihazlarına eklenen uygulamalar üzerinde titiz bir inceleme süreci ile bu sorumluluğu da ciddiye aldı. Apple internet ağından farklı olarak porno dağıtan, yasa dışı uyuşturucu kullanımını teşvik eden veya reşit olmayanları cihazlarında alkol veya sigara içmeye teşvik eden uygulamalara izin vermez. Hem Apple hem de Google, kendi mağazalarındaki uygulamaların kalması için içerik denetleme planlarına sahip olmasını talep etmeye başladı.

Etkili içerik moderasyonu, insan moderatörlerini güçlendirmek için daha fazlasını yapmak anlamına da gelir. Reddit ve Wikipedia, topluluk deneyimlerinin yerleşik normlarına uygun olduğundan emin olmak için insan moderatörlerine güvenen en büyük platform örnekleridir. Her iki durumda da, insanlar sadece güvenlik rolü oynamakla kalmıyor, aynı zamanda platformdaki içeriğin geliştirilmesinde aktif rol alıyorlar. Her ikisi de gönüllü küratörlere güvense de, insan moderatörlerinin sanal topluluk alanlarını daha etkili hale getirmek için harcadığı zamanın ve enerjinin telafi edilmesini makul bir şekilde bekleyebiliriz. Bu telafi, çeşitli şekillerde yapılabilir. Örneğin, YouTube şu anda içerik oluşturucularını, reklam gelirlerinin bir yüzdesini sunarak platformuna video yüklemeye teşvik ediyor; aynı şekilde bu platformlardaki içeriğin küratörlüğünü yapmaya yardımcı olan kullanıcıları teşvik etmek için benzer bir teşvik primi verilebilir. YouTube’un güncel yaklaşımı ise, moderatörlük ve küratörlük için botlar kullanmak. Yazar ve teknoloji uzmanı James Bridle’ın belirttiği gibi, YouTube’da botlar tarafından oluşturulan içerik de botlar tarafından denetleniyor ve platformun insan kullanıcıları bunun bedelini ödüyor.

Kullanıcıları moderatör olarak güçlendirmenin diğer bir basit yolu, birbirlerinin içeriğine tepki vermek için daha nüanslı seçenekler sunmaktır. Şu anda “beğenmek” ya da “beğenmemek” ortak platformlarda bir içeriğe karşılık vermek için elimizde olan tek seçenekler. Bazı platformlar mutlu bir yüz, bir kalp ve son zamanlarda bir kucaklama ekledi, ancak bu hala dijital dünyamızda akan içerik çeşitliliği için inanılmaz derecede sınırlı bir yanıt seçenekleri kümesi.

Fiziksel dünyada, ılımlı bir negatif geribildirim, insanların topluluk alanı normlarını öğrenmelerine yardımcı olmak için kritik bir araçtır. Fiziksel dünyada verdiğimiz geribildirimlerin çoğu, çevrimiçi yapabileceğimizden çok daha incelikli ve kibar. Gizli bir izleme mikroçipi içerdiği için aşı yaptırmayacaklarını söyleyen biriyle görüşüyor olsaydınız, “ben pek de emin değilim” veya ” hmmm, dediğin şeyi biraz daha araştırmak lazım” şeklinde cevaplar verebilirdiniz. Fakat sanal dünyada tek seçeneğimiz “başparmak aşağı ” düğmesine tıklamak olabilir (eğer bu düğme o platformda varsa). Çok hafif tepkilerin büyük önem taşıdığı bir dünyada, bir arkadaşınıza büyük bir “başparmak aşağı” vermek, tam olarak bir saldırının sosyal eşdeğeri gibidir. Öte yandan, geribildiriminizi bir daha asla duymayacaklarından emin olmak için arkadaşınızı takipten çıkarak bu garip anı atlatmaya karar verirseniz, muhtemelen yeni fikirleri duyduğunuz ses platformunuzu benzer görüşlere sahip insanlara indirgemiş olursunuz, bu da ortak toplumsal normları oluşturmaya daha az yardımcı olur. Ya sadece “beğenmek” ya da “beğenmemek” yerine, “bu yazının kaynağını sorguluyorum” diye bir etiket de olsa?

Dijital platform sağlayıcıları, kullanıcılarının ne düşündüğünü önemser; varlıkları devam eden güvenimize bağlıdır. Dijital platformların ortamlarını dijital alanlarında uygun davranış normlarını öğreten araçlarla kurmalarını ve açıkça aşılamalarını beklemeliyiz. Platformlarının insan olmayan kullanıcılarını açıkça etiketlemek ve kullanıcılarının içerik küratörlüğüne daha fazla dahil olmalarını sağlamak için daha iyi bir iş yapmalarını istemeliyiz.

Digital for Good: Raising Kids to Thrive in an Online World (Harvard Business Review Press, 2021) kitabından uyarlanmıştır.

https://hbrturkiye.com/blog/interneti-daha-iyi-bir-yere-donusturmek-dijital-platformlarin-elinde


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: