Posted by: bluesyemre | November 15, 2021

Alışılagelmiş Kariyer Tavsiyeleri İşe Yarıyor mu?

Günümüzde, özellikle yeni (veya eski) çalışma yöntemlerine geçiş döneminde etrafınızda kariyer tavsiyesi veren birçok insan bulabilirsiniz. Kariyerinize yeni başlamışsanız veya yeni bir şirkete veya sektöre geçme zamanının gelip gelmediğini merak ediyorsanız, hangi tavsiyenin gerçekten değerli olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Modern kariyerlerde nasıl başarılı olunacağına dair onlarca yıllık araştırmadan sonra araştırmacılar, insanların başarılı bir kariyer için gerekli gördüğü en yaygın dört tavsiye türünü belirlediler. Her bir tavsiye türünün gerçekte ne kadar değerli olduğunu anlamak için 2006’da bu tavsiye türlerinin çeşitli kariyer sonuçlarıyla nasıl ilişkili olduğunu inceleyen mevcut tüm saha çalışmalarının bir meta-analizini yürüttük. Dünya çapında çeşitli kariyer aşamaları ve mesleklerden 63 binden fazla kişinin oluşturduğu toplam 175 bağımsız örneklemi inceledik. Böylece her bir tavsiye türü için nüfus genelindeki örüntüleri tespit ettik ve hangilerinin en faydalı olacağını ve hangilerine ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini belirledik. Dört tavsiye türünün kariyeri nasıl etkilediğini aşağıdaki dört etki türünü ayırarak inceledik:

  • Nesnel kariyer başarısı (maaş, statü, terfiler)
  • Öznel kariyer başarısı (kariyer tatmini, iyi oluş)
  • İşe dair etkiler (iş tatmini, örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyetleri, işten ayrılma ve iş performansı)

İşte en yaygın dört tavsiye türü ve günümüz işlerinde başarıyı yakalamak için ne kadar yararlı olduklarına dair bulgularımızın söyledikleri.

Kariyerinizi Yönlendiren Siz Olun

Bu tavsiye türü, kendini yöneten bir anlayış gerektiriyor. Diğer bir deyişle, kariyer konusunda öncelikle işverene güvenmek yerine kariyer yolu ve gelişimi için tüm sorumluluğu üstlenmek gerekiyor. Diğer üç tavsiyeyle karşılaştırıldığında, bu tavsiye türü genelde en olumlu etkiye sahiptir. Ayrıca, incelediğimiz tüm etki türlerinde bu anlayışın faydalı olduğunu gördük. Kendini yöneten bir anlayışa sahip olan kişilerin, böyle olmayanlara kıyasla hem daha fazla nesnel hem de öznel kariyer başarısı elde etme olasılığı daha yüksek.

Ayrıca, kariyerlerini kendi yönlendiren kişiler mevcut işlerine dair daha olumlu tutumlar (yani daha yüksek iş tatmini ve örgütsel bağlılık), daha yüksek iş performansı puanları ve daha az bırakma davranışı (örneğin işten ayrılma niyeti) sergiliyorlar. Bu nedenle, geleceğinize yatırım yapmak için kendi becerilerinizi geliştirmeye ve “kendi paraşütünüzü kuşanmaya” yönelik tavsiye, hem çalışan hem de işveren için dört tür tavsiye arasında en olumlu sonuçları sağlıyor.

Öneri: Kendini yöneten bir anlayışa sahip olmayan biri, kariyer gelişiminin şu anki işvereni gibi başkaları tarafından yönlendirileceğini varsayar. Bu geçmişte işe yaramış olsa da günümüzde artık işe yaramıyor. Bu durum kısmen şirketlerin değişen teknolojiye ve küreselleşmenin neden olduğu artan rekabete hızla uyum sağlama ihtiyacından kaynaklanıyor. 21. yüzyılın kurumları, aranan yeni bilgi ve becerileri elde etmek için çalışanların kendi ayaklarının üzerinde durabilmesini gerektiriyor.

Bu nedenle, bilgi, beceri ve yetenek repertuarınızı genişletmek ve güçlendirmek için harekete geçerek ve eğitim fırsatları bularak gelişiminizin kontrolünü elinize almanızı öneriyoruz. Kariyerinizle ilgili eğitim kurslarına katılarak bunu yapabilirsiniz. Ayrıca, bu bağımsız anlayışın getirdiği moral ve performans avantajını ve daha düşük iş bırakma davranışlarını göz önüne alırsak, büyümenizi teşvik etmenin nasıl şirketinizin çıkarına işleyeceğinden bahsedebilirsiniz. Burada kilit nokta, devam eden öğreniminiz ve mesleki gelişiminiz konusunda geleceğe yönelik şimdiden harekete geçmek. Elon Musk’ın çalışanlarına verdiği tavsiyesine kulak verebilirsiniz: “Her zaman nasıl daha iyi çalışabileceğinize dair kafa yorun ve kendinizi geliştirmek için kendinizi zorlayın”.

Kurumunuz ve Sektörünüz Dışında Bağlantılar Edinin

Kurumunuz veya sektörünüzün dışında profesyonel ilişkiler aramak, “sınır tanımayan” bir anlayış gerektiriyor. Bu anlayışa sahip kişiler daha fazla nesnel ve öznel kariyer başarısına sahip olsalar da, mevcut işlerinden ayrılma olasılıklarının daha yüksek olması işe alınmalarına dair izlenimleri olumsuz etkileyebilir. Genel olarak sınır tanımayan bir anlayış kariyer başarısı için faydalıysa da, kendini yöneten anlayışa göre başarısı oldukça az. Diğer bir deyişle, sınır tanımayan anlayışın kariyer üzerindeki çoğu yararlı etkisi, kendini yönetmenin etkisine kıyasla daha zayıftır.

Öneri: Departman, kurum veya sektör kaynaklarınızın dışında daha geniş bir sosyal çevre edinmeyi deneyin. Doğrudan beraber çalıştığınız grubun dışındaki insanlarla öğle yemeği yiyerek, çevrenizde gönüllülük faaliyetlerine katılarak, iş dışı hobiler geliştirerek, yakın çevreniz veya uzmanlık alanınızın dışındaki etkinliklere veya konferanslara katılarak daha geniş bir sosyal çevre edinebilirsiniz. Eski Google CEO’su Eric Schmidt bu tavsiyeye benzer şekilde şöyle demişti: “Yeni arkadaşlarla tanışmaya evet deyin.” Bununla birlikte, bu önerilerimizden hangisine öncelik vereceğinize karar verirken önce kendinizi yönlendirmeye odaklanmanızı öneririz. Çünkü bu şekilde enerjinizin karşılığı gelirinize daha iyi yansıyacak.

Tutkunuzu Takip Edin

Kişisel değer yargılarına odaklı olmak, bir kişinin kariyer hamlelerini öncelikle derin kişisel değerlerine dayanarak yapması ve kariyerine yalnızca “tutkularının peşinden gitme” bakış açısıyla yaklaşması anlamına gelir. Büyük İstifa hareketinin bir parçası olarak birçok insan, her şeyden önce değerlerine uygun kariyerler peşinde. Bununla birlikte bulgularımız bu tavsiyeye ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini gösteriyor. İnsanların değer odaklı kariyer yatırımlarının tahminlerinden daha küçük “anlamlı yaşam” paylarıyla sonuçlanması olası. Araştırma sonuçlarımız bu anlayışın aslında önemli olmadığını gösteriyor. Tutkuları takip etme anlayışının nesnel başarıyla ilişkisi istatistiksel olarak sıfırdan farklı değilken öznel başarıyla ilişkisi görece en zayıf ilişki.

Öneri: Yalnızca tutkunuzun peşinden gitme konusunda dikkatli olun. Pek çok insan stratejik bir değiş tokuş beklentisiyle bu anlayışı benimsiyor: Daha fazla mutluluk için paranın ve prestijin cazibesini değiş tokuş ediyorlar. Ancak, bu takastaki kazanım abartılıyor. Genelde bu anlayışı benimseyen insanlar biraz daha mutlu, ancak pratikte fark önemli ölçüde değil. Bu nedenle, yalnızca tutkuya odaklanmak yerine herhangi bir işin yalnızca anlamlılık değil aynı zamanda yeterlilik de gerektirdiğinin farkına varın. Bu noktada Muse’un kurucusu Kathryn Minshew’in sözünü dikkate almanızı öneriyoruz: “Her birimizin tutkularımıza uygun bir iş bulma fırsatı olsa da…’mükemmel iş’ fikri bir söylenceden ibaret.”

Bir Sonraki İşe Geçmek İçin Fırsat Kovalayın

Mevcut işinin kalitesinden bağımsız olarak, bir sonraki kariyer adımını atmak ve işini değiştirmek için sürekli fırsatlar arayan bir kişinin değişkenlik anlayışı var. Araştırmamızın sonuçlarına göre, bu anlayış daha iyi objektif kariyer başarısına yol açmıyor ve tutarlı şekilde öznel kariyer başarısına zarar veriyor. Bu anlayışa sahip çalışanlar ayrıca işe dair daha kötü tutumlar ve performanslar sergiliyor. Bu türden çalışanların mevcut işlerini bırakma olasılıkları daha yüksek olduğundan işverenler tarafından maliyetli ve potansiyel olarak daha az çekici görülüyorlar.

Bu nedenle, bir sonraki fırsatın peşine düşmek şu anda özellikle cazip gelse de, herhangi bir anda “kurtulmaya” hazır olmak, kişinin mevcut ve gelecekteki işlerinde başarısı için özetle kötü bir tavsiye. Aslında, değişkenlik anlayışının öznel kariyer başarısı üzerindeki olumsuz etkisi, kendi kendini yönlendiren anlayışın öznel kariyer başarısı üzerindeki olumlu etkinin büyüklüğünün yaklaşık üçte biri. Ayrıca, değişkenlik odaklı olmanın psikolojik iyi oluşa zararlı etkisi, diğer tüm anlayışların olumlu etkilerinin toplamına neredeyse eşit.

Öneri: İşten işe “atlamaya” çok hevesli olmak yerine mevcut işinizde iyileşmeye odaklanın. Değişkenlik odaklı olmak, “komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” gibi bir duruma yol açacağından sizi güvenilmez biri gibi gösterebilir. Bu bulgular, özellikle Z kuşağı ve Y kuşağı çalışanlarının bilfiil yeni işler aradığı ve mevcut işlerini topluca bıraktığı bir zaman olan Büyük İstifa bağlamında özellikle önem taşıyor. İş bırakmaların değişkenlik odaklı olma ve Büyük İstifa ile bağlantısı henüz belirsizliğini koruyor olsa da bildiğimiz kadarıyla, okurlara değişkenlik anlayışını teşvik etmenin gelecek kariyer sonuçları üzerindeki etkilerini dikkatlice düşünmelerini öneriyoruz.

* * *

Pek çok kariyer tavsiyesi iyi niyetlerle verilse de, genellikle doğrulanmış kanıtlara dayanmaz, izlenimlere ve kişisel hikayelere dayanır, klişe ve çelişkiler barındırır veya modası geçmiştir. Bu nedenle, tekrar bir kariyer tavsiyesi duyduğunuzda veya verdiğinizde, tüm tavsiyelerin eşit derecede geçerli olmadığını hatırlayın. Kariyer yolculuğunuz için tavsiyelerimiz: Kendi paraşütünüzü kuşanın, yolculukta “sınırsız” manzaranın tadını çıkarın, gidilecek yer konusunda çok seçici davranmayın ve bir sonraki durakta atlamaya çok hevesli olmayın.

https://hbrturkiye.com/blog/alisilagelmis-kariyer-tavsiyeleri-ise-yariyor-mu


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: