Posted by: bluesyemre | December 19, 2021

Ice Age/Buz Devri filmlerin 6.sında Ali Poyrazoğlu, Haluk Bilginer ve Yekta Kopan olmayacak

Ice Age/Buz Devri filmlerini takip edenler biliyor; altıncı film geliyor. Bu yazıyı, serinin altıncı filmini bekleyenleri bilgilendirmek ve durumdan haberdar etmek için yazıyorum. Bu yeni filmin seslendirme kadrosunda -büyük ihtimalle- Ali Poyrazoğlu, Haluk Bilginer ve ben olmayacağız. Sonra söyleneceği başta söyledim, şimdi biraz da durumu anlatayım.

2002 tarihli ilk filmin Türkiye’deki seslendirmesinin yönetmenliğini Serdar Çakular yapmıştı. Rol dağıtımını ve ilk filmlerdeki ses dünyasını kuran isim Serdar’dır. Ona büyük bir teşekkür borçluyuz. Öncelikle orijinal seslerle yakın tonlara sahip isimler seçti: Ray Romano/Ali Poyrazoğlu, Denis Leary/Haluk Bilginer, John Leguizamo/Yekta Kopan eşleşmeleri de böyle oluştu. Ama daha önemlisi, Türkiye’deki seslerin rollerini özgürce yorumlamalarına sonsuz kapı açtı Serdar. Bunun için Amerika’daki yapımcılarla yazıştı, görüştü ve bizlerin rollerimizi bu coğrafyanın tonlamaları, replikleri ve yaklaşımıyla konuşmamız konusunda ne gerekiyorsa yaptı.

Kendimden, yani Sid rolünü yorumlamamdan örnek vereyim. John Leguizamo harika bir pelteklikle konuşmuştu Sid’i. Ama ben o peltekliği, biraz daha ileri götürmek istedim ve sonuçta bildiğimiz Sid konuşması ortaya çıktı. Bugün hala çokça kişi bana “Ben Sid taklidi yapabiliyorum” dediğinde gülümsememe neden olan bir konuşma bu. Sonuçta o taklit, aslında biraz da benim taklidim oluyor. Bir konuşmanın “taklit edilen” bir hale dönüşmesi, seslendirmeci için gurur kaynağı elbette.

Ama daha önemlisi, Sid’in replikleriydi. Filmi orijinal senaryonun birebir çevirisiyle konuştuğumuzda “kuru” olacağını düşünmüş ve Sid’in repliklerini değiştirmek istemiştim. Serdar Çakular bu konuda da bana sonsuz özgürlük verdi. Örneğin şu meşhur sahne… Orijinal metindeki cümlelerle konuşsaydım bu kadar hafızamızda kalmayacak olan o sahnede “Hanım hanım! Bunlar benim yavrularım!” demem, yaklaşık yirmi yıldır hepimizin güldüğü, tekrar ettiği, toplumsal hafızamızda yeri olan bir sahne yarattı.

Sid/Manny ya da Sid/Diego sahnelerindeki çoğu şaka, çoğu motif böyle çıktı hep. Tam bu noktada küçük bir anıyı da paylaşayım. Teknik nedenlerle seslendirmeciler stüdyoya tek başlarına giriyor uzun yıllardır. Yani konuşurken, diğer konuşmacının tonlamasından, ses renginden ya da repliğindeki değişiklikten haberini olmayabiliyor. Sanırım ikinci filmin kaydı sırasında Ali Poyrazoğlu’nun kendi bölümleri bittiği halde “Falanca sahneyi Yekta konuştuktan sonra bir kere daha konuşayım da, onun tonuyla-repliğiyle dengeli bir sahne olsun” dediğini biliyorum. Bu anı çok değerlidir benim için, en iyiye ulaşmak için gösterilen bir özveridir. Anlayacağınız, bu filmlerin kayıtları boyunca herkes işin “en iyi” olması için emeğini, zamanını ve mesleki bilgisini tümüyle kullandı.

İlerleyen bölümlerde ana kadroya birçok değerli seslendirme sanatçısı daha katıldı: Hakkı Ergök, Atilla Şendil, Mazlum Kiper, Aziz Güngör, Ayça Bingöl, Umut Tabak, Ahmet Taşar, Gazanfer Ündüz, Özge Çatıkkaş, Ayça Bingöl, Aydoğan Temel, Didem Atllıhan, Onur Kırış, Aslı Tandoğan, Fatih Özacun, Çağlar Çorumlu, Buğra Gülsoy ve Altan Erkekli gibi… Unuttuğum isimler vardır, özür dilerim.

Ice Age serisi Türkiye’de sinema gösterimlerinde seslendirilmiş versiyonu tercih edilen, DVD satışlarında rekor kıran ve hayran kulüpleri olan bir seri oldu. Bugün bile sosyal medyada Sid’e ait sayfalar var. Bu sayfalarda o en bilinen sahneler paylaşılıyor. Arada bir benim de önüme kendi sesimle bir sahne düşüyor. Kimi zaman “Boka bastık” diyor Sid, kimi zaman “Lop, rafadan, cıvık”.

Ve geldik altıncı filme… Bu film, Disney platformunda gösterilecekmiş. Bildiğim kadarıyla sinemalarda oynamayacak. Normaldir, günümüzde dijital platformlar izleniyor. Yani insanların bu filmi izleyebilmeleri için Türkiye’ye yeni giriş yapacak bu platforma üye olmaları istenecek.

Filmin seslendirme süreci için kayıtları Türkiye’de alacak firma ile ön görüşmeler yapıldı. Ama bu görüşmelerde Disney tarafının fiyat politikası önceki beş filmdeki gibi değildi. İşin bütçe kısmına çok girmeyeceğim. Ama madem böyle bir yazı yazdım dürüstçe söyleyeyim. Bu film için önerilen ücret, önceki hakedişlerimizden oldukça aşağıdaydı. Hele bir de dolar kuru üstünden düşünecek olursak…

Peki bu yazıyı neden yazdım? Önümüzdeki zaman diliminde bana ve diğer seslendirme sanatçılarına değer verip de “Neden siz konuşmadınız?” diyen Ice Age hayranlarına toplu bir cevap olsun diye yazdım. Tuhaf olan şu ki, şimdi yeni filmde başka seslendirme sanatçıları, bizleri taklit etmek zorunda bırakılacaklar. Dilerim yeni gelenler Ali’yi, Yekta’yı, Haluk’u taklit etmeden, kendi yorumlarıyla bir Ice Age izletmeyi tercih ederler.

Bizler bu filmde konuştuğumuz için hep mutlu olduk. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. İzleyenlerin beğenisiyle karşılığını aldığımız her anda gurur duyduk. Bundan sonra da işimizi yapmaya devam edeceğiz. Herkesin işinde emeğinin karşılığını almasını umut ettiğimiz bir dünyada…


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: