Posted by: bluesyemre | January 19, 2022

İnsanlığın Derdi Ne? Sürdürülebilir Bir Gelecek Tasarlamak

Bu video, Reflect Studio ve WWF-Türkiye işbirliği ile kurulan WWF Market sponsorluğunda hazırlanmıştır. WWF Market’ten yapacağınız herhangi bir alışverişte “Dilozof20” kodunu kullanarak, yüzde 20 indirimden yararlanabilirsiniz: https://wwfmarket.com

📣 KONUKLAR:
Prof. Dr. Levent Kurnaz, Boğaziçi Üniversitesi
Yuvam Dünya: https://yuvamdunya.org
1,5 Derece: https://www.instagram.com/1.5derece/
Melisa Akkuş: https://www.instagram.com/melisaakkuus/
Çevreci Geek: https://www.cevrecigeek.com
Esmiyor Podcast: https://open.spotify.com/show/1rSG5ON…

🔎 KAYNAKLAR:
Video içeriğine dair kaynakları ve ek önerileri Wiser Media’da hazırladığım kürasyonda bulabilirsiniz.
https://open.joinwiser.com/jgCkxxXRLf…

✒️ÖNSÖZ:
İklim krizine dair hala gerekli adımların atılmaması, karbon emisyonunu düşürmekten epey uzakta oluşumuz, Birleşmiş Milletler Konferansı’nın göstermelik bir şovdan başka hiçbir şey olmadığı, aslında hepimizin önemli olan tek şey hariç (iklim!) her şeyi sürekli konuşmakta olduğumuzu hatırladıkça aklımda bir soru beliriyor: İnsanlığın doğayla derdi ne? Bu soru vazgeçilmez olarak insanın doğayla ilişkilenme biçimleri üzerine düşünmeyi gerektiriyor. İlişkiselliği tamamen unutulan, insan-doğa, doğa-kültür, insan-hayvan gibi ikilikler, ayrımlar, çatışmalar üzerinden kavranan çarpık ve tehlikeli bir yaşam kavrayışımız var, hala.

Nitekim dünyanın içinde olmak bir nesnenin kutunun içinde olmasına benzemez; burada dönüştürücü bir ilişki vardır. İnsan kendisini yaşadığı şeylere taşır ve bu etki ile değiştirdiği dünya en sonunda geri dönerek kendi kendisini de dönüştürmesine yol açar. O yüzden bu bağlantısal, döngüsel, dev etkileşim ağlarının kendisini, -yani yaşam fenomenini- felsefi bir mesele olarak görmemiz sanıyorum ki en büyük kusurumuz. Nitekim bugün kapımızda bizi bekleyen en büyük krizler, iklim değişikliği, ormansızlaşma, hava, su, toprak kirliliği, endüstriyel hayvancılık, karbon ayak izimiz, plastiklerimizle yarattığımız yedinci kıta ve daha türlü felaket insanın kendisini diğer varolanlardan ayrı konumlandırması ve doğayı istediği yönde yakışıksızca dönüştürebilme hakkını kendisinde görmesiyle ortaya çıktı.

Yine de kişisel olarak insanlığın henüz emekleme döneminde olduğunu düşünüyorum. İnsan ve hayvan hakları, demokrasi, cinsiyetler arası eşitlik, cinsel yönelim özgürlüğü gibi konularda (henüz hayal ettiğimiz yerde olmasak da) yol alan insanlığın -eğer gerekli adımların atılması konusunda kitlesel olarak siyasilere baskıda bulunursak- böylesi bir radikal dönüşümün de üstesinden gelebileceğine inanıyorum. “Henüz” çok geç değil.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: