Posted by: bluesyemre | January 31, 2022

Dilimizi eşek arısı soktu! #CemÖzel

Eskiden dilimize giren yabancı sözcüklerden yakınırdık. Bir an önce Türkçesini bulup onu kullanmanın derdine düşerdik. Bulunan yeni sözcükler halk arasında tuttuğunda da sevincimiz daha çok artardı.

Biz yaratıcı bir milletiz. Dilimizde de bunu gösterebiliyoruz. Computer sözcüğü yerine bilgisayarı bulmuşuz. Muhteşem değil mi sizce? Hatta şu sıralar bilgiarar desek daha oturaklı bile olabilir. Infrastructure sözcüğünü altyapı olarak çevirene ne mutlu!

Yabancı olup da dilimizi işgal eden sözcükleri Türkçeleştirme kaygısı güdenlere de ne mutlu! Çok sevdiğim bir dostum Adnan Çapa’nın network sözcüğü yerine “tanışağı”nı önermesi ve bunu da Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım” dizesine bağlamasını çok beğenmiştim. Bazı yazılarımda da “network” kelimesi yerine kullanmıştım. Adnan Çapa gibi dil sevicilerin yeni sözcüklere çapa atması dileğiyle.

İçinde “w” harfi olan bir sözcüğü nasıl kendi dilimize alabiliriz ki? Bir kere teknik olarak “w” harfini bile kullanmıyoruz. Ünlü iletişimci Haluk Şahin bir yazısında “q, w, x” harflerini kullanmamızı öneren cümleler kurmuştu. Oldukça da eleştirilmişti. Belki de “Madem kullanıyoruz, bu harfleri de ‘abc’mize ekleyelim.” diye serzenişte bulunmuştur da biz anlamamışızdır. Nasıl çözeceğiz bu konuyu, merakla bekliyorum. ‘Abc’mizde olmayan; ama her tarafımızı sarmış bu harflerle işimiz var.

Türkçesi olup da sırf özentilikten kullandığımız sözcüklere ne demeli! Hadi diyelim ki ‘www’ gibi kaçınılmaz durumlarda kullanıyoruz da dürümlerde niye kullanıyoruz, onu anlayabilmiş değilim. Dürerek “dürüm” haline getirdiğimiz o lezzetli sözcük, gençlerin dilinde “wrap”a dönüştü. Mantıklı bir açıklama yapan olursa, söz veriyorum bir daha ağzıma dürüm sokmayacağım. Hep wrap yiyeceğim!

Ünlü bir kahve dükkanı zinciri var. İsmini söyleme gerek yok. Hepinizin bildiği üzere kahvenin yüksek ücretlerle satıldığı, soğuk içeceklerin dahi el yaktığı, çikolatalı kurabiyelerin ana dilimizde dağıldığı bir zincir. Pahalılığına bir şey diyemem, ister alır ister almazsınız; ama benim derdim bu dükkanda kullanılan dilde. O dükkanın diliyle konuşamayan, oradan sipariş bile vermeyi beceremez. Bu kültürün içine doğan kızımla birgün bu dükkan zincirinden birinin halkasına gittik. “Ben Cool lime alacağım, babacım. Bir de triple chocolate cookies. Sen ne istiyorsun?” diye sorunca şaşırdım. Sırada bekleşen gençlerin duyacağı şekilde, “Bari bana da bir “cool water” söyleyelim Pamira’cım.” deyince hepsi güldü. Kendi öz vatanımda soğuk su yerine cool water isteyerek ağlanacak halimize güldük hep birlikte. 

Bu pespayelik nereye varır, bilmem ama Türkçemize bu kadar haksızlık etmeyelim. Güzel Türkçemizi özendirmek bu kadar zor olmamalı. Bu sene de bu moda olsun, ne çıkar. Kim bilir belki güzel Türkçe konuşmak, modanın da ötesine geçer de bir klasik olur. 

https://www.egitimajansi.com/cem-ozel/dilimizi-esek-arisi-soktu-kose-yazisi-3393y.html


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: