Posted by: bluesyemre | February 21, 2022

2021 Verilerini Doğru Okuyabilmek

“Fortune 500 Türkiye Listesi (2021)” belli oldu. Türkiye özelinde yayımlanan bu 14’üncü “Fortune 500”ü, inovasyon penceresinden değerlendirmeye çalışalım.

Önceki yıllara göre çok farklı firmaların olmadığı listede birkaç konu dikkat çekiyor:

Satışların arttığı ama kârların azaldığı görülüyor. Firmaların net satışları, 1,9 trilyon TL’ye yükselmiş. Satışlar yaklaşık yüzde 6 oranında artarken net kârlarda yüzde 15’lik bir düşüş yaşanmış.

Çalışan sayısında azalmayı, neredeyse ilk kez, geçtiğimiz yılda görmüş olduk. (2019 yılında istihdam edilen kişi sayısı 1 milyon 351 bin iken 2020 yılında 1 milyon 278 bin kişiye gerilemiş.)

Bir önceki yıla göre ihracatta yüzde 8 civarı bir düşme söz konusu. 500 firmanın toplam ihracatı, 471 milyar TL.

Listenin birincisi, daha önceki yıllarda olduğu gibi yine enerji sektöründen ancak bu sene tahta, TÜPRAŞ yerine EPİAŞ oturmuş.

BİM ise net satış gelirini bir önceki yıla göre yüzde 38 artırarak ilk üçe girmeyi başaran firma olmuş.

“Türkiye Fortune 500 (2021)” listesindeki ilk 10 firmanın sektörel dağılımına baktığımızda ise;

  • Dört firmanın enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini,
  • Bir firmanın market zinciri olduğunu,
  • Bir firmanın kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini,
  • Bir firmanın beyaz eşya üreticisi olduğunu,
  • Bir firmanın hava yolu şirketi olduğunu,
  • Bir firmanın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini ve
  • Bir firmanın da çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini görüyoruz.

İşlerine baktığımızda bu 10 şirketin inovasyon yapabilmelerinin ve yaptıkları işe katma değer sağlayabilmelerinin çok kolay olmadığını söyleyebiliriz. Küçük inovasyonlar yapmaları mümkün olsa bile ilgili sektörlerdeki rekabetin çok yoğun ve maliyetlerin yüksek olması sebebiyle firmaların Ar-Ge ve inovasyona pay ayırabilmeleri oldukça zor.

Ayrıca bu firmaların küçük inovasyonlarla istenilen katma değeri yaratması, dünya rekabetinde fark atmalarına yol açacak ölçüde olmayacaktır. Neticede bu sektörler, bütün dünyada doygunluğa ulaşmış sektörlerdir ve kâr oranları minimize olmuştur. Yakın zamanda ilgili sektörlerde büyük çözülmeler olacağını öngörebiliriz.

Kaldı ki “Fortune 500 Türkiye (2021)” listesine konu sektörlerin büyük çoğunluğu, ham madde ve daha çok nitelikli ürün açısından dışa bağımlı bulunuyor.

“Fortune 500 ABD (2021)” listesinde ilk ona giren firmalara baktığımızda ise bunların dünyanın en büyük piyasa değeri ve satışlarına sahip firmalar olduğunu görüyoruz.

Bu listede yer alıp piyasa değeri en büyük olan firmalar: amazon.com ve Apple.

Perakende sektöründen Walmart ise satışlarda birinci olmasına karşın kâr oranında önemli düşüş yaşamış durumda.

İşin ironik tarafı ise “Fortune 500 Türkiye” şirketlerinin net satışlarının toplamının, Walmart’ın toplam satışının yarısına bile ulaşamamış olması. (Walmart’ın geliri, 555 milyar ABD doları.)

Sadece Apple firmasının piyasa değeri 2 trilyon ABD dolarının üzerinde. Tek başına Apple’ın, “Fortune 500 Türkiye (2021)” listesindeki bütün firmaların piyasa değerini kaç kez katladığını merak edenler, ufak bir araştırmayla sonuca kolayca ulaşabilirler.

Peki, “Fortune 500 Türkiye (2021)” listesi bize tam olarak ne söylüyor?

Öncelikle firmalarımızın katma değerli sektörlerde yer almadığını görüyoruz çünkü Fortune 500 Türkiye (2021) listesindeki şirketlerin toplam net kârı, 66,4 milyar TL (5 milyar ABD doları civarı).

Karşılaştırma yaparsak Apple firmasının net kârı 57 milyar ABD doları, amazon.com’un kârı 21 milyar ABD doları gerçekleşmiş. Yani bizim ilk 500 firmamızın toplam kârını Apple firması neredeyse ona katlarken amazon.com dörde katlamış.

Apple ve amazon.com’un ortak özelliği, ileri teknoloji içeren sektörlerden olmaları. Ar-Ge ve inovasyona en fazla payı ayıranlar da yine bu firmalar…

“Türkiye Fortune 500 (2021)” listesi bize ayrıca şunu da söylüyor…

“Fortune 500 Türkiye (2021)” firmalarının odaklandığı konular ile diğer gelişmiş ülke firmalarının odaklandığı konular arasında bariz farklar var.

Bizim firmalarımız düşük kârların olduğu işlerde bulunduğu için daha çok maliyet düşürmeye odaklanmış durumda.

Gelişmiş ülkelerin “Fortune 500” listelerindeki firmalar, inovasyonla elde ettikleri ürün ve hizmetlerle daha yeni nesil işlerde bulunduklarından sürekli bir sonraki büyük fikre odaklanarak daha da rekabet edilemeyecek duruma geliyor, elde ettikleri yüksek kârlar da aramızdaki makasın gittikçe açılmasına sebep oluyor.

Bizler sürekli iyileştirmelere odaklanırken onlar, yıkıcı inovasyonlarla tahmin bile edemediğimiz konuları, teknikleri, sistemleri hayatımıza sokuyorlar.

Bizler hâlâ geleneksel kalıplarla firmalarımızı yönetirken onlar, modern yönetim metodolojilerini kullanarak geleceklerini, dijitalle üst nitelikli insanın birlikteliği üzerine inşa ediyorlar.

Bizim büyük şirketlerin büyümesi zorunlu tüketim ürünlerine dayanırken ve büyüdükçe daha az yenilikçi olurken onlar, büyümeyi yenilikçilikle sağlıyorlar.

14 yıldır “Türkiye Fortune 500” listesi yayımlanıyor. Görünen o ki bu listedeki firmaların karakterinin değiştirilmesi yönünde hiçbir adım atılmıyor. Ayrıca listede yeni nesil sektörden firmalar da hemen hemen yok gibi.

Listedeki firmaların neden yıllar yılı daha rekabetçi olamadığını hatta rekabette daha da geri düştüğünü tartışamamak, belki de bu ülkenin en büyük talihsizliği.

“Fortune 500 Türkiye (2021)” şirketlerinin net satışlarının toplamının Walmart’ın yarısı bile yapmaması, bütün firmaların net kârının sadece Apple firmasının net kârının onda birine bile ulaşamaması, sadece ilk 500 firmanın değil, bütün ülkenin gündeminde olması gereken bir konu.

Listeye giren ya da girecek olan firmaların dünya rekabetinde hak ettikleri yerlere gelebilmeleri için aşağıdaki konuları gündemlerine almaları gerekiyor:

  1. Katma değeri düşük işlerden aşamalı olarak uzaklaşılmalı.
  2. İşin uzmanları ile birlikte “inovasyon yol haritaları” çıkarılmalı.
  3. En büyük yatırım Ar-Ge ve inovasyon ile entelektüel zekaya yapılmalı.
  4. Ham madde kaynağını dışa bağımlı olmaktan kurtarmak için ne gerekiyorsa yapılmalı (Aksi halde ne yapılırsa yapılsın, bu girdap aşılamayacaktır).
  5. Statükoyu korumanın getirdiği başarısızlıklar çok fazla olduğu için bunlar giderilmeli.
  6. Sektörün geleceğini etkileyecek fikirleri hayata geçirmek adına yapılan işe ve sektöre meydan okumaya açık olunmalı.

Ancak bu adımlar uygulamaya alındığında sonraki Fortune 500 listelerini umutla anmak mümkün olabilecektir.

https://hbrturkiye.com/blog/2021-verileriyle-rekabette-kazanan-olmak


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: