Posted by: bluesyemre | February 28, 2022

Empatinin Kuralları

Ağustos 2021’de işverenim MIT, aşı ve düzenli test olma şartıyla tüm derslerin istisnasız yüz yüze verileceğini duyurdu. Günümüz bağlamında bunu endişe verici buldum. Covid testi olmamın ardından, ertesi güne kadar sonuçlarımı alamayacak olsam da ders verme iznim vardı. Protokol bireyleri korumak için değil, virüsün topluluğa yayılmasını önlemek için tasarlanmıştı. Sınıfımdaki öğrenciler yüzlerini örtmek için cerrahi maskeler veya derme çatma bandanalar kullanıyordu. Öğretim üyelerinden maskesiz ders vermeleri istense de kimse bu yönergeyi dikkate almadı.

Bu kurallar sadece MIT’de geçerliydi. MIT’de derslerin başlamasından bir hafta sonra, Boston College’da birinci sınıfların başlangıç töreninde konuşma yaptım. Buradaysa kampüste maskeye izin verilmediği söylendi. Kabalık yapma riskine girerek konuşmayı Zoom’da yaptım.

Ofisler, endüstriler, şirketler ve yasal yargı alanları arasında kurallar ve uygulamalar farklıydı. Her bir derebeylik kendi gerçekliğini ilan etmişti. Hijyen ve çalışma protokolleri karman çormandı.

Lisans öğrencisi olduğum zamanlardan beri 1960’lardaki toplumsal değişimleri anlamak için Emile Durkheim üzerine çalışıyorum. Durkheim, bu yeni normali anomie olarak adlandırır. Anomie, kuralların ve kural koyanların meşruiyetini kaybettiğinde oluşan istikrarsızlaşmış ve istikrarsızlaştırıcı durum demektir. Anomie insanlarda oryantasyon bozukluğu, depresyon ve endişe yaratır. Durkheim, insanların intihar etme olasılığının en yüksek olduğu zamanları açıklamak için anomie fikrini kullandı. İntihar, topluluklarından kopmuş ve sosyal normlarla net ilişkileri olmayan insanların eylemidir. Şimdiki durumumuz anomie tanımına oldukça uygun. Karşımızda bir dizi kurala göre oynayan bir virüs, başka kurallarla oynayan politikacılar ve bunlardan bağımsız ilerleyen mesleki bir yaşam var. Üstelik tüm bunlara sosyal izolasyon ortamında maruz kalıyoruz.

Empati kurmak, bu anomie döneminde yön bulmamıza yardımcı olabilir. Empati, başka bir kişinin sorununu anlamak ve bir köprü kurmak umuduyla kendinizi başka birinin yerine koymak demektir. Empati, anomik izolasyona terk edilmiş hissetmememize ve topluluğa ait hissetmemize yardımcı olur. Olduğumuz halimizle görülüp değer verildiğimizi hissetmemizi sağlar.

İş yerinde empati karmaşık bir süreçtir. Önyargısız olarak diğer insanları dinlemek ödüllendirici olduğu gibi zaman ayırmayı da gerektirir. İş danışmanları bazen empatiye oldukça yakın görünen bir şey önerirler: radikal samimiyet. Bu kavram, sürekli bir eleştiri ve övgü döngüsüyle meslektaşlar arasındaki sınırları ortadan kaldırmayı vaat ediyor. Ancak gerçekleri söylemeye yönelik bu uygulama, “Seni tanıyorum” hissinden yola çıkıyor. Gerçek empati farklı bir öncülden, radikal tevazudan doğar: “Nasıl hissettiğini bilmiyorum ama seni dinlemek için buradayım.”

Radikal tevazu, anomiden uzaklaşmamıza ve yeni “yeni normal”i şekillendirmemize yardımcı olabilecek dört empati uygulamasından ilkidir. Bu dört empati uygulaması, öneri olmanın ötesinde duygusal ve sosyal iyi oluş için esastır.

İlk uygulama bilmemeyi kabul etmektir. Başka birinin durumu hakkında önyargılarınız varsa, kendinizi başka birinin yerine koyamazsınız. Bunu yapmak kolay değildir. İnsanlarla aramızda ortak olduğunu düşündüğümüz noktaları ifade ederek ilişki kurmak gibi bir alışkanlığımız var: “Demek işten çıkarıldın. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ben de işten çıkarıldım!” Bilakis, bilmeme stratejisini uygulayarak işin aslını öğrenmeye açık kalırsınız.

Durup düşünün ve başka bir kişinin ne düşündüğünü veya hissettiğini bilemeyeceğinizi kabul edin. Durun, izleyin, dinleyin ve açık kalın. Ne bildiğiniz değil, öğrenme isteğiniz empatiye alan sağlayacak.

İkincisi, radikal farklılığı kabul edin. “Ben de senin gibiyim” diye güven vermeye çalışarak empati süreci başlatılamaz. Aksine, empati sürtüşmeyi kabul eder. Tıpkı aile üyeleri, komşular ve arkadaşlar gibi iş arkadaşlarının da derin anlaşmazlıkları olabilir. Empati, çatışmadan kaçınmakla ilgili değildir. İnsanlar karmaşık olduğu için empati de karmaşıktır. Empatik olmak için, kendimizi diğer insanın yerine koymaya, çatışmayı sahiplenmeye ve adil bir şekilde nasıl savaşacağımızı öğrenmeye istekli olmalıyız. Empati rahatsız edici olsa bile kendimizi tamamen vermemizi gerektirir.

Üçüncüsü, sorumluluğu kabul edin. Empati, başka bir kişinin sadece nasıl bir konumda olduğunu anlamaktan ibaret değildir. O kişinin problemini anlamak için gereken çabayı göstermelisiniz. Bu hem kişisel hem de medeni düzeyde temel bir saygı disiplinidir. Komşunuzun durumunu düzeltmesinde siz de pay sahibisiniz. Sıkılmak veya uzaklaşmak gibi bir lüksünüz yok.

Son olarak, topluluğu kucaklayın. Empati fedakarlık değildir. Empati kuranların kendileri ve ilişkileri de gelişir. Empati anomie’ye karşı önemli bir güçtür. Bir topluluk tarafından duyulduğunuzu hissediyorsanız ve uymanız istenen kurallar durumunuzu hesaba katıyorsa, kendinizden daha büyük bir şeyin parçası gibi hissedersiniz.

Yukarıda saydığım bu dört uygulamaya  “empati kuralları” diyorum. Durkheim, kuralsızlığı ifade eden anomie’den bahsederken düzensizliğin yarattığı strese odaklandı. Bu empati kurallarını uygulayarak insanların bir kriz anıyla baş başa kaldıklarında hissettikleri altüst olma duygusu ve kaygıyla mücadele edebiliriz. Empati, toplumsal karmaşalar için bir tedavi değildir. Ancak değişim ve değişen gerçeklerle yüzleşmemiz gerektiğinde empati, yapıcı bir değişimi etkinleştirebilir.

Empati geçişli olduğu için, yani hayatımızın birçok alanında uygulanabileceği için anomie’yle savaşabilir.

Dolayısıyla, iş yerinde empatinin yeri olmadığını düşünenler önemli bir noktayı gözden kaçırıyorlar. İş yerinde birinin sizle empati kurması sayesinde daha iyi bir arkadaş, ortak veya ebeveyn olabilirsiniz. Evde birinin sizle empati kurması, iş yerinde daha iyi dinlemenizi sağlayabilir. İş yerinde empatik liderlik, samimiyet ve dürüstlüğe yer açarak yeniliği ve katılımı teşvik eder. Kendinizi empatiye açarsanız, farklılıkları dinlemeye de daha açık hale gelirsiniz. Empati, bizi başkalarını küçümsemekten, reddetmekten ve hatta terk etmekten alıkoyuyor.

Bu dört uygulama – bilmemeyi, radikal farklılığı, sorumluluğu ve topluluğu kucaklamak – başkalarına duyduğumuz saygıyı geliştirir. Başkalarına saygı duyarsanız yalnızca daha iyi bir iş arkadaşı olmayacaksınız, daha iyi bir vatandaş da olacaksınız.

https://hbrturkiye.com/blog/empatinin-kurallari


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: