Posted by: bluesyemre | August 15, 2022

İş Yerinde İhtiyacınız Olanı İstemek

Hayalimdeki iş teklifini aldığımda lisansüstü eğitimimin üzerinden iki yıl geçmişti. Bu işte neredeyse her istediğim şey vardı: misyon temelli bir kurumda sevdiğim alanda çalışmak, etkileyici bir unvan, zeki iş arkadaşları, küresel seyahat, mesleki gelişim fırsatları ve işten eve yolumun kısa sürmesi.

Ancak, geçmeyi umduğum bu iş yerinde iki şey eksikti: üçüncü tatil haftası ve maaşa 10 bin dolar ek.

İşe alım yöneticisine ulaşarak isteklerimi belirttim. Birkaç gün sonra beni geri aradı ve şöyle dedi: “Sana bunlardan birini teklif edebileceğimi söylediler – tatil zamanı veya maaş artışı. Hangisi senin için daha önemli?”

Bu işi gerçekten istiyor olmama rağmen dürüstçe şöyle karşılık verdim: “Benim için ikisi de eşit derecede önemli. İkisinin de olmasını tercih ederim.”

Yöneticinin şaşırdığını anlamıştım. Beklediği cevap bu değildi. Yine de bir sonraki gün beni aradı ve istediğim maaş ve tatille işi teklif etti.

İhtiyacım olanı istemek bir riskti. Neden? Çünkü elimde yıllar süren iyi bir performans, iyi bir itibar ve hatta dayanabileceğim bir ilişki yoktu. İtiraf etmeliyim ki biraz ısrarcı davrandığımı hissettim. Bununla beraber istediklerimi ve ihtiyacım olanı belirtmek, yeni bir işe başlamak için akıllıca bir yoldu. Bunu yapmam, rolde sonraki isteklerimin gidişatını belirledi. Örneğin, işte bir yıl geçirdikten sonra ikizlerim doğduğunda haftada iki gün evden çalışmayı, kuzenim 29 yaşında melanomdan vefat ettiğinde ek yas izni almayı istemiştim. Tabii o zamana kadar yöneticimle güçlü bir ilişki kurmuştum ve sağlam bir iş itibarım vardı. Ancak, en baştan dürüstçe isteklerde bulunmasaydım, bunu daha sonra yapmak daha zor olacaktı.

Çalıştığımız şirket içinde ve dışında network geliştirmemiz, iş arkadaşlarımız ve yöneticilerimizle iyi ilişkiler kurmamız ve güvenilir bir ekip oyuncusu olarak görülmemiz ne kadar önemli ve değerli olsa da kariyerlerimizde düşündüğümüzden daha erken zamanlarda isteklerde bulunmalıyız. Bu bir mesleki gelişim bütçesi istemeniz veya yalnızca birkaç dakika önce tanıştığınız birinden mentorunuz olmasını istemeniz anlamına gelebilir.

Her halükarda, bir ilişkinin başlarında en fazlasını elde etmek için uygulayabileceğiniz dört strateji öneriyoruz.

Sağlıklı ilişkilerdeki sihirli oranı kullanın.

İlişkiler hakkında araştırma yapan John Gottman’a göre sağlıklı ve istikrarlı ilişkilerin beşe bir şeklinde sihirli bir oranı vardır. Diğer bir deyişle, bir ilişkideki insanlar arasındaki her olumsuz duygu veya etkileşime karşılık beş olumlu duygu veya etkileşim olmalı.

Bir kişiden sizin için bir şey yapmasını istemek hakkında düşünmeye vakit harcayacağınıza bu zamanı olumlu etkileşimlerinizi artırmak için kullanın.

İşte bir kişiyle olumlu etkileşimleri artırmak için yapabilecekleriniz:

1. Ona ilgilenebileceği bir makale gönderin.

2. Cuma günü hafta sonu için ne planladığını sorun ve siz de planlarınızı paylaşın.

3. Kişinin veya şirketin ismi için Google’da uyarı oluşturun ve haberlerde çıktığında kendisine bildirin.

4. Onu düzenlediğiniz veya katıldığınız canlı veya sanal bir etkinliğe davet edin.

5. Kişinin yaptığı ve takdir ettiğiniz bir şey için ona teşekkür edin ve yarattığı etkiyi anlatın.

Sonrasında ricada bulunun. Böylece ricanız olumlu etkileşimlerin bağlamında olacak ve ilişki hesabınız küçülmüş gibi hissetmeyeceksiniz.

Ricada bulunun, talep etmeyin.

Bir insan talepte bulunduğunda diğer kişi evet demeye zorunluymuş gibi hisseder. Öte yandan ricaya karşılık diğer kişi “evet” veya “hayır” diyebilir veya karşı bir teklifte bulunabilir. Ricada bulunmak diyaloga, esnekliğe ve müzakereye yer bırakır. Ricada bulunmak ayrıca diğer kişinin ihtiyaçları, değerleri ve ilgilerini dikkate aldığınızı gösterir.

Örneğin patronunuza şöyle diyebilirsiniz: “Gelecek ay, bir hafta sonuna ek olarak mümkünse iki gün izin kullanmak isterim. İzin hakkım var ama ekibin planına uyduğumdan emin olmak istiyorum. Ne düşünüyorsunuz?”

Alternatif olarak network’ünüzdeki bir kişiye şöyle sorabilirsiniz: “Sizin insanları bağlantıya geçirmede iyi olduğunuzu biliyorum. LinkedIn network’ünüzdeki bir kişiyle tanışmak çok isterim. Beni bu kişiyle tanıştırmanız sizin açınızdan uygun olur mu? Eğer olmazsa anlayışla karşılarım.”

Doğrudan konuşun, birden fazla kez sorun ve cevap hayırsa yolunuza devam edin.

“Hayır” cevabının ne demek olduğunu anlayın ve “evet” cevabına ulaşmaya çalışın.

Bahsettiğim hayalimdeki işte insanları derinden ilgilendikleri bir görev için nasıl bağış isteyecekleri konusunda eğitmenlik ve koçluk yapıyordum. Eğitimin önemli bir kısmı para isterken “hayır” cevabının ne anlama gelip gelmediğiydi.

Örneğin 5 bin dolarlık bir bağış istediğinizde “hayır” cevabı şu anlamlara gelebilir:

  • Hayır, şimdi değil. (Ne zaman daha iyi bir zaman olurdu?)
  • Hayır, bu miktar değil. (Hangi miktar uygun olurdu?)
  • Hayır, bu amaç için değil. (Hangi amaçları önemsiyorsunuz?)

“Hayır” cevabı “Hayır, seni sevmedim.” anlamına gelmez.

Yeni bir profesyonel ilişkideyseniz, isteklerinize karşılık verilen “hayır” cevabını kişisel alabilirsiniz. Patronunuzun sizin deniz aşırı bir müşteri toplantısına katılmayı hak etmediğinizi düşündüğünü zannedebilirsiniz. Veya bir iş arkadaşınız ön yazınızı düzeltmeyi reddettiğinde başvurduğunuz işe giremeyeceğinizi düşündüğünü hayal edebilirsiniz.

“Hayır” cevabının ne anlama geldiğini sormadığınızda bu tür hikayeler uydurursunuz. Patronunuza neden iş arkadaşınızı iş seyahatine gönderdiğini veya iş arkadaşınıza ne tür evraklarınızı gözden geçirebileceğini sorabilirsiniz. Böylelikle bir sonraki seferde daha iyi bir ricada bulunabilirsiniz.

Olumlu duyguları besleyin.

Çoğu duygu gibi olumluluk da bulaşıcıdır. Kim size zamanını, enerjisini, dikkatini ve kaynaklarını ayırmak ister? Sizi muhtaç ve olumsuz gören biri mi yoksa sizi canlı ve umutlu gören biri mi?

Büyük olasılıkla ikincisi.

Pozitif psikoloji alanını popüler hale getiren Psikolog Martin Seligman’a göre keyif, rahatlık ve neşe tatmin edici bir hayatın temelleridir. Diğer insanlara kızgınlık ve öfke yerine görünür bir neşeyle yaklaştığınızda dikkat çekersiniz. Çaresizlikle değil rahatlıkla bir ricada bulunduğunuzda diğer insanın da rahat hissetmesini sağlarsınız. Bir kişiye düz veya nötr bir duygu yerine neşeyle yaklaştığınızda bu kişinin gününü aydınlatabilirsiniz.

En kötü durumda, ulaştığınız kişi size yardım edemez ve pozitif tutumunuzu kullanarak bu aksaklığı aşıp yolunuza devam edersiniz.

İşiniz veya hayatınızla ilgili olumlu bir şey bulmakta zorlanıyorsanız, Seligman her gün iyi giden üç şey ve neden iyi gittiklerini yazmanızı öneriyor. Seligman, bunu altı ay boyunca yapan insanların depresyon ve anksiyetesinin azaldığını ve yaşam memnuniyetinin arttığını ortaya koydu.

Kariyerimizin veya ilişkilerimizin başında ricada bulunmak zor olabilir. Ancak, ilişkilerin iyi gitmesini sağlayan bilimi bağlantı kurma sanatıyla birleştirdiğimizde hepimiz ihtiyacımız olanın hepsini ve istediğimiz şeylerin bir kısmını elde edebiliriz.

https://hbrturkiye.com/blog/is-yerinde-ihtiyaciniz-olani-istemek


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: