Posted by: bluesyemre | September 12, 2022

İşten Çıkartılma Kaygısıyla Nasıl Baş Edebilirsiniz?

ABD şirketlerinin yarısından fazlası bilfiil çalışan sayısını azaltıyor veya gelecek aylarda azaltmayı planlıyor. Hal böyleyken Büyük İstifa yerini Büyük Kaygı’ya bırakıyor ve sonucunda işten çıkartılma kaygısı çalışanlar arasında hissedilir hale geliyor. Ağustos itibariyle sadece ABD teknoloji sektöründe 39 binden fazla çalışanın işine son verildi ve buna Peloton, Shopify ve Netflix gibi sektör devlerindeki çalışanlar da dahil.

Bir yönetici koçu olarak, işgücündeki korku dalgasını ve bunun performansı ve zihinsel sağlığı nasıl etkilediğini yakından gözlemliyorum. Örneğin, başarılı bir genel müdür yardımcısı olan danışanım Janice bana şunları söyledi: “Her gün bir bekleme oyunu gibi. Her sabah epostalarımı kontrol ederken kapı dışarı edileceğim korkusunu yaşıyorum.” Bir içerik yöneticisi olan Noah ise şöyle dedi: “İmposter sendromum tavan yaptı. Değerimi ve şirkette kalmaya layık olduğumu kanıtlamak için geç saatlere kadar çalışıyorum.”

Janice veya Noah’nın söyledikleri size yakın geliyorsa yalnız değilsiniz. Ekonomik gerilemeyle ilgili endişeler çoğaldıkça ABD’li çalışanların yaklaşık yüzde 80’i işleri konusunda kaygılar taşıyor. İşinizi kaybetmekle ilgili sürekli kaygı duymak cesaret kırıcı olabileceği gibi iyi oluşunuzu da önemli ölçüde etkiler. Çalışmalara göre iş güvensizliği konsantrasyonunuzu ve motivasyonunuzu olumsuz etkileyerek anksiyete ve depresyon gibi zihinsel sağlık sorunlarına yol açabilir.

En kötüsü, işten çıkartılma kaygısı kendini gerçekleştiren kehanete dönüşebilir. Şirketinizdeki kriz karşısında çaresiz hissediyorsanız geri çekilip daha az çaba sarf edebilirsiniz. Bu da işten çıkartılma ihtimalinizi artırır. Diğer yandan, insanların korkuları nedeniyle daha sıkı ve çılgıncasına çalıştığını da gördüm. Bu istemeden önceliklendirme ve kendini yönetme konusunda eksikliklere işaret edebilir. Bunlar işverenlerin tutmak istediği çalışanlarda aradığı özelliklerdir.

İşinizi kaybetmekten aşırı düşünme noktasına gelecek kadar endişelenmek zararlı olabilir. İşten çıkartılma kaygınızı öngörülü bir şekilde ele almak, korkularınıza yenik düşmemenin en iyi yoludur. Aşağıda bunu nasıl yapacağınızı açıklıyorum.

Gerçeği kurgudan ayırın.

Kendinize anlattığınız hikayeler her zaman gerçekliği yansıtmayabilir. Kendinize söylediklerinizi izleyin. Noah, düşüncelerine daha yakından baktığında çabucak belirli çıkarımlarda bulunduğunu fark etti. Örneğin, patronu bir epostaya normalden daha geç cevap verdiğinde artık gözden düştüğü düşüncesine kapıldı. Noah’dan bu varsayımı sorgulamasını istedim. Noah, onay önyargısına yenik düşerek yanlış bir şekilde patronunun davranışını işine son verileceğinin kanıtı olarak yorumladı.

İşten çıkartılma olasılığına işaret eden ne gibi kanıtlar olduğunu ve bunlardan etkilenip etkilenmeyeceğinizi inceleyin. Şunlar üzerine düşünün:

  • Patronunuz maliyet kısma yöntemleri uygulamanızı istedi mi?
  • Şirketiniz işe alımları durdurdu mu?
  • Satışlar sürekli düşük seviyelerde mi?
  • Daha önceden katıldığınız toplantılara artık çağırılmıyor musunuz?

Yukarıdaki soruların çoğuna cevabınız hayır ise kaygılanmak için fazla bir nedeniniz yok. Yine de sürekli düşündüğünüzü fark ederseniz farkında bir şekilde nefes alın ve verdiğiniz nefesle olumsuz düşünceleri bıraktığınızı hayal edin.

Yapıcı eylemlerde bulunun.

İşten çıkartılacağınıza dair işaretler görüyorsanız durumunuz hakkında bilgi edinin ve bir durum değerlendirmesi yapın. Projeleriniz yüksek değerli mi? Çalışmalarınız gelir üretiyor mu? Kıdemli liderlerin önemli gördüğü inisiyatiflerde görev alıyor musunuz? Bunlara cevabınız hayırsa, patronunuzla vaktinizi daha iyi geçirmek adına iş yükünüzü değiştirmek için konuşabilirsiniz. Ayrıca şirket içindeki paydaşlarla ilişkilerinizi geliştirmek ve yeniden düzenlenmeler veya yapılanmalar hakkında haberler için kulağınızı açık tutmak akıllıca olacaktır.

Benzer şekilde, network’ünüzle tekrar etkileşime geçmek için beklemeyin. Eski iş arkadaşlarınız ve yöneticilerinizle tekrar bağlantıya geçin. Bir sektör grubuna veya meslek odasına katılın. Sizi destekleyen insanlar olduğunda olası bir değişim karşısında daha sakin hissedersiniz. Özgeçmişinizi, portföyünüzü ve LinkedIn profilinizi güncellemek için birkaç saat ayırın. Bir işten çıkartılma olmasa bile her an bir hamle yapabileceğinizi bilerek daha rahat hissedersiniz.

Savunmacı kötümserlik uygulayın.

Korkunuzu en uç noktaya götürerek korkunuzdan faydalanın. İşten çıkartılırsanız ne yapacağınızı düşünün. Hangi adımları atarsınız? Planınız üzerinden detaylıca geçin. Finansal, sağlıksal veya yeni bir iş bulmakla ilgili engellerle nasıl baş edeceğiniz üzerine kafa yorun.

Bu sevimsiz bir alıştırma olsa da güçlü olabilir. Araştırmalara göre en kötü senaryolar üzerine düşünmek kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırıyor. Böylece kaygının zarar vermesine engel oluyorsunuz. Bu strateji savunmacı kötümserlik olarak bilinir. Acil durum planları oluşturmak belirsiz durumlara karşı bir kontrol hissi yaratır.

Üstesinden geldiğiniz zorlukları hatırlayın.

Bir danışanımdan üstesinden geldiği üç şeyi söylemesini istedim. Bana şaşırmış bir şekilde baktı ve sonrasında isteğimi kabul ederek şunları paylaştı: “En üst tercihim olan üniversiteden kabul alamamıştım. Geleneksel olmayan geçmişim nedeniyle iş bulmakta zorlanmıştım. Birkaç yıl önce bir boşanma sürecinden geçtim.” Kendisine “Bu deneyimler sana ne öğretti?” diye sordum. “Düşündüğümden çok daha güçlü olduğumu ve her seferinde zorlukları aştığımı” diye yanıtladı.

Geçmişte zorlukların üstesinden nasıl geldiğinizi hatırlamak iyi kanıtlanmış bir yılmazlık stratejisidir. Bir araştırmada, hayatın zorluklarından nasıl geçtikleri üzerine düşünen katılımcılar daha yüksek psikolojik iyi oluş seviyeleri gösterdiler. Dolayısıyla hayal kırıklığına uğradığınız, acı çektiğiniz veya zorluk yaşadığınız bir zamanı düşünün. Hangi güçlü yanlarınız size yardımcı oldu? Daha sonra hangi kapılar açıldı?

Öz karmaşıklığa yatırım yapın.

İşinizin bir parçanız olması önemli olsa da tamamen kimliğinizi kaplaması tehlikelidir. Frontiers of Psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kendilerini tek bir özelliğe, işlerine indirgeyen kişiler insanlıktan çıkmış bir makine veya araç gibi hissediyorlar. Ayrıca işe bağlılıkları daha düşük, depresyon ve tükenmişlikleriyse daha yüksek düzeylerde.

Bunu psikolojideki öz karmaşıklık kavramıyla karşılaştıralım. Basitçe tanımlayacak olursak, öz karmaşıklık sizi siz yapan anlamlı özelliklerin sayısını ve çeşitliliğini yansıtır. Öz karmaşıklığınız ne kadar yüksekse o kadar dayanıklısınızdır.

Dolayısıyla, finansal kaynaklarınızı nasıl çeşitlendiriyorsanız benlik algınızı da çeşitlendirmeniz önemlidir. Kimliğinizi çeşitlendirebilir, hayatınızın farklı alanlarına yatırım yaparak öz karmaşıklık oluşturabilirsiniz. Böylece işler yolunda gitmediğinde tüm benlik algınızı kaybetmezsiniz. Hobilerinize, spiritüelliğe veya sağlığınıza vakit ayırabilirsiniz.

İşten çıkartılma korkusu zorlayıcı olabilir. Zihninizi yöneterek ve öngörülü adımlar atarak endişelerinizi hafifletebilir, gelecekte karşılaşacağınız şeylere hazırlanabilirsiniz.

https://hbrturkiye.com/blog/isten-cikartilma-kaygisiyla-nasil-bas-edebilirsiniz


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: