Posted by: bluesyemre | December 9, 2022

Ukrayna’nın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaşta, askeri hedefler ve enerji santrallerine ilişkin saldırılar gündemden düşmüyor. Kimlik, kültür ve tarih alanında yürütülen amansız savaş gözden kaçabiliyor. Rus güçleri, Ukrayna’nın belleğini oluşturan kütüphanelerini, müzelerini ve devlet arşivini de hedef alıyor. Varolma savaşında ön cephede mücadele eden Ukraynalı kütüphaneciler ise canlarını hiçe sayarak, olabildiğince fazla sayıdaki belgeyi koruma altına alıyor. Tarih sahnesinden silinmemek için mücadele veren kütüphane görevlileriyle tanışın…

Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş son sürat devam ederken, Ukrayna’nın belleğini koruyan kütüphane görevlileri işgal altındaki bölgelerdeki nadir kitapları, resmi evrakları ve tarihi eserleri korumak için canlarını ortaya koyuyor.

Söz konusu savaş olduğunda, ilk akla gelen askeri ve lojistik hedefler olurken, bir ulusun kimliği, kültürü ve tarihi de aynı oranda hedef haline gelebiliyor. Ukrayna kültürüne ilişkin önemli metinlerin yer aldığı kütüphaneler de son zamanlarda Rusya’nın hedefi haline geldi.

Kiev’e ilk Rus bombalarının düşmeye başladığı gün Ukrayna Kütüphane Derneği’nin başkanı Oksana Bruy, olası bir savaş durumunda nadir eserlerin durumunun ne olacağına dair önemli bir sunum hazırlıyordu. Bruy, özellikle Kiev Politeknik Üniversitesi’ne bağlı geniş kütüphanenin taşınması için çalışma başlatmıştı.

Saldırının başladığı günün sabahında büyük bir bilinmeyenin içinde olan Bruy, kızı Anna ve kedisi ile yer altı otoparkına girdiğinde, bilgisayarını bir an olsun yanından ayırmıyordu. Ne de olsa bir ülkenin tarihi, kültürü ve yaşantısına ilişkin milyonlarca kaynağın bulunduğu tahliye planı o bilgisayarın içindeydi.

Ukraynanın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz

81 yaşındaki kütüphaneci Raisa Krupchenko, temmuz ayında Kramatorsk kentinde meydana gelen bir Rus saldırısından sonrası yıkılan 23 Numaralı okulun kütüphanesini yeniden düzenliyor. Fotoğraf: AP

‘HİBRİT SAVAŞLAR SADECE ASKERİ, HEDEFLERİ DEĞİL KÜLTÜRÜ DE YOK EDİYOR’

Ertesi gün üniversiteye dönen Bruy, 15 bin metrekarelik devasa kütüphanenin ıssızlığında dolaşırken hava saldırısı sirenlerinin çalmasının hemen ardından arabasına koştu. Yanında bulunan bilgisayar sayesinde kütüphanedeki envanteri görebilen Bruy, eve dönmek yerine Lviv’e doğru yola çıktı.

İngiliz the Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, “Savaşın başladığı günlerde çalışmayı bir an olsun bırakmadım” diyen Bruy, kütüphanenin bilgi işlem uzmanıyla temasa geçti ve sunucuların ne olursa olsun çalışır durumda kalması için uğraşmasını istedi. Bu sayede onlarca kütüphane görevlisi, sunucu üzerinden önemli eserlerin kentin dışına çıkartılmasını planlayabildi.

“24 Şubat’tan itibaren Kiev Politeknik Kütüphanesi’nin çalışmalarına tek bir gün bile ara verilmedi” diyen Bruy, 21’inci yüzyılda yaşanan “hibrit savaşların” sadece askeri, ekonomik ve politik hedefleri yok etmeye çalışmadığını, aynı zamanda kültürü de hedef aldığını söyledi.

KÜLTÜREL SAVAŞ

Kiev ve Harkiv için verilen ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği, ısınma ve beslenme problemlerinin yaşandığı mücadelelerin yanında kültürel alanda verilen bu çaba kimilerine “gereksiz” gelse de oldukça kritik.

Öyle ki, savaşın ilk gününden bu yana kimlik ve dil konusu savaşın ana karakterini oluşturdu. Rusya, Ukrayna’yı kendi geçmişinin parçası ilan ederken, Ukrayna başka bir kültür ailesine mensup olduğunu savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savaşın başlangıcından üç gün önce açıkladığı tarih tezinde, Ukrayna’nın gerçek bir devlet olmadığını ve “tamamen Rusya tarafından yaratılmış” olduğunu öne sürmüştü.

Putin, yaptığı açıklamada, “Ukraynalı yetkililer, devletlerini bizi birleştiren her şeyin inkârı üzerine inşa ederek, Ukrayna’da yaşayan milyonlarca insanın zihniyetini ve tarihsel hafızasını çarpıtmaya çalışıyor. Ukrayna toplumunun, hızla saldırgan Rus düşmanlığına ve neo-Nazizme dönüşen aşırı sağ milliyetçiliğin yükselişiyle karşı karşıya kalması şaşırtıcı değil” ifadesini kullanmıştı.

Milli Kütüphane görevlisi Olga Stepchenko, Ukrayna dilinde yazılmış en eski dini kitap olan İncil’i özel bir kutuda Kiev’den çıkartıyor. Fotoğraf: AP

ULUSAL KİMLİK SAVAŞAN ÜLKELER İÇİN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Bu nedenle, iki ülke arasında başından itibaren tarih, kimlik ve kültür üzerine amansız bir mücadele söz konusu. Dolayısıyla savaşın başından itibaren müzeler ve kütüphaneler Rus güçlerinin hedefinde.

Savaşın başından bu yana iyi organize olan Ukrayna Devlet Arşivi Başkanı Anatoliy Hromov ve ekibi, yalnızca önemli kültürel ve tarihi belgeleri değil, Ukraynalıların doğum, ölüm, evlilik ve boşanma belgeleri ile tapu ve sigorta kayıtlarını da kurtarmak için canla başla çalışıyor.

Kısacası Ukrayna Savaşı’nın cephe gerisinde, bir ulusu oluşturan tüm kayıtların korunması için hummalı bir çalışma söz konusu. Öyle ki bu çaba Odesa bölgesinde 10 yıl arşivcilik yapan Hromov’u hedef haline getirmiş. Bu nedenle, Devlet Arşivi Başkanı’nın ikametgâhı bugünlerde güvenlik nedeniyle gizli tutuluyor.

Savaşın ilk gününde Oksana Bruy’u Kiev Politeknik Üniversitesi Kütüphanesi için görevlendiren Hromov, aynı günlerde Donetsk ve Luhansk’taki devlet arşivlerini taşımakla meşguldü.

Ukraynanın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz

Fotoğraf: Alamy

‘ARŞİVİN YOK EDİLMEK İSTENMESİ KÜLTÜREL BİR SOYKIRIM’

Devlet arşivlerinde çalışanların ilk günlerde yapması gereken şey oldukça basitti. Bütün belgelerin bir araya getirilerek, Rus güçlerinin eline geçmesini engellemek ve güvence altına alınması için dijitalleştirilmek.

Hromov, “Buradaki görevimiz son derece önemli. Arşivlerin yok edilmek istenmesini kültürel soykırımın bir parçası olarak görmek gerekiyor” ifadesini kullandı.

Savaşın başından bu yana Rus güçlerinin 300’den fazla devlet ve üniversite kütüphanesini yok ettiğine dikkat çeken Hromov, ülke genelindeki arşivlerle temasa geçtiklerini ve görüşme sonrasında 19 kütüphanenin tamamen yok edildiğini tespit ettiklerini söyledi.

115 bölge kütüphanesinin kısmen yok edildiğini, 124 kütüphanenin de de ciddi hasar gördüğünü söyleyen Hromov, Rus güçlerinin eline geçen Mariupol, Volnovakha, Çernihiv, Sievierodonetsk, Buça, Hostomel, Irpin ve Borodianka bölgelerindeki kütüphanelerin ise tamamen yerle bir edildiğini belirtti. Bunun yanı sıra, irili ufaklı birkaç bin okul kütüphanesinin de yok edildiği ortaya çıktı.

UKRAYNA KÜLTÜRÜNE AİT NADİR ESERLER KURTARILDI

İşgal altındaki bölgelerden belgeleri kaçırmayı başaran yetkililer, “24 Şubat’ın hemen ardından belleğimizi korumak için savaşmaya başladık” dedi.

Ulusal kimliğin korunması için zamana karşı verilen savaşta belgeleri kurtarmayı başaran Hromov, en büyük zorluğun dijitalleştirme aşamasında ortaya çıktığını belirtti.  

Erken Slav dönemine ait huş ağacı üzerine yazılan el yazmalarını ve Ukraynalı hümanist şair ve ressam Taras Hrıhorovıç Şevçenko’nun el yazması şiir ve orijinal tablolarını aleve dayanıklı kutulara koyan yetkililer için durum bir süre sonra daha karmaşık hale geldi.

Ukraynanın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz

Kiev’deki bina mimarilerinin bulunduğu arşiv dijital ortama geçirildi. Fotoğraf: Alamy

ULUSLARARASI KURULUŞLAR TARAFINDAN BAŞLATILAN OPERASYON: SUCHO

Zira büyük devlet arşivinin o güne kadar sadece yüzde 0,6’sı dijitalleştirilmişti. Devasa büyüklükteki arşivin korunması için zaman giderek daralıyordu. Sorunu hızla çözmek isteyen yetkililer, uluslararası camiadan destek talep etti.

Çağrıya ilk cevap, ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Tufts Üniversitesi’nden geldi. Üniversitenin müzik kütüphanesinden sorumlu Anna Kijas, 26 Şubat’ta Ukrayna arşivlerinin kurtarılabilmesi için “veri kurtarma etkinliği” başlattı. Sosyal medya üzerinden hızla büyüyen çağrı sonuç verdi. Avusturya Dijital Beşeri Bilimler ve Kültürel Miras Merkezi’nde görevli uzmanlar, “Ukrayna Kültürel Mirasını Kurtarma Operasyonu”nu (SUCHO) başlattı.

Binden fazla gönüllünün katıldığı çalışmada günde 12 saat çalışılarak veriler dijital ortama geçirildi. Mart ayı ortasına gelindiğinde ekip, Ukrayna Kültür Bakanlığı, Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Müzeler Konseyi ve UNESCO’nun Dünya Hafızası bölümü ile koordinasyon sağladı.

SİLAH MI YOKSA Arşiv Mİ DAHA ÖNEMLİ?

Kısa zamanda kayıt altına alınan materyalin büyüklüğü ve değerinin olağanüstü olduğu ortaya çıktı. Kayıp halk ezgilerinden, Galiçyaca kaleme alınan 400 yıllık el yazmalarına ve Volhinya ile Bukovina’daki Yahudi matbaaları tarafından üretilen metinlere kadar pek çok belge gün yüzüne çıktı.

Kiev Bulgakov Müzesi’ndeki “Ukrayna Kültürel Çalışmalar Merkezi” deposunda yer alan ve Kırım’ın kuzeybatısındaki Hersonesos antik Yunan kentinden çıkarılan 2 bin 500 yıllık arkeolojik eserler de hızlıca koruma altına alınarak dijitalleştirildi.

Fakat bir noktadan sonra SUCHO gönüllüleri ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldı. Yerel arşivler için gereken ekipmanlar ciddi bir maliyet kalemine dönüşmüştü. Ukrayna’nın ise kıt kaynaklarını askeri alana kaydırması gerekiyordu.

Kütüphanecilerin fiyatı 5.000 euro olan tarayıcılara ve her biri 3.250 euro olan fotoğraf makinelerine ihtiyacı vardı. Ukraynalı görevlilerin önünde 86 milyon dosyayı dijital ortama geçirmek gibi ciddi bir görevi vardı. Bu da oldukça büyük hafıza kartlarına ihtiyaç olduğu anlamına geliyordu.

Ukraynanın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz

Bugün gelinen noktada kütüphaneciler, insanların önemli kültürel kaynaklara ulaşabilmesi için gezici kütüphane projesini geliştirdi. Fotoğraf: Alamy

21 YAŞINDAKİ ÖĞRENCİ KİTAPLARIN KURTARILMASI İÇİN PROJE BAŞLATTI

Bu muazzam mücadelenin içinde uluslararası kuruluşların yanı sıra, önemli oranda sivil gönüllü de bulunuyordu.

 ABD’nin prestijli üniversitelerinden Stanford’da öğrenim gören 21 yaşındaki Cat Buchatskiy, bu mücadeleye destek verenler arasındaydı.

Buchatskiy, kurduğu “Shadows Project” ile ateşe dayanıklı özel yalıtkan kutular, yanmaz örtüler ve kütüphanecilerin ihtiyaç duyduğu jeneratörler için para toplamaya ve ihtiyaç duyan kuruluşlara kaynak aktarmaya başladı.

‘UKRAYNA KÜLTÜRÜNÜN LOJİSTİK AĞINI KURDUK’

Bugün gelinen noktada artık materyalin sadece kapalı duvarlar ardında tutulmasının bir anlamı yok. Kütüphaneciler, insanların önemli kültürel kaynaklara ulaşabilmesi için gezici kütüphane projesini geliştirdi. Fakat, saldırı altındaki bölgelerde bunu başarabilmek oldukça zor.

Ukrayna kültürünün lojistik ağını kurduklarını söyleyen Oksana Bruy, “Gezici kütüphaneler okurları her yerde takip edecek” dedi ve ekledi:

“Sık sık bombalanan Harkov kentinde insanlar metroda yaşıyor. İnsanlarımızın bomba sığınaklarında da okuması gerekiyor; en çok okumaya ihtiyaç duydukları yer orası. Bu nedenle kütüphaneciler kitapları onlara ulaştırmak için türlü yollar buluyor. Çünkü kütüphaneler birer bina değil, bir kültür unsurudur.”

Bunun yanı sıra, zaman içinde kütüphaneciler yeni görevler de üstlenmeye başladı. Travma geçirenler için psikolojik danışmanlık sunanlardan, sanat terapisi düzenleyenlere ve elbette, çocuk edebiyatı ile küçük yaştakilerle ilgilenmeye kadar pek çok görev üstleniyorlar.

‘KÜLTÜRLER BARIŞ İÇİNDE GELİŞİR ANCAK KENDİLERİNİ DİRENİŞTE ŞEKİLLENDİRİR’

Bunların yanı sıra, kütüphanecilerin savaşın başından itibaren üstlendikleri en önemli görev, savaşın eksiksiz kaydını tutmak.

“Bu savaşla ilgili belgeleri toplamanın, düzenlemenin ve saklamanın doğrudan kütüphanecilerin görevi olduğuna inanıyoruz” diyen Bruy, merkezlerde bulunan kütüphanecilerin özellikle bu işe ağırlık verdiğini söylüyor.

Savaşın belleğini koruyan kütüphaneler, son aylarda yeniden hedef alınmaya başlandı. 10 Ekim’de Rusya’nın Kiev’e başlattığı saldırılarda, Kiev Taras Şevçenko Üniversitesi’ndeki Maksimoviç Bilim Kütüphanesi Vernadski Ulusal Kütüphanesi, Ukrayna Ulusal Bilimsel Tıp Kütüphanesi ve Kiev Şehir Gençlik Kütüphanesi vuruldu.  

Ukraynanın belleği için canlarını ortaya koydular: Onlarla karşı karşıya gelmek istemezsiniz

Fotoğraf: Alamy

“Yaşananların ardından gelecekte Ukrayna kültürü doğası gereği Rus karşıtı bir karakter taşıyacak” diyen Bruy şunları ekledi:

 “Bizlere yaşatılanları asla unutamayız. Biz işimizi yapmaya devam ediyoruz. Öyle ki, 30 Eylül’ü ‘Kütüphaneler Günü’ olarak kutlamaya karar verdik. Yeni sloganımız ise: Kütüphane yok olmaz!”

Kültürün kolektif bir varoluşun temeli olduğuna inanan Anatoliy Hromov ise bugünlerde yeni kütüphaneler, okuma odaları açmak için canla başla çalışıyor.

Ukrayna kültürünün günbegün yok olmaması için kütüphanelere ihtiyaç duyduklarını söyleyen Khromov, “Kültürler barış içinde gelişir ancak kendilerini direnişin içinde şekillendirirler. 21’inci yüzyılın kültür savaşında kütüphanecilerle karşı karşıya gelmek istemezsiniz. Onlar kültürel ‘bütünü’ hayatta tutuyorlar” ifadesini kullandı.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/ukrayna-halkinin-kimligini-koruyan-kutuphanecilerle-tanisin-42183858


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: