Posted by: bluesyemre | December 20, 2022

2023 Dijital Medya Tahminleri

Neredeyse her yıl bir önceki yıldan daha zor ne olabilir diye düşünürken 2022 yılı da pandeminin etkilerinin devam ettiği, jeopolitik gerginliklerin, ekonomik belirsizliklerin yaşandığı bir yıl oldu. Bu nedenlerle yeni yılda da tedbirleri elden bırakmamak gerekiyor. Elbette iş hayatı tüm hızıyla devam edecek, hedefler doğrultusunda reklam yatırımları da önceki yıllarda olduğu gibi artacak.

Bu konjektür içerisinde yeni yılda hangi konular ajandamızda olacak, göz atalım:

Video, gösterim reklamlarını geçebilir

Türkiye’de Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları 2022 İlk 6 Ay Raporunda yer alan dijital reklam yatırımlarındaki değişimler önümüzdeki döneme ışık tutan veriler içeriyor. 2022 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla kıyasla video reklamlar yüzde 122 büyüyerek toplam dijital medya yatırımı içindeki payını yüzde 34’e çıkardı. Format bazında dijital medyada ilk sırada yer almaya devam eden, uzun süredir en popüler format olan gösterim (yüzde 37,7) yatırımları, aynı düzlemde büyüme devam ederse 2023 yılında ikinci sıraya düşebilir.

Video reklam kampanyaları tüketicilerle duygusal bağ kurmak için çok iyi fırsatlar sunuyor. Özellikle kısa sürede ana bir bağlama oturtmaya gerek kalmadan sunulan içerikler kullanıcıların beğenisini kazanıyor, daha fazla dikkat çekiyor. Vidyard raporuna göre web üzerindeki tüm videoların yüzde 60’ı iki dakikanın altında. Yapılan anketlere göre ise kullanıcıların yüzde 58’i eğer videolar 60 saniyenin altında ise izleyeceğini söylüyor. Sadece altı saniyelik video reklamlar dahi kullanıcılar üzerinde pozitif etki bırakabiliyor. Özellikle dinamik şekilde oluşturulan, kişiselleştirilmiş video reklamların yeni yılda başı çekmesini bekliyoruz.  

Markalar ne yapmalı? 

Hikaye anlatımında video en etkili yöntem olmaya devam edecek. Kısa videolar ile çok daha etkileşimi yüksek içerikler çıkarmak mümkün. Ayrıca içerik üreticiler ile çalışarak içeriklerin platformlarda reklamlarla desteklenmesine daha sık tanık olmaya devam edeceğiz.

Üçüncü parti çerezlere dönüş yok

Çerezsiz geleceğe doğru hızla ilerlerken Google’ın Chrome üzerinde çerez kullanımını durdurmasını bir yıl ertelemesi biraz olsun sektöre nefes aldırdı. Buna rağmen Safari, Firefox ve iOS’taki güncellemeler sonrasında web’in neredeyse şimdiden yüzde 50’si çerezsiz olarak çalışıyor. Gartner’ın öngörülerine göre 2024 yılının sonunda dünya nüfusunun yüzde 75’inin kişisel verileri modern gizlilik düzenlemeleri ile korunacak.

Henüz test aşamasında olmasına rağmen çerezsiz gelecek için yapılan birçok teknolojinin de başarılı sonuçlar aldığını gözlemliyoruz. Markalar ve yayıncılar, önümüzdeki dönemde veri toplamada, işlemede ve birincil verinin kullanımında çok daha talepkar olacak. Tüketiciye değer sunan, açık rızası alınan sadakat programlarının öne çıkmasını bekliyoruz.

Üçüncü parti verinin kullanımına ihtiyaç duymayacak, birden fazla veri kaynağından beslenen kimliklendirme teknolojileri yeni nesil hedeflemede başrol oynayacak. Clean Room oluşturularak markalar ve yayıncılar olmak üzere iki kaynaktan gelen birinci taraf veriler, güvenli bir şekilde harmanlanacak ve iki taraf da hangi eşleşmenin gerçekleştiğini görmeden yayıncı sitelerindeki mevcut müşteriler hedeflenecek. Bir diğer çözüm ise Evrensel Kimliklerin (UID) geliştirilmesinden geçiyor. Reklam teknolojileri şirketleri, diğer şirketlerin kullanabileceği ve kendi sistemlerinde oluşturabileceği açık kaynak teknolojisini kullanarak birden çok web sitesi ve cihazdaki kullanıcıları tanımlamalarına olanak tanıyan kendi UID’lerini oluşturmaya başladı.

Ayrıca içeriğe dayalı hedeflemenin yeni biçimlerine, yani reklamları hedeflenen bireyin gözlemlenen özelliklerinden ziyade sayfanın içeriğine göre hedeflemeye yönelik artan bir ilgi var. Google şu anda kendi inisiyatifi olan konuları test ediyor ve burada 350 konu belirlenip her web sitesi buna göre kategorize edilecek.

Markalar ne yapmalı?

Kendi verisine sahip olarak tüketicileri nasıl hedefleyeceğini şimdiden düşünmeli ve yatırımlarına hız vermeli. CRM verisinin yanı sıra DMP yatırımlarının açık rızası alınmış kullanıcı verileri ile desteklenmesi şart. İçeriğe dayalı hedefleme çözümü sunan reklam ağlarında denemeler yapılmalı.

Reklamlar da sürdürülebilir olacak

Dünya daha çeşitli hale geliyor ve insanlar kimlik ve çevre gibi konuları daha iyi anlayarak büyüyor. Kantar’ın 2022 Sürdürülebilirlik Sektörü Endeksi’ne göre, 32 ülkedeki tüketicilerin yüzde 97’si sürdürülebilir bir yaşam tarzı yaşamak istediklerini ve küresel olarak neredeyse yarısı (yüzde 47) çevre veya toplum üzerindeki etkileri nedeniyle belirli ürünleri/hizmetleri satın almayı bıraktıklarını söylüyor.

Markalar, müşterilerinin birçoğunun hemfikir olduğu bakış açılarını ifade ederek ve kendi eylemleri ve kampanyalarıyla örnek oluşturarak kendilerini farklılaştırabilir ve marka değeri oluşturabilirler. Pandemi, markaların tüketicilerin yaşadıklarını anladıklarını göstererek müşterilerinden övgü ve saygı kazanabileceğini gösterdi. Sıfır karbon ayak izi hedeflerine doğru giden markaların reklam tercihlerinde de kaliteye odaklanmaları ve verimli sonuçlar için yatırımlarını optimize etmeleri gerekiyor.

Advertising Association’ın Ad Net Zero raporu, İngiltere’deki yöneticilerle ilgili 2020 tarihli bir araştırmaya atıfta bulunarak, katılımcıların yüzde 71’inin reklam endüstrisinin çevre üzerinde yaratabileceği potansiyel olumsuz etkiden endişe duyduğunu belirtiyor. Yüzde 91’i işverenlerin karbon ayak izlerini azaltmak için olumlu adımlar atmasını bekliyor.

Scope3 kısa bir süre önce The Trade Desk’in Google’ın Open Bidding platformu aracılığıyla satılan reklam envanterine teklif vermeyi durdurma kararı hakkında bir analiz yaptı ve talep tarafı platformunun bu süreçte 5,387 ton Co2 tasarrufu yaptığını tahmin etti. Ayrıca tüketicileri irite eden, gereksiz yere karşılarına çıkan her bir reklamın çevreye etkisinin de benzer şekilde negatif olması.

Markalar ne yapmalı?

Reklam envanteri oluştururken çevreye duyarlı bir yapı oluşturulmalı ve tüketicilerin tepkisini çekmemek, marka kimliğine uygun hareket etmek üzere reklam verdikleri ağların da benzer hassasiyeti taşıdığından emin olmalı. Dünyadaki her 10 tüketicinin sekizinden fazlası, sürdürülebilir reklamcılık uygulayan bir şirketten ürün satın alma olasılıklarının daha yüksek olacağını belirtiyor.

Otomasyon, Makine Öğrenimi ve Rev Ops İhtiyacı

Yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML), 2023 ve ötesine yaklaşırken önemli ölçüde artmasını beklediğimiz öncü trendler arasında yer alıyor. 2022’de pazarlamacıların yüzde 43’ü, otomasyonun kuruluşlarının büyümesine yardımcı olacağı konusunda hemfikir. Son dönemde ortaya çıkan OpenAI tabanlı DALL-E ve ChatGPT gibi platformlar günlük hayatımızda ve iş hayatımızda önemli dönüşümlerin başladığını toplumun geniş kesimlerine gösterdi.

Yapay zekanın getirilerine çok çabuk adapte olmaya başladık. Örneğin, sohbet robotları (chatbot’lar) daha yaygın hale geliyor. Kullanıcıların yaklaşık yüzde 40’ı anında otomatik yanıtı tercih ediyor. Pazarlamacılar ayrıca Zyratalk, MailChimp, Google Ads ve hatta Gmail tarafından kullanılan entegrasyonlarla yapay zeka destekli segmentasyona daha fazla değer veriyor. Bu yapının yanı sıra reklam teknolojilerinde de yapay zeka ile desteklenmesi çerezlerin de ortadan tamamen kalkacağı dünyaya adaptasyonu kolaylaştırıyor.

Derin Öğrenme, amacı değerlendirmek ve markanıza değer katacak çevrimiçi kullanıcılara reklamlar sunmak için bağlamsal verileri kullanıyor. Daha fazla veri, kullanıcılara gerçekten sevecekleri yeni ürünleri gösteren daha iyi ürün önerileri anlamına geliyor. İlgili içerikler yaratmanın en iyi yollarını bulan ve standart Makine Öğrenimini kullananlar, yüzde 50’ye varan oranlarda daha verimli reklam kampanyaları düzenleyebiliyor.

Markalar ne yapmalı?

Pazarlama bütçelerini belirlemede ve performans pazarlaması optimizasyonlarını hayata geçirmede derin öğrenme teknolojisine yatırım yapanların öne çıkacağı bir yıl olacak. Bu teknolojiye sahip reklam ağlarının kullanımı hem verimi artırırken maliyetlerin dengelenmesine, hedeflere ulaşılmasını sağlayacak.

Makalemizin son paragrafını ChatGPT AI’a yönelttiğimiz “Yapay zekanın dijital medya satın alma üzerindeki etkisi nedir?” sorusuna verdiği yanıtını özetleyerek bırakıyorum:

“AI, reklam alanı satın alma ve satma sürecini otomatikleştirmek, daha verimli hale getirmek ve reklam alanında gerçek zamanlı teklif vermeye izin vermek için kullanılabilir. Bu, reklamverenlerin reklamlarını daha etkili bir şekilde hedeflemesine yardımcı olabilir ve ayrıca yayıncıların reklam gelirlerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olabilir.

AI ayrıca, çok büyük miktarda veriyi analiz etmek ve tüketici davranışına ilişkin içgörüler sağlamak için de kullanılabilir; bu, reklamverenlerin hedef kitlelerini daha iyi anlamalarına ve daha etkili reklamlar oluşturmalarına yardımcı olabilir.

Ayrıca yapay zeka, bireysel tüketicilere göre uyarlanmış kişiselleştirilmiş reklamlar oluşturmak için kullanılabilir. Bu, reklamların alaka düzeyini ve etkinliğini artırmaya yardımcı olabilir, bu da reklamverenler için daha yüksek etkileşim oranlarına ve daha iyi bir yatırım getirisine yol açabilir.

Genel olarak, dijital medya satın alımında AI kullanımı, reklamverenlerin kampanyalarının verimliliğini ve etkinliğini artırmasına yardımcı olabilir ve bu da sonuçta daha iyi sonuçlara yol açabilir.”

https://hbrturkiye.com/blog/2023-dijital-medya-tahminleri


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Categories

%d bloggers like this: