19225896_1077476372351810_6774219589605525720_n

Bu, Ankara’nın Maruz Kaldığı Cehaletin Portresidir

1935 Yılında İller Bankası Proje Müsabakası ile elde edilen Seyfi Arkan tarafından tasarlanan İller Bankası Binası 16 Haziran gecesi Ankara Büyükşehir Belediyesi ekiplerince yıkıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, binanın mülk sahibinin talebiyle Hergelen Meydanı’na yapılan camiye meydan kazandırmak(!) amacıyla yıkıldığını söyledi. Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun binanın yıkılarak caminin arkasına taşınması yönünde karar aldığını belirterek, yıkımı gerçekleştiren Belediye ekiplerini kutladı ve muzaffer bir edayla yıkıntının üzerinde poz verdi.

Hergelen Meydanı’na inşa edilen cami ile ilgili süreç 2013 yılında başlamış ve Şubemiz konunun takipçisi olarak imar planlarını ve kurul kararlarını yargıya taşımıştı.

2014 yılı sonlarında camiye meydan kazandırmak amacıyla İller Bankası Binası’nın yıkılacağı konusu basına yansımıştı. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız yazışmalar sonucunda konunun Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından talep edildiği, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ise talep doğrultusunda konuyu Koruma Bölge Kurulu’na sunduğu anlaşılmıştı.

2016 yılında TİKA Binası’nın yıkılması sonrasında cami ve meydan projesi revize edilmiş, Adnan Saygun Caddesi’nde taşıt trafiğinin yer altına alındığı ve TİKA Binasının bulunduğu parseli de içine alan yaklaşık 2 hektarlık bir alanda meydan düzenlemesinin yapıldığı proje modellerine yansımıştı. İller Bankası Binası’nın herhangi bir şekilde yıkılmasının düşünülmesi akıl dışıyken bu revizyondan sonra meydan yaratılması bahanesiyle İller Bankası Binasının yıkılması akıl dışılıktan da öte bir noktada zekâ yoksunluğudur. Nihai projeye göre yaklaşık olarak dört futbol sahası büyüklüğünde olan cami meydanı, Kocatepe Camisi meydanının iki katı büyüklüğündedir. İller Bankası Binası ve Banka tarafından geçmişte sağlık tesisi olarak kullanılan ek yapının yıkılmasıyla elde edilen yaklaşık 800 m2’lik alan, projedeki meydanın yaklaşık 25’te 1’i kadardır. Yani özetle “meydan elde etme bahanesi” bir yalandan ibarettir.

Hergelen Meydanına inşa edilen camiye batıdan bakıldığında İstanbul Caddesi’ni, kuzeyden bakıldığında ise Atatürk Bulvarı’nı karşılamaktadır. İller Bankası Binası’nın yıkılmasındaki tek amaç Atatürk Bulvarı güney-kuzey istikametinde caminin görülmesine engel olmasıdır. Yani Ankara’nın erken dönem şehircilik, mimari kimliğine ve İller Bankası’nın kurumsal geçmişine tanıklık eden böylesine önemli bir yapı bir cami manzarası uğruna yıkılmıştır.

1933 yılında yerel yönetimlere finansal ve teknik destek sunma amacıyla Belediyeler Bankası adıyla kurulan ve 1945 yılında İller Bankası adını alan Banka bu iki amacı bir kurumda birleştirebilmiş ve bu amaçlar doğrultusunda örnek işler yapmış olması nedeniyle dünyada benzersiz örneklerden birisidir. Yerel yönetimlere kredi, avans, sigortacılık gibi finansal destek sunan; emaneten, ihale ve yarışma usulleriyle harita, plan ve proje üreten; Belediyeler Dergisi adında Türkiye’nin ilk yerel yönetimler dergisini çıkararak akademiye önemli bir destek sunan Bankanın yapısı 2011 yılında AKP iktidarı tarafından değiştirilmiş ve Banka, İlbank AŞ adını almıştır. Şirketleşen yapısıyla İlbank AŞ kamu yararı hedefinden ziyade kamu elindeki arsalarda plan değişiklikleri yaparak rant sağlama ve arsa satışı yapma gibi faaliyetlere yoğunlaşmıştır. Bugün bir şirket edasıyla Çukurambar’da bir plazaya kiracı olan İlbank AŞ’nin, 84 yıllık kurumsal kimliğinin mekânsal yansıması olan İller Bankası Binası’na sahip çıkma gereği duymaması hatta yıkımı talep etmesi içler acısı bir durum olmakla birlikte AKP iktidarının bunca yıllık devlet geleneğini nasıl şirketleştirdiğinin de bir göstergesidir.

Değinilmesi gereken diğer bir husus ise Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun yapının yıkılarak taşınmasına ilişkin verdiği karardır. Bilindiği üzere korunan bir kültür mirasının yıkılarak yeniden yapılması genelde yapının riskinin olması neticesinde uygulanan ve son başvurulması gereken yöntemdir. İller Bankası Binası ise daha birkaç yıl öncesine kadar aktif olarak kullanılan sağlıklı/sağlam bir yapı idi.

Koruma Kurulu’nun yapının caminin arkasına yapılması yönünde verdiği karar da bir başka akıl tutulmasını bizlere göstermektedir. Sıhhıye Köprüsü’nden başlayarak Hergelen Meydanı’nda biten hat, Ernst Egli, Bruno Taut, Ahmet Hikmet Koyunlu, Seyfi Arkan gibi ünlü yabancı ve Türk mimarlarca tasarlanan Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi, Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü, Ankara Radyosu, Türk Hava Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İller Bankası gibi erken dönem cumhuriyet binalarıyla adeta bir açık hava mimarlık müzesidir. İller Bankası’nın Atatürk Bulvarı’ndan koparılması ayrıca bu değerli hatta da vurulmuş bir darbedir.

Özetle bugün İller Bankası Binası, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Koruma Kurulu ve İlbank AŞ’nin ortaklaşa akıl tutulması neticesinde yitirilmiştir. Bunca kurumun içinde devlet geleneğine, Ankara’nın başkent kimliğine ve tarihi mirasına ilişkin bir kaygı duyulmaması İller Bankası Binası’nın yitirilmesinden öte ülkemizin bulunduğu koşulları yansıtması açısından son derece üzücüdür. Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak müthiş bir entelektüel akıl ve mekâna dair duyarlılıkla imar edilen Başkentimiz Ankara’nın büyük bir cehalete kurban edilmesini ve maalesef ki yargının artık bu hususta işlevsiz kalmasını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Bu ucu bucağı olmayan cehaleti boğacağımıza olan inancımızla mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

2017page

Grafik romanlar çizgi romanların farklı bir boyutu olarak karşımıza çıkıyor. Kahramanların klasik tabirle karakterleştiği, yazarın ve çizerin bireysel olarak da ön plana çıktığı yeni bir tür gibi. Sizce grafik romanın Türkçe edebiyattaki karşılığı nedir?

Çizgi romanın popüler dilini, edebiyata yakınlaştıran, daha yavaş ve insani hikâyeler anlatan yeni bir tür demek gerekiyor grafik roman için. Son on yılda bütün dünyada çizgi romandan daha fazla konuşuluyor.  Öte yandan sadece kitap dünyası değil çizgi romancılar için bile yeni bir anlatım aracı.  Grafik romanlar, muktedir kahramanları değil sıradan insanları, yaşlanan, ölebilen, kaybedebilen karakterleri anlatıyorlar, kahramana değil hikâyeye odaklanıyorlar.  Türkiye’de çizgi roman, genelde ucuz, niteliksiz, sanat ve edebiyat dışı sayılır. Grafik roman, bu algıyı değiştiriyor olabilir, en azından ezber bozuyor ve okuru şaşırtıyor.

Grafik romanları, dilin sözcükler kanalıyla görüntü yaratmaya yönelik işlevini resme aktaran, dilin etkinlik alanını hikâyenin meselesiyle kurgu yapısının gücünü öne çıkarmak için kullanan, dolayısıyla anlatım olanaklarını çoğaltan yeni bir dil önermesi biçiminde yorumlayabilir miyiz?

Elbette, sadece son beş yılda yüzlerce kitap, binlerce makale yayınlandı batı dillerinde. Entelektüel ve estetik bir derinlik ve başkalık içermese böylesi bir ilgi ve iştah oluşamazdı. Çizgi romanın bizdeki adlandırmasına, orijinal adı olan comics çevirisindeki “roman” tamlamasına aldanmayın.  Çizgi romanlar, söz sanatlarını kullanmakla birlikte “roman” değildir. Yazı ya da resim, birbirlerini tamamlamak, anlaşılırlığı artırmak için kullanılır. Çizgi roman, mesajı olabildiğince basit ve kolay anlatabilmek için bu birlikteliği kullanır, çocuksudur. Gücü ve zaafı buralardan çıkar. Grafik romansa başka bir merhale. Bu popüler dili kullanarak başka bir hikâye anlatma arzusu var üretimlerinde.

http://derinhakikatler.blogspot.com.tr/2017/06/grafik-romanlar-bir-tepkidir.html

2017433299_1460128870713473637_o

215877USAE_RIMPresentationPoster
Research universities, research funders, as well as individual researchers are increasingly looking for aggregated, interconnected research information to better understand the relationships, outputs, and impact of research activity. Research information management (RIM) is the aggregation, curation, and utilization of information about research (including publications and datasets). Recent advances in scholarly communications technology and networked information offer new opportunities for institutions to collect, share, and reuse the scholarly outputs of its researchers.
This poster describes the emerging RIM landscape in the United States, including an overview of the drivers, goals, and stakeholders. Libraries are valuable campus stakeholders in RIM implementation, seeking to support quality metadata and to support global discovery for institutional research. It also provides an overview of current OCLC Research and OCLC Research Library Partnership research projects investigating the research information management landscape.

https://figshare.com/articles/The_Emergence_of_Research_Information_Management_RIM_within_US_Libraries_and_Implications_for_Institutional_Research/5077738

Posted by: bluesyemre | June 20, 2017

#Reading outcomes framework toolkit

reading outcomes

This toolkit was developed by The Reading Agency and OPM in partnership with a number of organisations including CILIP, and can be used to help evaluate activities that encourage reading for pleasure and empowerment. The toolkit also shows how to demonstrate the impact of reading activities and provides some useful evidence of the improved outcomes for people who read for pleasure.

Reading outcomes framework toolkit

https://www.cilip.org.uk/research/resources/reading-outcomes-framework-toolkit

 

Posted by: bluesyemre | June 20, 2017

#Kahve içmenin 8 yanlış yolu

coffee

1. Kahvenizi buzdolabında muhafaza etmeyin. Belki eskiden granül veya öğütülmüş kahveyi buzdolabında saklıyordunuz. Ancak kahve çekirdeklerini asla buzdolabında saklamamalısınız. Çünkü kahve çekirdeklerinin soğuk olması demleme yönteminden çıkan sonucu etkileyecektir. En uygun olanı kahve çekirdeklerini  valfli bir pakette veya hava almayan cam bir kavanozda saklamaktır.

2. Öğütülmüş kahve tercih etmeyin. Kahveden en iyi tadı, aromayı ve kokuyu almak istiyorsanız kahvenizi çekirdek olarak satın alıp içmeden öğütmeli ve en fazla 15. dk. içinde demlemelisiniz. Bu şekilde aromalar korunmakta ve kahvenizin tadı ve kokusunda belirgin bir fark olmaktadır. Taze çekilmiş Türk kahvesinin kokusunu düşündüğünüzde ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

3. Kahvenizin nasıl kavrulduğunu gözardi etmeyin. Kahvenin kavurma profili o kahvenin tadını, sertliğini ve asiditesini belirleyen en önemli faktördür. Dolayısı ile dark roast, yani çok kavrulmuş kahve ile light roast, yani az kavrulmuş kahve arasında çok fark vardır. Starbucks, Cafe Nero gibi zincir kahve dükkanlarının genellikle daha koyu bir kavurma profili olduğunu; buna karşın 3.dalga kahvecilerin ise çekirdekleri daha az kavurmaktan yana olduğunu unutmayın.

4. Kahvenize süt eklerken soya sütü tercih etmeyin. Soya sütü ve kahve bileşimi kahvenin asiditesi ve Ph değerini etkilemektedir. Soya sütü yerine badem sütü tercih etmeniz kahvenizi daha lezzetli kılacaktır.

5. Kaynar su kullanmayın. Hiçbir demleme yönteminde kaynar su kullanmayın. Kahvenizin yanmaması ve acı tatların çıkmaması için su sıcaklığı 90-95 derece olmalıdır. Termometreli bir su ısıtıcınız yoksa, su kaynadıktan yaklaşık 1 dk. Sonra suyu kahvenizin üzerine dökün.

6. Kahve- su oranını kafanıza göre yapmayın. Kahve su oranı damak tadınıza göre değişse de uygun olan, her bir gram kahve için 15 ila 18 ml. su kullanmaktır. Bu sebeple kahve demlerken gram hassasiyetli bir tartı kullanmak çok önemlidir. Ancak ölçü kaşığınızın ne kadar kahve aldığını biliyorsanız tartınız olmasa da standardı yakalamanız zor olmayacaktır.

7. Filtre kağıdınızı kuru olarak kullanmayın. Kahveyi filtre kağıdına dökmeden önce sıcak su ile mutlaka ıslatın. Bu kahvede kâğıt kokusu çıkmasını önleyecektir. Ayrıca filtre ve demleme ekipmanınız da ısınmış olacağı için demlediğiniz kahvede uygun sıcaklığı yakalamanız daha kolay olacaktır.

8. Metal kaşık veya karıştırıcı tercih etmeyin. Mümkünse ahşap bir kaşık veya karıştırıcı kullanın. Metal tadı ve kokusunun sıcak su ile birlikte kahvenize karışmasını istemezsiniz.

 

59451e51c03c0e3290788167

Hürriyet Pazar eki, eleştirmenler, yazarlar, akademisyenler, edebiyat öğretmenleri ve yayıncılardan oluşan 100 kişilik bir jüriyle ‘Türk Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Romanı’ listesi hazırladı.

Roman, Türk edebiyatına Fransızcadan yapılan basit çevirilerle girdi. Yıl 1862’ydi, Fénelon’un romanı Türkçeye Yusuf Kâmil Paşa’nın çevirisiyle ‘Terceme-i Telemak’ olarak çevrildi. Sonra Victor Hugo geldi… İlk Türk romanıysa bundan 10 yıl sonra yayımlanacaktı. Şemseddin Sami’nin ‘Talat ile Fitnat’ın Aşkı’ adlı eseri, ana-babasının zorlamaları sonucu istemediği biriyle evlendirilen ve sonunda kendini öldüren genç bir kızı anlatıyordu. Sonra Ahmet Midhat Efendi’ler, Recaizade Mahmut Ekrem’ler geldi. Türk edebiyatı akımlardan etkilendi ve yazıldığı döneme ışık tutan eserler üretildi. Kimi yazar insanı öne çıkardı, kimi tarihi, siyasi tutumunu, kimi cinselliği… Hepsi biricikti, hepsi bize masa başında yazılmış gibi görünen ‘gerçek hayatlar’ı anlattı. Okuyana ‘hayatın anlamı’nı sorgulattı. Bir liste yapıp romanlara gömülsek insanların, ülkelerin, psikolojinin, siyasetin nasıl değiştiğine dair tarih dersi almamız da kaçınılmaz. İşte biz de bu büyük fotoğrafa bakalım istedik. Hürriyet Pazar olarak ‘sinema’ ve ‘müzik’ soruşturmalarının ardından eleştirmenler, yazarlar, akademisyenler, edebiyat öğretmenleri ve yayıncılardan oluşan 100 kişilik bir jüriyle ‘Türk Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Romanı’nı çalıştık. Tavsiyemiz bu listeyi alın ve onun izinden bir kütüphane oluşturun…

  1. İnce Memed, Yaşar Kemal
  2. Tutunamayanlar, Oğuz Atay
  3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
  4. Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar
  5. Kara Kitap, Orhan Pamuk
  6. Bereketli Topraklar Üzerinde, Orhan Kemal
  7. Aylak Adam, Yusuf Atılgan
  8. Aşk-ı Memnu, Halit Ziya Uşaklıgil
  9. Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
  10. Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
  11. PUSLU KITALAR ATLASI (İHSAN OKTAY ANAR – Aldığı puan: 125)
  12. SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM (LATİFE TEKİN 1983 – Aldığı puan: 124)
  13. YABAN (YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU 1932 – Aldığı puan: 109)
  14. BİR DÜĞÜN GECESİ (ADALET AĞAOĞLU – 1979 Aldığı puan: 95)
  15. TEHLİKELİ OYUNLAR (OĞUZ ATAY – 1973 Aldığı puan: 91)
  16. ÖLMEYE YATMAK (ADALET AĞAOĞLU-1973 Aldığı puan: 87)
  17. KÜRK MANTOLU MADONNA (SABAHATTİN ALİ-1943 Aldığı puan: 83)
  18. ÜÇ İSTANBUL (MİTHAT CEMAL KUNTAY- 1938 Aldığı puan: 82)
  19. ÇALIKUŞU (REŞAT NURİ GÜNTEKİN- 1923 Aldığı puan: 66)
  20. DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU (PEYAMİ SAFA- 1930 ALDIĞI PUAN: 61)
  21. DEVLET ANA (KEMAL TAHİR- 1967 ALDIĞI PUAN: 59)
  22. BİR GÜN TEK BAŞINA (VEDAT TÜRKALİ- 1974 ALDIĞI PUAN: 58)
  23. HAKKÂRİ’DE BİR MEVSİM (FERİT EDGÜ- 1977 ALDIĞI PUAN: 55)
  24. KUYUCAKLI YUSUF (SABAHATTİN ALİ-1937 ALDIĞI PUAN: 54)
  25. YENİŞEHİR’DE BİR ÖĞLE VAKTİ (SEVGİ SOYSAL-1973 ALDIĞI PUAN: 50)
  26. MAİ VE SİYAH (HALİD ZİYA UŞAKLIGİL – 1897 ALDIĞI PUAN: 46)
  27. KISKANMAK (NAHİD SIRRI ÖRİK – 1946 ALDIĞI PUAN: 44)
  28. CEVDET BEY VE OĞULLARI (ORHAN PAMUK – 1982 ALDIĞI PUAN: 43)
  29. EYLÜL (MEHMET RAUF – 1901 ALDIĞI PUAN: 41)
  30. GECE (BİLGE KARASU – 1985 ALDIĞI PUAN: 41)
  31. FAHİM BEY VE BİZ (ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR – 1941 ALDIĞI PUAN: 39)
  32. 47’LİLER (FÜRUZAN – 1974 ALDIĞI PUAN: 37)
  33. GÖLGESİZLER (HASAN ALİ TOPTAŞ – 1993 ALDIĞI PUAN: 34)
  34. DEMİRCİLER ÇARŞISI CİNAYETİ (YAŞAR KEMAL – 1973 ALDIĞI PUAN: 33)
  35. YORGUN SAVAŞÇI (KEMAL TAHİR – 1969 ALDIĞI PUAN: 33)
  36. MURTAZA (ORHAN KEMAL – 1952 ALDIĞI PUAN: 32)
  37. YER DEMİR GÖK BAKIR (YAŞAR KEMAL – 1963 ALDIĞI PUAN: 29)
  38. TUHAF BİR KADIN (LEYLÂ ERBİL – 1971 ALDIĞI PUAN: 28)
  39. AĞIR ROMAN (METİN KAÇAN – 1990 ALDIĞI PUAN: 26)
  40. Orta Direk – Yaşar Kemal, 1960 / Aldığı puan: 24
  41. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana – Yaşar Kemal, 1997 / Aldığı puan: 23
  42. İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali, 1940 / Aldığı puan: 23
  43. Yalnızız – Peyami Safa, 1951 / Aldığı puan: 23
  44. Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş, 1998 / Aldığı puan: 22
  45. Son Adım – Ayhan Geçgin, 2011 / Aldığı puan: 22
  46. Yılanların Öcü – Fakir Baykurt, 1954 / Aldığı puan: 22
  47. Her Gece Bodrum – Selim İleri, 1976 / Aldığı puan: 21
  48. Sinekli Bakkal – Halide Edib Adıvar, 1935 / Aldığı puan: 21
  49. Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik, 1957 / Aldığı puan: 21
  50. Serenad – Zülfü Livaneli, 2011 / Aldığı puan: 20
  51. Tol – Murat Uyurkulak, 2002 / Aldığı puan: 20
  52. Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal, 1934 / Aldığı puan: 19
  53. Müşâhedat – Ahmet Midhat Efendi, 1891 / Aldığı puan: 19
  54. Kinyas ile Kayra – Hakan Günday, 2000 / Aldığı puan: 18
  55. Berci Kristin Çöp Masalları – Latife Tekin, 1984 / Aldığı puan: 17
  56. Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar, 1943 / Aldığı puan: 17
  57. Kırık Hayatlar – Halit Ziya Uşaklıgil, 1924 / Aldığı puan: 17
  58. Kurt Kanunu – Kemal Tahir, 1969 / Aldığı puan: 17
  59. Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık, 1944 / Aldığı puan: 17
  60. Odalarda – Erdal Öz, 1960 / Aldığı puan: 17
  61. Yeşil Gece – Reşat Nuri Güntekin, 1928 / Aldığı puan: 17
  62. Bir Solgun Adam – Selçuk Baran, 1975 / Aldığı puan: 16
  63. Kurtlar Sofrası – Attilâ İlhan, 1975 / Aldığı puan: 16
  64. Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi – Ayfer Tunç, 2009 Aldığı puan: 15
  65. Buzul Çağının Virüsü – Vüs’at O. Bener, 1984 / Aldığı puan: 15
  66. Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir, 1952 / Aldığı puan: 15
  67. Gurbet Kuşları – Orhan Kemal, 1962 / Aldığı puan: 15
  68. İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit, 2010 / Aldığı puan: 15
  69. 69- Mel’un – Selim İleri, 2013 / Aldığı puan: 15
  70. 70- Rahmet Yolları Kesti – Kemal Tahir, 1957 / Aldığı puan: 15
  71. Bir Kadının Penceresinden – Oktay Rifat, 1976 / Aldığı puan: 15
  72. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı – Bilge Karasu, 1970 Aldığı puan: 14
  73. Heba – Hasan Ali Toptaş, 2013 / Aldığı puan: 13
  74. Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk, 2008 / Aldığı puan: 13
  75. Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim – Nâzım Hikmet, 1966 Aldığı puan: 13
  76. Çamlıca’daki Eniştemiz – Abdülhak Şinasi Hisar, 1944 / Aldığı puan: 12
  77. Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü, 1980 / Aldığı puan: 12
  78. Kayıp Aranıyor – Sait Faik Abasıyanık, 1953 / Aldığı puan: 12
  79. Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1922 / Aldığı puan: 12
  80. Eski Hastalık – Reşat Nuri Güntekin, 1938 / Aldığı puan: 11
  81. Mutluluk – Zülfü Livaneli, 2002 / Aldığı puan: 11
  82. Şimdiki Çocuklar Harika – Aziz Nesin, 1967 / Aldığı puan: 10
  83. Boğazkesen – Nedim Gürsel, 1995 / Aldığı puan: 10
  84. Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz, 1974 / Aldığı puan: 10
  85. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa, 1949 / Aldığı puan: 10
  86. Sahnenin Dışındakiler – Ahmet Hamdi Tanpınar, 1973 / Aldığı puan: 10
  87. Yaralısın – Erdal Öz, 1974 / Aldığı puan: 10
  88. Yeşilçam Dedikleri Türkiye – Vedat Türkali, 1986 / Aldığı puan: 10
  89. Ankara – Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1934 / Aldığı puan: 9
  90. Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem, 1898 / Aldığı puan: 9
  91. Ateş Gecesi – Reşat Nuri Güntekin, 1942 / Aldığı puan: 9
  92. Çılgın Gibi – Suat Derviş, 1944 / Aldığı puan: 9
  93. Göçmüş Kediler Bahçesi – Bilge Karasu, 1979 / Aldığı puan: 9
  94. Handan – Halide Edib Adıvar, 1912 / Aldığı puan: 9
  95. Mahur Beste – Ahmet Hamdi Tanpınar, 1975 / Aldığı puan: 9
  96. Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman, 2005 / Aldığı puan: 9
  97. Tütün Zamanı – Necati Cumalı, 1959 / Aldığı puan: 9
  98. Veda – Ayşe Kulin, 2007 / Aldığı puan: 9
  99. Viski – Çetin Altan, 1975 / Aldığı puan: 9
  100. Yalan – Tahsin Yücel, 2002 / Aldığı puan: 9

http://www.hurriyet.com.tr/turk-edebiyatinin-en-iyi-100-eseri-40493107

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kitap/763647/Yeni_liste__Turk_edebiyatinin_en_iyi_100_romani.html

https://www.facebook.com/bookstr/?fref=nf

guvenli_internet-660x330

Ailelere siber güvenlik için 10 altın kural

  1. Bilgilerimiz: Adresimi, telefon numaramı, anne ve babamın iş ve telefon bilgilerini onların izni olmadan asla paylaşmayacağım.
  2. Şifre: Ailem dışında kimseye, arkadaşlarıma bile şifremi vermeyeceğim. İsteyen olursa anneme ve babama söyleyeceğim.
  3. Rahatsız edenler: İnternette beni rahatsız eden bir kişi veya durum olduğunda bunu anne ve babama hemen anlatacağım.
  4. Online görüşme: Anne ve babamdan izin almadan tanımadığım biriyle online görüşme yapmayacağım.
  5. Fotoğraf ve video: Anne ve babamın izni olmadan kendimin ve başkalarının fotoğraflarını ve videolarını paylaşmayacağım.
  6. Kötü mesajlar: Beni rahatsız eden mesajlara cevap vermeyeceğim. Böyle bir şey olursa hemen anne ve babama anlatacağım.
  7. Web siteleri: İnterneti kullanacağım zamana ve ziyaret edeceğim sitelere ailemle birlikte karar vereceğiz.
  8. Dosya indirme: Bir dosyayı indirmeden önce anne ve babamın iznini alacağım.
  9. İncitici sözler: Sosyal medya ve e-posta ile kimseyi incitecek sözler yazmayacağım.
  10. Yardım: Ailemin tüm bireylerinin interneti doğru şekilde kullanmasını, daha keyifli vakit geçirmelerini ve yeni şeyler öğrenmelerini sağlamak için onlara yardımcı olacağım.

http://blog.gittigidiyor.com/elektronik/aileleri-dijital-dunyadaki-tehlikelerden-koruyacak-10-temel-kural/

Posted by: bluesyemre | June 16, 2017

#Rhythm is a #dancer

e9ca6d8ef42ce02f33fd2e6a13f044eaa54a4214

Posted by: bluesyemre | June 16, 2017

Yeniden Okumak #DoğanHızlan

yeniden_okumak-261x420

Yeniden Okumak

“Farklı dönemlerde, türlerde yazmış, yaşamış, üretmiş yazarları birbirinden farklı yaklaşımlarla, yeni okumalar etkisiyle ele almaya gayret ediyorum. Bununla birlikte düşününce, eleştiri, deneme, inceleme bence bir anımsatma türü olarak tanımlanabilir.
Türk şairleri üzerine yazılarımda, Türk edebiyatının önemli adlarını seçtim. Edebiyat tarihinde sarsılmaz yerleri var. Seçtiğim adlar arasında bazen bir karşıtlık bazen de bir uyumdan söz edilebilir. Kemal Tahir, Mehmet Âkif, Necip Fazıl gibi adlar yalnız edebiyat açısından değil, düşünceleri ile de okurlarını etkilediler, birçok kimse edebi ürünler kadar, tezlerine bağlandı.
Bugün hayatta olmasalar da, yazdıklarının üzerinden yıllar geçmiş olsa da, bazı önemli adları ne derece, ne sıklıkla okuyorsunuz? Bir tür üzerine beğeninizi oluştururken, bütünlüğü sağlamak adına geçmişin önemli adlarını okuyor musunuz?
Bu kitabı oluştururken şöyle bir anlayışı yazılara yansıtmaya çalıştım. Yargılarımı, edebiyat tarihi ile eleştirel görüşün aynı potada eritilmesi olarak tanımlayabilirsiniz.
Okurlarım romanın, öykünün, şiirin dışında, hepsine temel bilgiler sunan eleştiri ve deneme okumaya değer bulurlarsa, amacıma yaklaştığımı söyleyebilirim.”
Doğan Hızlan

https://www.iskultur.com.tr/yeniden-okumak.aspx

Posted by: bluesyemre | June 16, 2017

The Times Higher Education World Reputation Rankings 2017

reputatin

The Times Higher Education World Reputation Rankings 2017 are based on the world’s largest invitation-only opinion survey of leading academics. It asks scholars to name no more than 15 universities that they believe are the best for research and teaching, based on their own experience.

The result is a list of the top 100 most powerful global university brands as judged by those best-placed to know the most about excellence in higher education.

Leading universities in Asia are now considered more prestigious among top academics than many distinguished Western institutions, according to the Times Higher Education World Reputation Rankings 2017.

China is one of the standout performers: Tsinghua University enters the top 15 for the first time, jumping four places to 14th, while Peking University makes its debut in the top 20, climbing four places to 17th.  

They overtake leading universities in the US and the UK including Imperial College London, the University of Pennsylvania and Cornell University.

Meanwhile, the University of Hong Kong features in the top 40 for the first time in five years after climbing six places to 39th, ahead of King’s College London, the University of British Columbia and LMU Munich.

Elsewhere in Asia, the University of Tokyo now has a stronger reputation than Columbia University, according to the table, while Seoul National University is considered more prestigious than the University of California, Davis.

Top universities in Belgium, France and the Netherlands have also lost ground as universities in Asia have become more prominent brands on the global stage.

The World Reputation Rankings are based on an invitation-only opinion survey of senior, published academics, who were asked to name no more than 15 universities that they believe are the best for research and teaching in their field, based on their own experience.

https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/2017/reputation-ranking#!/page/0/length/-1/sort_by/rank/sort_order/asc/cols/stats

https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/world-reputation-rankings-2017-results-announced

Posted by: bluesyemre | June 16, 2017

#EU #Terrorism Situation and Trend Report 2017

cover_download_0

In 2016, a total of 142 failed, foiled and completed attacks were reported by eight EU Member States. More than half (76) of them were reported by the United Kingdom. France reported 23 attacks, Italy 17, Spain 10, Greece 6, Germany 5, Belgium 4 and the Netherlands 1 attack. 142 victims died in terrorist attacks, and 379 were injured in the EU. Although there was a large number of terrorist attacks not connected with jihadism, the latter accounts for the most serious forms of terrorist activity as nearly all reported fatalities and most of the casualties were the result of jihadist terrorist attacks. Explosives were used in 40% of the attacks and women and young adults, and even children, are playing increasingly operational roles in committing terrorist activities independently in the EU. Most arrests were related to jihadist terrorism, for which the number rose for the third consecutive year. Also, the European Counter Terrorism Centre at Europol supported 127 counter terrorism investigations in 2016, which shows a clear indication of the growing range of jihadist activity.

These are some of the key findings of the 10th edition of the yearly EU Terrorism Situation and Trend Report (TE-SAT), which Europol has produced since 2007. The TE-SAT published today provides a concise overview of the nature of terrorism that the EU faced in 2016 and looks in detail at terrorist attacks that occurred: the largest number of attacks in which a terrorist affiliation could be identified were carried out by ethno-nationalist and separatist extremists (99). Attacks carried out by left-wing violent extremists have been on the rise since 2014; they reached a total of 27 in 2016, of which most (16) were reported by Italy. Although the total number of jihadist terrorist attacks decreased from 17 in 2015 to 13 attacks in 2016, of which 6 were linked to the so-called Islamic State (IS), 135 of the 142 victims of terrorist attacks in 2016 were killed in the 13 jihadist attacks.

EU Terrorism Situation and Trend Report 2017

https://www.europol.europa.eu/newsroom/news/2017-eu-terrorism-report-142-failed-foiled-and-completed-attacks-1002-arrests-and-142-victims-died

In this Oxford World’s Classics audio guide, listen to Fiona Stafford of Somerville College, Oxford, introduce and discuss Jane Austen’s ‘Pride and Prejudice’.

‘Pride and Prejudice’ has delighted generations of readers with its unforgettable cast of characters, carefully choreographed plot, and a hugely entertaining view of the world and its absurdities. With the arrival of eligible young men in their neighbourhood, the lives of Mr and Mrs Bennet and their five daughters are turned inside out and upside down.

https://blog.oup.com/2017/05/pride-and-prejudice-audio-guide/

 

World_Leaders-Most_followed

Use of Twitter and other social media in diplomacy. Rankings of world leaders and international organizations. 

http://twiplomacy.com/blog/twiplomacy-study-2017/

Posted by: bluesyemre | June 16, 2017

#Internet trends 2017 #MaryMeeker

mary meeker

http://www.kpcb.com/internet-trends

Posted by: bluesyemre | June 15, 2017

The #Scottish #Poetry #Library

logo

SPL-tall-colour-logo1 (1)

The Scottish Poetry Library is a unique national resource and advocate for the art of poetry, and Scottish poetry in particular. We are passionately committed to bringing the pleasures and benefits of poetry to as wide an audience as possible. Physically and virtually, the Scottish Poetry Library’s doors are open. There’s poetry here for everyone, and we can help you find the poem you’ll want to keep.

http://www.scottishpoetrylibrary.org.uk/

Kitaplardan geliyorlar | They flourished from books
“Nuriye, Semih, Veli…”

Director | Anlatan: Tufan Taştan
Story | Hikaye: Barış Bıçakçı
Cast | Oyuncular: Ahmet Rıfat Şungar, Funda Eryiğit, Özgür Çevik, Rıza Akın, Serdar Orçin, Serkan Keskin

Production | Yapımcı: Yapım-eki
Executive Producer | Uygulayıcı Yapımcı: Zeynep Ünal
DOP | Görüntü: Hendrik Johannes
Art | Sanat: Yusuf İnan Güneş
Gaffer | Işık: Sarp Aydoğdu
Boom | Ses Kayıt: Mehmet Adlı
Asistant Director | Reji Asistanı: Elif Ergezen
Crew | Reji Ekibi: Doğukan Karaman, Ozan Yoleri, Alara Hamamcıoğlu
Assisting Cast | Yardımcı Oyuncular: Yusuf İnan Güneş, Akın Kılıç

Music&Sound Desing | Müzik&Ses: Mert Çetinkaya
Editor | Kurgu: Behçet Mum
VFX | Görsel Efekt: Hendrik Johannes
Subtitles | Altyazı: Çiğdem Dalay

 

 

jstor

Scholarly books are increasingly available in digital form, but the online interfaces for using these books often allow only for the browsing of PDF files. JSTOR Labs, an experimental product-development group within the not-for-profit digital library JSTOR, undertook an ideation and design process to develop new and different ways of showing scholarly books online, with the goal that this new viewing interface should be relatively simple and inexpensive to implement for any scholarly book that is already available in PDF form.

This paper documents that design process, including the recommendations of a working group of scholars, publishers, and librarians convened by JSTOR Labs and the Columbia University Libraries in October 2016. The prototype monograph viewer developed through this process—called “Topicgraph”—is described herein and is freely available online at
https://labs.jstor.org/topicgraph

Reimagining the Digital Monograph: Design Thinking to Build New Tools for Researchers

http://labs.jstor.org/monograph/

http://about.jstor.org/news/reimagining-digital-monograph-white-paper-released/

Posted by: bluesyemre | June 14, 2017

Ne güzeldir İngilizlik (Bir @irfanofobia şiiri)

rt4m4

bulut dolar semasına
yağmur iner ovasına
bacon konur sofrasına
ne güzeldir ingilizlik…

aşmış undergrounduyla
çok kıymetli pounduyla
heavy metal sounduyla
ne güzeldir ingilizlik…

fish and chips’i yersin
işte bira bu dersin
üstüne single malt gelsin
ne güzeldir ingilizlik…

alayı full aksesuar
aston martin, jaguar
paran yoksa rover var
ne güzeldir ingilizlik…

benny hill’den biraz neşe
şöminemde kütük meşe
e çıkmayıver güneşe
ne güzeldir ingilizlik…

leydisi var lordu var
etkili bir ordu var
artı james bond’u var
ne güzeldir ingilizlik…

the police’inden clash’ine
aksanlı “know” deyişine
vur be beckham gelişine
ne güzeldir ingilizlik…

fasulye bitse ağlarım
incecik ham doğrarım
akşam pub’a uğrarım
ne güzeldir ingilizlik…

köpekleri salarım
çayırları yararım
atla tilki avlarım
ne güzeldir ingilizlik…

phone kulübem kırmızı
yar mr. brown’ın kızı
olsam kraliyet muhafızı
ne güzeldir ingilizlik…

avrupadan farkı var
envayi çeşit parkı var
hele cutty sark’ı var
ne güzeldir ingilizlik…

yine çıktı hadise
doktor bindi tardise
londra sokar paris’e
ne güzeldir ingilizlik…

yazdım bakın bunca dize
verin artık bana vize
heatrow’da sarılayım size
ne güzeldir ingilizlik…

pek çillidir kızlarınız
yüksek uçar kazlarınız
gülümsüyor yüzleriniz
ne güzeldir ingilizlik…

big ben’den saate baktım
yar çayına süt kattım
thames’e 3-5 taş attım
ne güzeldir ingilizlik…

şapkayla yarış izler
dürbünle beygir gözler
dilinde nazik sözler
ne güzeldir ingilizlik…

sherwood’da gürgen kayın
hani okun nerde yayın?
robin hood’u unutmayın
ne güzeldir ingilizlik…

lordlar kamarası yamandır
herkes soylu falandır
demir leydi anandır,
ne güzeldir ingilizlik…

yeşilin dile destan
duydum roger waters’tan
eksem york’ta bir bostan
ne güzeldir ingilizlik…

bakın, iskoç farklıdır
götü yandan çarklıdır
sanma braveheart’lıdır
ne güzeldir ingilizlik…

blackmore’um vur saza
gillan gelecek gaza
fazla gerek yok söze
ne güzeldir ingilizlik…

irlandalı seni açmaz
etrafına neşe saçmaz
belfast’tan adam çıkmaz
ne güzeldir ingilizlik…

yes-no yani evet-hayır
her yer çimen her yer çayır
iron maiden cayır cayır
ne güzeldir ingilizlik…

nottingham’lı benim dayım
porselende gelir çayım
barbeküde mangaldayım
ne güzeldir ingilizlik…

bbc’nin belgeseli
görsel bir coşku seli
clapton’dan lay down sally,
ne güzeldir ingilizlik…

siyah beyaz fotolarla
hayaletli şatolarla
rolls royce gibi otolarla
ne güzeldir ingilizlik…

newcastle’da bir gemi
irfandadır dümeni
mutlu ettiyse seni
ne güzeldir ingilizlik…

project-report_cover-image

policy-report_cover-image

In January 2014, the Arts and Humanities Research Council, in partnership with the British Library, issued a call for collaborative proposals for a team to explore the Academic Book of the Future in the context of open access publishing and the digital revolution, with total project costs up to a value of £450k FEC, with AHRC providing 80% of the costs.
The Department of Information Studies, University College London, fielded the successful proposal, with Dr Samantha Rayner as Principal Investigator. Co-Investigators were Nick Canty, also from UCL, and Professor Marilyn Deegan and Simon Tanner, Department of Digital Humanities, King’s College London. Dr Michael Jubb was a principal consultant to the project. Rebecca Lyons (Bristol/UCL) was the Project’s Research Associate.

The project started on 1 October 2014, and ran formally until 30 September 2016.

Collaboration is essential for the Future of the Academic Book, finds Academic Book of the Future Report

http://www.stm-publishing.com/collaboration-is-essential-for-the-future-of-the-academic-book-finds-academic-book-of-the-future-report/?t=1

https://academicbookfuture.org/end-of-project-reports-2/

https://academicbookfuture.org/

academicbookwhiteonblack-eps1

quit

When your job isn’t going well, the temptation to throw in the towel and walk away can be hard to ignore. I know. I’ve been there. I’ve written many times about how I was stuck in a job I hated before I found coaching. There wasn’t a day that went by I didn’t think, “Should I just quit?”.

Unfortunately, deciding to quit your job isn’t black and white. There are several things that need to be taken into consideration. Some of them more complex than others.

If you’re stuck in a job you hate. Or are on the verge of burnout. Here are 10 things you need to consider before you quit your job.

http://bit.ly/2sz6MmF

Posted by: bluesyemre | June 12, 2017

Code.org (Anybody can learn #coding)

logo (1)

Code.org® is a non-profit dedicated to expanding access to computer science, and increasing participation by women and underrepresented minorities. Our vision is that every student in every school should have the opportunity to learn computer science, just like biology, chemistry or algebra. Code.org organizes the annual Hour of Code campaign which has engaged 10% of all students in the world, and provides the leading curriculum for K-12 computer science in the largest school districts in the United States. Code.org is supported by generous donors including Microsoft, Facebook, the Infosys Foundation, Google, Omidyar Network, and many more.

https://code.org/

Posted by: bluesyemre | June 12, 2017

How to choose effective #keywords for your #article

Twin+Design+Shutterstock.jpg

You just wrote an awesome article for a scientific journal. Whether it’s your first published piece or your 100th, you deserve kudos. After you do the hard work, you have to take into consideration how a search engine indexes your article. Discover how to choose effective keywords for your article with a few practical tips.

https://hub.wiley.com/community/exchanges/discover/blog/2017/06/07/how-to-choose-effective-keywords-for-your-article

Malatya‘nın Darende ilçesinin kırsal mahallelerinden Ulupınar’dakiAşağıulupınar 75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu‘na kütüphane kazandırmak isteyen Müdür Yardımcısı Erdem Adem ile Türkçe öğretmeni Tuba Yavuz’un konuşmasına kulak misafiri olan 5’inci sınıf öğrencisi Kiraz Bişgin, cebindeki 5 lirayı vererek “okulumdaki kütüphaneye ben de yardımcı olmak istiyorum.” dedi.

Bunun üzerine cesaretlenen eğitimciler, depo olarak kullanılan laboratuvar odasının kütüphane için uygun olduğunu belirledi. Geri dönüşüm malzemeleri ve öğretmenlerin de maddi katkılarıyla okulda, 3 bin lira maliyetle içerisinde internet hizmeti olan, dijital kitap içerikleriyle zenginleştirilmiş, öğrenciye dilediği zaman destek verecek Z-Kütüphane oluşturuldu.

http://aa.com.tr/tr/yasam/5-lirayla-gelen-okul-kutuphanesi/828211

Posted by: bluesyemre | June 12, 2017

La Maison Qui Chemine (French nomadic #library on wheels)

Moving-Bookstore-171-1020x610

We’ve seen a number of tiny home constructions put to all sorts of good use, but this French nomadic library on wheels is très chic. Built by tiny home specialists La Maison Qui Chemine, the Librairie Itinérante (traveling bookstore) is a custom-made tiny home built for an altruistic bookseller who travels the all over France delivering books to small villages that don’t have their own libraries or bookshops.

https://www.lamaisonquichemine.fr/

http://inhabitat.com/nomadic-bookseller-travels-all-over-france-with-his-tiny-library-on-wheels/

Posted by: bluesyemre | June 12, 2017

#AcademicPublishing: Toward a New Model

photo_77068_landscape_650x433

To make research more accessible, separate the review and dissemination processes.

The web, we all thought, was going to transform academic publishing. At the very least, it would make research far more accessible, lowering the cost and expanding the reach of publications. At most, it would fundamentally alter the nature of research itself, making it far more collaborative. In either case, though, academic publishing as we knew it was doomed.

Now, a decade later, as the web has fundamentally transformed so many areas of our lives, academic publishing is one area upon which its impact has been only modest at best. There are, it is true, a few open-access journals and many academics maintain blogs, but contrary to expectations, journal costs have soared and our writings remain perhaps less accessible, locked behind paywalls while libraries forgo buying print versions. While it is not difficult to understand why this has happened, a solution to it has been elusive.

Academics want their work to be widely accessible, but even more than that they want tenure, promotion, and raises. Most institutions base their evaluations on peer-reviewed publications, and they rely on the publishers themselves not only to disseminate research but also to maintain a credible peer-review system.

http://www.chronicle.com/article/Academic-Publishing-Toward-a/236526/

Posted by: bluesyemre | June 12, 2017

Paylaş Kurtul Derneği #PaylaşımEkonomisi #SharingEconomy

17103408_1364301170295969_3343216233317930538_n

Murat ve Sinem Asilcan çifti her şeyin ücretsiz olduğu bir mekân açtı. Haftada 3 bin kişinin ihtiyacını karşıladığı Hobbit House adlı bu mekânda kıyafetten kitaba her şey bedava…

https://www.facebook.com/HobbitHouseBalat/

http://www.haberturk.com/yasam/haber/1235491-balatta-ihtiyac-sahipleri-icin-paylas-kurtul-projesi

Balat mahallesi, Yıldırım caddesi, No: 119. Patrikhaneye 119 mt. (Tarihi Tahta Minare Hamami/Camii Karşisi) Balat/Fatih
Istanbul, Turkey 34087

 

« Newer Posts - Older Posts »

Categories

%d bloggers like this: