ankara_yari_maraton_logo_0

Ankara Yarı Maratonu ve 10K Koşusu kayıtları başladı. Yarı Maraton ve 10K kategorilerinde yapılacak olan koşu 22 Nisan 2018 tarihinde, Eymir Gölü’nde.

http://www.ankarayarimaratonu.com/

Posted by: bluesyemre | April 10, 2018

Bu ilimizde (Sinop) nüfusundan fazla #kitap var

1523208723-656f1f

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2017 verilerine göre şehir merkezinde 42 bin 254 kişinin yaşadığı Sinop’un il halk kütüphanesinde kent merkezinin nüfusundan fazla kitap bulunuyor.

TÜİK’in 2014 ve 2016 yılları verilerine göre Türkiye’nin en mutlu insanlarının yaşadığı şehir, Sinop. Vatandaşlar, kütüphane arşivlerinde yer alan kitaplara yoğun ilgi gösteriyor. Belki de mutluluklarının sırrı da budur.

7 BİN KÜTÜPHANE ÜYESİ

Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi Müdürü Erol Akarslan’ın yaptığı açıklamaya göre, 2017’de, kütüphaneden 49 bin 754 kişinin yararlandı. Bu rakamın şehir merkezi nüfusundan fazla olduğuna dikkati çeken Akarslan, 7 bin civarında da üyeleri bulunduğunu belirtti.

ÇOCUK KÜTÜPHANESİ PROJESİ

Kütüphanelerinde 62 bin 162 kitap bulunduğunun bilgisini paylaşan Akaslan, şöyle konuştu:

“Kütüphanemizdeki kitap sayımız nüfusumuza oranla fazla. Bu, Sinoplu vatandaşlarımız adına mutluluk verici. Vatandaşlarımıza en iyi hizmeti verme adına çalışmalar yürütüyoruz. Yoğun ilgi olmasından ötürü saat 22.00’ye kadar kütüphanemizi açık tutuyoruz. Kitap sayımız aslında daha fazla olabilirdi ancak yer sıkıntımız var. Depolarımız tamamen dolmuş durumda. Yeni gelecek kitaplara yer bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir çocuk kütüphanesi açılması yönünde girişimlerimiz var. Eğer onu yapabilirsek kitap sayımız daha da artacak. Sinoplu vatandaşlarımıza kütüphanemize gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.”

https://www.yeniakit.com.tr/haber/bu-ilimizde-nufusundan-fazla-kitap-var-446134.html

Magic-tables-2-620x414

On Friday 24 November Uxbridge Library officially unveiled the first Tovertafel, which translates as magic table, in a public library anywhere in the world. The launch was part of our regular dementia friendly coffee morning with special guests including Boris Johnson, MP for Uxbridge and South Ruislip, Councillor Ray Puddifoot MBE, the leader of Hillingdon Council, John Ramsay, the CEO of Shift 8, the UK distributor for Tovertafel and Cherry Bushell of the Alzheimer’s Society.

Boris Johnson congratulated Hillingdon Council on our commitment to helping people with dementia. The Tovertafel is a very personal project for CEO and founder, John Ramsey. John’s father was diagnosed with dementia at just 52 and John’s own experiences have shown him just how difficult it is to maintain relationships. John explained how the company are committed to “creating moments of happiness and magic.”

What is a Tovertafel?

So what is the Tovertafel? It is a ceiling mounted projector that projects light games onto a standard everyday table. People can interact with the images of the games using their hands and arms. It was developed in Holland by as part of PhD research by Hester Le Riche at the Delft University of Technology (TU Delft). It is made by Active Cues and distributed in the UK by Shift 8.

https://librariestaskforce.blog.gov.uk/2018/02/09/hillingdon-libraries-launch-the-first-tovertafel-in-a-public-library/

wiley

WHAT ROLE CAN YOU PLAY IN ENABLING YOUR INSTITUTIONS TO THRIVE THROUGH DIGITAL LITERACY?

In this 2-part webinar, discover how to:

  • Help your researchers populate ORCID profiles and enhance institutional repository
  • Equip yourself with digital literacy strategies from our early career academic librarians

ORCID (OPEN RESEARCHER & CONTRIBUTOR ID): WHAT LIBRARIANS NEED TO KNOW

  • What ORCID is and how it is used by researchers, publishers, funders, universities?
  • How can librarians help researchers make the most of their ORCID?
  • How can you promote ORCID at your institution today?

THE ROLE OF ACADEMIC LIBRARIANS IN SUPPORTING DIGITAL LITERACY

  • Understanding the varied definitions of digital literacies
  • How does academic librarianship and digital literacy interrelate?
  • Unique perspectives from early career librarians

http://news.wiley.com/ORCID-room-recorded

intech-logo-1180x518_c

InTechOpen is the world’s largest Science, Technology and Medicine Open Access book publisher. With a goal to provide free online access to research since 2004, InTechOpen has published 3,391 books and 49,997 scientific works total by 108,808 international scientists.

Our overall mission is to help academics make a greater impact by giving readers free access to all published work.

With over 57,400 Web of Science citations and +115 million downloads up-to-date, we give authors international visibility, leading to global scientific communities recognizing the value and impact of their research.

47,305 SCIENTIFIC CHAPTERS IN EDITED VOLUMES
167,330 MOST DOWNLOADED CHAPTER
570,000 UNIQUE READERS PER MONTH
+57,400 TOTAL CITATIONS IN WEB OF SCIENCE

Citations are considered the most significant measure of a publication’s relevance within the scientific community. Below are some of our books that have had notable impact in terms of being cited.

https://www.intechopen.com/

A luxurious hotel in space is set to launch in 2021.

A Houston-based space tech firm, Orion Span, has announced that it will be creating the first-ever luxury space hotel which will launch into the Earth’s orbit by 2021. Dubbed ‘Aurora Station’, it will open its doors to visitors in 2022.

However, the firm will charge its tourists a hefty price tag of $9.5 million for a 12-day stay. Those who are interested will be required to pay an up-front deposit of US$80,000.

CEO of Orion Span Frank Bunger, said that the company’s mission is to “make space accessible to all, by continuing to drive greater value at a lower cost.”

“Upon launch, ‘Aurora Station’ goes into service immediately, bringing travelers into space quicker and at a lower price point than ever seen before,” Bunger said in a statement.

The company plans to build the space station on its own, but information on the launch details has yet to come forth.

http://designtaxi.com/news/399126/First-Ever-Space-Hotel-To-Launch-In-2021-Costs-9-5-Million-For-12-Day-Stay/

OL videokitap

Yazarının 1 yıl boyunca YouTube kanallarında beğendiği videolardan notlar çıkararak hazırladığı bir kitap. Kitaplar, kendi sesimizden anlatıyordu sözlerini. Benim kitabım, onların seslerinden anlatacak sözlerini. Bir okuduğunuzda, yüzlerce izleyeceksiniz. Okuduğunuz sözler görüntü olacak. Aklınızda ve yüreğinizde özü kalacak…

OL Video Kitap

https://t.co/9dBV3V7afQ

https://www.instagram.com/1izleyici/

WhatsApp Image 2018-04-06 at 10_51_59

Ne diyordu Fikret Otyam kütüphanenin açılışında: “Bir toplumda vefa gitmişse, o toplumdan hiçbir şey beklenemez.” 

Fikret Otyam, yıllar boyu Anadolu’yu karış karış gezdi. Anadolu’yu, insanlarını resimlerinde, yazılarında işledi.

Gazeteciliğe ilk başladığında, yöneticisi Otyam’a “Karadeniz’e git, oraları gez, bize yaz” demişti. Ama o Karadeniz’i istemedi, rotasını Güneydoğu’ya çevirdi.

İnsanlarla konuştu, gazeteye yazdı. Resimlerinde Anadolu kadınları vardı; gözleri kocaman… O gözleri “Dünyada üç tane güzel göz vardır. Birincisi; Doğu Anadolu kadını gözü, ikincisi; eşek sıpası gözü ve üçüncüsü; ceylan gözü” diye anlatırdı Otyam…

“BU HEYECANI BANA YAŞATTIĞINIZ İÇİN SİZLERE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM”

Şanlıurfa’ya ve Harran’a ayrı bir ilgisi vardı. 46 yıl boyunca hiç kopmadı oralardan. Harran’ın en güzel renklerini, mühür gözlerini, keçilerini tuvaline ve kitaplarına nakışladı.

2001 yılında Harran’da kütüphaneye adı verildi: Fikret Otyam Halk Kütüphanesi…

Açılışına katıldı. Çok duygulanmıştı. Harran’a ilk 46 yıl önce geldiğini söyledi ve “Bir toplumda vefa gitmişse o toplumdan hiçbir şey beklenemez. Bu heyecanı bana yaşattığınız için sizlere çok teşekkür ederim. Bende bulunan tüm kitapları bu kütüphaneye göndereceğim” dedi.

Kitaplarını gönderdi de…

Yıllarca, gençlerin uğrak yeri haline geldi Fikret Otyam Halk Kütüphanesi… Ders çalışıyor, kitap okuyor, bilgisayarda araştırmalarını yapıyor, kendi deyimleri ile hayata hazırlanıyorlardı.

Gelin görün ki…

Harranlılar için bu kadar önemli olan kütüphane kapandı.

“2 SENEDİR ELEMAN OLMADIĞI İÇİN KAPALI KÜTÜPHANE”

Fikret Otyam’ın kızı Döne Otyam, kütüphanenin kapanmasıyla ilgili yaşananları Odatv’ye anlattı. Döne Otyam “Bizim de çok üzüldüğümüz bir konu. 2 senedir kapalı. Çocuklar öyle şeyler yazıyor ki sanki ben ilgilenmiyorum… Babam çok güzel şeyler yaptı ama, ben kütüphaneyle ilgilenmiyormuşum gibi…” dedi.

Harran Kaymakamlığı’nı aradığını belirten Döne Otyam yaşananları şöyle aktardı:

“Aradım Kaymakamlık’ın özel kalemini. 2 yıldır eleman verilmiyormuş. Eleman verilmeyince de dedim ki; ‘Yok mu bir gönüllü?’ Gönüllülük de kalkmış, yasak. Herkes para bekliyor.

Kaymakamlığa da para gelmeyince, ‘insanlara para veremiyoruz’ dediler.

2 senedir eleman olmadığı için kapalı kütüphane. Kaymakamlık, Bakanlık’tan eleman istemiş. Eleman görevlendirmeyen Bakanlık…

Evvelki kaymakam tayin olmadan daha büyük bir kütüphane açıyordu, sonra gönderdiler onu. Kaldı, kütüphane de kaldı.”

KAYMAKAMLIK: ELEMAN TALEP ETTİK

Harran Kaymakamlığı’ndan yetkililer ise konuyla ilgili Odatv’ye yaptıkları açıklamada; sıkıntının kendilerinden kaynaklı yaşanmadığını, Bakanlık’tan kütüphane için eleman talebinde bulunduklarını ancak, görevlendirme yapılmadığını, söylediler.

“BİR TOPLUMDA VEFA GİTMİŞSE…”

Sonuç olarak…

Hayatının yarısından fazlasında Harran’la ilgilenen Fikret Otyam’ın adını taşıyan kütüphane, Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışacak birini görevlendirmediği için 2 yıldır kapalı. Çocuklar, kütüphanenin kapısından içeri giremiyor ve kapalı olduğu için Otyam’ın kızı Döne Otyam’a tepki gösteriyor…

Ne diyordu Fikret Otyam kütüphanenin açılışında: “Bir toplumda vefa gitmişse, o toplumdan hiçbir şey beklenemez.” 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’a duyurulur..

https://odatv.com/fikret-otyam-kutuphanesi-neden-kapali-06041850.html

Posted by: bluesyemre | April 9, 2018

Booming #audiobook sales double in five years

lds-audio-book

Audiobook sales have doubled in the last five years, according to data from the Nielsen UK Books & Consumers survey. While UK consumers bought 3% fewer books last year than 2016 overall across all print and digital formats, audiobook purchases rose both in volume by 12% and value by 15%, with purchases in this format nearly doubling since 2012.

Audiobook purchases now account for 5% of consumer book spending in the UK, and 7% of fiction sales by value, Nielsen said. Jacks Thomas, director of The London Book Fair, said audio was bringing “new consumers” into the market, perhaps encouraged by podcasts.

The Nielsen UK Books & Consumers survey also revealed that certain demographics were increasingly drawn to audio, including men aged between 25 and 44, and those living in or commuting to the more urban regions of London and the North West.

Sales in audio have also outperformed for genres such as sci-fi and fantasy, classic fiction, self-help, history and science, according to a Nielsen spokesperson.

“Audiobook growth is an encouraging sign that the book consumer in 2017 had a good appetite for content in many formats,” Oliver Beldham, account manager at Nielsen Book Research, said. “The differing consumer profile also shows the reach that audio formats can have among buyers beyond the traditional book customer.”

Thomas said: “This fascinating research from our data partner Nielsen Book appears to show what we have long suspected, that audiobooks are not eating into print or e-book share but bringing new consumers into the consumer book market. The rise in podcasts and the ease of listening on digital devices may have turned on a new generation to the joys of having a book on the go.”

She added: “It’s wonderful to have more people reading in whatever the book format”.

The digital share of the audio market has typically been difficult to estimate with Audible not releasing its data.

Retailers BookBeat, Kobo and AudioBooks.com all entered the market last year although BookBeat “paused” investment in the UK market last month because publishers were unwilling to part with content.

Nielsen Book will discuss the findings at the London Book Fair Quantum conference this morning (Monday 9th April).

https://www.thebookseller.com/news/audio-sales-double-five-years-764431

Posted by: bluesyemre | April 9, 2018

‘Kütüphanede Bir Gece’ etkinliği – İSTANBUL

“Kütüphanede Bir Gece” etkinliği – İSTANBUL – Beyazıt Devlet Kütüphanesinde düzenlenen “Kütüphanede Bir Gece” etkinliği – İstanbul Valisi Vasip Şahin’in konuşması – Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın konuşması – İskender Pala’nın konuşması – Hasan Kaçan’ın konuşması – Yavuz Bingöl’ün şarkı söylemesi – Etkinliğe katılan izleyiciler”Kütüphanede Bir Gece” etkinliği – İstanbul Valisi Şahin, İBB Başkanı Uysal ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Yılmaz, Beyazıt Devlet Kütüphanesindeki “Kütüphanede Bir Gece” etkinliğine katılarak, kitap tutkunlarıyla bir araya geldiİSTANBUL (AA) – İstanbul Valisi Vasip Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen, ”Kütüphanede Bir Gece” etkinliğinde kitap tutkunlarıyla bir araya geldi.Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ndeki etkinlikte konuşan Vali Şahin, Yavuz Bingöl’ün programda türkü söylemesinin ardından, ilkokulda geçirdiği bir anısını anlattı.Şahin, şunları kaydetti:”İlkokulda sınıfımızda bir arkadaş vardı. Onun da sesi çok güzeldi. O zamanlarda ‘O ağacın altında’ diye bir şarkı vardı o arkadaş çok güzel söylüyordu. Ben de güzel söylüyordum. Sırayla öğretmen şarkı söyletirken o şarkıyı ben de söyleyeyim dedim. Öğretmen ‘istersen arkadaşın bir daha söylesin sonra sen söyle’ dedi.
Sonradan ona hak verdim, doğru bir tespitti. Ben de daha söylemedim.” dedi.
Mevlüt Uysal ise kendisinin ortaokul yıllarında bağlama öğrenmek için kursa başladığını anlatarak, “Köyde beni bağlamayla gören herkes ‘Şu bağlamayı bir çal görelim’ diyordu. Ben de bir iki turdan sonra çalmayı bıraktım o bağlama kursuna bir daha gitmedim ve o yeteneğimde ortadan kalkmış oldu. Ben iyi bir dinleyiciyim.” diye konuştu.
Coşkun Yılmaz ise vali ve belediye başkanının çok yoğun programlarına rağmen böyle bir etkinliğe katıldığını belirterek, bu faaliyetlerin farkındalığını vurgulamak için onların burada bulunduğunu kaydetti.
Şahin ve Uysal kütüphaneyi gezerek incelemelerde bulunurken, ders çalışan öğrencilerle de sohbet etti.Programa, sanatçı Beşir Ayvazoğlu, İskender Pala, Yavuz Bingöl ve Hasan Kaçan da katıldı.

http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/kutuphanede-bir-gece-etkinligi-istanbul-520937.html

okul kü

Bu rehber, IFLA/UNESCO Okul Kütüphane Rehberi’nin ikinci basımını oluşturmaktadır (IFLA Profesyonel Raporlar 77). Okul kütüphanesi rehberinin ilk basımı 2002 yılında, önce Okul Kütüphaneleri Bölümü olarak sonra Okul Kütüphaneleri ve Kaynak Merkezleri Bölümü olarak geliştirilmiştir. Bu rehber nitelikli okul kütüphanesi personeli tarafından, tüm öğrenciler ve öğretmenlerin etkin okul kütüphanesi program ve hizmetlerine ulaşabilmelerini sağlamak için uzman okul kütüphanecileri ve eğitimde karar mercilerinin çalışmalarına yardımcı olmak üzere geliştirilmiştir.
IFLA konferanslarına katılan farklı ülkelerdeki bir çok insanın atölye çalışmaları, yıl içinde düzenlenen toplantılar, çevrim içi görüşmeler sırasında oluşan münazaralar, tartışmalar ve danışma konularının ele alınarak oluşturulduğu bir rehberdir. Editörlerimiz projenin oluşumunu, uzmanlık ve deneyimlerini büyük bir tutkuyla paylaşan IFLA Okul Kütüphaneleri Bölümü ve Uluslararası Okul Kütüphaneciliği Derneği (IASL) yönetim kurulu daimi komite üyelerinin yanı sıra uluslararası okul kütüphaneleri camiasının diğer üyelerine borçludur. İnceleme ve açıklamalarını bu rehbere yansıtan IFLA Yerli Konular Özel İlgi Alanları Grubuna teşekkür ederiz.
IFLA Okul Kütüphaneleri Daimi Komitesi üyeleri ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Nancy
Achebe (Nijerya), Tricia Adams (BK, Bilgi Merkezi Koordinatörü/Web Editörü), Lisa
Åström (İsveç), Lesley Farmer (ABD, Blog/Haber Bülteni Editörü), Karen Gavigan
(ABD), Rei Iwasaki (Japonya), Mireille Lamouroux (Fransa), Randi Lundvall (Norveç),
Danielle Martinod (Fransa), Luisa Marquardt (Italya), Dianne Oberg (Kanada, Yazman),
Barbara Schultz-Jones (ABD, Başkan) ve Annike Selmer (Norveç). Yazışan Üyeler:
Lourense Das (Hollanda), Patience Kersha (Nijerya), B. N. Singh (Hindistan), Diljit
Singh (Malezya). IASL Yönetici ve Çalışanları : Lourdes T. David (Filipin), Busi Diamini
(Güney Afrika), Nancy Everhart (ABD), Elizabeth Greef (Avusturalya, Başkan
Yardımcısı), Madhu Bhargava (Hindistan), Kay Hones (ABD, Başkan Yardımcısı),
Geraldine Howell (Yeni Zellanda), Katy Manck (ABD, Sayman), Luisa Marquardt
(İtalya), Dianne Oberg (Kanada), Diljit Singh (Malezya, Başkan), Ingrid Skirrow
(Avusturya), Paulette Stewart (Jamaika) ve Ayşe Yüksel-Durukan (Türkiye). Yazım ve
inceleme sürecinin diğer aşamalarında anlamlı katkıları bulunan meslektaşlarımız: Ingrid Bon (Hollanda), Foo Soo Chin (Singapur), Veronika Kámán (Macaristan), Susan
Tapulado (Filipinler), Ross Todd (ABD), Gloria Trinidad (Filipinler).

Barbara Schultz-Jones, Başkan
Dianne Oberg, Yazman
IFLA Okul Kütüphaneleri Bölümü
Haziran 2015

IFLA Okul Kütüphaneleri Rehberi

https://www.ifla.org/publications/node/9512?og=52

Çankaya-belediye-kütüphane

Filmler ve diziler hangi ülkeye aitse o ülkenin zihniyetini iyi bir şekilde gösterir. Buna bağlı olarak kütüphane ve kitap okuma gibi konularda da o ülkenin zihniyetini o ülkede yaşamasak da izlediğimiz filmlerde ve dizilerde gerçeğe yakın bir sonuç elde edebiliriz. Bu çalışmada size bu konuda örnekler vereceğim.

Kelime Oyunu Yarışması İle Kitap Bankosu

Kelime Oyunu yarışmasının bir bölümünde “Kitap Bankosu” adlı bir sosyal sorumluluk öğrenci topluluğunun bir üyesi yarıştı. Yarışmada birinci olamadı ama kendi topluluğunu tanıttı. “Kitap Bankosu” adını verdikleri otobüsle Ankara’nın ilçelerini gezerek, çocuklara otobüs şeklindeki gezici kütüphaneyi tanıtıp çocuklara kitap sevgisi aşılamaya çalışıyorlar ve bazen film gösterimi yapıyorlar. Topluluk kitap bağışı da kabul ediyor. Sosyal medya üzerinden iletişim kurulabilir. Buradan Ali İhsan Varol’u, yarışma esnasında yarışmacıya üye olduğu topluluğu ayrıntılı anlattırdığı için tebrik ediyorum.

The Returned Dizisi

The Returned adlı dizide bir karakter kütüphanecidir. Türü fantastik öğeli dram ve korku olan bu dizi, Netflix’in 1 sezonluk dizisidir. Fransız bir diziden uyarlanmadır.

13 Reasons Why Dizisi

13 Reasons Why dizisinin 8. bölümünde (4.Kaset 2. Yüzde) Kütüphanecilik Bölümü’nün tanıtıldığı sahne. Fakat bu dizinin uyarlandığı kitabın Türkçe çevirisinde yer almamaktadır.

Medcezir Dizisi

Medcezir dizisinin 19. bölümünden birkaç dakikalık kütüphane sahnesi. Bu sahnede kütüphane kurallarına uyulmadığı takdirde diğer kütüphane kullanıcılarının nasıl tepkiler verebilecekleri çok güzel anlatılmış.

Okul Kütüphanelerine Örnek

Lisede edebiyat derslerinde öğretmenlerimizin dediği ve edebiyat ders kitaplarında yazdığı gibi: Edebi eserler, o milletin zihniyetini gösterir. Bu eserler arasına filmler ve diziler de katılmalıdır. Buna bağlı olarak filmler ve diziler hangi ülkeye aitse o ülkenin zihniyetini gösterir. Filmler de ve diziler de kültürel miras olarak kabul edilmelidir.

Okul hayatı herkes için dönüm noktaları ile doludur. Bazı kişilerin dönüm noktalarında okul kütüphaneleri bulunmakta. İlkokul, ortaokul ya da lisede siz de olmayan bir kitabı ücret ödemeden belli süreliğine ödünç alıp okumuşsunuzdur. Okul kütüphanesinde dersleriniz ile ilgili ya da ders dışı merak ettiğiniz bir konu ile ilgili araştırma yapmışsınızdır. Türkiye’de bazı okullarda okul kütüphaneleri bulunmamaktadır. Bundan dolayı yukarıda “birçok kişi” yerine “bazı kişi” yazmam gerekliydi. Türkiye’de okul kütüphaneciliğine okul yönetimi gibi unsurlar tarafından yeterli önem verilmemektedir. Özellikle çocukluk ve gençlik çağında yaşananları anlatan filmlerde ve dizilerde okullardaki okul kütüphanelerini göstermektedir. Fakat Türk filmleri ve dizileri yeterli okul kütüphanesi sahnesi yok. Çünkü yukarıda dediğim gibi Türkiye’de okul kütüphaneciliğine kütüphaneciler dışında insanlar tarafından yeterli önem verilmemektedir. Özellikle Amerikan yapımı filmlerin ve dizilerin bu konuda daha iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Amerika’daki birçok okulda okul kütüphaneleri bulunmaktadır. 

İkimizin Yerine Filmi

Serenay Sarıkaya, Zerrin Tekindor ve Nejat İşler gibi oyuncuların yer aldığı “İkimizin Yerine” filminin bir sahnesinde, başroldeki iki karakter kütüphanede karşılamaktadır.

Fi Dizisi

Netflix ve Blu Tv gibi ücretsiz olan Türk internet televizyonu olan Puhu Tv’nin dizisi olan ve Azra Kohen’in kitabından uyarlanan Fi dizisinin 1. bölümünden bir sahne. Bu sahnenin arka fonunda üniversite kütüphanesinden bir görüntü vardır.

İstanbullu Gelin

İstanbullu Gelin dizisinin ilk sahnelerinde dizinin baş karakterlerden biri olan Süreyya metroda ayakta dururken kitap okuyor. Dizi ekibi kitap okuma algısı vermek için güzel bir yol bulmuşlar.

Seviyor Sevmiyor Dizisi

Seviyor Sevmiyor dizisinin ilk bölümlerinde ana karakterlerden biri çalıştığı dergi şirketinin kütüphanesinde bir kitap arar.

Kuzenlerim Dizisi

Konusu; aynı evde yaşayan üç kuzenin başlarına gelen olaylardır. Kuzenlerden biri olan Şeref, üniversitede Kütüphanecilik Bölümü okumaktadır.

Kristy Filmi

Kristy filminde ana karakter tatil döneminde üniversite kampüsünde yalnız kalmak zorunda kalmıştır. Bir tehlikeli grup onu öldürmek ister karakter de kütüphanede saklanmıştır.

Mummy Film Serisi

Mummy film serisinde ana karakterlerden biri kütüphanecidir.

Kiralık Aşk Dizisi

İnsanlar bilmediği bilgileri dizileri izleyerek, filmleri izleyerek, kitapları okuyarak, gezerek ve başkasından öğrenerek öğrenilebilir. “Kiralık Aşk” adlı dizide “Aşk ve Gurur” adlı dünya klasiği olarak görülen eser ile bilgi verilmiştir. Bu bilgilerden örnekler verelim. “Aşk ve Gurur”un eser ismi orijinal adının çevirisi değil. Orijinal adı “Pride and Prejudice”dir. Bu ismin çevirisi de “Gurur ve Önyargı”dır. Türkiye’de ilk eser çevrildiğinde orijinal isminin çevirisine sadık kalınmıştır. İlk çeviriyi Hasan Ali Yücel yapmıştır. Nadirkitap.com sitesinden tarama sonucunda çıkmaktadır. Bu internet sitesinde böyle isim ile sonuçta çıkan kitapların yaklaşık hepsi Türkiye İş Bankası Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
Birkaç sene sonra Can Yayınları çeviri adını “Gurur ve Önyargı” yerine “Aşk ve Gurur”olarak değiştirilmiştir. Nedeni de ilgi çekmek için yapıldığını “Kiralık Aşk” dizisinde söylenmiştir. Bugüne kadar da bu eser Türkiye’de “Aşk ve Gurur” ismiyle bilinmektedir.
Sahaflarda eserin ilk Türkiye’deki basımı aranırsa “Aşk ve Gurur” olarak değil “Gurur ve Önyargı” olarak sahaflarda bulunabilmektedir. Bu bilgiler sadece diziden de değil internetten de bulunabilmektedir.
Bir bölümde başrol karakteri olan Defne’nin abisinin işlettiği kafenin bir köşesinde kitaplık bulunmaktaydı.

Prensesin Uykusu

Filmin baş karakteri zihinsel engelli olan bir kütüphane memurudur. Konusu; bu karakterin hayatından bir kesit vermektedir. Buna bağlı olarak hayata nasıl baktığını görüyoruz.

Gönül İşleri Dizisi

Konusu; üç kardeş ve babalarının yaşadıklarıdır.
12. bölümde bir kız okuduğu üniversiteden çıkarken güvenlik görevlisi ona bir not verir. Notta şöyle bir şey yazar: “OKULUN EN SESSİZ YERİNDE BEKLİYORUM SENİ”
Kız da düşünür ama bulamaz. Sonra yerdeki tabelaya bakar. “Kütüphane” yazısını görünce aklına gelir en sessiz yerin kütüphane olduğunu. Kütüphaneye gidince ona özel sürpriz hazırlandığını görür.

Billy Elliot

Filmin konusu; bir çocuğun balet olmak için çabalamasıdır. Çocuğun babası çocuğunun boksör olmasını ister. Çocuk da boksör olmak istemez ve babasından gizli bale figürlerini çalışır. Bale figürleri ile ilgili kitap alacak maddi bir durumda olmadığı için bir gezici kütüphaneden bale figürlerinin bulunduğu bir kitap çalar.

Kyle XY

Konusu; ormanda uyanan, geçmişini hatırlamayan ve çok zeki bir genç olan Kyle’nın başından geçenlerdir.

1.sezonun bir bölümünde Kyle’nin okul gününde bir arkadaşla tanışıp o arkadaşında tarih konusunda hiçbir şey bilmediğini farkına varır. Kyle’yi lisenin okul kütüphanesine götürür. Tarih konusunda kitapları gösterir. Kyle birkaç kitap alıp kitapları okumaya başlar.

Hayat Mucizelere Gebe Dizisi

Dizinin konusu; kadın doğum doktorunun dikkatsizliği yüzünden hamile kalan kızın yaşadıklarıdır.

Kız kitap okumayı çok seven biridir. Final bölümünde o kızı seven adamın bunu öğrenmesiyle onu sahafa götürür.

Remember Me Dizisi

11 Eylül 2001 tarihinde New York şehrinde bulunan Dünya Ticaret Merkezi’nde İkiz Kulelere yapılan uçak saldırısında ölen bir gencin 2001 yazında yaşadıklarıdır. Filmde bu genç bir kitapçıda çalışmaktadır.

The Librarian Film Serisi

Filmlerin konusu; bir kütüphanecinin yaşadıklarıdır. Yaşadığı olaylar genellikle fantastik olaylardır.

Librarians Dizisi

Bu dizi The Librarian film serisinin dizi versiyonudur.

Dizinin konusu; birden fazla kütüphanecinin yaşadıklarıdır. Yaşadıkları olaylar genellikle fantastik olaylardır.

Scream 2 

Konusu; lise döneminde trajik olaylar yaşamış üniversiteli bir kız lisede yaşadığı olaylar ile bağlantılı olaylar gerçekleşmesidir.

Bir sahnede kız üniversitesinin kütüphanesine gidip bir bilgisayar başına geçip arama işlemi yaparken bilgisayar ekranına kız ile ilgili mesaj gelir.

Scream Dizisi

Bu dizi Scream film serisinin dizi versiyonudur.

Liseli bir kızdan intikam almak için bir sürü insan öldürmesi ile ilgili bir gençlik, dram ve korku dizisidir.

Bu dizinin 2.Sezonunda bir bölümde okulda biri öldürülür. Okul olay yeri olduğu için öğrenciler kütüphanede tutulur.

Truman Show

Konusu “Truman” adlı birinin doğumundan beri hayatının bir televizyon programı olduğunun farkına varmasıyla ilgilidir.
Bir sahnede Truman üniversite döneminde kütüphanede ders çalışırken arkadaşlarıyla bir süre konuşuyor.

Bir Demet Tiyatro Dizisi

Bu dizi gerçek bir tiyatrodan çekilen görüntülerin yayınlandığı bir televizyon programıdır.
Bir bölümünde karakterlerden biri olan Feriştah’ın bir kütüphane fantezisinin görüntülerdir.

Finding A Family 

Bu filmde ana karakterler anne ve çocuktur. Anne; çocuğu küçükken bir kaza geçirir ve sonra da bipolar bozukluğu ortaya çıkar annede. Çocuğuna bakamaz hale gelir. Çocuk 18 yaşına kadar bir sürü koruyucu ailenin yanında kalmıştır. Bir dönem kendi evinde annesiyle kalmıştır, bir dönem bir yurtta kalır, okula yurdun servisiyle gider; sonra da servis hizmeti çocuğun iptal olur. Ondan dolayı aynı okulda kalmak için ve iyi üniversiteye gitmek istediği için kendine koruyucu aile arar ve bulur. Sonra da onlar ile yaşar üniversiteye girene kadar.

Bu filmde çocuk okul arkadaşları ile okul kütüphanesinde ders çalışmaktadır ve çocuğun annesi gelir. Sonra kütüphanede annesi çocuğa bağırır.  Okul müdürü kadını kütüphaneden çıkartmak zorunda kalmıştır.

Vizontele Tuuba

Bu film 1980’lerin ortasında Türkiye’nin doğusunda bulunan bir köyde yaşananlar anlatılmaktadır.
Filmdeki köye bir kütüphaneci atanır. Kütüphaneci köye halk kütüphanesi kurar. Fakat köy halkı bu konuda bilinçsizdir ve bu kütüphaneci, kütüphane bilincini köy halkına aşılamaya çalışır.

The Next Three Days Filmi

Konusu; bir adamın karısının hapse atılmasından sonra karısını hapisten kaçırma sürecini anlatıyor.
Filmin başında başkarakter halk kütüphanesine gidip detaylı bir araştırma yapıyor.

Bir Deniz Hikayesi Dizisi

Dizinin konusu “Deniz” adlı 10 yaşındaki bir çocuğun yaşadıkları ile ilgilidir. Deniz küçük bir Ege kasabasında yaşamaktadır.
Bir gün İstanbul’da özel bir okuldan bir burs kazandığı için İstanbul’a gitmesi gerekir. İstanbul yolculuğuna çıkmadan önce çocuğa kasabada yaşayan bir kişi ona bir sürü kitap verir. Onun o kitapları okumasını ister.
Başka bir bölümde ise okulun gerçekleştirdiği mektup yarışmasında Deniz birinci olur. Birinci olduğu için ona ödül verilir. Ödül olarak da birkaç tane kitap verilir.
Aynı bölümde başka bir örnek vardır. Deniz’in babası Deniz’e doğum hediyesi olarak Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bir kitap verir.
Bu örneklere bakıldığında dizi insanların okuma algısı konusunda fikirlerinin değiştirmeye çalışmaktadır ve olumlu yönden etkilemektedir.

Kadın Dizisi

Kadın dizisinde birkaç farklı figür üzerinden insanların hayat mücadelesi anlatılmaktadır.

Bu dizide bir bölümde “Nisan” adlı yaklaşık 8 yaşında olan kız kompozisyon yarışmasında birinci olduğu için ona bilgisayar ve kitap hediye edilir.

Agora

“Agora” adlı filmde İskenderiye Kütüphanesi’nin yıkılmasının nedenlerini konu almıştır. İskenderiye Kütüphanesi’nin bazı tarihçilere göre; son yöneticisi Theon’un kızı olan Hypatia’dır. Kütüphanede insanlara birçok konuda dersler vermiştir. Kütüphanenin yıkılış nedenlerinden en önemlisi dinsel nedendir. Din kavramının, her dönemde din ile şiddet insanlığa, bilimsel birikime ve kültüre verdiği zararlarını bu film çok iyi bir şekilde göstermiştir.

Teen Wolf Dizisi

Konusu; astımı olan bir liseli gencin kurt adam olduktan sonraki hayatında yaşadıklarıdır.
Bu dizinin 5.sezonunda çok kütüphane görüntüsü verilmiştir. Kütüphaneye yönelik Vandalizm’e örnek olumsuz bir sahne olur. Kütüphanede iki karşı taraf birbirine saldırır. Saldırı olurken kütüphaneye ve içindeki bilgi kaynaklarına zarar verirler. Ama sonraki sahnelerden birinde kütüphaneye zarar verenlerden bir kısmı kütüphaneyi gönüllü olarak eski haline getirmeye çalışırlar. 

A Beautiful Mind

Konusu; bir şizofren bilim adamı olan John Nash’ın gerçek hayatıdır.
Filmin başında ve sonunda John kütüphanenin camın üzerine formülleri yazıyor. Başka bir sahne yani son sahnelerinden birinde ise John öğrencilere ders anlatıyor.

Poyraz Karayel Dizisi

Konusu; genç bir polisin başından geçenlerdir.

Dizinin birkaç bölümünde Oğuz Atay’ın kitaplarından birkaç bölümü okunmuştur.

Tamam Mıyız?

Bu filmin konusu; fiziksel engelli bir kişi ile ona kitap okuyan bir kişinin arasındaki ilişkisidir.

Melekler Korusun Dizisi

Melekler Korusun dizisinde Balıkesir’de annesi ile büyümüş ve annesi tarafından hemşire olunması istenilen fakat İstanbul’da konservatuarda tiyatro bölümüne gitmek isteyen “İpek” adlı bir kızın yaşadıkları anlatılmaktadır.

Bu dizinin bir bölümünde İpek gittiği bölümün yıllıklarına bakmak için üniversitenin  kütüphanesine gider.

The Amazing Spiderman 

Bu filmin son sahnelerinde örümcek adam olan genç gittiği lisenin okul kütüphanesinde kötü niyetli bir kişi ile savaşmak zorunda kalmıştır.

A Series Of Unfortunate Events Kitabı, Filmi ve Dizisi

Önce 13 kitaplı serisi çıkmıştır, sonra da ilk 3 kitabı içeren bir film çekilmiştir ve yaklaşık 1,5 sene önce Netflix’in resmi dizisi olarak 8 bölümlük dizi yayınlanmıştır.

Bu seri üç kardeşin yaşadıklarıdır. Küçük kardeş olan Sunny yemek yapmayı çok seviyor, büyük kardeş olan Violet icat yapmayı çok seviyor ve ortanca kardeş olan Klaus ise kitap okumayı çok seviyor.

Başak AKPINAR

basakakpinar5@gmail.com

http://leylisanat.com/kutuphane-haftasi-ozel-film-ve-dizilerde-kitabin-yeri/

Posted by: bluesyemre | April 9, 2018

Dijital kitaplık kütüphanenin yerini tutar mı?

070420181754359144153_3

Ünlü Arap bilim adamı El Cahiz “Kitap ölüleri konuşturur, dirilerin sözünü sana ulaştırır”, ünlü Fransız yazar Victor Hugo ise “Kitaplık kurmak, tapınak yapmak kadar kutsaldır” der. Yeryüzünün cenneti kütüphanelerin dijitalleşmesini tarihçi ve yazar H.Hümeyra Şahin’le konuştuk.

Bir kütüphaneye girdiğimizde, insanlık tarihinin geçirdiği tüm süreçleri keşfeder, o anlara şahitlik ederiz. Özellikle sessizce kütüphane koridorlarında ilerlerken aynı zamanda insanlığın belleğine dalarız. Ancak teknolojinin ilerlemesiyle kütüphaneler dijitalleşmeye ve fiziksel sınırlarını ortadan kaldırmaya başladı. Modernleşmeyle birlikte kitap kokusundan mahrum kalıp, soğuk ekranlara hapsedilen dijital kitaplıklara mahkum olan insanlara dönüşüyoruz. Bu süreçleri göz önünde bulundurup önümüzdeki yıllarda kütüphanelerin ‘nostaljik’ bir mekandan ibaret olacağına dair endişemize tarihçi ve yazar H. Hümeyra Şahin, “İnsanların, insanlığın yazılı mirasına başvuru ihtiyacı hep baki kalacak” yanıtını verdi. Tarihçi ve yazar H. Hümeyra Şahin ile kütüphaneleri ve dijitalleşmelerini konuştuk.

http://www.star.com.tr/pazar/dijital-kitaplik-kutuphanenin-yerini–tutar-mi-haber-1328898/

facebookgoogle

Ürpermeye hazır mısınız? Siz farkında bile değilken Facebook ve Google gibi şirketlerin hakkınızda ne kadar bilgi sakladığını size göstereceğim…

Want to freak yourself out? I’m going to show just how much of your information the likes of Facebook and Google store about you without you even realising it.

https://www.dijitalguvenlik.org/dijital-guvenlik/iste-facebook-ve-googlein-size-dair-sahip-oldugu-tum-veriler/

https://www.theguardian.com/commentisfree/2018/mar/28/all-the-data-facebook-google-has-on-you-privacy?

Posted by: bluesyemre | April 9, 2018

The #Cultural iceberg

Image-1

photo-1457369804613-52c61a468e7d

A new dataset of fifteen million records documents source usage in Wikipedia by identifier and across languages.

n the Spanish Wikipedia, at the top of the list of most-cited sources in articles you’ll find: a “Catalog of Fishes”, a dictionary of minor planets, an encyclopedia of Argentinian films, a field guide to the songbirds of South America, and an atlas of Spanish popular culture.

Citations are the foundation of Wikipedia’s reliability: they trace the connection between content added by our community of volunteer contributors and its sources. For readers, citations provide a mechanism to validate and check for themselves that what Wikipedia says is sound and trustworthy: they act as a gateway towards a broader ecosystem of reliable knowledge. In an effort to spearhead more research on where Wikipedia gets its facts from, and to celebrate Open Citations Month, we asked ourselves:  what are the most cited sources across all of Wikipedia’s language editions?

To answer this question, we published a dataset of every citation referencing an identifier across all 297 Wikipedia language editions. The dataset breaks down sources cited in each language by identifier–a PMID or PMC (for articles in the biomedical literature), a DOI (for scholarly papers), an ISBN (for book editions), or an ArXiV ID (for preprints).

What’s in the data?

The full dataset, extracted from the March 1, 2018 Wikipedia content dumps, includes a total of 15,693,732 records and shows important variations across languages in the kind of sources volunteer contributors cite. The dataset also only includes citations by identifier, which means not all citations on Wikipedia are reflected in the dataset; many more publications than the records included in this dataset are cited that don’t reference any identifier (and our next analysis will be able to tell you what percentage of total citations this dataset represents).

  1. Updated world map of the Köppen-Geiger climate classification:  2,830,341 citations  [doi.org/10.5194/hess-11-1633-2007]
  2. Prediction of Hydrophobic (Lipophilic) Properties of Small Organic Molecules Using Fragment Methods: An Analysis of AlogP and CLogP Methods:  21,350 citations [doi.org/10.1021/jp980230o]
  3. The status, quality, and expansion of the NIH full-length cDNA project: the Mammalian Gene Collection (MGC):  20,247 citations [doi.org/10.1101/gr.2596504]
  4. The de Vaucouleurs Atlas of Galaxies:  19,068 citations [ISBN: 9780521820486]
  5. The Complete New General Catalogue and Index Catalogues of Nebulae and Star Clusters by J. L. E. Dryer:  19,060 citations [ISBN: 9780933346512]
  6. Galaxies and How to Observe Them:  19,058 citations [ISBN: 9781852337520}
  7. A Concise History of Romania:  15,597 citations [ISBN: 9780521872386]
  8. Catalog of Fishes California Academy of Sciences:  11,980 citations, [ISBN: 0940228475]
  9. Dictionary of Minor Planet Names:  10,651 citations [ISBN: 9783540002383]
  10. National and religious composition of the population of Croatia, 1880-1991: By settlements:  8,230 citations [ISBN: 9789536667079]

https://blog.wikimedia.org/2018/04/05/ten-most-cited-sources-wikipedia/

Posted by: bluesyemre | April 6, 2018

Türkiye’den paylaşım ekonomisine dair güzel örnekler

tatutaenustsol176_tr

TaTuTa (Tarım, Turizm, Takas)

Buğday Derneği tarafından yürütülen “Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası” projesinin kısa adıdır.

TaTuTa projesinin ana amacı Türkiye’de ekolojik tarımla geçinen çiftçi ailelerine mali, gönüllü işgücü ve/veya bilgi desteği sağlayarak ekolojik tarımı teşvik etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

WWOOF güven ve takasa dayalı kültürel ve eğitsel deneyimleri teşvik ederek, sürdürülebilir bir küresel toplum inşa etmek için, gönüllüler ile organik çiftlikleri bağlayan dünya çapında bir harekettir.  TaTuTa projesiyle ilgili daha fazla bilgi için tıklayın.

____________________________________________________________________________________________

a9e8f65e79f2a05ba93f5c1553cbdc7e0

İhtiyaç Haritası

Nerede yaşarsak yaşayalım, yaşadığımızın yerin ihtiyaçlarını en iyi biz yaşayanlar biliriz. Bu ihtiyaçların  karşılanması ise toplumsal sorumluluk bilinci ile hem yurttaşlar olarak bizlerin hem de ilgili kurumların görevidir.

İhtiyacharitasi.org farklı konulardaki ihtiyaçların ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişiler ve kurumların buluştuğu online bir platformdur. İhtiyaçların karşılanmasının yanı sıra farklı konularda destek sahibi kurumların ve kişilerin de kullanabildiği bu platform Türkiye’nin her yerinden kullanılabilmektedir. Temel olarak 3 bölümü olan platformun kullanımı aşağıdaki gibidir:

İhtiyaç GİR: Bu bölümde, yaşadığınız yerdeki (sokak, mahalle, kent, köy, okul…) eğitim, sağlık, ulaşım vb. gibi konularda ihtiyaçlarınızın adres temelli olarak giriyorsunuz. Bu kısımda ihtiyaç sahibinin (yani sizin) iletişim bilgilerini, ihtiyacın konusunu, tanımını ve varsa fotoğrafını paylaşması isteniyor. İhtiyaç girmek için ihtiyacharitasi.org’a mutlaka üye olmanız gerekiyor. Üye olduktan sonra, kendi profiliniz ile ihtiyacınızı detaylı bir şekilde girebiliyorsunuz. Sonrasında, ana sayfadaki haritada ihtiyacınızı kısa bilgi olarak görebiliyorsunuz. Herkese açık olarak yer alan bu bilgi ile ihtiyacınızı karşılamak isteyen kişi veya kurumlar “ihtiyacı karşılamak istiyorum” kısmına basarak ihtiyacınızı karşılayabiliyor. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenilir ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Destek OL: Farklı konulardaki desteklerin girilebildiği bu bölümde, kişilerin ve kurumların destek konusunu, tanımını ve iletişim bilgilerini yine adres temelli olarak girmesi gerekiyor. Desteğe ihtiyacı olan kişi ve/ya kurumlar buradan başvuru yapabiliyor. Destek girmek için ihtiyacharitasi.org’a mutlaka üye olmanız gerekiyor. Üye olduktan sonra, kendi profiliniz ile desteğinizi detaylı bir şekilde yazabiliyorsunuz. Sonrasında, ana sayfadaki haritada desteğinizi kısa bilgi olarak görebiliyorsunuz. Herkese açık olarak yer alan bu bilgi ile desteğe ihtiyacı olan kişi veya kurumlar “Başvur” kısmına basarak desteğinize olan talebi bize iletiyor. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenli ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Gönüllü OL: İhtiyaç Haritası’nda yer alan projelerde ve ihtiyaçların karşılanması sürecinde gönüllü olmak isteyen kişilerin dahil olabildiği bir bölüm. İhtiyaç Haritası’nda Gönüllü Ol kısmına bilgilerinizi girerek çalışmalarda aktif olarak yer alabilirsiniz. Gönüllü Ol kısmına girdiğiniz bilgiler ile sizin bir profiliniz oluşuyor ve ana sayfadaki haritada yer alan ihtiyaç ve destek kısımlarına gönüllü olarak başvuru yapabiliyorsunuz. Bu süreçte ihtiyacharitasi.org olarak bizler sizin bilgilerinizi istemediğiniz sürece 3. kişi veya taraflar ile paylaşmıyoruz. Bu yüzden güvenli ve etkin bir filtreleme sürecimiz oluyor.

Örneğin; mahallenizdeki ilkokulun müzik aletlerine ihtiyacı var, ne yapabilirsiniz? Bu konuda, online olarak haritamızı ziyaret edip, okulun bulunduğu yeri haritada belirledikten sonra karşınıza çıkan forma detaylı olarak ihtiyacı giriyorsunuz. Bu forma ihtiyacı ve ilgili iletişim bilgilerini bırakıyorsunuz. İhtiyacı karşılamak isteyen kişiler veya kurumlar buradan size ulaşabiliyor. Bu süreçte biz de, ihtiyacharitasi.org olarak ihtiyacınızın karşılanmasına destek oluyoruz.Daha fazla örnek için sıkça sorulan sorular kısmına bakabilirsiniz.

Ne istiyoruz?/bekliyoruz?/amaçlıyoruz?

İhtiyaç Haritası’nın amacı Türkiye’de kent ve mahalle temelinde ihtiyaçların vatandaş katılımı ile sistematik bir şekilde öğrenilmesi, harita tabanlı olarak toplanması ve bu ihtiyaçların gerekli kurum/kuruluş veya özel kişiler tarafından karşılanmasının kolaylaştırılması için bir sistem oluşturmaktır. Ayrıca, sadece ihtiyaç sahiplerinin değil, farklı konularda destek vermek isteyen kişi veya kurumaların da desteklerini yine harita tabanlı olarak girebildiği ve ihtiyacı olanların bu desteklerden yararlanabildiği dijital bir platformdur. İhtiyaçların karşılanması sürecinde Türkiye’nin dört bir yanından gönüllüler ile çalışıyoruz. İhtiyaçların karşılanmasında gönüllüler de site üzerinden başvuru yapabiliyor. http://www.ihtiyacharitasi.org sitesi üzerinden yapılan çalışmalarda hiçbir şekilde nakit akışı yapılmamaktadır.

____________________________________________________________________________________________

eHiffb55_400x400

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER)

İnsanların temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürüten ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşuyuz.

2010 yılında gıda sektöründe çalışan ve gıda bankacılığının açlık ve yoksullukla mücadelede önemli bir araç olduğuna inanan 9 kurucu üyemiz ile birlikte Gıda Bankacılığı Derneği adı altında faaliyetlerimize başladık.

Gıda bankacılığı hakkındaki bilgi ve deneyimlerimizi yeni kurulan gıda bankalarına aktardık. Gıda bankalarını ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını bağışlar ile destekledik.

Gıda bankacılığı hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Türkiye’de bir ilk: Destekten öte, kalıcı çözüm

2014 yılında insanların kendi yetkinlik ve yeteneklerine uygun işlerde çalışabilmesinin de en temel ihtiyaçlardan biri olduğundan hareketle çalışmalarımıza istihdam ve kalkınma projelerini de katarak Temel İhtiyaç Derneği adını aldık. İstanbul Maltepe’de kurulan merkezimiz 2015 yılında faaliyete geçti.

Böylelikle ihtiyaç sahiplerine yalnızca gıda bankacılığı yoluyla yardım etmekle kalmayıp, istihdam organizasyonunu da üstlenerek yoksullukla mücadelede gerçekçi ve sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefledik. Bu Türkiye’de bir ilkti ve dünyadaki benzer kuruluşlara da örnek teşkil ediyordu. Bu yenilikçi ve özgün modelimizin ilk Destek Market’ini ise 2015 yılında İstanbul Maltepe’de kurduk.

Bugün kurduğumuz Destek Marketler ile yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmalarını sağlarken, Destek İK aracılığı ile bu kişilere eğitimler veriyor, meslek edindiriyor ve işe yerleştiriyoruz. Bunun yanı sıra, kriz dönemlerinde afet bölgelerinde yaşayanların temel ihtiyaçlarını karşılıyor, kırsal bölgelerdeki kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmelerine öncelik veren kalkınma projeleri geliştiriyor, çocuk yoksulluğu konusunda yerel projeler üretiyoruz.

Projelerimiz hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

____________________________________________________________________________________________

1447851397

Yeryüzü Derneği

Yeryüzü Derneği, 2009 yılında, yedi ekolojist yaşama sevdalı gönüllü tarafından kuruldu. İlk çıkış noktaları ekolojik bir topluluk oluşturmaktı. Kafalarında, bunu nasıl yapacaklarına dair hem en ufak bir fikir kırıntısı yoktu, hem de onlarca hayal sohbetlerini süslüyordu.

Aralarından kimseyi başkan olarak seçmediler. Büyüyebilecekleri son noktaya kadar piramit usulü ya da hiyerarşik bir birliktelik değil, el ele tutuşmuş ve çember olmuş, muhabbetli bir birliktelik istiyorlardı. Hem de “küçük güzeldir” feyz aldıkları bir kitaptı!

Önceleri Bursa, Kütahya ve Yalova’nın köylerini dolaştılar. Köy kahvelerinde ekolojik tarım üzerine bolca sohbet ettiler. Birinci ağızdan köylünün tarım üzerine fikirlerini dinlediler, belki de öğrendiler.

Uzun süre aralarına sekizinci kişi katılmadı. Dert etmediler, hatta akıllarına bile getirmediler.

Bir bahar sabahı, birlikte kahvaltı yaparken İstanbul’da kent bahçeleri kurmaya karar verdiler. Akıllarına ve gönüllerine yattı, hemen işe koyuldular. Kent bahçelerine ilgi büyük oldu. Şehrin dört bir yanından başvuranlar, tohumlar, fideler, zor sorular ve yeni pırıl pırıl yüzler 🙂

Sorularla onlar da öğrendi. Öğrendikçe daha çok paylaştılar. Sulama rehberi hazırladılar, kompost yapmayı öğrendiler ve evlerine kurdular. Solucanlar, kırmızı solucanlar, sıfır çöp meselesini insan atıklarını kompostlaştırmaya kadar vardırdılar.

Yaptıklarının değerinin takdir edilmesi, onları daha da motive etti. Sivil toplum kuruluşlarının koca bütçeli projelerle ve profesyonel maaşlı çalışanlardan oluştuğu, hatta bir anlamda şirketleştiği bir iklimde, onlar gönüllü kalmaya devam ettiler.

“Kalpten kalbe bir yol vardır, gözle görülmez” aşığın dediği gibi. Bu yol kuruldukça, aralarına yeni gönüllüler katılmaya başladı. Hepsini çembere aldılar ve ben eskiyim diye kibirlenmediler, ben yeniyim diye çekinmediler.

Tabii ki yeni gelenlerle birlikte, gidenler de oldu. Ama gelene ‘niye geldin?’, gidene ‘niye gittin?’ diye sormadılar. Düşündüler ki: “su akar yolunu bulur”.

Sonra permakültürü öğrendiler. Öğrendiklerini uygulamaya başladılar ve meraklılar için atölyeler düzenlediler. Anadolu Bilgeliği ile, gezegenin çok uzak yerlerindeki habitatların kültürel endemiklerini harmanlamaya çalıştılar. Sonuçlar bazen iyi oldu, yüzleri güldü, bazen hüsran oldu umutları kırıldı.

Kiraz mevsiminde bir ekoköyümüz olsun diye düşünüp, tekrar yollara koyuldular. Niyetleri temiz olmalı ki aynı yıl kar yağmadan gönüllerinin ekoköyünün filizleneceği yeri buldular. Köye yerleşmek vakit alacaktı, hem belki hepsi gidemeyecekti. Öyleyse bir nevi köyü, şehre taşımak için yediklerini içtiklerini evde üretmeyi öğrenmeleri gerekiyordu. Başladılar evlerinde sirke, deterjan, meyve suyu, şekersiz reçel, turşu, sabun, duş jeli, deodorant, yüzey temizleyici, salça, tarhana, peynir, pekmez ve belki de en çok önemsedikleri ekşi mayayla ekmek yapmaya. Denedikçe daha iyisini daha lezzetlisini ürettiler. Ürettikçe paylaşıp çemberlerini şenlendirdiler.

Gittikleri köyde kimbilir kaç kuşaktır yaşayan kadınlar ve erkekler, bizimkileri bağırlarına bastılar. Yüzleri güldü, geleceğe dair inançları tazelendi. Kullanılmayan bağdadi yapıda kerpiç bir evi, bizimkileri verdiler.

Eve eşya gerekir. Şehirdeki kolu komşu takas şenliklerine çağrıldı. Aman neler gelmedi ki? Artık kullanılmayan ama tertemiz eşyalar yağmur gibi yağdı. Taşımaktan belleri ağrıdı, ne ki yüzleri güldü, yürekleri çoştu.

Köye gidip gelirken, köyle şehir arasında, sebzenin meyvenin, kuru bakliyenin daha envaisinin fiyat farkına şaştılar. Anladılar ki Anadolu Köylüsü’nün sıcacık ellerinde, binbir emekle ürettiklerinin kaymağını tedarikçiler yiyormuş. Sağa sola bakındılar, topluluk destekli tarım dedikleri yeni bir şey öğrendiler. Hemen işe koyuldular. Olmaz, yapılamaz diye akıl verenlere kulak asmadılar. İyi ki de asmadılar, yirminin üzerinde köylüyle doğrudan alış verişe başladılar.

Çember biraz daha genişlemişti ve içine kimilerinin çocukları da katılmıştı. O çocukların taze inek sütünü içemediklerini görünce çok üzüldüler. Çocuklarla her konuda atölyeler yapmaya başladılar.

Ama onlara hükmedici değil, yine paylaşımcı, daha çok onları dinleyerek yaklaştılar. Okudular, tartıştılar. Başka memleketlerdeki örnekleri incelediler. Ekofobi kavramı ile tanışıp, benzer hataları tekrarlamamaya özen gösterdiler.

Yedi kişinin el ele tutuşup yola koyuldukları günden beri, küresel iklim krizini, insanlığın önündeki en büyük tehlike olarak algıladılar. Hiç akıllarından çıkarmadıkları, eylemlerini belirleyen bir mesele oldu, küresel ısınma. Sadece kendi ülkelerinde değil, başka memleketlerde de benzer kaygıları taşıyanlarla işbirliği yaptılar, atölyeler düzenlediler. Sınırların anlamını kaybettiği bu küresel sorunla, ancak küresel bir birliktelikle baş edebileceklerini kavradılar.

Organik pazarları her zaman desteklediler. Bu pazarların birer alışveriş merkezi olarak değil, ekolojik meselelerin konuşulduğu, yaşama geçirildiği, deneyimlendiği birer agora olması için destek verdiler. Çeşitli etkinlikler düzenlediler. Atık yağ, e-atık topladılar, atölyeler yaptılar.

Bizimkiler işbirliğine, güçbirliğine her zaman açık oldular. Ortak etkinliklere, platformlara katıldılar. Kendi etkinliklerine başka STK’ları çağırdılar. Ben yapıyorumun değil, biz yapıyoruzun peşine düştüler.

Gezi Direnişi’nden sonra, gerçek haber alma konusunda tedirginlik yaşadılar. Ekolojik haberler sayı olarak artmakla beraber, güvenilirliğini yitirmişti. Ne yaptılar; web sayfalarını değiştirdiler.

Ekoloji etkinliklerinin duyurulduğu, yerel haberlerin verildiği, söyleşilerin yapıldığı bir nevi yurttaş gazeteciliğine soyundular. Haberin, söyleşinin, fotoğrafın doğrudan yayınlandığı, görünmez bir elin müdahale etmediği, gerçeğin olduğu gibi yansıdığı bir haberciliği, amatör bir ruhla hayata geçirdiler.

İhtiyaç fazlası olan ya da kullanılmayan eşyaların, ihtiyacı olana ulaştırılması düşüncesiyle tüketim çılgınlığına karşı Don Kişotça direnmeyi düşündüler. Bir armağan ekonomisi oluşturmaya çalıştılar, bunun sonucunda, paranın kullanılmadığı Takas Şenlikleri yapmaya başladılar. Yoğun ilgi haberlere yansıdı, takas etkinlikleri başka gruplarca da yapılmaya başlandı..

Bizimkilerin hikayesi bir yol hikayesi. Bu dünyanın her yolu bir gün biter. Bu hikaye de kendi yolunu bitirene kadar devam eder.

Aytaç Timur

____________________________________________________________________________________________

650x344-askida-ne-var-universitelilere-umut-oluyor-1485518103368

Askıda Ne Var

Askıda Ne Var, 2012 yılında kurulmuş, üniversite öğrencilerine yemek, kıyafet, tiyatro bileti, konser bileti, kitap, yurtdışı staj gibi ürün ve hizmetlerin ücretsiz sunulmasını sağlayan bir sosyal girişimdir. Gönüllü kişiler, üniversite öğrencileri için askıya yemek bırakabilirken markalar ise kendi ürün ve/veya hizmetlerini askıya bırakarak öğrencilere destek sağlıyor.

Eski bir Osmanlı geleneği olan “askıda ekmek” uygulamasından esinlenerek tasarladığımız sosyal girişimimiz ile ülkemizin geleceği olan gençlerin daha fazla sosyal aktiviteye katılabilmelerini, paylaşım kültürü kazanmalarını, istedikleri kitabı okuyabilmelerini kısacası kendilerini mümkün olan en iyi şekilde geliştirebilmelerini hedefliyoruz.

Bir üniversite öğrencisinin ekonomik sıkıntılarından dolayı çalışmak zorunda kalmasını istemiyoruz. Üniversiteli gençler, kendilerini en çok geliştirebilecekleri dönemde sadece hayatlarını devam ettirmek için çalışmak yerine, bol bol şiir okumalı, iyilik peşinde koşmalı, tiyatro ve konsere gitmeli, yurtdışında staj yapabilmeli, ki mezun olduklarında hem ülkeye hem de dünyaya daha fazla fayda sağlayabilsinler.

____________________________________________________________________________________________

pda_logo

Pembe Domates Ağı (PDA)

2006 yılında bir İstanbul apartmanının balkonundaki “Evde Pembe Domates Serüveni ” ile başlayan; daha sonra Türkiye’deki evladiyelik (“heirloom”) doğal pembe domateslere sahip çıkarak, onları yine doğal yöntemlerle evlerinin balkon veya bahçelerinde yaşatmaya karar verenlerin katılımıyla oluşan ve genişleyen toplumsal ağ…

PDA (Pembe Domates Ağı), ülkemizdeki doğal ve evladiyelik (“heirloom”) pembe domatesleri, kentlerde, evlerinin balkon ve bahçelerinde yine doğal tarım yöntemleriyle yaşatmaya çalışanların oluşturduğu bir “toplumsal ağ”dır. PDA üyeleri, Internet üzerinde örgütlenir, iletişimini elektronik ortamda sürdürür, deneyimlerini tuttukları web günlükleri yoluyla birbirleriyle paylaşır, çalışmalarının aşamalarını ve aldıkları sonuçları yine web günlüklerinde görüntüleyerek belgeler, zaman zaman da yüzyüze toplantılar yapar, tohum paylaşırlar. PDA’nın ilkeleri PDA Manifestosu‘nda belirtilmiştir. Bu ilkelerin en önemlisi doğal pembe domates tohumlarının doğallığını koruyarak sürdürmek için balkon tarımında da temiz toprak, doğal yöntemler kullanmak ve elde edilen yeni tohumları sonra diğer PDA üyeleriyle karşılıksız paylaşmaktır. PDA içinde hiçbir ticari eylem yoktur. Tohumlar, fideler para ile satılmaz, sadece paylaşılır!

____________________________________________________________________________________________

97c48c_652ba1d3ef544752b8b58c07d08550f3_mv2

givin (Alışverişin en iyi hali)

Bir süre önce, inandığımız amaçlara nasıl daha çok katkı sağlayabiliriz, konuşmayı eyleme nasıl dönüştürebiliriz diye düşünürken TOMS ayakkabılarının hikayesiyle karşılaştık. İhtiyacı olan çocuklara sürdürülebilir bir şekilde ayakkabı vermek için bir ayakkabı şirketinin kurulması ve bir markanın sattığı her bir üründe birine yardım ediyor olması bizde bir şimşek çaktırdı. Ve şunu düşündürdü; eğer ayakkabı satarak kazanan bir marka, ayakkabı verebiliyorsa, o zaman hepimizin verebileceği bir şeyler vardır!

Sahip olduğumuz bir eşya, bir yeteneğimiz veya bilgimiz. Verebileceğimiz ne varsa onlarla, her şeyin temeli eğitime, çocuklara destek olmak istedik ve bizde durduğundan çok daha fazla anlam yaratacak eşyalarımızla işe başlayalım dedik.

Neredeyse her şeyin kişiselleştirildiği bir dönemde, sosyal faydaya katılımda da teknoloji ile herkesin kendi yöntemini oluşturmasını istedik. Alışveriş yapar gibi iyi amaçlara katkı sağlayabileceğimiz kolay, eğlenceli, verimli ve herkesin kullanabileceği bir uygulama olan givin, işte bu şekilde ortaya çıktı.

____________________________________________________________________________________________

17097290_10154426074433549_6020718430615548251_o

ATMAVER

Grubumuz tüketimi engellemek üzere kurulmuştur. Kullanmadığınız eşyayı burada bedelsiz olarak hediye edebilir veya bir eşyayı buradan bedelsiz olarak alabilirsiniz.

HIZLI BAŞLANGIÇ

İlk teklifinizi hemen gönderebilir talibim yazanlardan seçtiğinize dilediğiniz şekilde hediye edebilirsiniz.

MESAJ NASIL OLMALI

Mesaj mutlaka bu iki alternatifden biri ile başlamalı

– TEKLİF: eşyaadı, yer

VEYA

– TALEP: eşyaadı, yer

Devamında varsa fotoğraf ve diğer bilgiler girilmelidir.

== ÖRNEK MESAJ ==

TEKLİF: masa, Taksim VEYA kargo VEYA atmaver evi Taksim

Resim vb. bilgiler…

=================

KURALLAR

Tekliflere talip olmak için, talep açmak için aşağıdaki bağlantıdan detaylı kurallarımızı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz.

BAĞLANTILAR

Kurallar: https://www.facebook.com/notes/atmaver/kurallar/1377413385684171/

Atmaver Evleri : https://www.facebook.com/notes/atmaver/atmaver-evleri/1376959652396211/

____________________________________________________________________________________________

Artboard-1-1

Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP)

Haluk Levent’in bir şakanın ardından başlattığı AHBAP hareketi, kısa sürede gönüllü ordusuna dönüşerek 48 ilde 3 bin 490 üyeye ulaştı. 10 ayda 821 aileye yardım edildi, 101 öğrenciye burs verildi, 37 hastaya medikal araç bağışlandı. AHBAP, Ayvalık’ta 400, Tire’de 200 gönüllüsüyle binlerce fidan dikti.

Sanatçı Haluk Levent’in, bir hayranının “Parti kur, oy verelim abi” esprisi ve referandumda birkaç sandıkta isminin çıkmasının ardından kurduğu Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP), yaptığı yardımlar ve düzenlediği etkinliklerle son ayların en çok konuşulan derneği oldu. Bugüne kadar yüzlerce etkinlik gerçekleştiren AHBAP’ın aktif gönüllü sayısı 48 ilde 3 bin 490’a ulaştı.

ÖNCE SAĞLIK VE ÇOCUK

Gazete Habertürk’ten Soner Özcan’ın haberine göre başkanlığını Haluk Levent’in yaptığı AHBAP, 10 ayda 821 aileye erzak, kıyafet ve eşya yardımı yaptı. Sponsorların desteğiyle 37 hastaya tekerlekli sandalye, protez, ortopedik yatak gibi medikal malzemeler bağışlandı. 101 öğrenciye eğitim bursu verilirken, yüzlerce öğrenciye kıyafet ve kırtasiye desteği sağlandı. 18 defa kan ve ilik bağışı kampanyası yapan AHBAP, Ayvalık’ta 400, Tire’de 200 gönüllüsüyle binlerce fidan dikti. Sokak hayvanlarıyla da “ahbap” olan gönüllüler, onlarca kulübe yapıp mama dağıttı.

AHBAP’ı kurarken bu kadar büyüyeceğini düşünmediğini kaydeden Levent, çok fazla yardım talebi aldıklarını, bu nedenle bazen yetişememe endişesine kapıldıklarını söyledi. Artık daha sistemli çalışmaya başladıklarını belirten Levent, bütün çağrılara döndüklerini ancak önceliği sağlık ve çocuklara verdiklerini ifade etti. Yardımların dışında planladıkları büyük etkinlikler de bulunduğunu anlatan ünlü sanatçı, “Türkiye genelinde yapılacak kemik iliği kampanyası ve ağaçlandırma çalışması bunlardan bazıları” dedi.

Bugüne kadar yüzlerce kişiye yardım ettiklerini ve çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiklerini dile getiren Levent, kendisini en çok duygulandıran çalışmanın ise Ayvalık Şeytan Sofrası’nın yeniden fidanlarla buluşturulması olduğunu kaydetti. Daha önce nisan ya da mayıs ayında AHBAP Başkanlığı’nı bırakacağını açıklayan Levent, başkanlığa devam edeceğini de ifade etti.

Yardım platformunun kurucusu sanatçı Haluk Levent, kendilerine gelen bütün çağrılara dönmeye çalıştıklarını ancak önceliği sağlık ve çocuklara verdiklerini söyledi.

____________________________________________________________________________________________

bağış-kumabarsı-logo

Bağış Kumbarası

bagiskumbarasi, kulüp ve/veya STK’lar ile bunlara gönül veren kişileri e-ticaret market alışverişlerinde bir araya getirmek, STK ve kulüplere kaynak oluşturmak, e-ticaret marketlerinden alış-veriş yapan bireylerin ise ihtiyaçlarını karşılarken, herhangi bir ücret ödemeden bağış yapabilmelerine imkan tanımak adına kulüp ve/veya STK gönüllüsü arasında köprü görevi kurmak adına kuruldu. Online alışverişinizi bagiskumbarasi.com üzerinden yapın. Gönül bağı kuruduğunuz ve/veya üyesi olduğunuz kulüp ve/veya STK lara destek verin.

____________________________________________________________________________________________

149381_408172159340189_9018828651563881131_n

Good4Trust.org

Yaşantımızda bariz bir şekilde görmesek de gezegenin yaşam destek ünitelerinin yavaş yavaş çöktüğünün farkındayız. İnsan haklarının gözetildiği ve doğa ile dost bir toplum özlüyoruz. Peki, değişimi kurumlara, bireylere ve kitlelere nasıl yayarız? İyilik, karşılıklı yardımlaşma ve güven ortamı nasıl yaratılır?

Beraberce iyiliği çoğaltalım, iyi olduğunu bildiğimiz insanlar arasında güven tesis edelim, Good4Trust.org bunun için var.

Good4Trust.org iyiliklerin paylaşıldığı, kendi seçtiğimiz sosyal ve ekolojik açıdan sorumlu ve güvenilir üreticilerden aldığımız hizmet ve ürünlerle onları güçlendirdiğimiz, birbirimize ilham verdiğimiz bir sosyal paylaşım platformu.

____________________________________________________________________________________________

buluşum

Buluşum Platformu

Buluşum bir “buluşma alanı”. Topluma fayda sağlayacak projelerin tanıtıldığı, bu projelere destek olmak isteyenlerin de imkanları ölçüsünde destek olabildiği bir kitlesel fonlama (crowdfunding) platformu. Toplumsal sorunların çözümü için yaratıcı bir fikriniz var ama yeterli kaynağınız yoksa, Buluşum tam size göre! Öte yandan sosyal fayda sağlayacak parlak fikirleri olan insanlara ufak da olsa katkım olsun diyorsanız, Boyner Vakfı tarafından yürütülen Buluşum, desteklerinizi iletmek için aradığınız platform!

BULUŞUM’UN AMACI
Buluşum’un amacı “benim bir buluşum var” diyen sosyal girişimcilerle, “ben bu buluşu desteklerim” diyen destekçileri bir araya getirmek ve sosyal girişimciler ile destekleyenlerin buluşması için bir zemin sunmak.

Buluşum aynı zamanda;
• Bireysel düşüncenin gelişmesi
• Bağışçılık kültürümüzün güçlenmesi
• Toplumsal desteğin yaygınlaştırılmasına da destek olmayı amaçlıyor.
Eğer amacınız hayırseverlik faaliyetlerine, bilinçlendirme kampanyalarına, eğitim burslarına katkıda bulunmak, veya sosyal faydası olmayan bir ticari girişim kurmak ise, Buluşum sizin için doğru adres değil.

Detaylı bilgi için “Sıkça Sorulan Sorular” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

BULUŞUM HEPİMİZ İÇİN
Biliyoruz ki, büyük küçük demeden tek bir buluş, toplum hayatında pek çok şeyi değiştirebilir. Ona katkıda bulunmak ise pek çok insana anlamlı gelir. Yeter ki, her iki tarafı bir araya getirecek ilişki, belli ilkeler üzerine kurulsun ve ayağı yere bassın. Biz bu ilkeleri belirledik ve karşılıklı güven çerçevesinde bir ilişkinin kurulması için bu platformu sunduk.

Aklınıza takılan bir şey olursa, iletişime geçmekten çekinmeyin. Unutmayın, Buluşum hepimiz için.

____________________________________________________________________________________________

zumbara

Zumbara

Zumbara para yerine zamanın kullanıldığı, yetenek ve tecrübelerin paylaşıldığı bir topluluktur.

Zumbara’da biz, topluluğun gücüne ve değerine inanıyoruz. “Zaman” kavramı ait olduğu yerde, hayatın merkezinde olmalı diyoruz. Zamandan tasarruf ettikçe zamanın azalacağını düşünüyoruz. Birbirimiz için zaman harcadığımızda, kendimizde bulunan bilgi, beceri, yetenek ve tecrübeleri başkaları ile paylaştığımızda hayatımızı kolaylaştırıp, güzelleştirebileceğimize, sağlıklı ve güvenli topluluklar oluşturabileceğimize inanıyoruz. Aslında ihtiyacımız olana zaten sahibiz diyoruz.

Gerçekten de öyle. Zumbara’nın öyküsü de tamamen bununla ilgili. Bir rüya ile başladı bu öykü. Zaman Bankası sistemini, internetin yarattığı katılımcı rol ile birleştirmek ancak bunu yaparken yine Zaman Bankası sisteminden yararlanmak rüyası ile. Şöyle ki Temmuz 2011’e kadar geçen 2 yıl boyunca programlama dışında Zumbara için hiç bir profesyonel servis(para) kullanılmadı. Her şey fikre inanan, katkıda bulunmak isteyen güzel insanların katılımları ile gerçekleşti.

Zumbara armağana dayalı paylaşım ekonomisi ile hayat bulmak için yolculuğuna devam ediyor.

 

 

 

book-magic

No matter how great an innovation is, it is only useful if people notice it, understand it, desire it, acquire it and use (and reuse) it. To achieve this, we need to understand human perception, motivations, decision making and ultimately, influence behavior. Below, in no particular order, are my favorite eleven books that have taught me about human behavior. Why eleven and not ten? Because as innovators, I think we should always challenge convention, and in the immortal words of Spinal Tap’s Nigel Tufnell, “why settle for ten when you can have eleven”.

1. Thinking Fast and Slow by Daniel Kahneman

This terrific book from the father of Behavioral Economics is essential reading for anyone interested in the Behavioral Sciences, or human behavior in general.  It masterfully describes how the model of System 1 and System 2 thinking explains the differences between how we often believe we make decisions, and what we actually end up doing.  It is a tour de force of insight, clear narrative and illuminating examples.  

2. How the Mind Works by Steven Pinker

A masterful book from one of the world’s great intellects and writers. It’s beautifully written, witty, and sometimes outright funny, and guides us with clarity and simplicity through topics that have previously been shrouded in complexity.  How the mind works is a huge topic to cover in a single book, and Pinker, while not explaining absolutely everything, does explain an awful lot.

3. Predictably Irrational by Dan Ariely

This is one of my all time favorites. Dan has a gift for communicating complex ideas in a very entertaining and accessible way, and it shines through in this, and his subsequent books. The core idea is how the speed provided by Daniel Kahneman’s System 1 thinking can sometimes result in surprisingly odd behavior. But, it also explains that once we understand the consistent mental shorts cuts associated with this seemingly irrational behavior, we can both predict, and design products and services that nudge people towards smarter actions.

4. Drive by Dan Pink

This is about what motivates us, and how autonomy, mastery and purpose drive peak performance. It describes how intrinsic motivation and internal satisfaction, the pleasure we get from solving little puzzles, and a sense of purpose drive behavior. As such, it is essential reading for anyone trying to build a motivated, innovation friendly culture.

5. Made to Stick by Chip and Dan Heath

An engaging book that explores what makes some ideas more effective than others, and what makes concepts and ideas spread. This is not a new book, but true to its title, the insights it contains have stuck in my head longer than any other book about creating and spreading compelling ideas, concepts and memes.

6. How Brands Grow Part Two by Byron Sharpe

I passionately believe that communication is an essential, and often underestimated element of innovation. People need to understand and desire innovations if they are going to have a chance to succeed. This book brings science to marketing, in a way that appealed to me, and that I suspect will appeal to a lot of innovators. It turns solid, replicated data into ‘laws’ that can be applied to branding, and to marketing strategy in general. In so doing, it dispels a few myths about loyalty, and how deeply involved consumers are with brands. Insights that are consistent with the System 1 and 2 models of decision making in Kahnenan’s model. In my opinion, ‘part two’ doesn’t add much to ‘part one’, but if you haven’t read that, I’d jump straight to this, as it revisits nearly everything covered in the first book, and updates it.

7. Visual Intelligence by Don Hoffman

New innovations must be noticed in order to succeed. However, how visual attention really works, and what does and doesn’t grab can be quite surprising and counter intuitive. Our visual system evolved in a very different world to the one we live in, and so is optimized for solving some different problems to the ones we face when we shop online, in the high street or in the supermarket. Much as Dan Ariely’s book Predictably Irrational provides insights that can help us better understand and nudge people’s decisions, Don’s book provides a framework for understanding, and potentially nudging visual attention. That is something that is priceless for effective visual design.

8. See What I’m Saying by Larry Rosenblum

Vision is of course not the only sense that influences what we notice. In this book, Larry explores the often surprising abilities of our five senses, and how they work together, often below the threshold of our awareness, to help us navigate the world. An accessible read full of fun examples, the insights on multisensory integration provide all sorts of opportunities to design innovations that grab attention, perform more effectively and intuitively, and that people will desire and use repeatedly. Our default is to often think in only one sensory mode, but in reality it is integrated mixtures of sensory input that nearly always drive behavior. Food, for example, is not just about taste, but also smell, texture, visual appeal and even the sound it makes when we eat. .

9. Smart Thinking by Art Markman

Art provides practical, clear and simple advice for how to develop smart habits, acquire knowledge, and apply that knowledge effectively. His insights are anchored in sold cognitive science, but presented in an accessible, readable, and useful form. This makes for essential reading for better understanding both our personal and business lives, but also how the people we invent for think and make decisions.

10. The Pirates Dilemma by Matt Mason

On the face of it, piracy may not sound like a great business model for innovation. But Matt’s examples of punk capitalism provide practical insights that suggest ‘piracy’ can be a model for disruptive Innovation, and also act as a signal for unmet consumer need, and hence, highlight potential opportunity spaces for innovation.

11. Biomimicry by Janine Benyus

Whatever innovation challenge we face, be it technical, communication, or system based, the odds are that nature has already solved it. 3.8 billion years of R&D and Innovation leaves little room for omission. It also provides insight into what solutions work really well, as these high efficacy options tend to pop up multiple times via different evolutionary routes. Janine’s landmark book encourages us to tap into existing solutions in nature to create breakthrough, and often sustainable innovations. To be fair, the hardest part of this kind of analogy based innovation often lies in finding the insights amid the mind boggling diverse information inherent in 3.8 billion years of innovation. But the potential is there.

http://innovationexcellence.com/blog/2018/03/29/eleven-essential-behavioral-science-books-for-innovators/

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 1 (2011)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 2 (2012)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 3 (2013)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 4 (2014)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 5 (2015)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 6 (2016)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 7 (2017)

Posted by: bluesyemre | April 4, 2018

Sıra Dışı Okurlar Belgeseli 8 (2018)

sonuç raporu

KYGM tarafından, 7-9 Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen “Halk Kütüphanelerinde Mimari Uygulamalar Çalıştayı”na ait sonuç raporu tamamlanmıştır.

Çalıştayda, belirlenen ana konular kapsamında katılım sağlamak üzere bürokratlar, akademisyenler, yöneticiler, mimarlar, kütüphaneciler, iç mimarlar, şehir plancıları, mühendisler, restoratörler ve farklı sektörlerde çeşitli pozisyonlarda görev yapan 94 katılımcı yer almış ve iki gün süresince, ülkemizdeki halk kütüphanelerinin hizmet verdiği binaların sorunlarını daha bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi; kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, halk kütüphanelerinin hizmet niteliğinin yükseltilmesi ve toplumdaki kütüphane algısının arzu edilen seviyeye getirilmesi konularında değerli görüşleriyle katkıda bulunmuştur.

KYGM bundan sonraki süreçte yakın, orta ve uzun vadeli olarak hayata geçirilecek olan proje ve programların başlangıç adımını oluşturan bu Çalıştay aracılığıyla, Bakanlığımıza bağlı olarak hizmet veren kütüphane binalarımızın; kullanıcılarımız ve potansiyel kullanıcılarımız için “cazibe merkezi”, “buluşma noktası” ve “YAŞAYAN KÜTÜPHANE” niteliği kazanmaları hedeflenmiştir.

Çalıştayda elde edilen veriler, -raporda yer alanlar da dâhil olacak şekilde- en geniş haliyle ve kitap formatında olmak üzere (basılı ve e-nüsha), mümkün olan en kısa sürede kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Halk Kütüphanelerinde Mimari Uygulamalar Çalıştayı Sonuç Raporu

ebook-cover-2018-checklist

When it comes to training programs, most organizations want to educate, inspire, and motivate their employees. However, many companies fail on all three counts. Maybe they’re focusing on the wrong things and staying silent on critical topics like diversity and inclusion. Or maybe they aren’t offering enough opportunities for growth and development and end up alienating employees who might otherwise have great potential.

That’s not what training should be about. That’s why we’ve tapped our expert authors to create this free guide: The 2018 Checklist: Implementing a Training Program That Actually Gets Employees Motivated
.

If you’re looking to get the most out of your training program, or if you’re developing a new one from scratch, this guide has invaluable ideas and insights on topics like:

  • Diversity & inclusion — How to talk about difficult or controversial topics.
  • Time management — How 90 day plans can help measure onboarding success.
  • Personal development — How to help employees establish the right goals.
  • Leadership development — How to incorporate coaching and mentoring programs.
  • Employee engagement & retention — How millennials are changing the way we understand engagement.
  • Organizational development — How to encourage relationship building across department lines.

Suggested resources are included for all of these key training topics!

Simply fill out the form and download this free resource from BK Publishers.

https://resources.bkconnection.com/ty-2018-checklist-implementing-a-training-program-that-actually-gets-employees-motivated

{f7e302d7-592a-4e22-bde2-66e7c2eb8099}_How_to_Navigate_the_World_of_Citation_Metrics_Infographic

An overview of key citation metrics and what they can tell you about the influence of research.

« Newer Posts - Older Posts »

Categories

%d bloggers like this: